Fırat Kalkanı operasyonu ve terörle mücadelede şehit düşenlere Allah'tan rahmet dilediğine, Avrupa Parlamentosunun Türkiye'ye yönelik aldığı son kararın Avrupa Birliğinin kendi ilkelerinden uzaklaştığını ve teröre kucak açtığını gösterdiğine, bir milletvekilinin yerinin Parlamento olduğuna ama teröriste destek verir, terörizm propagandası yaparsa kanunlara göre hareket edileceğine ilişkin açıklaması
İstanbul Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 28. Birleşim · 2. yasama yılı · 29 Kasım 2016 · 267 kelime · yaklaşık 1 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Muş (AK Parti), 29 Kasım 2016 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 28. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Fırat Kalkanı operasyonu ve terörle mücadelede şehit düşenlere Allah'tan rahmet dilediğine, Avrupa Parlamentosunun Türkiye'ye yönelik aldığı son kararın Avrupa Birliğinin kendi ilkelerinden uzaklaştığını ve teröre kucak açtığını gösterdiğine, bir milletvekilinin yerinin Parlamento olduğuna ama teröriste destek verir, terörizm propagandası yaparsa kanunlara göre hareket edileceğine ilişkin açıklaması); konuşma 267 kelime.
Mehmet Muş (AK Parti, İstanbul). “Fırat Kalkanı operasyonu ve terörle mücadelede şehit düşenlere Allah'tan rahmet dilediğine, Avrupa Parlamentosunun Türkiye'ye yönelik aldığı son kararın Avrupa Birliğinin kendi ilkelerinden uzaklaştığını ve teröre kucak açtığını gösterdiğine, bir milletvekilinin yerinin Parlamento olduğuna ama teröriste destek verir, terörizm propagandası yaparsa kanunlara göre hareket edileceğine ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 28. Birleşim tutanağı, 29 Kasım 2016. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-mus-26-2016-11-29-firat-kalkani-operasyonu-ve-terorle-mucadelede-sehit-dusenlere-allah-t (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=54108
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)MEHMET MUŞ (İstanbul)Sayın Başkan, ben de hem Fırat Kalkanı operasyonunda hem de yurdumuzda terörle mücadelede şehit düşen hem askerlerimize hem de korucularımıza Cenab-ı Allah’tan rahmet diliyorum, milletimizin başı sağ olsun.
Burada bir şeyi özellikle ifade etmek istiyorum: Ülkelerinde teröristlerin rahatça faaliyet göstermesine izin verenler, terör örgütünün irtibat büroları, temsilcilikler ve şirketler kurmasına müsaade eden Avrupalı ülkeler bu terör suçuna ortaktır. Terör örgütü PKK’yı âdeta bağrına basan, terör elebaşlarını Türkiye’ye teslim etmeyen Avrupalı ülkeler, terörizme verdikleri bu desteği tarihlerine kara bir leke olarak kaydetmektedirler. Bu, Avrupa için bir utanç vesikasıdır. Bir yandan “özgürlükler” diyeceksin, “demokrasi” diyeceksin, “Kopenhag Kriterleri” diyeceksin, öte yandan canlı bomba eylemleri yapan, çocukları katleden alçak terör örgütüne sahip çıkacaksın. Bir yandan “insan hakları” diyeceksin, “temel hak ve hürriyetler” diyeceksin, öte yandan eli kanlı teröriste mermi taşıyan, bomba taşıyan terör mekanizmasını himaye edeceksin. Bu, nasıl bir ikiyüzlülüktür?
“Senin teröristin iyi, benim teröristim kötü.” anlayışıyla “DAEŞ’le mücadele edelim ama PKK’yı besleyelim.” diyenler, terörizmden çıkar elde eden menfaat şebekeleridir. Brüksel’de katliam yapana “terörist”, Ankara’da terör eylemi yapana “özgürlük savaşçısı” nitelendirmesi yapanlar, vicdan, insaf ve insanlıktan nasibini almamışlardır.
Avrupa Parlamentosunun Türkiye’ye yönelik aldığı son garabet karar ve terörizme sahip çıkan bu anlayış göstermektedir ki: Türkiye, Avrupa Birliğinden değil, Avrupa Birliği, kendi değerlerinden ve ilkelerinden uzaklaşmakta ve terörizme kucak açmaktadır. Terörü himaye eden Avrupa Birliğine bir kez daha biz, Kopenhag Kriterleri’ni ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni hatırlatıyoruz. Teröre desteğinizi kesin ve kendi koyduğunuz ilkelere kendiniz uyun.
Avrupa’nın teröre desteği ve bu düşmanca tutumları ortada iken kimse bize “Sessiz kalın ve bunları yutkunun.” diyemez. Zira, Türkiye'nin güvenliği, millî menfaatleri ve izzeti her şeyin üzerindedir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
127 konuşma daha · 29 Kasım 2016