Amme alacaklarının tahsil usulü hakkında kanun ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı ile denizli milletvekili hasan erçelebi'nin; kastamonu milletvekili mehmet serdaroğlu ve milliyetçi hareket partisi grup başkanvekili izmir milletvekili oktay vural'ın; trabzon milletvekili mehmet akif hamzaçebi ve 15 milletvekilinin; kahramanmaraş milletvekili mehmet akif paksoy ve 17 milletvekilinin; bartın milletvekili muhammet rıza yalçınkaya'nın; antalya milletvekili osman kaptan ve 2 milletvekilinin; zonguldak milletvekili ali ihsan köktürk ve 8 milletvekilinin; kahramanmaraş milletvekili veysi kaynak ve adıyaman milletvekili ahmet aydın'ın benzer mahiyetteki kanun teklifleri (s.s.:463)
Gaziantep Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 53. Birleşim · 4. yasama yılı · 27 Ocak 2010 · 967 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Şimşek (AK Parti), 27 Ocak 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 53. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUN İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI İLE DENİZLİ MİLLETVEKİLİ HASAN ERÇELEBİ'NİN; KASTAMONU MİLLETVEKİLİ MEHMET SERDAROĞLU VE MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ GRUP BAŞKANVEKİLİ İZMİR MİLLETVEKİLİ OKTAY VURAL'IN; TRABZON MİLLETVEKİLİ MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ VE 15 MİLLETVEKİLİNİN; KAHRAMANMARAŞ MİLLETVEKİLİ MEHMET AKİF PAKSOY VE 17 MİLLETVEKİLİNİN; BARTIN MİLLETVEKİLİ MUHAMMET RIZA YALÇINKAYA'NIN; ANTALYA MİLLETVEKİLİ OSMAN KAPTAN VE 2 MİLLETVEKİLİNİN; ZONGULDAK MİLLETVEKİLİ ALİ İHSAN KÖKTÜRK VE 8 MİLLETVEKİLİNİN; KAHRAMANMARAŞ MİLLETVEKİLİ VEYSİ KAYNAK VE ADIYAMAN MİLLETVEKİLİ AHMET AYDIN'IN BENZER MAHİYETTEKİ KANUN TEKLİFLERİ (S.S.:463)); konuşma 967 kelime.
Mehmet Şimşek (AK Parti, Gaziantep). “Amme alacaklarının tahsil usulü hakkında kanun ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı ile denizli milletvekili hasan erçelebi'nin; kastamonu milletvekili mehmet serdaroğlu ve milliyetçi hareket partisi grup başkanvekili izmir milletvekili oktay vural'ın; trabzon milletvekili mehmet akif hamzaçebi ve 15 milletvekilinin; kahramanmaraş milletvekili mehmet akif paksoy ve 17 milletvekilinin; bartın milletvekili muhammet rıza yalçınkaya'nın; antalya milletvekili osman kaptan ve 2 milletvekilinin; zonguldak milletvekili ali ihsan köktürk ve 8 milletvekilinin; kahramanmaraş milletvekili veysi kaynak ve adıyaman milletvekili ahmet aydın'ın benzer mahiyetteki kanun teklifleri (s.s.:463)”. TBMM Genel Kurulu, 53. Birleşim tutanağı, 27 Ocak 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-simsek-23-2010-01-27-amme-alacaklarinin-tahsil-usulu-hakkinda-kanun-ile-bazi-kanunlarda-deg-2 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
MALİYE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep)Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Son sorudan başlamak istiyorum. Tabii ki belediyelerimizin birtakım sıkıntıları var. Ona ilişkin, ben daha önce de söyledim, daha detaylı, daha köklü bir çalışma yapmak gerekiyor çünkü bu sıkıntıları sık sık ben de dinliyorum. Dolayısıyla o konuda bir çalışma yapılacak. İçişleri Bakanlığımız, Hazine, Maliyenin de katkıda bulunacağı bir çalışma öngörülüyor ama henüz o detayda bir çalışma yok, yapmamız gerektiğine inanıyorum.
Benim bildiğim kadarıyla bu dönemde, biz, sosyal güvenlik primlerini 5 puan indirdik. Yani istihdam üzerindeki vergi yüküne baktığınız zaman hakikaten de eskiden OECD ülkeleri arasında en üstlerde bir yerdeydik, 2’nci sıradaydık, bu son yapılan düzenlemelerle birlikte şimdi 9’uncu sıraya düştük. Bu da yüksek tabii. Bütçe imkânları olsa, yani borçlanmadan, ek borçlanma gereği yaratmadan imkânlarımız olsa bence oraya öncelik vermek lazım çünkü o istihdamı artırır, rekabeti artırır. O konuda hemfikiriz ama bütçe imkânı yokken biz tekrar prim indirimine gidersek bu defa hazinenin borçlanma ihtiyacı artacağı için Türkiye’nin tabii ki uzun dönem borçlarında bir artış… 5 puanın etkisini arkadaşlar veriyorlar bana. 2009 yılında 3,5 milyarlık bir maliyet. 2010 yılında bunun 3,9 milyar liraya çıkması öngörülüyor ama yani sonuç itibarıyla bütçe imkânları olsa ona öncelik vermek gerektiğine ben inanıyorum.
Tabii, Sayın Özdemir’in bir sorusu var. Emniyet teşkilatı mensuplarının özellikle emekli olduktan sonra maaşlarında çok ciddi bir düşüş yaşanıyor. Eğer çalışma dönemlerindeki fazla mesaileri ve tazminatları üzerinden de prim alınacaksa, yani sosyal güvenlik sisteminin sürdürülebilirliği dikkate alınacaksa böyle bir çalışma düşünülebilir ama aktif çalışma sürelerinde bunun üzerinden prim ödenmeyecekse veya bir şekilde sosyal güvenlik sisteminin sürdürülebilirliği sağlanmayacaksa… Tabii ki bu türden bir çalışmanın kaynağı gerekiyor. Onun için…
Birkaç husus daha var sizin sorduğunuz. O konulara ilişkin elimde rakam yok. Yani yedi yıllık süre içerisinde Emekli Sandığının ne kadar gayrimenkulü satıldı vesaire gibi konular, elimde veriler olmadığı için arkadaşlar yazılı olarak size iletirler.
Tabii ki “Kırk dokuz ilde uygulama sonuçlarını açıklar mısınız?” diye bir soru var. TÜİK 2001’den bu yana iller bazında kişi başına millî gelir çalışmasını yenilemedi. Biz kendilerine, aslında, geçen sene bu yeni teşvik sistemine geçerken bu verilere ihtiyacımızın olduğunu söyledik, onlar da ancak 2010 yılı içerisinde bu çalışmanın tamamlanabileceğini bize bildirdiler çünkü ben o zaman Hazineden sorumlu Devlet Bakanıydım. Bunu çok iyi hatırlıyorum. Henüz o veriler yok. Dolayısıyla o anlamda yani kişi başına iller bazında millî gelir itibarıyla o günden bugüne bu kırk dokuz ilde ne tür bir değişiklik oldu bilmiyorum çünkü o verileri henüz TÜİK yayınlamadı ama 2010 yılında…
YILMAZ TANKUT (Adana)TÜİK en fazla işsizliği Adana olarak açıkladı zaten.
MALİYE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep)Ama işsizlik ayrı, kişi başına, fert başına iller bazında millî gelir ayrı bir rakam.
Dolayısıyla o rakamlar ortaya çıkınca, inşallah, o değerlendirmeyi beraber yapabileceğiz.
Sayın Yıldız’ın bir sorusu vardı. Serbest bölgelerde bankalardan harç almamak suretiyle yerli bankalar aleyhine bir uygulamayı, haksız rekabet hususunu gündeme getirdiler. Serbest bölgelerdeki banka şubeleri esas itibarıyla harca tabidir ancak Serbest Bölgeler Kanunu geçici 3’üncü maddesi uyarınca, AB’ye giriş tarihine kadar özel bir hükümle istisna edilmişlerdir. Bu istisna sadece yabancı bankalara ilişkin değildir. Buralardaki bütün bankalar bu istisnalardan yararlanmaktadırlar. Hiçbir şekilde, bizim, yabancı bankalara bir istisna getirme gibi bir niyetimiz yok ama serbest bölgelerin kendi mevzuatı olduğu için, ama serbest bölgeler AB’ye girene kadar bu mevzuat kapsamında harçlardan muaf olduğu için bizim bu kanunla -o nedenle parantez içerisine alınmış- bu şekilde bir düzenleme yapılmıştır.
Yine 5084’ten yararlanmayan Gaziantep gibi, Adana gibi, Denizli gibi, bunların mağduriyeti gündeme getirildi. Tabii ki hiçbir teşvik sistemi mükemmel değil. Yani şu veya bu şekilde eğer seçici davranırsanız, belli bir eşiğin altında kalan -kişi başına millî gelir olabilir, başka sosyoekonomik göstergeler olabilir- bazı illerimiz bundan olumsuz şekilde etkilenebiliyor. Bunlara ilişkin bir şey yapacak mıyız? Tabii, biz, yeni bir teşvik sistemini uygulamaya koyduk. O teşvik sisteminden o bahsettiğiniz illerimiz de eskiden yararlanmıyorken şimdi yararlanacak. İnşallah, o çerçevede bu illerimize de yatırım akışı sağlanır.
Yine bu elektrik, özellikle sulama ve tarımsal kredi borçlarına ilişkin bir soru vardı. Tabii ki burada bir stok problemi var. O stok problemini, bir daha bu sorunu oluşturmayacak şekilde çözme konusunda bir çalışmaya ben olumlu bakarım ama sürekli bir şekilde bu türden düzenlemeler geçmişte yapılmış, siz de takdir edersiniz ki geçmişte sık sık bu türden yeniden yapılandırmalar yapılmış ama maalesef bunlar sonuç getirmemiştir. Neden? Çünkü sistemde bir daha borç biriktirmeye ilişkin düzenlemeler köklü bir şekilde yapılamamıştır. Yine o koşulla, yani bir daha borç biriktirmeyi imkânsız hâle getirecek bir düzenlemeye, bir çalışmaya ben yine olumsuz bakmam. O çerçevede bakılabilir.
4/C’yle ilgili bir soru vardı. Değerli arkadaşlar, tabii 4/C’ye ilişkin olarak şunu söyleyebilirim: 4/C düzenlemesi 2004 yılında, hakikaten de bir mağduriyetin önlenmesi için yapılmış bir düzenlemedir ve bir anlamda doğru bir düzenlemedir fakat bu düzenlemeye ilişkin tabii şu anda itirazlar var. O gün teşekkürler vardı, bugün itiraz ediliyor. Nitekim biz son bir ay içerisinde 4/C’lilerin durumunda da çok ciddi iyileştirmeler yaptık. Mesela, aylık çalışma süresini bir yıl içerisinde on aydan on bir aya çıkardık ve o anlamda, onu da dikkate alırsanız, ücretleri aşağı yukarı yüzde 26 ile yüzde 29 arasında bir artışa tabii tuttuk, hakikaten çok ciddi bir iyileşme sağladık. Fakat tabii bugünkü şartlarda buna şu anda birtakım itirazlar var.
Yine emeklilerin özellikle durumuyla ilişkili epey soru vardı, intibak yasasına ilişkin sorular vardı. Şunu söylemekte yarar görüyorum, çünkü arkadaşlar bu yapılan iyileştirmeyi de yetersiz buluyorlar: Tabii, memleketin imkânları olsa, keşke daha fazla iyileştirme yapsak ama 2002-2009 yılları arasında asgari, emekli aylıkları açısından da ciddi anlamda reel artışların olduğunu da hiç kimse inkâr edemez. Mesela SSK emeklisi için reel artış yüzde 27,6, BAĞ-KUR emeklisi için yüzde 71,7, BAĞ-KUR sigortalıları için yüzde 161,3, kamu emeklileri için yüzde 15,8. Bakın, bu son yaptığımız artışı dikkate almıyor, sadece 2002-2009 dönemindeki reel artış oranlarından bahsediyorum. Keşke sosyal güvenlik sistemi bu kadar açık vermese, keşke bizim bütçe imkânları çok daha fazla olsa ve biz daha fazla artırabilsek ama her artışın sonucunda, eğer biz tedbir almazsak kamu sektörünün borçlanma ihtiyacı artıyor, devletin piyasalara, tabii ki iç ve dış kreditörlere borcu artıyor.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
86 konuşma daha · 27 Ocak 2010