İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 21. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Türkiye cumhuriyeti hükümeti, islam konferansı örgütü ve islam konferansı diyalog ve işbirliği gençlik forumu arasında islam konferansı diyalog ve işbirliği gençlik forumunun istanbulda kurulması hakkında anlaşmanın onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun tasarıs (s.s.:265)

Mehmet Mehdi Eker

Diyarbakır Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 21. Birleşim · 4. yasama yılı · 19 Kasım 2009 · 664 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Mehdi Eker (AK Parti), 19 Kasım 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 21. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ, İSLAM KONFERANSI ÖRGÜTÜ VE İSLAM KONFERANSI DİYALOG VE İŞBİRLİĞİ GENÇLİK FORUMU ARASINDA İSLAM KONFERANSI DİYALOG VE İŞBİRLİĞİ GENÇLİK FORUMUNUN İSTANBULDA KURULMASI HAKKINDA ANLAŞMANIN ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞUNA DAİR KANUN TASARIS (S.S.:265)); konuşma 664 kelime.

Mehmet Mehdi Eker (AK Parti, Diyarbakır). “Türkiye cumhuriyeti hükümeti, islam konferansı örgütü ve islam konferansı diyalog ve işbirliği gençlik forumu arasında islam konferansı diyalog ve işbirliği gençlik forumunun istanbulda kurulması hakkında anlaşmanın onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun tasarıs (s.s.:265)”. TBMM Genel Kurulu, 21. Birleşim tutanağı, 19 Kasım 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-mehdi-eker-23-2009-11-19-turkiye-cumhuriyeti-hukumeti-islam-konferansi-orgutu-ve-islam-konfera-2 (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI MEHMET MEHDİ EKER (Diyarbakır)Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Soruların önemli bir kısmı, takip edebildiğim, not edebildiğim kadarıyla, daha çok yurt dışından bu kuruluşun para getirebilmesi veya mal getirebilmesi veyahut bunların diyelim, arşiv, bina vesairelerinin dokunulmazlıklarıyla ilgili hususlar. Yani bu alanda bu kuruluşa, yani Gençlik Forumuna sağlanan muafiyetlerle ilgili. Keza, sansür vesaire de bu konuyla ilgili. Şimdi, bunları toplayarak bir arada cevaplamak istiyorum.

Şimdi, tabii, bu, Türkiye Büyük Millet Meclisinin onayını müteakip uygulamaya girecek bir anlaşma.

Önce şunu söyleyeyim: Tabii, burada örnek alınan anlaşmalar, yani bu Gençlik Forumunun Türkiye’de bulunması, Türkiye'nin buna ev sahipliği yapmasıyla ilgili hazırlanan Anlaşma’da dile getirilen hususlar sadece bu Forum için ortaya konmuş, bu Forum için geliştirilmiş, buna münhasır olarak yapılmış maddeler, hususlar değil. Ya nedir? Aynıyla, daha önceden Türkiye'nin muhtelif kuruluşlar için ev sahipliği anlaşması düzenlediği anlaşmalarla bire bir aynı. Nedir bunlar? Örneğin, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı; Türkiye ev sahibi, ev sahipliği yapıyor. 2003 tarihinde bu anlaşma yüce Meclis tarafından onaylanmış, kanunlaşmış, yürürlüğe girmiş. Öteki, 81 tarihli IRCICA (İslam Sanat, Tarih ve Kültür Araştırma Merkezi); Türkiye ev sahibi, İstanbul’da. Üçüncüsü, Ankara’da yine İslam Ülkeleri İstatistik, Ekonomik, Sosyal Araştırma ve Eğitim Merkezi, SESRIC. Dolayısıyla, bilebildiğim kadarıyla, bu üç tane, Türkiye'nin ev sahibi olarak, ev sahibi ülke olarak yaptığı anlaşmada hangi hususlar dile getirildiyse, oralarda hangi muafiyetler dile getirildiyse, hangi maddeler öngörüldüyse burada da bunlar var. Bundan öte, ilave, sadece buraya münhasır olarak verilmiş herhangi bir şey yok. Bu, uluslararası hukukun getirdiği bir mesele. Yani, uluslararası hukukta, yani –ki demin konuşmacılar da, değerli konuşmacılar da söylediler- eğer burada bu Anlaşma imzalandığı takdirde Gençlik Forumunda çalışacak, dışarıdan gelen, İslam Konferansı Örgütüne üye elli yedi ülkeden birinin mensubu birisi gelir de bu Gençlik Forumunda Türkiye’de, İstanbul’da çalışırsa bu merkezde, buna birtakım muafiyetler verilecek. İşte, ne bileyim, arabaydı, eşyaydı, onların vergileriyle ilgili birtakım düzenleme, “kazai muafiyet” denilen birtakım hususlar. Bunların hepsi zaten diğer anlaşmalarda da var. Buraya özgü, buraya mahsus, özel olarak getirilmiş bir durum yok.

