Öneriler
Batman Milletvekili ·
DEM Parti
Genel Kurul, 13. Birleşim · 5. yasama yılı · 4 Kasım 2026 · 612 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Mehmet Rüştü Tiryaki (DEM Parti), 4 Kasım 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÖNERİLER); konuşma 612 kelime.
Mehmet Rüştü Tiryaki (DEM Parti, Batman). “Öneriler”. TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim tutanağı, 4 Kasım 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-rustu-tiryaki-2026-11-04-oneriler (erişim: 4 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=149550
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)DEM PARTİ GRUBU ADINA MEHMET RÜŞTÜ TİRYAKİ (Batman)Çok teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün 4 Kasım 2026, bundan tam on yıl bir gün önce Eş Genel Başkanlarımız sevgili Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş başta olmak üzere 12 milletvekilimiz gözaltına alınmış, daha sonra 9 milletvekilimiz tutuklanmıştı. Bugün 10'uncu yıl dönümü, 10'uncu yıl dönümü nedeniyle arkadaşlarımızı, Eş Genel Başkanlarımızı cezaevinde ziyaret ettik. Eş Genel Başkanımız Tulay Hatımoğulları Oruç ve yanındaki heyet sevgili Selahattin Demirtaş'ı Edirne Kapalı Cezaevinde ziyaret ettiler. Ben de Eş Genel Başkanımız Tuncer Bakırhan'la birlikte öğlen saatlerinde sevgili Eş Genel Başkanımız Figen Yüksekdağ'ı cezaevinde ziyaret ettim. Öncelikle, aracılığınızla sevgili Figen Yüksekdağ'ın selamlarını bütün halklarımıza iletmek isterim. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar) Tam on yıldır arkadaşlarımız tutuklu. Bu on yıllık süre içerisinde tek bir kez mağdur edebiyatı yapmadılar. Çocuklarından, eşlerinden, ailelerinden, sevdiklerinden, kardeşlerinden ayrı on yıl; yakınlarını kaybettiler, kardeşlerini kaybettiler, anne-babalarını kaybettiler ama tek bir gün mağduriyetlerinden söz etmediler; on yıl boyunca dimdik ayakta durdular, onurlu bir şekilde durdular ve Eş Genel Başkanlarımızın ve milletvekillerimizin bu duruşu bizim için büyük bir onur kaynağıdır. Bugün ziyaret ettiğimizde de kendi mağduriyetlerinden veya cezaevinde bulunmalarından değil, süreçten bahsettiler. Her şeye rağmen başlamış olan ve yürüyen barış ve demokratik toplum sürecinin başarıya ulaşması için üstlerine ne düşüyorsa yapacaklarını söylediler; bunun da özellikle altını çizmek isterim.
Türkiye tarihi aynı zamanda darbeler tarihidir, askerî darbeler tarihidir; 12 Eylül böyledir, 12 Mart böyledir, 27 Mayıs böyledir ama bütün darbeler askerî olmaz. Türkiye tarihi aynı zamanda sivil darbelerin de tarihidir. 4 Kasım 2016 da bir sivil darbedir çünkü 15 Temmuz darbe girişiminin ruhu aslında 4 Kasımda başarıya ulaşmıştır. Parlamentoda milletvekillerinin dokunulmazlıkları kaldırılmış ve tutuklanmalarının, cezaevine gönderilmelerinin yolu açılmıştır; bu bir siyasi darbedir. Neden darbedir diyorum? Bu, olağan bir gözaltı, olağan bir dokunulmazlığın kaldırılması ve olağan bir tutuklama süreci değildi. Hukukçular özellikle bilir, Türkiye'de savcılar ve savcılık kurumu tamamen bağımsızdır yani bütün savcıların bağlı olduğu ve birlikte çalıştıkları bir mekanizma yoktur ama 4 Kasım günü, 12 farklı ilde, milletvekillerimiz aynı gece, aynı saatlerde ve birbiriyle hiçbir ilgisi olmayan dosyalar gerekçesiyle tutuklandılar çünkü bir merkezî operasyonla bu kararı alınmıştı hatta bir adım ötesini söyleyeyim, tutuklanmaları için cezaevlerindeki koğuşlar bile hazırlanmıştı, nakil için jetler hazırlanmıştı, nakil için helikopterler hazırlanmıştı ve bir siyasi operasyondu, o siyasi operasyonun sonucu olarak tutuklandılar.
Arkadaşlarımız biraz sonra, 4 Kasımın devamı olan Kobani kumpas davasıyla ilgili ayrıntılı değerlendirme yapacaklar. Ben o yüzden Kobani kısmıyla ilgili sadece şunu söyleyeyim: Kobani davası bir kumpas davasıydı. Eş Genel Başkanlarımızın da içerisinde olduğu ve yargılandıkları dava baştan sonra bir kumpas davasıydı. Arkadaşlarımız hâlâ Kobani kumpas davası nedeniyle tutuklu. Buradan da isimlerini zikrederek onlara bir selam göndermek isterim. Sevgili Selahattin Demirtaş'a, Sevgili Figen Yüksekdağ'a, Sevgili Zeynep Karaman'a, Sevgili Pervin Oduncu'ya, Sevgili Zeynep Ölbeci'ye, Sevgili Dilek Yağlı'ya, Sevgili Aynur Aşan'a, Sevgili Günay Kubilay'a, Nazmi Gür'e, Ali Ürküt'e, Bülent Parmaksız'a, Alp Altınörs'e, İsmail Şengül'e, Zeki Çelik'e buradan aracılığınızla selam göndermek isterim. Demokratik siyasetin yönetim kadrolarında görev alan arkadaşlarımız hâlâ bu kumpas sonucu tutuklular ama 4 Kasım sadece Eş Genel Başkanlarımızın tutuklandığı ve partimize yönelik 2016'da yapılan bir operasyon değildi.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun, tamamlayın.
MEHMET RÜŞTÜ TİRYAKİ (Devamla)Tamamlıyorum Sayın Başkan.
Bundan yıllar sonra, 2024 seçimlerinden sonra da yine bir başka 4 Kasım tarihinde Mardin Büyükşehir Belediyesine, Batman Belediyesine ve Şanlıurfa'ya bağlı Halfeti Belediyesine kayyum atanmıştı. Demokratik siyasete yönelik operasyonlar, demokratik siyasete yönelik kumpas davaları ve darbeler kesintisiz biçimde devam etmektedir.
Soruyorum, gerçekten bütün samimiyetimle soruyorum: Neden sevgili Demirtaş ve sevgili Yüksekdağ hâlâ cezaevinde? Bu kadar yıl sonra barışı konuşuyorken, demokratik çözümü konuşuyorken, bir umut yaratabilecekken neden Eş Genel Başkanlarımız hâlâ cezaevinde? Halkımız bu soruyu soruyor ve biz de bu sorunun cevabını bekliyoruz diyorum.
Genel Kurulu ve bizi izleyenleri saygıyla selamlıyorum. (DEM PARTİ ve Yeni Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
102 konuşma daha · 4 Kasım 2026