2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 9'uncu Tur Görüşmeleri münasebetiyle
İstanbul Milletvekili · İYİ Parti
Genel Kurul, 35. Birleşim · 4. yasama yılı · 17 Aralık 2025 · 729 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Mehmet Satuk Buğra Kavuncu (İYİ Parti), 17 Aralık 2025 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 35. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 9'uncu Tur Görüşmeleri münasebetiyle); konuşma 729 kelime.
Mehmet Satuk Buğra Kavuncu (İYİ Parti, İstanbul). “2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 9'uncu Tur Görüşmeleri münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 35. Birleşim tutanağı, 17 Aralık 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-satuk-bugra-kavuncu-2025-12-17-2026-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-teklifi-ile-2024-yili-merkezi-y (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=140258
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)MEHMET SATUK BUĞRA KAVUNCU (İstanbul)Sayın Başkan, teşekkür ediyorum.
Değerli milletvekilleri, hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Öncelikle bir hakkı teslim etmek istiyorum. Ben Komisyon görüşmelerinde de Cumhurbaşkanlığı bütçesi üzerinde konuşmuştum. Bütün bakanlıklar içerisinde vermiş olduğumuz soru önergelerine en fazla cevap aldığımız yer Cumhurbaşkanlığı Yardımcılığı, Sayın Cevdet Yılmaz, yüzde 90 oranında sorumuza cevap vermiş. Komisyonda ben kendisine bazı sorular sordum, bir hafta içinde de bu soruların cevabı yazılı olarak geldi, bir iki tanesi eksik kaldı. Umarım, bu, bazı bakanlara örnek olur. Zira burada bazı bakanların bırakın soru önergelerimize cevap vermeyi, şurada sorduğumuz sorulara bile "Yalan ve iftira." diyerek çok ağır ithamlarda bulunduklarını gördük. Bunu kabul etmemiz mümkün değil; zira soru bir fırsattır, kendinizi ifade etmek için bir fırsattır, eleştiri bir nimettir, özeleştiri bir fazilettir; tabii, anlayana, bunu becerebilene. Tabii, Sayın Cevdet Yılmaz'ın hakkını teslim ettim, övmüyorum çünkü yapması gerekeni yapıyor ama teşekkür ediyoruz. Öyle bir ortama girdik ki bu Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemiyle, millet iradesini, Meclisi tanımayan bir anlayışla karşı karşıyayız. Evet, yaptınız, sağ olun ama Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemini de nasıl övdüğünüzü anlayamıyorum Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcım. Yani bu bütçenin sahibi Cumhurbaşkanı, evet, mevzuat gereği böyle bir yükümlülüğü yok, buraya gelmeme hakkı olabilir ama bütçe milletten topladığınız parayı nasıl harcadığınızı bize anlattığınız yer. Yürütmenin başı da bütçenin sahibi. Biz burada kendisini görmek, bu bütçeyi savunmasını istemek durumundayız. Bu ülkenin nasıl bu kadar faize, enflasyona mahkûm edildiğini, bu sene Türkiye'nin nasıl 2,7 trilyon faiz ödeyeceğini yani geçen senenin yüzde 40 üstünde; Sağlık Bakanlığının, Savunma Bakanlığının, Millî Eğitim Bakanlığının bütçesinin üstünde bu ülkeyi nasıl faize mahkûm ettiğini gelsin anlatsın yürütmenin başı. Bu, demokrasiye, millet iradesine olan bir saygıdır. İşte, mevzuatta, hukukta, İç Tüzük'te gelmemesi de olur. Olur tabii, siz de gelmeyebilirsiniz, hiçbiriniz gelmeyebilirsiniz ama burası milletin Meclisi ve millet bunu sizden bekliyor.
Personelle ilgili artışı sormuştum "Yüzde 61'lik artış nereden kaynaklanıyor?" diye. Gelen cevapta ilga edilen başkanlıklardan bahsediyorsunuz. Ben bunu okuyunca demek ki kapandığına göre personel sayısı düşecek diye anlıyorum. Orası tam net olarak açıklığa kavuşmadı bizler için. Hani "Cevap verdiklerime de pişman ettiniz." demeyin. Bu verdiğiniz cevapların bir kısmıyla da tatmin olmadık; onu da iletmiş olayım.
