Radyo ve televizyonların kuruluş ve yayın hizmetleri hakkında kanun tasarısı ile bayındırlık, imar, ulaştırma ve turizm, avrupa birliği uyum komisyonu raporu hk. (568)
Kastamonu Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 47. Birleşim · 5. yasama yılı · 5 Ocak 2011 · 421 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Serdaroğlu (MHP), 5 Ocak 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: RADYO VE TELEVİZYONLARIN KURULUŞ VE YAYIN HİZMETLERİ HAKKINDA KANUN TASARISI İLE BAYINDIRLIK, İMAR, ULAŞTIRMA VE TURİZM, AVRUPA BİRLİĞİ UYUM KOMİSYONU RAPORU HK. (568)); konuşma 421 kelime.
Mehmet Serdaroğlu (MHP, Kastamonu). “Radyo ve televizyonların kuruluş ve yayın hizmetleri hakkında kanun tasarısı ile bayındırlık, imar, ulaştırma ve turizm, avrupa birliği uyum komisyonu raporu hk. (568)”. TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim tutanağı, 5 Ocak 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-serdaroglu-23-2011-01-05-radyo-ve-televizyonlarin-kurulus-ve-yayin-hizmetleri-hakkinda-kanun-ta (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
MEHMET SERDAROĞLU (Kastamonu)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; önergemiz üzerine söz aldım. Sizleri saygıyla selamlıyorum.
Tasarıyla radyo ve televizyonların yayın esasları baştan aşağı değiştirilmektedir. Bugüne kadar Avrupa Birliğine uyum bahane edilerek dayatmalarla nereden nereye geldiğimiz milletimizce malumdur. Görüştüğümüz tasarının da değişiklikten öteye gidip gitmeyeceğini hep birlikte ileriki zamanlarda göreceğiz. Bu tasarının kanunlaşmasıyla birlikte, iktidar, yayın organları üzerindeki baskısını daha da artırabilecektir.
Değerli milletvekilleri, yaşadığımız iletişim çağında iletişim araçları bütün hayatımıza yön vermekte, en küçüğünden en büyüğüne kadar toplumu etkilemektedir. Evlerimizde bulunan televizyon ve özellikle tamamen denetim dışı olan İnternet vasıtasıyla geleneksel aile yapımız bozulmakta, ana babanın çocuklar üzerindeki etki ve denetimleri son derece azalmaktadır. Bizi biz yapan tarihî, kültürel, millî ve dinî değerlerimizi korumak en önemli önceliğimiz olmalıdır. Bugün yayıncılık sektörü rating uğruna pek çok çarpık ilişkiyi görüntü yapmakta, pek çok kötü alışkanlığı çocuklarımızın gözünün içine sokmaktadır. Bunalıma girene uyuşturucu ve içki, haksızlığa uğrayana mahkemeler değil de çeteler çözüm olarak gösterilmektedir. Dizilerde gayriahlaki tutum ve davranışlar normal ve masum gösterilmekte, toplumun tüm ahlaki ve manevi normları yerle bir edilmektedir. Televizyoncuların özgürlük anlayışı tamamen yakıp yıkmaya, bölüp parçalamaya, ahlaki zaaflar yaratmaya odaklı bir rating anlayışıdır. Yaşananlardan zerre kadar haberi olmayan senaristler yakın tarihi yeniden yorumlayıp, milliyetçilere yönelik saldırılarla ideolojik saplantılarını dizilere taşımaktadırlar. Türklüğe ve milliyetçiliğe yapılan bu senaryo saldırılar “Gece Yarısı Ekspresi” filmindeki çarpıtmaları bile maalesef geride bırakmıştır. Bu tür senaryoları yazanlar birilerini melek, milliyetçileri kötü göstermeye çalışan bu çarpık anlayış sahipleri, yaptıkları yanlışın bile farkında olmayan bu şuursuz gafiller toplumsal yapımıza gerçekten büyük zarar vermektedirler.
Değerli milletvekilleri, üzerinde durulması gereken başka bir konu da çocuklara yönelik dizi ve çizgi filmlerin durumudur. Gerçeklikten alabildiğine kopuk, vahşet, şiddet, sihir ve büyü içeren bu tür yapımlar gelecekte ruh durumu bozuk bir toplumun altyapısını oluşturmaya hizmet etmektedir. Rating uğruna her yolu mübah sayan televizyonculardan bu konuda bir duyarlılık beklemek hayal olduğuna göre, çocuklarımızın korunması görevi de tamamen ailelerimize düşmektedir.
Değerli milletvekilleri, televizyonlarda iyi ve doğru olanı görmek neredeyse imkânsızdır. Dolayısıyla toplumsal yapı ve ahlaki değerlerimizin korunmasında öncelikli görev, kuruluş amacına uygun olarak Radyo ve Televizyon Üst Kuruluna düşmektedir. RTÜK’ün iktidarı ve kendini eleştirilere karşı gösterdiği duyarlılığı yukarıda saydığım yayınlara da göstermesini umut etmekteyiz.
Değerli milletvekilleri, bugün büyük şairimiz Arif Nihat Asya’nın ölüm yıl dönümüdür. Kendisini rahmetle ve minnetle anıyorum. Özerklikten, iki dilden, iki bayraktan bahsedildiği şu günlerde, rahmetli Arif Nihat Asya’nın “Bayrak” şiirinden alınan mısralarla sözlerimi tamamlamak istiyorum:
“Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü,
Kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü!
Işık ışık, dalga dalga bayrağım,
Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım.
Sana benim gözümle bakmayanın mezarını kazacağım.”
Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
66 konuşma daha · 5 Ocak 2011