Amasya Milletvekili Mehmet Naci Bostancı'nın İstanbul Milletvekili Garo Paylan'ın (2/1504) esas numaralı Kanun Teklifi'nin teselsül ettirilmiş 7'nci maddesi üzerinde yaptığı konuşmasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması
Amasya Milletvekili ·
AK Parti
Anayasa Komisyonu · 2. yasama yılı · 28 Aralık 2016 · 297 kelime · yaklaşık 1 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Naci Bostancı (AK Parti), 28 Aralık 2016 tarihinde TBMM Anayasa Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Amasya Milletvekili Mehmet Naci Bostancı'nın İstanbul Milletvekili Garo Paylan'ın (2/1504) esas numaralı Kanun Teklifi'nin teselsül ettirilmiş 7'nci maddesi üzerinde yaptığı konuşmasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması); konuşma 297 kelime.
Mehmet Naci Bostancı (AK Parti, Amasya). “Amasya Milletvekili Mehmet Naci Bostancı'nın İstanbul Milletvekili Garo Paylan'ın (2/1504) esas numaralı Kanun Teklifi'nin teselsül ettirilmiş 7'nci maddesi üzerinde yaptığı konuşmasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması”. TBMM Anayasa Komisyonu tutanağı, 28 Aralık 2016. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-naci-bostanci-26-2016-12-28-amasya-milletvekili-mehmet-naci-bostanci-nin-istanbul-milletvekili-gar (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=14717
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)MEHMET NACİ BOSTANCI (Amasya)Sayın Başkan, teşekkür ediyorum.
Sayın Paylan'ın tarihe ilişkin değerlendirmelerini son derece şematik, klişe, kışkırtıcı ve esasen, tarihsel araştırmaların makul bir şekilde, olması gereken hakikate ulaşmak için daha dingin bir tarzda sürmesi gereken yaklaşımından da uzak görüyorum. Esasen bu bir tür -beni bağışlasın- militan tarihçiliktir. Sayın Paylan'ın anlattığı o şematik tarihin karşısına başka tür bir militan tarihçilik koymak mümkündür. Bizim derdimiz, tarihte elbette nelerin olup bittiğini anlamaya çalışmak ama unutmayalım, tarih biraz alacakaranlık bir alandır. Hatalarımızın hakkaniyetli ve adil olmasına ilişkin, ne ölçüde adil olduklarına ilişkin tartışmalar yaparken kendimiz onlardan beklediğimiz hakkaniyeti ve adaleti bugün göstermeliyiz. Bunu göstermezsek geçmişten de böyle bir beklentimiz olmamalı. Bu çok doğru bir tutum olmaz.
Osmanlı İmparatorluğu'nun çökme döneminde neler yaşandığına ilişkin burada herkesin söyleyeceği sözler var ama emin olun, savaşın, acıların, trajedinin yaşandığı bir dönemde bugüne intikal eden yaralar varsa bugün bize düşen görev herkesin yarasını kapatacak bir dille geleceği kurmaya çalışmaktır. Cumhuriyet Dönemi'ni değerlendirirken de, 1923'te cumhuriyet kurulduğunda, cumhuriyet projesi, evet, bir ulus devlet projesidir ama bu ulus devlet, ırkçılığı esas alan, Türk'ün dışında kalanların biat edeceği yahut da hizmet edeceği bir anlayış ekseninde asla şekillenmedi. Buna ilişkin kimilerinin beyanları olabilir ama cumhuriyet projesi, halkın, bu ülkede yaşayan insanların birer fail olarak siyasete katılabildikleri, iktidar ilişkilerinde yer aldıkları ve bu çerçevede müzakereleri yaptıkları bir proje olarak gelişti, olgunlaştı, hepimizin katkılarıyla da böyle bir mecrada yürüyor. Emin olun, geçmişe ilişkin haksızlık geleceğe ilişkin bir adaletsizlik olarak karşımıza dikilir Sayın Paylan. Benim sizi anlamaya çalışmam kadar... "Ben" derken farklı konumlarımız olabilir, siyasal pozisyonlarımız olabilir. Sizin de aynı şekilde, başkalarını anlama çabanız dilinize sirayet etmeli. Kişisel, mahrem dünyanızdaki anlama çabanızı kastetmiyorum, dilinize intikal eden ve başkalarının da böyle bir çabanın şahidi oldukları, böylelikle, bir dille bugünü, geçmişi konuşmak emin olun, gelecek adına hepimiz için daha uygun olur.
Teşekkür ediyorum.
AYNI TOPLANTIDA
Aynı gün bu komisyonda konuşanlar
76 konuşma daha · 28 Aralık 2016