Ya, saray kısmına hiç gelmeyeceğim çünkü Çalışma Bakanlığıyla ilgili çok konu var elimde. Zaman olursa oraya tekrar dönerim.
Sizin de hakkınızı teslim edelim, 12 tane soru sormuşuz, 2'si hariç 10'una cevap vermişsiniz. Grubumuzdaki genel ortalama da öyle. Bunu, özellikle bu karneyi açıklıyorum, önemlidir çünkü noktasına virgülüne dokunamadığımız bütçeyle ilgili en azından -çünkü bizim sorduğumuz sorular, milletin bize sorduğu sorular- bunu kale alıp, bunu dikkate alıp cevaplamanız bile önemlidir, kıymetlidir, Anayasa gereğidir. Yani burada övücü bir şey söylemiyorum, görevinizi yaptığınız için biz teşekkür etmek durumunda bırakılıyoruz. Bu da bu sistemin yarattığı bir başka sıkıntı.
Şimdi, 2 önergeye cevap vermemişsiniz; biri işçi ölümleriyle ilgili, biri de Afşin-Elbistan Termik Santrali'yle ilgili. Onu daha yeni sorduk, on beş gün süresi var, belki 23 Aralığa kadar cevaplamış olursunuz.
Şimdi, enteresan bir konu var bu MESEM'lerle ilgili. Bakın, biz, Millî Eğitim Bakanlığına bir soru sormuşuz bundan yaklaşık bir buçuk yıl önce, 24 Haziran 2024 tarihinde demişiz ki: "Çocuklarımızı yolladığınız iş yerleri -yetişkinler için hadi uygun olmasını bırakın- çocukların sağlığı, ruh sağlığı, psikolojisi için uygun mu, değil mi?" Daha sonra Millî Eğitim Bakanlığından bize gelen bir cevap var. Bakın, bugün yaşadığımız birçok sıkıntının temelini, sebebini de açıklayan bir cevap. Diyor ki Millî Eğitim Bakanlığı: "Valiliklere biz yazı yazdık, MESEM vasıtasıyla gönderdiğimiz çocuklarımızın gittiği iş yerlerine bakın." Gelen cevap şu: 12.600 iş yerinin çocukların çalışmasına uygun olmadığını Millî Eğitim Bakanlığı bize söylüyor ama "Denetleme görevi benim değil, bunu Çalışma Bakanlığı denetleyecek." diyor. Şimdi, bu bir ayıptır. Bunu bile bile de hâlen bu MESEM'e yollayıp bu çocukları bir köleliğe sokacak ve bunları ölüme götürecek yerlere göz göre göre göndermek bana göre çok büyük bir faciadır.
Utanç verici bir durumu her ne kadar MESEM kapsamında olmasa da biz Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısında yaşadık ve buna müsaade etmememiz lazım arkadaşlar. Sonuna kadar, bütün siyasi partiler, buraya gelen o gencecik kız çocuklarının burada, bu çatı altında böyle bir duruma nasıl maruz kaldığını bütün detaylarıyla sonuna kadar takip etmek mecburiyetindeyiz; milletvekili olarak bu hepimizin görevi.
Bakın, bir başka konu bugün bana iletildi, Çalışma Bakanlığını yakından ilgilendiriyor. Hani maden kazası olduğunda "Bu işin fıtratında var." diyorsunuz ya, bakın, bu işin fıtratında falan yok bu. Zonguldak'ta yapılan bir denetimde, Zonguldak'taki Kozlu, Üzülmez ve Karadon kömür madenlerinde 5 tane çok ciddi sıkıntı tespit ediliyor. Sıkıntılar da şunlar: Bir grizu patlaması hâlinde havalandırmayı çalıştıracak yedek sistemin, yedek jeneratörün olmadığı.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
84 konuşma daha · 17 Aralık 2025