Helikopter kazası sonucunda vefat eden büyük birlik partisi genel başkanı sayın muhsin yazısıcıoğlu hakkında
Sivas Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 69. Birleşim · 3. yasama yılı · 31 Mart 2009 · 705 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Mustafa Açıkalın (AK Parti), 31 Mart 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 69. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: HELİKOPTER KAZASI SONUCUNDA VEFAT EDEN BÜYÜK BİRLİK PARTİSİ GENEL BAŞKANI SAYIN MUHSİN YAZISICIOĞLU HAKKINDA); konuşma 705 kelime.
Mehmet Mustafa Açıkalın (AK Parti, Sivas). “Helikopter kazası sonucunda vefat eden büyük birlik partisi genel başkanı sayın muhsin yazısıcıoğlu hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 69. Birleşim tutanağı, 31 Mart 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-mustafa-acikalin-23-2009-03-31-helikopter-kazasi-sonucunda-vefat-eden-buyuk-birlik-partisi-genel-bask (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
AK PARTİ GRUBU ADINA MEHMET MUSTAFA AÇIKALIN (Sivas)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözlerimin başında hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin bir üyesi olarak bu çatı altında yıllardır birlikte görev yaptığımız hemşehrimiz, değerli Büyük Birlik Partisinin kurucusu ve Genel Başkanı merhum Muhsin Yazıcıoğlu’yla birlikte 5 arkadaşımızı, 25 Mart Çarşamba günü meydana gelen elim bir helikopter kazası sonucu kaybetmiş olmanın derin üzüntüsünü yaşamaktayız. Bu vesileyle, merhum Yazıcıoğlu’na yüce Allah’tan rahmet, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerine, Büyük Birlik Partisi camiasına, gönüldaşlarına, hemşehrilerime ve kederli ailesine başsağlığı dileklerimi sunuyor, sabır ve metanetler diliyorum.
Merhum Muhsin Yazıcıoğlu 1954 yılında Sivas’ın Şarkışla ilçesi Elmalı köyünde dünyaya gelmiştir. İlk ve ortaöğrenimini Şarkışla’da, üniversite öğrenimini de Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesinde tamamlamıştır. 1987 yılında Milliyetçi Çalışma Partisine girmiş ve Genel Sekreter Yardımcılığı görevinde bulunmuştur. 1991 milletvekili genel seçimlerinde Refah Partisi, Milliyetçi Çalışma Partisi ve Islahatçı Demokrasi Partisinin oluşturduğu ittifak bünyesinde milletvekili adayı olan Muhsin Yazıcıoğlu Sivas’tan milletvekili seçilmiştir. 29 Ocak 1993’te merhum Yazıcıoğlu MÇP’den ayrılan bir grup arkadaşıyla birlikte Büyük Birlik Partisini kurmuş ve partinin Genel Başkanı olmuştur. 1995 yılında yapılan seçimlerde de ANAP-Büyük Birlik Partisi ittifakında 20’nci Dönem Sivas Milletvekili olarak yeniden Parlamentoya girmiş ve 28 Şubat 1996’da ANAP’tan istifa ederek Büyük Birlik Partisine dönmüştür. Son, Temmuz 2007 yılında yapılan genel seçimlerde de Sivas’tan milletvekili seçilerek Türkiye Büyük Millet Meclisine girmiştir.
Doğduğumuza ve yaşadığımıza nasıl inanıyorsak ölümün de bir gün vazgeçilmez bir gerçek olduğunu biliyor, inanıyor olmamıza rağmen, onunla karşılaştığımızda tarif edilemez derin bir üzüntüyle, bir anlamda her şeyimizi, elimizi eteğimizi çekiyoruz, hüzünleniyoruz, yanıyoruz. Ateş, elbette düştüğü yeri daha çok yakıyor. Bu açıdan milletin yüreğine kor düşmüştür. Son bir haftadır bütün ülke yiğit evladını kaybetmenin ateşiyle yanmaktadır. Üzüntümüz büyüktür. Biliyoruz ki ölüm acıtır, ölümler hüzünlendirir. Ama Muhsin Yazıcıoğlu gibi hayatını kendisinden, ailesinden ve yakınlarından daha öte, memleketine, inancına ve insanına adamış bir ömür boyu bu uğurda çaba göstermiş, çile çekmiş, cefakâr bir dava insanını kaybetmenin acısı ve hüznü ise kelimelerle anlatılmayacak kadar derin ve büyüktür.
Merhum Muhsin Yazıcıoğlu, siyasi kimliğinin ve mücadeleci tavrının yanında insani özellikleri ağır basan zarif bir insan olarak duygusal hassasiyetin hâkim olduğu şair ruhlu bir insandı aynı zamanda. O, bu yönüyle, masum, Anadolu’nun saf ve temiz çocuğu, kara yağız delikanlısıydı. Türk demokrasi tarihi ile siyasi hayatına, tavır ve söylemleriyle katkı sağlayan, renk katan, demokrasinin olgunlaşmasına, güçlenmesine çaba sarf eden merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun böylesine elim bir kaza ile daha en verimli yaşında aramızdan ayrılması siyasi tarihimiz açısından da önemli bir kayıptır. Ne var ki kaderin önüne geçilmiyor, o da her fani gibi ilahî kanuna tabi olmuş, vakti gelince aramızdan ayrılmıştır. Bir düşünürün dediği gibi: “Ölüm bir yok oluş değildir, ölüm bir tebdili mekândır.”
Teknolojik, askerî ve sivil bütün imkânlar seferber edilmiş olmasına rağmen, kurtarma faaliyetine katılan araç ve insanların dahi kurtarılacak durumda kaldığı çetin kış ve tabiat şartları dolayısıyla kaza mahalline ulaşmak zaman almış ve zor olmuştur. Kazanın cereyan tarzı, kurtarma ve çıkarma faaliyetine katılan ekiplerin durumlarıyla alakalı Sayın İçişleri Bakanımız burada bir süre önce detaylı bilgi Meclisimize arz etmiştir.
Şunu ifade etmek gerekirse, kurtarma yardım faaliyetlerine başından beri Sayın İçişleri Bakanımızın başkanlığında, Emniyet Genel Müdürü, ilin -kurtarma faaliyetlerinin cereyan ettiği ilçe sınırlarının bulunduğu ilin- valisi, yani Maraş Valisi, ilin yine jandarma bölge komutanı, Büyük Birlik Partisinin Genel Başkan Yardımcısı ve bir BKYK üyesi hazır olmuştur. Ayrıca partimizin değerli üyesi ve merhumun akrabası Maraş Milletvekilimiz Nevzat Pakdil Bey de çalışmalara katılmıştır. Bu bütün çalışmalardan biraz önce zikrettiğim parti mensuplarına bilgi verilmiştir.
Türk milleti önemli bir şahsiyetini, tutarlı, ilkeli ve ömrünü davasına adamış yiğit bir evladını kaybetmiştir.
Sözlerimi tamamlarken bir kez daha hemşehrimiz, Sivas Milletvekilimiz, Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı merhum Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki üç parti yöneticisi ile muhabir arkadaşımız ve helikopter pilotunun acı kaybından dolayı başta Türkiye Büyük Millet Meclisi siz üyelerine, Büyük Birlik Partisi mensuplarına, uzun yıllar birlikte olduğu yol arkadaşlarına, kederli ailesine başsağlığı dileklerimle sabır ve metanet diliyorum.
Bu vesileyle, kazanın başından beri bütün arama ve kurtarma faaliyetleri boyunca soğukkanlı ve sorumluluk anlayışı içinde itidalli bir duruş sergileyen Büyük Birlik Partisi yöneticileri ile mensuplarına, bağlılarına da huzurunuzda takdir ve teşekkürlerimi sunuyorum.
Esasen, kazanın oluşuyla akalalı olarak, bilindiği üzere, Meclis araştırması önergesi verilmiş bulunmaktadır. Kazanın seyri konusunda, cereyanı konusunda Hükûmetimizin, devletimizin yaptıkları konusunda detaylı açıklamalar; aydınlanma, Meclisin aydınlanması, kamuoyunun aydınlanması bu safhada gerçekleşecektir.
Ben, bu noktada sözlerime son veriyor, ruhları şad, mekânları cennet olsun diyorum.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
17 konuşma daha · 31 Mart 2009