Van Milletvekili Lezgin Botan'ın 502 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın 13'üncü maddesiyle ilgili önerge üzerinde yaptığı konuşmasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması
Amasya Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 19. Birleşim · 3. yasama yılı · 8 Kasım 2017 · 151 kelime · yaklaşık 1 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Naci Bostancı (AK Parti), 8 Kasım 2017 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 19. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Van Milletvekili Lezgin Botan'ın 502 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın 13'üncü maddesiyle ilgili önerge üzerinde yaptığı konuşmasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması); konuşma 151 kelime.
Mehmet Naci Bostancı (AK Parti, Amasya). “Van Milletvekili Lezgin Botan'ın 502 sıra sayılı Kanun Tasarısı'nın 13'üncü maddesiyle ilgili önerge üzerinde yaptığı konuşmasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 19. Birleşim tutanağı, 8 Kasım 2017. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-naci-bostanci-26-2017-11-08-van-milletvekili-lezgin-botan-in-502-sira-sayili-kanun-tasarisi-nin-13 (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=63024
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)MEHMET NACİ BOSTANCI (Amasya)Sayın Başkanım, Meclis tutanaklarında -tırnak içerisinde- bu kürdistan konusuna ilişkin birçok tartışma mevcut. Bu tartışmaları tekraren başlatmak düşüncesiyle konuşmuyorum.
Tarihte siyasi iktidarlar hanedana, imparatorluklara aitken toprakların adlandırılmasıyla 19’uncu yüzyıldan sonra toprakların ve ülkelerin adlandırılması farklılaşmıştır çünkü iktidar o coğrafyada yaşayan halkın hâline gelmiştir. Türkiye Cumhuriyeti’nde de siyasi iktidar bu ülkedeki bütün insanlarındır. Bu ülkenin adı “Türkiye Cumhuriyeti”dir, bu ülkedeki her yer Türkiye Cumhuriyeti’nin topraklarıdır. Bunların nasıl adlandırılacağına ilişkin hususlar Anayasa’da da yasalarda da açıkça ifade edilmiştir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANTamamlayın lütfen.
MEHMET NACİ BOSTANCI (Amasya)Ayrıca belli bölgeleri bu tür etnik kimlik adlandırması üzerinden tanımlamaya kalktığımızda şöyle bir haksızlık da yapmış oluruz: Bu ülkede Kürtler her yerde yaşayabilirler, her yere gidebilirler, her yerde bulunabilirler tıpkı Türklerin ve başka kimlikten insanların yaptığı gibi. Dolayısıyla sanki belli etnisiteden gelenlerin âdeta hapishanesi anlamına da gelebilecek bu tür adlandırmalardan kanaatimce kaçınmakta fayda vardır.
Teşekkür ederim.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
92 konuşma daha · 8 Kasım 2017