TBMM Başkan Vekili DEM PARTİ İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder'in vefatına ilişkin açıklaması
İstanbul Milletvekili · İYİ Parti
Genel Kurul, 84. Birleşim · 3. yasama yılı · 7 Mayıs 2025 · 519 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Mehmet Satuk Buğra Kavuncu (İYİ Parti), 7 Mayıs 2025 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TBMM Başkan Vekili DEM PARTİ İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder'in vefatına ilişkin açıklaması); konuşma 519 kelime.
Mehmet Satuk Buğra Kavuncu (İYİ Parti, İstanbul). “TBMM Başkan Vekili DEM PARTİ İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder'in vefatına ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim tutanağı, 7 Mayıs 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-satuk-bugra-kavuncu-2025-05-07-tbmm-baskan-vekili-dem-parti-istanbul-milletvekili-sirri-sureyya-onder (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=134636
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)MEHMET SATUK BUĞRA KAVUNCU (İstanbul)Sayın Başkan, teşekkür ediyorum.
Değerli milletvekilleri, bir kez daha hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Ben öncelikle, Önder Özen şehidimize, Kuzey Irak'ta şehit oldu, kendisine Allah'tan rahmet, acılı ailesine de bir kez daha sabırlar diliyorum.
Bugün biz bir araştırma önergesi verdik, Cumhuriyet Halk Partisinin vermiş olduğu araştırma önergesi de benzerlik taşıyor; siyasette şiddet, siyasetteki bu şiddetin sebepleri, sosyolojik temelleri, gerekçeleri, nedenleri üzerine. Konu, orada daha detaylı konuşulacak, tartışılacak ama geçtiğimiz hafta maalesef hepimiz bu şiddet sarmalının, şiddet konularının içerisinde âdeta kaybolduk. Tabii, tanınan insanlara şiddet olunca daha fazla konuşuluyor ama yine bir milletvekilimiz lehinde... Bahar Aksu bu sene işlenen 162'nci kadın cinayeti ki geçen sene 394 kadın, kadın cinayetinde öldürüldü, katledildi ve bugün daha mayıs ayını bitirmedik, 162'nci kadın cinayetine şahit olduk. Ben Bahar Aksu'ya Allah'tan rahmet diliyorum ve bu kadın cinayetleriyle ilgili, evet, ortak bir komisyon kuruldu; bu bir meseledir, bu büyük bir konudur, büyük, önemli bir meseledir ve ciddi şekilde bir konsensüsle ele alınması gerekmekte.
Geçen hafta Sayın Özgür Özel'e yapılan o alçakça saldırıyı konuştuk, tartıştık. Beraberinde, bizim Adana Milletvekilimiz Sayın Ayyüce Türkeş Taş'a uygulanan muameleyi; babasının kabrinin başında, kendisine, yanındakilere yapılan, uygulanan şiddete şahit olduk. Bunlar kabul edebileceğimiz davranışlar değil. Sayın Özgür Özel'e yapılan müdahale aslında Anayasa'ya, anayasal düzene yapılmış bir saldırı. Ben, Sayın Ayyüce Türkeş Taş'ın uğradığı muameleyi de değerlendirecek söz, kelime bulamıyorum. Yani bir babanın kabrinin başına gidiyorsun... Nasıl bir ruh hâli böyle bir olaya sebep olur? Bunu bana ne benim sahip olduğum birikim ne sahip olduğum müktesebat ne gördüğüm kültür ne inandığım medeniyet anlatamaz, açıklayamaz; olamaz, kabul edilebilir gibi değil. Tabii, bunların sebeplerine, gerekçelerine inmemiz gerekiyor.
İşte, Ahmet Minguzzi'yi konuşuyoruz. Yani bu şiddet artık bu ülkeyi kemirmeye başladı. Bakın, temeline inmemiz lazım, iki tane ana nokta var burada. Bir, evet, kullanılan, siyasette kullanılan dil maalesef bu konuları normalleştiren hatta meşrulaştıran hatta kahramanlaştıran bir hâle getirdi. Önceden "Faili meçhuller var." deniliyordu, "Faili meçhuller bitirilecek." diye bir iddia vardı; faili meçhuller bitmediği gibi, şimdi faili meşhurlar çıktı. Yapan failler bir şekilde kahramanlaştırılıyor. Ha, bunu Çubuk'ta gördük, bunu başka bir yerde gördük, Çubuk'ta Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'na yapılan saldırıda gördük faillerin nasıl meşhurlaştırıldığını. Bizim Genel Başkanımız tehdit edildi, aleni şekilde tehdit edildi; bekledik, hiçbir şey yapmadık, dedik ki herhâlde grubu olan bir partinin genel başkanı olarak Cumhurbaşkanı bir söz söyler ya da Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı bu konuyla ilgili bir adım atar ya da her şeyi bırakın ya, bir vatandaş olarak Sayın Müsavat Dervişoğlu'na sadece bu ülkenin bir sade vatandaşı olarak hak ettiği şekilde İçişleri Bakanlığı tarafından bir hareket yapılır, konuyla ilgili bir girişimde bulunulur; hiçbir şey olmadı. Yani şiddetle ilgili atılan bu adımlar, yapılan bu hunharca saldırılar karşısındaki bu duyarsızlık da bu işleri körüklüyor. Yani iki sebep var; birincisi, bununla alakalı kullanılan dil, şiddet dilini teşvik edecek söylemler; ikincisi de maalesef bizim hukuk sistemimiz ve infaz yasaları. Kemal Kılıçdaroğlu, Barış Atay, Murat İde, Orhan Uğuroğlu, Selçuk Özdağ, Levent Gültekin, bendeniz Buğra Kavuncu, Suat Başaran, Şevket Bülent Yahnici, Sinan Ateş, Ekrem İmamoğlu; ya, daha hangi birini sayayım? Ya, bunlar benim hatırlayabildiklerim. Bakın, bizzat ben de uğradım bu şiddete; takip ettik, 1.500 lira para cezası aldı, çıktı, 1500 lira.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
106 konuşma daha · 7 Mayıs 2025