Bazı kamu alacaklarının uzlaşma usulü ile tahsili hakkında (s.s.109)
Sivas Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 66. Birleşim · 2. yasama yılı · 19 Şubat 2008 · 998 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Mustafa Açıkalın (AK Parti), 19 Şubat 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 66. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI KAMU ALACAKLARININ UZLAŞMA USULÜ İLE TAHSİLİ HAKKINDA (S.S.109)); konuşma 998 kelime.
Mehmet Mustafa Açıkalın (AK Parti, Sivas). “Bazı kamu alacaklarının uzlaşma usulü ile tahsili hakkında (s.s.109)”. TBMM Genel Kurulu, 66. Birleşim tutanağı, 19 Şubat 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-mustafa-acikalin-23-2008-02-19-bazi-kamu-alacaklarinin-uzlasma-usulu-ile-tahsili-hakkinda-s-s-109 (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
MEHMET MUSTAFA AÇIKALIN (Sivas)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Bazı Kamu Alacaklarının Uzlaşma Usulü ile Tahsili Hakkında Kanun Tasarısı üzerinde şahsım adına söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Bilindiği üzere, tasarı başlıca üç konuda uzlaşma imkânı getirmektedir mükelleflere veya kamu ile ihtilaf yaratmış olan kişilere. Bunlardan birincisi, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamında bulunan vergi, resim, harç, fon, katılma payı ve buna bağlı olarak kesilmiş bulunan cezalar ve özel usulsüzlük cezalarına ilişkindir.
İkinci olarak uzlaşma konusu getirilen konu, ecri misil alacaklarıyla alakalıdır. İleride ecri misilin ne olduğunu ve nasıl bir uzlaşma düzenlendiğini açıklamaya çalışacağız.
Diğer bir konu da yine 213 sayılı Kanun kapsamında olmakla birlikte bankalara ilişkin, bankaların enflasyon muhasebesinden doğan zararlarını mali bilançolarına intikal ettirmeleri ve vergi matrahından indirmelerine ilişkin uzlaşmadır.
Esasen, bilindiği üzere, uzlaşma müessesesi 213 sayılı Kanun’umuzda mevcuttur; hem tarhiyat öncesi uzlaşma hem tarhiyat sonrası uzlaşma olarak müesseseleştirilmiş, usulleri, esasları, nasıl çalıştığı mükelleflerin hakları itibarıyla belirlenmiştir.
Burada getirilen düzenleme istisnai bir uzlaşmadır ve tamamen, mükelleflere, şu anda yürütmekte oldukları ihtilafları yanında ikinci bir imkân tanınmaktadır. Mükellefler, dilerlerse ihtilaflarını sürdürebileceklerdir, 213 sayılı Kanun kapsamından doğan vergi ve alacaklara ilişkin, amme alacaklarına ilişkin olarak ihtilaflarını sürdürebileceklerdir, dilerlerse bu kanunun verdiği imkândan yararlanmak suretiyle idareyle uzlaşma imkânına kavuşacaklardır.
İfade etmek istediğim önemli bir konu bu 213 sayılı Kanun kapsamındaki uzlaşmada, belediyelere, özel idarelere, özel idarelerin yetki alanlarına giren vergi, resim ve harçlarda uzlaşma yapılmamaktadır.
Diğer bir konu, 344 sayılı Kanun’un 2’nci fıkrası gereğince bir ceza tarhiyatına muhatap olunmuşsa bu da uzlaşma kapsamı dışında kalmaktadır. Bilindiği üzere, bu, 359’uncu maddeye gitmek suretiyle, 359’uncu madde kapsamında bir suça muhatap olan mükellef bu kanun kapsamında uzlaşmadan istifade edemeyecektir.
Yine bu 1’inci maddede dikkati çeken husus idarece yapılmış bir ikmalen tarhiyat, resen tarhiyat ve idarece tarhiyat söz konusu olmasıdır. Bunların hepsi, bilindiği üzere, idarenin beyan edilmiş bir matrah üzerinden vergi incelemesi yapması veya takdire sevk etmek suretiyle yeni bir tarhiyat yapmasıyla gündeme gelebilecek konulardır ve bunlar üzerine de mükellefler tarafından yargı mercilerinde ihtilaf yaratılmış ise mükellef dilerse bu ihtilafını, biraz önce ifade ettiğim gibi, sürdürmek suretiyle hakkını arayacaktır mahkemeler nezdinde, yargı nezdinde, dilerlerse bu ihtilaftan kanunda yazılı şartlar çerçevesinde vazgeçmek suretiyle yeniden idareyle ihtilaflı oldukları konularda uzlaşma imkânına kavuşmuş olacaklardır.
1’inci madde kapsamındaki ihtilaflar, biraz önce de ifade edildiği üzere, yargı mercisinde birikmiş 70 bin adet dosyayı ve 2,3 milyar YTL’lik bir alacağı ilgilendirmektedir. Bu yolla idare hem daha süratle alacağına kavuşmuş olacak, yargı mercileri de dosya yükünden kurtulmuş olacaklardır.
Bu uzlaşmanın diğer uzlaşmadan, yani 213 sayılı kapsamındaki uzlaşmadan -ister tarhiyat öncesi, ister tarhiyat sonrası uzlaşmadan- en önemli farklarından bir tanesi, bu uzlaşma kapsamındaki alacakları idare on sekiz ay içerisinde tahsil edecektir. Bu, mükelleflere getirilmiş, uzlaşma sonrası alacağın tahsili bakımından bir kolaylıktır, bir imkândır.
