İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS’TE BUGÜN
KOMİSYON · PERŞEMBE

Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma

Mehmet Satuk Buğra Kavuncu

İstanbul Milletvekili · İYİ Parti

Plan ve Bütçe Komisyonu · 5. yasama yılı · 5 Kasım 2026 · 556 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Satuk Buğra Kavuncu (İYİ Parti), 5 Kasım 2026 tarihinde TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Tutanak Metni); konuşma 556 kelime.

Mehmet Satuk Buğra Kavuncu (İYİ Parti, İstanbul). “Plan ve Bütçe Komisyonu toplantısındaki konuşma”. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu tutanağı, 5 Kasım 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-satuk-bugra-kavuncu-2026-11-05-ham-tutanak-1 (erişim: 5 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=91617

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

MEHMET SATUK BUĞRA KAVUNCU (İstanbul)Sayın Başkan, Değerli Bakan, değerli bürokratlar, kıymetli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Herhâlde benim gibi birçok milletvekili de bugün bu fon krizi üzerinde durdu zira buraya gelen bakanların içerisinde biz bu konuyu herhâlde Spor Bakanıyla ya da Sağlık Bakanıyla ya da Millî Eğitim Bakanıyla konuşmayacağız. Pazartesi günü Adalet Bakanıyla da konuşacak çok sözümüz olacak bu konuyla ilgili ama Maliye Bakanlığı da bu konuyla ilgili sorumluluk taşıyan bir kurum.

Bir kere, bu hadiseyi bir kriz olarak tanımlamak son derece yanlış zira Adalet Bakanı bunun bir organize suç olduğunu söyledi. Tabii, tuhaf bir şey de söyledi, dedi ki: "Sızan bir şebeke var." Arkadaşlar, sızan bir şebeke falan yok. Burada hani olsa olsa dersiniz ki "Bir yerleştirme var." çünkü söz konusu sorumluluk sahibi kişilerin çoğu Cumhurbaşkanının imzasıyla oralara atanmış. Dolayısıyla birçok konudan birçok kişi haberdar. E, her şeyden önce Sayın Bakan, siz bir yıl önce uyardınız, bir yıl önce konuşma yaptınız, bir yıl önce bu konuyla ilgili dikkat çektiniz ve bu konuyla ilgili belli ki çok ciddi bilginiz var ve dolayısıyla bu da sorumluluğunuzu arttırıyor.

Şimdi, bütün bunlar olurken, biz sorumluları ararken meydan okumalar oluyor. Bir iddia var, yaptığı işten pişmanlığını hadi geçtim, çıkıp bir yetkili diyor ki, bu AK PARTİ'nin, daha önce iktidarda da görev almış bir yetkili "Oğlumu tutuklayacak daha anasından doğmadı. Tek başıma yapmadım. Sadece ben mi yaptım?" diyen birileri var ve bu şekilde de burada meydan okuyorlar. Eski bir Maliye Bakanı çıkıp diyor ki: "Tel Aviv'den düğmeye bastılar. Bu fon işi 17-25 Aralıkın ve 15 Temmuzun ikinci versiyonudur. Bir ekonomik darbedir." Tamam da arkadaşlar, para kazananların çoğu hepimizin bildiği, AK PARTİ içerisinden insanlar. Eğer Tel Aviv merkezli bir krizse dönüp biraz kendinize bakın.

Bir taraftan şu söyleniyor: Bir İslam İktisadı Araştırmaları Vakfı bu fonların, yatırım fonlarının Tera ve Pusulanın 10 yatırım fonuna dinî icazet vermiş. Bir başka genel başkan yardımcısı çıkıyor konuyu, bu yaşanan bütün rezilliği şuna benzetiyor: "Uhud Savaşı'ndaki okçular tepesinden ayrılan sahabelerin sorumsuzluğu gibi bir sorumsuzluktur." diyor. Şimdi, ben buradan Genel Kurula gideceğim, Mekke Anlaşması'nı konuşacağız, bakın orada da aynı dil var. Yani bizim kutsal değerlerimiz üzerinden hadiseyi bambaşka bir noktaya çekmek var. İşte, Mekke, Mekke'nin kutsiyeti üzerinden de Mekke Anlaşması'yla ilgili bir sürü ayyuka çıkmış soru işareti var, hiçbirisi cevaptanmıyor.

Şimdi, Sayın Bakan, şunları açıklamanızı istiyoruz, en azından bize şunu söyleyin, bu normal mi, değil mi: Devlet Denetleme Kurulu Başkanı ile Borsa İstanbul Başkan Vekilinin aynı kişi olması uygun mu? Türkiye Varlık Fonu Yönetim Kurulu Başkan Vekilinin aynı zamanda Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı olması uygun mu? Adalet Bakanının eşinin SPK Yönetim Kurulu üyesi olmasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Merkez Bankası başkan yardımcılarının bir kısmının yolsuzlukla anılır olduğunu görüyoruz, farklı davalardan tutuklular. Şimdi, fon krizi için toplanan kurula bakın: Takasbank Genel Müdürü adli kontrolde, SPK Başkanı görevden alındı, BİST Genel Müdürü tutuklandı. Ya, bütün bunlar oluyor, ondan sonra da bir şebekeden falan bahsediliyor, bunların hepsi atanmış. Sayın Bakan, siz bunları normal karşılıyor musunuz? Normal karşılamıyorsanız, bunların anormal olduğunu düşünüyorsanız burunla ilgili bir adım attınız mı, bir mücadele verdiniz mi, uyarmanız gereken kişileri uyardınız mı? Bakın, teknik birikiminize, tecrübenize, kariyerinize ben ve benim gibi birçok arkadaş gerçekten saygı duyuyor ama bakanlık, o makam, o teknik bilginin o uzmanlığın yanında cesareti, feraseti, mücadele azmini, korkusuzca yanlış görülen işlere "Ya, arkadaş, bu yanlıştır." demeyi de gerektiriyor. Bunları yaptınız mı yapmadınız mı Sayın Bakan.

Bunlarla ilgili de bizleri aydınlatırsanız seviniriz diyorum, teşekkür ederim.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI TOPLANTIDA

Aynı gün bu komisyonda konuşanlar

54 konuşma daha · 5 Kasım 2026

Tümü →
54 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook