İçeriğe atla

24. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 60. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Yükseköğretim kurumları teşkilatı kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı

Mehmet Naci Bostancı

Amasya Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 60. Birleşim · 3. yasama yılı · 31 Ocak 2013 · 238 kelime · yaklaşık 1 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Naci Bostancı (AK Parti), 31 Ocak 2013 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI TEŞKİLATI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI); konuşma 238 kelime.

Mehmet Naci Bostancı (AK Parti, Amasya). “Yükseköğretim kurumları teşkilatı kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı”. TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim tutanağı, 31 Ocak 2013. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-naci-bostanci-24-2013-01-31-yuksekogretim-kurumlari-teskilati-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dai (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=10236

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

MEHMET NACİ BOSTANCI (Amasya)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Biraz önce buradaki volümü yüksek konuşma tarzı, bu tür konuları konuşabilmek, halledebilmek, uzlaşabilmek bakımından uygun bir tarz değil. İki kişi bile kendi arasında şahsi bir meselede böyle bir konuşma üslubuyla tartışmaya kalkışsa -ki televizyon programlarında olur, onların da maksadı farklıdır- onların anlaşmaları da beklenemez. Hele ki kimlik gibi arkasında yüklü bir tarih, acılar, kaygılar, endişeler olan bir meselede böylesine gergin, öfkeli ve aynı zamanda saldırgan anlamlar taşıyan konuşmalar, kesinlikle, burada herkesin kastettiği anlamda birliği sağlayacak bir tarz değildir. Eğer birliği istiyorsak, eğer bu ülkede “İri olalım, diri olalım, birlik olalım.” diyorsak kesinlikle buna uygun bir konuşma üslubu içerisinde, muhataplarımızı da kucaklayan, onların acıları ve yaraları varsa onlara dokunan, sadece kendini, kendi hissiyatını anlatan değil, aksine bu topraklardaki diğerlerinin, ötekilerinin hissiyatlarına nüfuz eden bir dil kullanmamız gerekir.

Değerli arkadaşlar, bu coğrafyada ırkçılığın, milliyetçiliğin -bunlar birbirlerinden tabii ki farklı kavramlar- en çok tartışıldığı dönem Osmanlının çöküş dönemidir.

Her milliyetçilik tartışması, elbette, tarihî, toplumsal şartlardan kaynaklanır ama aynı zamanda diğerini çağırır. Eğer bugün Türkiye'de ırkçılığa ilişkin laflar söyleniyor ise emin olun bunun arkasında mütekabil bir şekilde yükselen ırkçı duygular vardır. Hiç kimse tek başına ırkçılık yapmaz. Bir mukabil ırkçılık diğerini çağırır. O yüzden, “Bak, sen ırkçısın.” diye onu suçlamak yerine hep beraber ırkçılığı yükselten bu ortamda bizim rolümüz nedir ve bunun neticesi bu ülkeye, bu insanlara ne getirir? Bizim akıl etme yöntemimiz bu olmalı. Birlik ve dirlik istiyorsak…

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

86 konuşma daha · 31 Ocak 2013

86 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook