İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 78. BİRLEŞİM · SALI

Meclis Başkan Vekili Sırrı Süreyya Önder’e, 1988 ve 2008 yılları arasındaki 22 Nisanlarda şehit olanlara, Türk Ocaklarının 113'üncü kuruluş yıl dönümüne, 23 Nisan kutlamalarına ve Çocuk Özel Oturumuna, "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" sözüne ve Bülent Arınç’ın söylemlerine ilişkin açıklaması

Mehmet Satuk Buğra Kavuncu

İstanbul Milletvekili · İYİ Parti

Genel Kurul, 78. Birleşim · 3. yasama yılı · 22 Nisan 2025 · 622 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma · Günün kaydı →

Kaynak göster

Mehmet Satuk Buğra Kavuncu (İYİ Parti), 22 Nisan 2025 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 78. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Meclis Başkan Vekili Sırrı Süreyya Önder’e, 1988 ve 2008 yılları arasındaki 22 Nisanlarda şehit olanlara, Türk Ocaklarının 113'üncü kuruluş yıl dönümüne, 23 Nisan kutlamalarına ve Çocuk Özel Oturumuna, "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" sözüne ve Bülent Arınç’ın söylemlerine ilişkin açıklaması); konuşma 622 kelime.

Mehmet Satuk Buğra Kavuncu (İYİ Parti, İstanbul). “Meclis Başkan Vekili Sırrı Süreyya Önder’e, 1988 ve 2008 yılları arasındaki 22 Nisanlarda şehit olanlara, Türk Ocaklarının 113'üncü kuruluş yıl dönümüne, 23 Nisan kutlamalarına ve Çocuk Özel Oturumuna, "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" sözüne ve Bülent Arınç’ın söylemlerine ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 78. Birleşim tutanağı, 22 Nisan 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-satuk-bugra-kavuncu-2025-04-22-meclis-baskan-vekili-sirri-sureyya-ondere-1988-ve-2008-yillari-arasi (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=134304

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

MEHMET SATUK BUĞRA KAVUNCU (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Ben de konuşmama başlamadan önce Meclis Başkan Vekili Sayın Sırrı Süreyya Önder'e acil şifalar diliyorum. Geçmiş olsun dileklerimizi de buradan iletiyoruz.

22 Nisanda, 1988 ve 2008 tarihleri arasında 22 Nisanda tam 37 şehidimiz olmuş bölücü örgüt tarafından şehit edilen. Ben hepsini burada rahmetle, minnetle anıyorum, Allah gani gani rahmet eylesin diyorum.

Geçtiğimiz pazar günü Türkiye'de Türk düşünce dünyasının yapı taşlarından, çok önemli bir sivil toplum kuruluşu olan Türk Ocaklarının 113'üncü kuruluş yıl dönümüydü, 47'nci Olağan Kongrelerini yaptılar. Türk Ocakları 1912 yılında 190 Harbiyeli tıp öğrencisinin -ki bugün mevcut olmayan Harbiyeli tıp öğrencilerinin- temelini attığı ve hemen hemen tamamının da Çanakkale'de şehit olduğu çok güzide bir kuruluştur. Ben yeni seçilen Genel Başkan Profesör Doktor Sayın Mehmet Öz'e ve Yönetim Kuruluna da başarılar diliyorum. İnşallah, Ocağın ateşi tütmeye de devam eder.

Yarın 23 Nisan ve çok önemli bir günü hep beraber kutlayacağız. Bugün çocuklarımız Türkiye Büyük Millet Meclisindeydi. Dışarıda, Meclis bahçesinde çok güzel de bir aktivite yapılıyor. Ben Meclis Başkanlığımızı yapmış olduğu bu çalışmalardan dolayı da kutluyorum. Kendileri bugün Genel Kurulda da bulundu bu çocukların ve burayı anlamaları, bu havayı teneffüs etmeleri çok önemli. Tabii, onlar buradayken, ağırlanırken yapılan konuşmaların mahiyeti de çok önemli. Bunlar çocuk; pedagojiden, çocuk psikolojisinden anlayacak bir hassasiyetle umarım bu çocuklara seslenmiştir Sayın Meclis Başkanımız.

Ben biraz, arkamızda, duvarda yazılı olan "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir." sözü üzerinde durmak istiyorum. Çok kıymetli bir söz. Bakın, 1921 yılında bu söz, bu topraklarda ilerici ve en kapsamlı ifadeye imza atacak şekilde dile getirilmiş, hâkimiyetin kayıtsız şartsız millette olduğu ve millete verildiği söylenmiş. Aynı anlayış devam ediyor mu; bunu düşünmemiz ve sorgulamamız lazım. 1921 yılında temeli atılıyor bu sözün ve Kurtuluş Savaşı döneminde bile Türkiye Büyük Millet Meclisinde millet iradesi bir şekilde tecelli ettiriliyor; tartışmalar oluyor, kavgalar oluyor ama düşman Ankara'ya dayanmışken bile Türkiye Büyük Millet Meclisi o millet iradesini yaşatmak için elinden geleni yapıyor. Bu çok ama çok kıymetli. 1876'dan beri devam eden bir maceradır bu, yaklaşık yüz elli yıla varmış bir maceradır ve Türkiye'de darbeler olmuştur, bu darbelerin üstüne anayasalar yapılmıştır ancak parlamenter sistem tecrübesinden hiçbir zaman imtina edilmemiştir, hiçbir zaman vazgeçilmemiştir. Ne yazık ki biz bugün bu bayramı "Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemi" denen bu sistemin gölgesinde kutlamak zorunda kalıyoruz. Umarım bir sonraki yıl olan 106'ncı yılı, Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemi gibi bir ucube sistemde değil parlamenter sisteme, parlamenter demokrasiye yakışır bir şekilde kutlama imkânımız olur.

"Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir." sözünü yaşatabiliyor muyuz? Yargının bağımsız ve tarafsız olmadığı bir ülkede hâkimiyetin millete ait olduğundan bahsedebilir misiniz? İktidarın, istediği sonuç çıkmadığında seçimlerin iptal edildiği bir ülkede egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğundan bahseder misiniz? Mühürsüz, nereden geldiği belli olmayan pusulaların geçerli sayıldığı bir ülkede millet iradesinin tam olarak tecelli ettiğinden bahsedebilir misiniz? Tüm şartları yerine getirmiş olmasına rağmen, yeni kurulmuş bir siyasi partinin, her şeyi yapmış olmasına rağmen, Yüksek Seçim Kurulu tarafından "Seçime acaba sokulacak mıyız, sokulmayacak mıyız?" tereddüdünü yaşadığı bir ülkede, tam olarak millet egemenliğinden bahsedebilir misiniz? Demokrasiyi sadece sandıktan ibaret sanan, seçimlerde adayların her birinin kendini eşit olarak ifade etmesini engelleyen, bizim verdiğimiz vergilerle ayakta duran, devlet televizyonunda bile siyasi partilerin eşit şartlarda imkân bulamadığı bir ortamda hâkimiyetin kayıtsız şartsız millete ait olduğunu söyleyebilir misiniz?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun.

MEHMET SATUK BUĞRA KAVUNCU (İstanbul)Çok uzağa gitmeyin; bakın, az ötede, Mili Eğitim Bakanlığı önünde mülakata itiraz eden öğretmenler var. Bu öğretmenler şuna isyan ediyorlar, diyorlar ki: "Adam kayırmanın, mülakatla nepotizmin, kamu yararının değil de 'Ben tekrar seçilebilirim ve tekrar iktidar olmak istiyorum.' diyen bir anlayışın hâkim olduğu bir ülkede siz hakimiyetin kayıtsız şartsız millete ait olduğundan bahsedebilir misiniz?" Gene çok yakına gidin, bir özel hastane, burada çalışan bir güvenlik görevlisi rahatsızlanıyor, rahatsızlandığı zaman tedavi altına alınmadan önce bir fatura dayanıyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

59 konuşma daha · 22 Nisan 2025

Günün kaydı →
59 konuşmanın tamamı →