Diğer bir konu ecri misille alakalıdır. Ecri misil esasen… Hazinenin mülkiyetindeki veya mülkiyete konu olmayan hazine emlaki konusundaki idare, normal usul olarak kiralamadır. Ecri misil, bilindiği üzere, idarenin bir zafiyeti olarak ortaya çıkar. İdarenin bilgisi, arzusu dışında, hazinenin özel mülkiyetindeki arazilerin bir nevi işgal edilmesidir ve işgal karşılığında idarenin elde ettiği bedeldir ecri misil.
Ecri misli şöyle de daha açıkça tarif edebiliriz: Hazine taşınmazının idarenin izni dışında gerçek veya tüzel kişilerce işgal veya tasarruf edilmesi sebebiyle idarenin bir zarara uğrayıp uğramadığına veya işgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, taşınmazın işgalden önceki hâliyle elde edilebilecek muhtemel gelir esas alınarak idarece talep edilen bir tazminattır ecri misil.
Bilindiği üzere, hazine emlakinin yönetimi Maliye Bakanlığına ve onun altındaki Millî Emlak Genel Müdürlüğüne ait bir görev olarak yürütülmektedir. Burada iki durum söz konusudur: Bir, idarece takdir ve tespit edilen bedellere işgalciler herhangi bir şekilde itiraz etmişlerse yargı mercileri nezdinde veya bugüne kadar herhangi bir ödemede bulunmamışlarsa bunlar için yeniden bir bedel takdiri yapılmak suretiyle kendilerine bildirilecek, bu bedelin tespitinde Millî Emlakin çıkardığı yönetmelik çerçevesindeki kıstaslar dikkate alınacaktır arazinin konumuna ilişkin. Bu bedeli yine on sekiz ay içerisinde ödediği takdirde, işgalci idareyle ihtilafını bitirmiş ve hukuki bir konuma kavuşmuş olacaktır.
Burada hem 213 sayılı Kanun kapsamında hem de ecri misil alacaklarında taksitlendirmede önemli bir müessese getirilmiştir. O da taksitlendirme süresinde herhangi bir şekilde aksama olduğu takdirde bu hakkını kaybetmemesi, mükellefin taksitlendirme imkânından tamamen yoksun olmaması, ancak aksattığı tutarlara cezai mahiyette yüzde 5 gibi normal zamdan, faizden daha yüksek oranda bir gecikme zammı uygulanmak suretiyle taksit imkânını devam ettirmesidir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu ecri misil davaları da 340 bin adet dosyayı ve hazinenin 370 bin YTL tutarındaki alacağını ilgilendirmektedir. Esasen gözden kaçmaması gereken ecri misille alakalı düzenlemede önemli bir husus da idarenin bugüne kadar bilgisi dışında işgal edilmiş, hazinenin özel mülkiyeti veya devletin hüküm tasarrufu altındaki taşınmazlar bakımından, idareye bildirildiği takdirde, bu işgal ve birikmiş alacaklar ödendiği takdirde, ayrıca bu yerin işgalcisine kiralanmasında herhangi bir hukuki engel veya sakınca bulunmadığı takdirde bu yer pazarlık suretiyle işgalcisine kiralanabilecektir. Bu maddenin sevk edilmesinin amacı da önemli ölçüde, bugüne kadar idarenin bilgisi dışında işgal edilmiş arazilerin işgalcilerine kendiliklerinden idareye müracaatları hâlinde idareyle hukuki bir kira sözleşmesine kavuşmalarını sağlamaktır.
Son olarak değinmek istediğim husus Bankalar Kanunu’yla alakalıdır. Bilindiği üzere Maliye Bakanlığı 2004 yılında çıkarılan bir kanunla enflasyon muhasebesine ve bilançoların enflasyon düzeltmesine geçmiştir. Ancak, Bankacılık Düzenleme Kurulu bundan önce, 2001 tarihinde, enflasyon düzeltmesini bir yönetmelikle belirlemiş ve bankaların bilançolarının daha şeffaf olmasını teminen enflasyon düzeltmesi imkânını bankalara vermiştir. Bankalar yapmış oldukları bu enflasyon düzeltmesine ilişkin işlemleri mali bilançolarına yansıtmışlar ve vergi matrahından bunları indirmişlerdir. Ancak, bu konu, Maliye Bakanlığı ile bu tür işlem yapan bankalar arasında ihtilaf konusu olmuş, idare, davalı olarak gittiği mahkemelerde bazen aleyhinde bazen lehinde kararlara muhatap olmuştur. Bu rakamların önemli ölçülere baliğ olması karşısında bankalar açısından da bunun 2001 yılında…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
MEHMET MUSTAFA AÇIKALIN (Devamla)…zarar yazılan tutarın yüzde 65’inin kabul edilmesi ve 2001 yılı bilançolarının ve bunu müteakip bilançoların da buna göre düzeltilmesi suretiyle banka zararlarının uzlaşma yoluyla halli bu maddeyle imkân dâhiline getirilmiştir. Bu da bankalar açısından, finans kesiminin en önemli müesseselerinden biri olan bankacılık kesimi açısından, hem banka değerleri hem özellikle yabancı sermayenin bankalara olan alakalarının kötü görünümünü önlemek adına böyle bir ihtilafın yine böyle bir uzlaşmayla sonuçlandırılmasının yararlı olacağını takdirlerinize sunuyorum.
Tasarının, ülkemize, Bakanlığımıza hayırlı olmasını temenni ediyor, hepinize teşekkür ediyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
84 konuşma daha · 19 Şubat 2008