1.- tokat milletvekili reşat doğru'nun, liselerde madde bağımlılığı ve uyuşturucu araştırmasına ilişkin (6/705,876,1036) 2.-kahramanmaraş milletvekili mehmet akif paksoy'un, inşaat girdilerindeki maliyetlerin azaltılmasına ilişkin (6/741) 3.- karaman milletvekili hasan çalış'ın, akaryakıttaki vergilerin azaltılmasına ilişkin (6/769,783) 4.-niğde milletvekili mümin inan'ın, gübredeki kdv oranlarına ilişkin (6/810,885,886,887,1073) 5.- antalya milletvekili tayfur süner'in, vergi borcu nedeniyle yurt dışına çıkış tahdidi uygulamasına ilişkin (6/880) 6.-tunceli milletvekili kamer genç'in, bir derneğin incelenmesine ilişkin (6/976,1195) 7.- şırnak milletvekili sevahir bayındır'ın, gıda bankacılığı yapan dernek ve vakıflara yapılan yardımlara ilişkin (6/996) 8.- aydın milletvekili ali uzunırmak'ın, sultanhisar fidan yetiştirme üretim alanının ihalesine ilişkin (6/1000) 9.- malatya milletvekili ferit mevlüt aslanoğlu'nun, thy malatya merkez ofisinin kapatılmasına ilişkin (6/100
Gaziantep Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 64. Birleşim · 4. yasama yılı · 23 Şubat 2010 · 1.663 kelime · yaklaşık 8 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Şimşek (AK Parti), 23 Şubat 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 64. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 1.- TOKAT MİLLETVEKİLİ REŞAT DOĞRU'NUN, LİSELERDE MADDE BAĞIMLILIĞI VE UYUŞTURUCU ARAŞTIRMASINA İLİŞKİN (6/705,876,1036) 2.-KAHRAMANMARAŞ MİLLETVEKİLİ MEHMET AKİF PAKSOY'UN, İNŞAAT GİRDİLERİNDEKİ MALİYETLERİN AZALTILMASINA İLİŞKİN (6/741) 3.- KARAMAN MİLLETVEKİLİ HASAN ÇALIŞ'IN, AKARYAKITTAKİ VERGİLERİN AZALTILMASINA İLİŞKİN (6/769,783) 4.-NİĞDE MİLLETVEKİLİ MÜMİN İNAN'IN, GÜBREDEKİ KDV ORANLARINA İLİŞKİN (6/810,885,886,887,1073) 5.- ANTALYA MİLLETVEKİLİ TAYFUR SÜNER'İN, VERGİ BORCU NEDENİYLE YURT DIŞINA ÇIKIŞ TAHDİDİ UYGULAMASINA İLİŞKİN (6/880) 6.-TUNCELİ MİLLETVEKİLİ KAMER GENÇ'İN, BİR DERNEĞİN İNCELENMESİNE İLİŞKİN (6/976,1195) 7.- ŞIRNAK MİLLETVEKİLİ SEVAHİR BAYINDIR'IN, GIDA BANKACILIĞI YAPAN DERNEK VE VAKIFLARA YAPILAN YARDIMLARA İLİŞKİN (6/996) 8.- AYDIN MİLLETVEKİLİ ALİ UZUNIRMAK'IN, SULTANHİSAR FİDAN YETİŞTİRME ÜRETİM ALANININ İHALESİNE İLİŞKİN (6/1000) 9.- MALATYA MİLLETVEKİLİ FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU'NUN, THY MALATYA MERKEZ OFİSİNİN KAPATILMASINA İLİŞKİN (6/100); konuşma 1.663 kelime.
Mehmet Şimşek (AK Parti, Gaziantep). “1.- tokat milletvekili reşat doğru'nun, liselerde madde bağımlılığı ve uyuşturucu araştırmasına ilişkin (6/705,876,1036) 2.-kahramanmaraş milletvekili mehmet akif paksoy'un, inşaat girdilerindeki maliyetlerin azaltılmasına ilişkin (6/741) 3.- karaman milletvekili hasan çalış'ın, akaryakıttaki vergilerin azaltılmasına ilişkin (6/769,783) 4.-niğde milletvekili mümin inan'ın, gübredeki kdv oranlarına ilişkin (6/810,885,886,887,1073) 5.- antalya milletvekili tayfur süner'in, vergi borcu nedeniyle yurt dışına çıkış tahdidi uygulamasına ilişkin (6/880) 6.-tunceli milletvekili kamer genç'in, bir derneğin incelenmesine ilişkin (6/976,1195) 7.- şırnak milletvekili sevahir bayındır'ın, gıda bankacılığı yapan dernek ve vakıflara yapılan yardımlara ilişkin (6/996) 8.- aydın milletvekili ali uzunırmak'ın, sultanhisar fidan yetiştirme üretim alanının ihalesine ilişkin (6/1000) 9.- malatya milletvekili ferit mevlüt aslanoğlu'nun, thy malatya merkez ofisinin kapatılmasına ilişkin (6/100”. TBMM Genel Kurulu, 64. Birleşim tutanağı, 23 Şubat 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-simsek-23-2010-02-23-1-tokat-milletvekili-resat-dogru-nun-liselerde-madde-bagimliligi-ve (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
MALİYE BAKANI MEHMET ŞİMŞEK (Gaziantep)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; gündemin “Sözlü Sorular” kısmında yer alan ve Başkanlık Divanınca okunmuş 1 adet Millî Eğitim Bakanımıza ve 35 adet Bakanlığıma muhatap sözlü soru önergelerini cevaplamak üzere söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Konuları itibarıyla aynı olan bazı soruları birleştirerek cevaplandıracağım.
İlk olarak Tokat Milletvekili Sayın Reşat Doğru’nun Millî Eğitim Bakanımıza sorduğu (6/705) sayılı soruyu cevaplandıracağım.
Uyuşturucu madde kullanımı ve bağımlılığını da şiddet, zorbalık, ihmal, istismar ve zorlu yaşam olayları gibi risk etmenleri arasında değerlendirmekteyiz ve önleme çalışmalarını sürdürmekteyiz. İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü Türkiye Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi koordinatörlüğünde hazırlanan Bağımlılık Yapıcı Maddeler ve Bağımlılıkla Mücadelede Ulusal Politika ve Strateji Belgesi’nin Uygulanması İçin Eylem Planı 2007-2009’da Millî Eğitim Bakanlığı talep azaltımı, okul temelli önleme basamağında yer almıştır.
Uyuşturucu ve madde bağımlılığıyla mücadele kapsamında yaptığımız çalışmalarla ilgili olarak 21 Mayıs 2008 tarihinde bu amaçla kurulan Meclis Araştırma Komisyonunda bir sunum yapılmıştır ve bu sunumda ülke ihtiyaçları doğrultusunda yapılan çalışmalar ve Alkol ve Diğer Madde Kullanımına Yönelik Avrupa Okul Araştırması’nın çeşitli akademisyenler tarafından belirlenen sakıncalı yönleri de açıklanmıştır. Avrupa ülkelerinin zarar azaltma ağırlıklı politikasından farklı olarak ülkemizde önleme mücadelesi verilmektedir. ESPAD tarzı çalışmaların bu mücadeleyi sekteye uğratacağı değerlendirilmektedir.
(6/741) sayılı Kahramanmaraş Milletvekili Sayın Mehmet Akif Paksoy’un sorusunu cevaplıyorum: Bilindiği üzere katma değer vergisi oranları verginin kendine özgü yapısı, yansıma özelliği ile ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal şartlar, mal ve hizmetlerin talep ve arzı ile bu mal ve hizmetlerin düşük gelir gruplarının harcamaları içerisindeki payı yanında bütçe hedefleri de dikkate alınarak tespit edilmektedir. İlke olarak malın kullanım yerine göre katma değer vergisi oranı tespiti vergi tekniğine uygun düşmemektedir. Ancak, biz 16 Aralık 2008 tarih, 2008/14447 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’yla 31 Mayıs 2008 tarihinden önce ihalesi yapılan yapım işlerinde 1 Ocak ve 30 Eylül 2008 döneminde kullanılan malzemelerden fiyatlarında beklenmeyen artış olanlara TEFE’deki yani Toptan Eşya Fiyatı Endeksi’ndeki ilgili endekslerle kıyaslanarak ilave fiyat farkı verilmesi imkânını sağladık. 2009’da yine konut ve iş yeri satışlarındaki durgunluğu gidermek amacıyla belli bir dönem yani mart-haziran dönemi 150 metrekare üzeri inşaatlarda KDV oranını yüzde 18 yerine yüzde 8 olarak uyguladık. Ayrıca, gayrimenkul alım satımlarına yönelik tapu harcını da Nisan-Haziran 2009 dönemi için binde 15’ten binde 5’e düşürdük.
Karaman Milletvekili Sayın Hasan Çalış’ın (6/769), (6/783) sayılı sorularını cevaplıyorum: Akaryakıt fiyatları 1 Ocak 2005 tarihinden itibaren serbest piyasa koşulları içerisinde belirlenmektedir ve Bakanlığımızın herhangi bir müdahalesi söz konusu değildir. Benzin ve motorin özel tüketim vergisi tutarlarında 3 Kasım 2007, 1 Temmuz 2008, 14 Temmuz 2009 ve 31 Aralık 2009 tarihlerinde değişiklik yapılmıştır. 2005’ten bu yana akaryakıt fiyatlarında TÜFE ve ÜFE’deki artışlardan daha az olmuştur. 01/01/2005 ile 01/01/2010 döneminde Tüketici Fiyatları Endeksi yüzde 52 artmış olmasına rağmen, maktu ÖTV artışı benzinde yüzde 38,8; kırsal motorinde yüzde 47,9 olarak TÜFE artış oranının altında kalmıştır.
Diğer taraftan hükûmetlerimiz döneminde kamu çalışanlarının, dar gelirlilerimizin ve emeklilerimizin aylık ve ücretlerinde enflasyonun üzerinde artış öngören bir politika uygulanmıştır. 2002 Aralık-2010 Ocak döneminde aile yardımı ödeneği dâhil en düşük memur maaşı yüzde 196,6; net asgari ücret yüzde 183,2; en düşük SSK emekli aylığı yüzde 170,3; en düşük BAĞ-KUR esnaf emekli aylığı yüzde 275,2; en düşük BAĞ-KUR çiftçi emekli aylığı yüzde 501,9; en düşük memur emekli aylığı yüzde 129,7; altmış beş yaş aylığı yüzde 297,4; muhtar aylığı yüzde 251,3 oranında artmıştır. Bahsettiğimiz dönemde TÜFE ise yüzde 97,8 oranında gerçekleşmiştir. Bu oranlar çalışan, emekli ve dar gelirli vatandaşlarımızın gelirlerinde reel bir artış olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
Şimdi de Sayın Mümin İnan’ın (6/810), (6/1073) sayılı sorularını cevaplıyorum: Tarımda kullanılan mazot ve kimyevi gübre için çiftçi kayıt sisteminden yararlanmak suretiyle alan bazlı destekleme ödemesi yapılmakta ve bu suretle vergi yükleri dolaylı olarak aşağı çekilmektedir. Vergi yüklerinin hafifletilmesi konusunda şu an itibarıyla yeni bir çalışmamız yoktur.
Antalya Milletvekili Sayın Tayfur Süner’in (6/880) sayılı sorusunun cevabı: 100 bin lira ve üzerinde borcu olanlar kendilerine borcun yedi günlük süre içerisinde ödenmemesi hâlinde yurt dışı çıkış tahdidi uygulanacağı da belirtilen ödeme emri ile tebliğle haberdar edilmektedirler. Yasağın uygulanıp uygulanmadığı Gelir İdaresi Başkanlığı, İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı İnternet adreslerinden öğrenilebilir. Kaldı ki hastalık, iş bağlantısı gibi hâllerde yurt dışı çıkış tahdidi kaldırılabilmektedir.
Niğde Milletvekili Sayın Mümin İnan’ın (6/886) sayılı sorusunun cevabını veriyorum:
58, 59 ve 60’ıncı hükûmetler döneminde Özelleştirme İdaresince yapılan özelleştirmelerden elde edilen toplam gelir 30,6 milyar ABD dolarıdır. Bu gelirler bir genel bütçe geliri değildir. Özelleştirme Fonu hesaplarında toplanan gelirler, öncelikle 4046 sayılı Kanun’un 21, 22 ve 23’üncü maddelerinde yer alan iş kaybı tazminatı, nakle tabi personel ve yüzde 30 ilave emekli ikramiyesi gibi istihdam ödemelerinde kullanılmaktadır. Ayrıca, bahse konu hesap, özelleştirme programındaki kuruluşların finansman ihtiyaçları, borç ödemeleri ve hizmet alımları gibi giderleri için de kullanılmaktadır. Kalan nakit fazlası da aynı maddedeki hüküm gereği hazineye aktarılmaktadır. 2002-2009 döneminde 24,5 milyar dolar hazineye aktarılmıştır.
Sayın Mümin İnan’ın (6/887) sayılı sorusunun cevabı:
Kayıt dışı ekonominin büyüklüğüyle ilgili kesin bir rakam vermek mümkün değildir. Kayıt dışı ekonomiyle mücadele etmek amacıyla Temmuz 2008’de Kayıt Dışı Ekonomiyle Mücadele Stratejisi Eylem Planı (2008-2010) yürürlüğe konulmuştur. Bakanlığımızca ekonomide kayıt dışılığın ve vergi kayıp ve kaçağının önlenmesi amacıyla mutat vergi denetimleri ve incelemelerinin yanı sıra belirlenen sektörlerde yaygın, yoğun vergi denetim ve inceleme faaliyetleri de sürdürülmektedir.
Mükelleflere daha iyi hizmet verilebilmesi ve kayıt dışı ekonomiyle daha etkin mücadele edilebilmesi için Gelir İdaresi yeniden yapılandırılmış, teknolojik altyapısı da büyük ölçüde güçlendirilmiş ve bu konudaki çalışmalar tamamlanmıştır.
Ayrıca, kayıtlı ekonomiye geçiş için çok somut birtakım tedbirler aldık. Akaryakıt pompalarına ödeme kaydedici cihaz takıldı. Akaryakıt dağıtım şirketlerinin depolarına on-line olarak takibe imkân sağlayan sayaçların takılması gerçekleştirildi.
Belli bir tutarı aşan ödemelerin ve kiraların bankacılık sisteminden geçirilmesi zorunluluğu getirildi.
Büyük ölçüde tamamlanan Veri Ambarı Kurulması Projesi şu anda uygulamada. Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasının vergi kimlik numarası olarak kullanılması gibi birçok diğer tedbir alınmıştır.
Kayıt dışılığın önlenmesi için idari ve teknolojik altyapının güçlendirilmesinin yanında vergi oranlarının aşağı çekilmesi istisna ve muafiyetlerin daraltılması ve vergi sisteminin basitleştirilmesi yönünde de çok önemli adımlar attık.
Şimdi de Tunceli Milletvekili Sayın Kamer Genç’in (6/976) ve Şırnak Milletvekili Sayın Sevahir Bayındır’ın (6/996) sayılı sorularının cevabını birlikte veriyorum:
Derneklerin bizatihi kendileri değil bağlı iktisadi işletmeleri kurumlar vergisi mükellefidirler. Dernekler İçişleri Bakanlığı veya mülki idare amirleri tarafından, vakıflar ise Vakıflar Genel Müdürlüğünce denetlenmektedir. Kamuya yararlı dernek statüsü verilen dernekler ile Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflar vergi ayrıcalıklarından yararlandıklarından Bakanlığımızca ayrıca incelenmektedirler.
Diğer taraftan, mükelleflerin gıda bankacılığı faaliyetinde bulunan dernek ve vakıflara yaptıkları bağış ve yardımların vergi matrahından indiriminde vergi kanunlarına uygun hareket edilip edilmediği hususu ayrıca denetlenmektedir.
(6/976) sayılı soruda belirtilen Derneğin 2003 ila 2007 yılları arasında ihracat faaliyetinde bulunmadığı tespit edilmiştir.
2004-2007 yılları arasında 76 gelir vergisi mükellefi tarafından gıda bankacılığı faaliyetinde bulunan dernek ve vakıflara yaklaşık 2 milyon TL bağış ve yardımda bulunulmuştur.
Kurumlar vergisi beyannamelerinde gıda bankacılığı kapsamında indirim konusu yapılan bağış ve yardımlara ilişkin ayrıntılı açıklama yer almadığından kurumlar vergisi mükelleflerince yapılan bu yardımlara ilişkin veri bulunmamaktadır.
Aydın Milletvekili Sayın Ali Uzunırmak’ın (6/1000) sayılı sorusunu cevaplıyorum:
Aydın ili Sultanhisar ilçesindeki söz konusu taşınmaz 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu ve bu Kanun’un 74’üncü maddesine istinaden çıkartılan Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik ile 3 Mayıs 2007 tarihinde yayımlanan Hazine Arazilerinin Teknolojik veya Jeotermal Seracılık ve Organik Tarım Yatırımlarına Tahsisinde Uygulanacak Esas ve Usullere İlişkin Tebliğ hükümleri çerçevesinde teknolojik seracılık yapmak amacıyla ihale edilmiştir. İhaleyi 48 bin liralık ilk yıl irtifak hakkı bedeli üzerinden Gökkale Organik Ürünler Sanayi Ticaret Limitet Şirketi almıştır. Şirkete bir yıl süreli ön izin verilmiş, ön izin yükümlülüklerini yerine getirmesi üzerine de kırk dokuz yıl süreli ve bağımsız ve sürekli nitelikli üst hakkı tesisi uygun görülmüştür.
Adı geçen şirket tarafından, tesisin onaylı projesine uygun olarak tamamlanıp tamamlanmadığına ilişkin olarak Bakanlığımızca yapılan kontroller sonucu, tesisin kısmen üretime geçtiği, birtakım yapı ve tesislerin ise inşaatının hâlâ devam ettiği tespit edilmiş olup konunun takibi devam etmektedir yani konu takip edilmektedir. Bakanlığımız bu ve benzeri bütün uygulamalarda ihale şartlarının yerine getirilip getirilmediğini takip etmekte ve gereğini de yapmaktadır. 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkında Kanun’un 21’inci ve 23’üncü maddelerindeki hükümler nedeniyle ihale dosyasının bir nüshasını verme imkânımız bulunmamaktadır.
(6/1036) sayılı Sayın Reşat Doğru’nun sorusunun cevabı:
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin ek 3’üncü maddesi uyarınca yürürlüğe konulan 2008/14012 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca kapsama dâhil personelden şube müdürlerinin ek ödeme oranı kadro derecelerine bağlı olarak yüzde 52 ve yüzde 53, şeflerin ise yüzde 51 ve yüzde 52 olarak belirlenmiştir. Anılan kararda 2010/7 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’yla yapılan değişiklikle şube müdürlerinin ek ödeme oranı yüzde 100’e çıkartılmıştır. 2006 ve 2008 yıllarında 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin ek 3’üncü maddesinde yapmış olduğumuz düzenlemeler neticesinde, kamu görevlilerinin aylık ve ücretlerindeki dengesizlikler kısmen de olsa giderilmiştir. İmkânlar çerçevesinde mevcut dengesizlikleri giderme amacındayız.
Şimdi de Sayın Ağyüz’ün (6/1045) sayılı sorusunu cevaplandırıyorum:
Vergi cenneti olarak nitelenen ülkelerin belirlenmesi için, kazancın elde edildiği ülke vergi sisteminin, Türk vergi sisteminin yarattığı vergilendirme kapasitesiyle aynı düzeyde bir vergilendirme imkânı sağlayıp sağlamadığı ve bilgi değişimi olmak üzere iki temel kriter öngörülmüştür. Finlandiya ve Norveç’le olan mevcut Çifte Vergilendirmeyi Önleme anlaşmaları yakın dönemde revize edilmiş, Malezya Anlaşması’nda bilgi değişimi maddesi genişletilmiş, İsviçre’yle de Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması parafe edilmiş olup önümüzdeki günlerde imzalanması beklenmektedir. Diğer taraftan, OECD’nin vergi cenneti kapsamına aldığı ülkelerin çoğuna yazılı teklifler gönderilmiş, olumlu cevaplar alınmıştır. Uygulamanın doğru yapılabilmesini teminen, Bakanlar Kurulunca ilan edilecek ülkelerin tespitine ilişkin çalışmalarının sonuçlandırılması gayreti içerisindeyiz.
(6/1128) sayılı, Kastamonu Milletvekili Sayın Mehmet Serdaroğlu’na ait soruyu cevaplandırıyorum:
Söz konusu düzeltme Yüksek Planlama Kurulunun 5 Haziran 2009 tarihli kararıyla, 1 Ocak 2009 tarihinden geçerli olmak üzere yapılmıştır.
(6/1131) sayılı Sayın Yaşar Ağyüz’ün sorusunun cevabı şöyledir:
Sicil affına ilişkin 5834 sayılı Karşılıksız Çek ve Protestolu Senetler ile Kredi ve Kredi Kartları Borçlarına İlişkin Kayıtların Dikkate Alınmaması Hakkında Kanun 28 Ocak 2009 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
İnşaat sektörüne ilişkin konuyu (6/741) sayılı sorunun cevabında belirtmiştim. Burada tekrarlamaya gerek görmüyorum.
Temmuz 2009 tarihindeki 5904 sayılı Kanun’la küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin, KOBİ’lerin 2009 yılı sonuna kadar yapılacak birleşmelerde, birleşen şirketlere birleşme işlemlerinden doğan kazançların kurumlar vergisinden istisna edilmesi, üç yıl boyunca yüzde 75 indirimli kurumlar vergisi oranı uygulanması, birleşen kurumların geçmiş zararlarının indirim konusu yapılması, birleşme işlemlerine ilişkin katma değer vergisi istisnası şeklinde vergi avantajları getirmiştir.
Ayrıca, 2009 Ekim ayında esnaf ve sanatkârlarımız ile tüm KOBİ’lerimize yönelik yeni bir kredi destek programı açıklanmış ve uygulamaya konulmuştur.
Sayın Kamer Genç’in (6/1195)…
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
32 konuşma daha · 23 Şubat 2010