Tabii, yine masrafların yarısının Türkiye tarafından karşılanması meselesinde de bu böyledir. Yani eğer siz ev sahibi ülkeyseniz, orada ev sahipliğinin gerektirdiği birtakım harcamalar yapıyorsunuz. Yani başka kuruluşlarda da bu var. Türkiye mesela Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Teşkilatının (FAO) alt bölge ofisine de ev sahipliği yapıyor. Bunun için de Türkiye bir büro hazırladı, masraf yaptı 300 bin dolar civarında ve burası işte Orta Asya Türk cumhuriyetlerine hizmet eden, Türkiye'nin bağışta bulunduğu, 5 milyon dolar tarımsal projeler için bağışta bulunduğu bir anlaşma. FAO’yla da yaptığımız, Birleşmiş Milletler Gıda Tarım Teşkilatıyla ilgili olarak yaptığımız anlaşmada da -ki geçen yıl yüce Meclisin onayından geçti bu da- orada da yine benzeri hususlar var. Çünkü burada çalışacak olan insanlar birtakım haklardan, uluslararası hukukun, diplomatik ilişkilerin gerektirdiği birtakım haklardan istifade edecekler. Elbette ki bunun denetlenmesi, bu kuruluşun denetlenmesi, ne kadar sürede, ne şekilde denetleneceği de yine bununla ilgili özel hukuk alanında dile getiriliyor.

Ben, Sayın Elekdağ’ın çok değer verdiğim kanaatlerini, görüşlerini, maalesef ses kesikliği nedeniyle tamamını bütün olarak kavrayamadım, bunun için kendisinden özür diliyorum. Yani sadece Türkiye’nin öneminin kimliğinden kaynaklandığını ve Max Weber gibi, Huntington gibi teorisyenlerin tezlerini çürüttüğünü, bu duruşuyla, bu kimliğiyle; o kısmını anlayabildim. Fakat gerisinde sık sık kesinti olduğu için bütünlüğü içerisinde kavrayamadım.

Sayın İnan’ın da tercümeyle ilgili bir redaksiyon teklifi oldu. Onu da Komisyon değerlendirir. Eğer yüce Meclis takdir ederse, redaksiyon yetkisi verilirse bu konulardaki düzenlemeler yapılır.

Burada aslolan şey şudur: İstanbul’da 14-16 Haziran 2004 tarihinde 31’inci İslam Konferansı Örgütü Dışişleri Konferansında bir Gençlik Forumunun kurulması kararlaştırılmış. 1-3 Aralık 2004 tarihinde, Bakü’de “İslam Konferansı Diyalog ve İşbirliği Gençlik Forumu”nun kuruluşu, tüzüğü ve organları burada oluşturulmuş ve seçimle de oraya bir başkan atanmış. Dolayısıyla, bu, elli yedi İslam Konferansı Örgütü üyesi ülkenin yetkililerinin, resmî temsilcilerinin oluşturduğu bir uluslararası teşekkül. Bunun Türkiye’de, Türkiye'nin ev sahipliğinde yapılıyor olması Türkiye için aslında itibar kazandırıcı bir durumdur; kötü bir şey değildir, iyi bir şeydir. Türkiye’ye de Türkiye Cumhuriyeti’ne de Türk milletine de faydası olacak, Türkiye'nin uluslararası platformda etkinliğini artıracak, bunu sağlayacak bir oluşumdur. O nedenle, esasen bunun dışında bir değerlendirmenin ben şahsen çok da haklı ve doğru olmadığını düşünüyorum.

Teşekkür ediyorum.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

75 konuşma daha · 19 Kasım 2009

75 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook