2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2019 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin İlk Görüşmesi münasebetiyle
İstanbul Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 24. Birleşim · 4. yasama yılı · 7 Aralık 2020 · 914 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Muş (AK Parti), 7 Aralık 2020 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 24. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2019 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin İlk Görüşmesi münasebetiyle); konuşma 914 kelime.
Mehmet Muş (AK Parti, İstanbul). “2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2019 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin İlk Görüşmesi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 24. Birleşim tutanağı, 7 Aralık 2020. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-mus-27-2020-12-07-2021-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-teklifi-ile-2019-yili-merkezi-y (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=92874
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)AK PARTİ GRUBU ADINA MEHMET MUŞ (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi üzerine AK PARTİ Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Genel Kurulu ve yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bütçe, bir hükûmetin en somut performans ölçütüdür. 2003 ve 2019 döneminde, Meclisteki bütçe sunuşlarında, hükûmetlerimizin bütçe açığının millî gelire oranı hedeflerinin ortalaması yüzde 3,63’tü, aynı dönem içerisinde gerçekleşme oranı ise yüzde 2,42 oldu, hedeflenenin çok üzerinde bir performans gerçekleştirilmiştir. Bu ortalamayı yukarı çeken ise yüzde 12’lerden teslim aldığımız oranları 2006 yılına doğru kademe kademe düşürdüğümüz ilk üç yıldır. Küresel kriz sonrası dönemde yani 2010-2019 döneminde ise ortalama yüzde 1,72’lik bir bütçe açığı verilmiştir. Bizden önceki on yıllarda yani bu 90’lı yıllar dediğimiz dönemde ise ortalama yüzde 6,5’luk bir bütçe açığı söz konusudur.
Değerli milletvekilleri, 2021 yılı bütçe gelirleri 1 trilyon 101 milyar lira olarak öngörülmüştür. Gelirlerin 923 milyarının vergilerden, 178 milyarlık kısmının ise vergi dışı alanlardan elde edileceği planlanmaktadır. Bütçe giderleri ise 1 trilyon 346 milyar lira olarak öngörülmüştür. Yıl sonu 245 milyar lira bütçe açığı ve yüzde 4,3 bütçe açığına oranıyla, millî gelire oranıyla kapatılması hedeflenmektedir. Aynı şekilde 2022’de yüzde 3,9; 2023 yılında ise yüzde 3,5 bütçe açığı öngörülmektedir.
Sayın milletvekilleri, bakın, burada bütçe ve faiz giderleriyle ilgili konuya bir açıklık getirmek istiyorum. Bizden önce konuşan hatipler bazı noktalara vurgular yaptılar. Kemal Bey ayrıldı sanırım, bunları kendisinin de duymasını isterdim.
HÜSEYİN YILDIZ (Aydın)Biz duyarız.
MEHMET MUŞ (Devamla)AK PARTİ iktidarından önce, 100 liralık bir bütçenin 43 lirasını sadece faize veriyorduk yani böyle bir Türkiye devralmıştık, 43 lirası faize gidiyordu ve bu rakam bu dönemlerde yüzde 9-10’lara kadar düşmüş vaziyette. Yani 100 liralık gelirin 10 lirası faize ayrılıyor. Peki, aradaki 35 lira nereye gitti? Sağlığa, eğitime, millî savunmaya, sosyal yardımlara veya sayamayacağımız bilumum hizmetlere gitti. Bu tablo, faiz-hizmet dengesinde AK PARTİ iktidarlarında resmin millete hizmet lehine nasıl döndüğünün açık bir göstergesidir.
Son yıllarda Ana Muhalefet Partisi Lideri Sayın Kemal Kılıçdaroğlu grup toplantılarında, az önce de burada defaaten Londra’daki tefecilerden bahsetmiştir -kendi ifadesidir bu, bize ait bir ifade değil- “Londra’daki tefecilere şu kadar faiz ödediler...” Burada bir faiz hesaplaması da kendisi yapmıştır. Şimdi, sizlere bir rakam vereyim: Sayın Kılıçdaroğlu’nun özlediği tablo olsaydı eğer, yani 100 liralık gelirin 43 lirası faize gitmiş olsaydı nasıl bir tablo olurdu? Sonra takdiri sizlere bırakmak istiyorum. Eğer 2021 yılının bütçesinde, bahsettiğim gibi, faiz giderlerinin oranı yüzde 43’te kalsaydı bugün planlanandan 400 milyar daha fazla biz faiz ödüyor olacaktık. Bu, faizleri düşürmeyle beraber milletimizin kasasında kalmıştır.
Şimdi, burada döviz noktasında bir hesaplama yaptı Kemal Bey. Eğer bu faiz oranları düşmemiş olsaydı -bakın, CHP Grubuna söylüyorum- 766 milyar dolar daha fazla faiz ödüyor olacaktık. Dolayısıyla, faizlerin aşağı çekilmesiyle beraber bu 766 milyarlık rakam milletimizin kasasında kalmıştır ve hizmet olarak millete gitmiştir. Yine, az önce bazı rakamlar verildi, borsadaki şirketlerin değerlerinden bahsedildi.
ENGİN ALTAY (İstanbul)Ortada para yok!
ALİ ŞEKER (İstanbul)Kasada para yok!
MEHMET MUŞ (Devamla)Şimdi, borsadaki şirketlerin değerlerinden bahsedildi, bir mukayese yapalım: Amerika, değil mi? Dünyadaki rezerv para birimlerinden euro ve dolar var. Amerikan borsalarının değeri geçen sene 36 trilyon dolarken bu sene 16 trilyon dolara düşmüş, dolar olarak düşmüşler.
ALİ ŞEKER (İstanbul)Çoktan çok gider.
MEHMET MUŞ (Devamla)Borsa İstanbulun değeri geçen sene 1,5 milyar dolardı, bu sene 2 milyar dolara çıktı ve bunun yüzde 10’u 200 milyon dolara satıldı. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankasından bu yüzde 10’luk hisse devralınmıştı. Bu devraldığımız rakam 200 milyon doların çok çok altında bir rakamdır, çok üstünde bir rakamla satılmıştır.
GARO PAYLAN (Diyarbakır)Kaç para?
MEHMET MUŞ (Devamla)Kaç para diye soranlara: Avrupa İmar ve Kalkınma Bankasıyla gizlilik sözleşmesi imzalandı. Onlar açıklamayı uygun bulsun, biz rakamı açıklayacağız. Onlardan sorabilirsiniz. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Yine, 2019 yılı kârı… Bakın, burada, Sayın Genel Başkan “On beş ayda bu parayı çıkartıyorlar; böyle yağlı iş nerede, böyle kârlı iş nerede?” Burada da hesap hatası var. Zaten hesaplar doğru olsa CHP bu tarafta otururdu, o tarafta değil. (AK PARTİ sıralarından “Bravo” sesleri, alkışlar)
2019 kârı 1 milyar, bakın, 2019 kârı 1 milyar TL. 200 milyon dolara satılmış, yüzde 10’u, 1,6 milyar liraya satılmış yani kârından hesapladığınız zaman bunun geri dönüşü on beş, on altı yıla tekabül ediyor. Fakat burada verilen bilgiler… Ben düzeltmiş olayım, doğru bilgileri kamuoyuyla paylaşmış olayım.
ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde)Onlar doğru bilgi.
İBRAHİM AYDEMİR (Erzurum)Onların hepsi yalan.
MEHMET MUŞ (Devamla)Sayın Başkan, bakın, Kemal Bey burada şöyle bir ifade daha söyledi, dedi ki: “Biz bu sefer sizi göndereceğiz.” Biz bunu çok dinledik.
ENGİN ALTAY (İstanbul)Hadi gel, hodri meydan.
TURAN AYDOĞAN (İstanbul)Seçim kararı alın, hemen…
MEHMET MUŞ (Devamla)Cevabı… Bakın, cevabı ben vermiyorum. Arkadaşlar, sabırlı olun. Yenilen pehlivan güreşe doymazmış. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
ENGİN ALTAY (İstanbul)En son siz yenildiniz.
MEHMET MUŞ (Devamla)Kemal Bey’e cevabı biz vermiyoruz, Kemal Bey’e cevabı Cumhurbaşkanı adayları veriyor, Muharrem İnce veriyor. Diyor ki: “Yenmiş de yenmiş. Çıkmışsın yenmiş. Yenmiş de yenmiş. Her seçimi yenmiş.” (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Dolayısıyla akıbetimiz yine bu olacaktır. Bakın, kayıtlara geçsin, burada ana muhalefet liderinin doğal aday olması en normal şeydir çünkü büyük partidir.
TURAN AYDOĞAN (İstanbul)Milletin karnı aç, karnı. Aç, karnı aç, onları anlat.
MEHMET MUŞ (Devamla)Burada özellikle sordu arkadaşlarımız “Geliyoruz, aday mısınız?” dedi, cevap yok. “Adayız.” dese kayıtlara geçecek. Ya, Engin Altay aday olsun bir şey demiyorum, aday çıkaramıyorlar.
TURAN AYDOĞAN (İstanbul)Sana ne kimin aday olacağından.
MEHMET MUŞ (Devamla)Dolayısıyla, Kemal Bey buyursun, çıksın karşımıza, 2023’e zaman da var, aday olsun.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
38 konuşma daha · 7 Aralık 2020