İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu'nun Türkiye'nin insan haklarına ilişkin standartlarını yükselteceğini ümit ettiğine ilişkin açıklaması
Amasya Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 68. Birleşim · 1. yasama yılı · 6 Nisan 2016 · 218 kelime · yaklaşık 1 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Naci Bostancı (AK Parti), 6 Nisan 2016 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 68. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu'nun Türkiye'nin insan haklarına ilişkin standartlarını yükselteceğini ümit ettiğine ilişkin açıklaması); konuşma 218 kelime.
Mehmet Naci Bostancı (AK Parti, Amasya). “İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu'nun Türkiye'nin insan haklarına ilişkin standartlarını yükselteceğini ümit ettiğine ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 68. Birleşim tutanağı, 6 Nisan 2016. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-naci-bostanci-26-2016-04-06-insan-haklari-ve-esitlik-kurumu-kanunu-nun-turkiye-nin-insan-haklarina (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=47136
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)MEHMET NACİ BOSTANCI (Amasya)Sayın Başkan, teşekkür ediyorum.
İnsan hakları meselesinin dünya tarihinde uzun bir perspektifi vardır, uzun bir pratiği vardır. İslam dünyasında Kur’an’ın getirdiği normlardan, Peygamber’imizin Veda Hutbesi’nden, büyük fakihlerin katkılarından modern düşünürlerin yorumlarına kadar bir mecra olduğu gibi; Batı dünyasında da eski Yunan düşünürlerinden başlayıp, Aquinolu Thomas’tan, Saint Augustine’den ondan önce ve günümüze doğru liberal düşünceden John Locke’tan, farklı ekollerden, “habeas corpus”tan, o uzun tarihten gelen derin bir ırmak söz konusu.
Bugün modern dünyada bütün bunlar aslında ortak bir havuzda bir araya geliyor ve modern, demokratik, özgür, insan haklarına yaslanan toplumların nasıl olması gerektiğine ilişkin küresel ölçekte birtakım normlar teşekkül ediyor. Türkiye de bu yolculuğun bir parçası, dünya tarihinde insan haklarına ilişkin bu sürecin bir parçası olarak büyük çabalar gösteriyor. 1992 yılında Mecliste İnsan Hakları Komisyonu oluşturuldu, 1992 yılında. Bunun altını çizmek isterim, ondan önce İnsan Hakları Komisyonu yoktu ve muhtemelen İnsan Hakları Komisyonu kurulduğunda da birtakım insanlar bunu bir efekt, insan haklarına ilişkin bir eklenti olarak görmüş olabilirler ama bugün İnsan Hakları Komisyonu Mecliste çok önemli görevleri ifa ediyor.
Daha sonraki dönemlerde de sivil toplum kuruluşlarının, farklı çevrelerin katkılarıyla insan haklarına ilişkin normlar gelişti, yerleşti. İnsanlar, siyasal farklılıklarının ötesinde, bu konuya ilişkin kimi normlarda en azından bir araya geldiler, ortak oldular. Biraz da modern toplum olmak böyle bir şeydir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
101 konuşma daha · 6 Nisan 2016