İçeriğe atla

26. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 95. BİRLEŞİM · SALI

Görevlerine son verilen kamu görevlilerinin durumuna ilişkin gündem dışı konuşması

Mehmet Tüm

Balıkesir Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 95. Birleşim · 2. yasama yılı · 23 Mayıs 2017 · 527 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Tüm (CHP), 23 Mayıs 2017 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 95. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Görevlerine son verilen kamu görevlilerinin durumuna ilişkin gündem dışı konuşması); konuşma 527 kelime.

Mehmet Tüm (CHP, Balıkesir). “Görevlerine son verilen kamu görevlilerinin durumuna ilişkin gündem dışı konuşması”. TBMM Genel Kurulu, 95. Birleşim tutanağı, 23 Mayıs 2017. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-tum-26-2017-05-23-gorevlerine-son-verilen-kamu-gorevlilerinin-durumuna-iliskin-gundem-di (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=59514

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

MEHMET TÜM (Balıkesir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sizleri saygıyla selamlıyorum.

İngiltere’de yaşanan terör eylemini şiddet ve nefretle kınıyorum.

Yüz elli üç yıl önce Çarlık Rusyasında katliama uğrayan Çerkez halkının acısını paylaşıyorum.

Değerli milletvekilleri, 15 Temmuz darbe süreciyle başlayan tek adam anlayışı ve Cumhurbaşkanının AKP’nin Genel Başkanı olmasıyla birlikte ülkemizde yeni bir dönem başlamıştır. Türkiye'de, tarafsızlık yemini etmiş Cumhurbaşkanı artık tarihe karışmıştır, onun yerine taraflı bir genel başkan gelmiştir.

Değerli arkadaşlarım, 15 Temmuzu bahane ederek on aydır uyguladığınız OHAL’le Türkiye'de adaleti, demokrasiyi, hukuku, insan haklarını katlettiniz. Ülkemizde hiç kimsenin can ve mal güvenliği kalmamıştır. AKP, Türkiye'yi konuşma, düşünme, haber alma, yazma ve çalışma özgürlüğü olmayan tutsak bir ülke durumuna getirmiştir. Gelinen yerde, adalete, hukuka, hatta Meclisin çalışma yöntemine tek adam karar vermektedir. Basındaki manşetleri tek adam belirliyor.

Tüm aykırı sesleri susturuyorsunuz. Cumhuriyet gazetesi, Sözcü gazetesi, Hürriyet internet sitesi bunun en belirgin örneklerindendir. Seçilmiş siyasetçileri, gazetecileri, akademisyenleri, aydınları sırf sizi eleştirdi diye cezaevlerine atıyorsunuz. Geçmişte, Ergenekon ve Balyoz davalarında olduğu gibi, olmayan suçlar, olmayan örgütler yaratıyorsunuz. İnsanlar hak arayacak hiçbir yer ve makam bulamıyorlar. Seslerini duyurmak, işlerini geri almak için yetmiş beş gündür açlık grevi yapan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’yı dinlemek yerine gözaltına aldınız. Hak aramayı suç sayıyorsunuz. Bu yaptığınız zulümdür. İnsanları ölüme mahkûm ediyorsunuz.

Kim konuşursa, kim hakkını ararsa FETÖ’cü olmakla suçluyorsunuz. FETÖ’yü ziyaret edenler, dizinin dibinde oturanlar, ona biat edenler sizin partinizin en etkili, yetkili kişileri değil midir? Bunları görmezlikten geliyorsunuz.

Hukuk adına, insanlık adına her şeyi sulandırdınız. Asıl darbeyi siz yaptınız. 120 bin kamu görevlisini işten attınız. Yeni doğan bebekleri annelerinden ayırdınız. Çocukları, yaşlıları açlığa, sefalete, hatta ölüme terk ettiniz. Türkiye’nin en büyük üniversite kıyımını siz yaptınız. Milyonlarca mağdur yarattınız. O kadar gözünüz döndü ki hiç kimse adalet arayamaz duruma geldi. Bağımsız yargıyı tümden yok ettiniz, hâkim ve savcı diye kendi militanlarınızı atadınız. Şimdi bunların eliyle yargısız infazlar yapıyorsunuz. Sizler bu kadar zulüm karşısında kendi vicdanlarınıza nasıl hesap vereceksiniz? Çocuklarınızın yüzüne nasıl bakacaksınız?

Değerli arkadaşlar, Türkiye tarihinde ne yazık ki birçok darbeye hep birlikte tanık olduk. Hiçbir darbe döneminde sizin mağdur ettiğiniz kadar, insanlar mağdur edilmedi. Sendikaların, emekçilerin, yoksulların, işsizlerin üzerinde baskı kurdunuz. Demokrasi adına, hak aramak adına her türlü gösteri ve toplantıyı yasakladınız. Böyle bir demokrasi dünyanın neresinde vardır? Bunun adı olsa olsa faşizmdir, diktatörlüktür.

16 Nisanda neler yaptığınızı, halkın oylarını nasıl gasbettiğinizi tüm dünya âlem bilmektedir. Millî iradeyi hiçe sayan, onu ayaklar altına alan bir ülkede demokrasiden, hukuktan asla söz edilemez.

Değerli arkadaşlar, adalet devletin temelidir. Siz devletin temeliyle oynadınız ve adaleti öldürdünüz. Adaletin öldüğü yerde insanlık ölmüş demektir. Bu ülkenin kurucu felsefesi olan 23 Nisanın içini boşalttınız. 19 Mayısı yasakladınız, kutlayanlar hakkında soruşturma açtınız. Halkına adalet sağlamayan bir iktidar asla ayakta kalamaz. Sizin de sonunuz yakındır. Sizin amacınız laik Türkiye Cumhuriyeti’ni ortadan kaldırmaktır. Buna halkımız asla izin vermeyecektir, bunu asla başaramayacaksınız.

Değerli arkadaşlar, iktidara düşen görev bu zulümlere neden olan OHAL’den derhâl vazgeçmektir. Bir an önce, kanun hükmünde kararnameler olarak çıkardığınız diktatörlük yasalarına son veriniz. Suçsuz yere cezaevlerine attığınız yurttaşlarımızın mağduriyetini gideriniz ve özgürlüklerini iade ediniz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MEHMET TÜM (Devamla)FETÖ darbesini bahane ederek yaptığınız darbeye son veriniz. Bu kayyumcu anlayışa sahip ülkenin gideceği hiçbir yer yoktur. Bu dikta anlayışınız…

Bir dakika verir misiniz Sayın Başkan?

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

38 konuşma daha · 23 Mayıs 2017

38 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook