İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 44. BİRLEŞİM · SALI

Küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin mali sektöre olan borçlarının yeniden yapılandırılması hakkında kanun tasarısı (s.s.1312)

Mehmet Vedat Yücesan

Eskişehir Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 44. Birleşim · 5. yasama yılı · 26 Aralık 2006 · 889 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Vedat Yücesan (CHP), 26 Aralık 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 44. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KÜÇÜK VE ORTA BÜYÜKLÜKTEKİ İŞLETMELERİN MALİ SEKTÖRE OLAN BORÇLARININ YENİDEN YAPILANDIRILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S.1312)); konuşma 889 kelime.

Mehmet Vedat Yücesan (CHP, Eskişehir). “Küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin mali sektöre olan borçlarının yeniden yapılandırılması hakkında kanun tasarısı (s.s.1312)”. TBMM Genel Kurulu, 44. Birleşim tutanağı, 26 Aralık 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-vedat-yucesan-22-2006-12-26-kucuk-ve-orta-buyuklukteki-isletmelerin-mali-sektore-olan-borclarinin (erişim: 1 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d22/c143/b044/tbmm221430440052.pdf

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

CHP GRUBU ADİNA MEHMET VEDAT YÜCESAN (Eskişehir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin Mali Sektöre Olan Borçlarının Yeniden Yapılandırılması Hakkında Kanun Tasarısı hakkında, Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun görüşlerini belirtmek üzere söz almış bulunuyorum. Maddeyle ilgili konuşmama başlamadan önce, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, finansal darboğaz içindeki KOBİ'lerin nefes almasını sağlamak üzere getirilen bu kanun tasarısını görüşmekteyiz. Kanun tasarısıyla, KOBİ'lerin, alacaklı kuruluşlarca uygun görülecek makul bir süreç içerisinde ve koşullarda, kredilerinin vadelerini uzatmak, almış oldukları kredileri yenilemek, ilave yeni kredi vermek gibi tedbirlerle, mali kesime olan geri ödeme yükümlülüklerini yerine getirebilmeleri sağlanmaya çalışılmaktadır.

Değerli arkadaşlarım, bu kanun tasarısını olumlu bulduğumu belirtmek isterim. Dünyada rekabet şartları, küreselleşmenin de etkisiyle hızla değişmektedir. Değişime ayak uyduramayan ülkeler ve ülke işletmeleri etkinliklerini kaybetmekte ve giderek dışa bağımlı bir görünüm sergilemektedirler. Bunun önüne geçebilmek için, ülkeler, sanayi ve ekonomi politikalarını, sanayilerinin ve işletmelerinin rekabet gücünü, verimliliğini artıracak yönde belirlemektedirler.

Değerli arkadaşlarım, amaç istikrarlı bir biçimde büyümeyi gerçekleştirmektir. Bu çerçevede, gerek yerli ve yabancı yatırımcılar ve işletmeler gerekse yabancı firmalara yönelik olan yatırım ve iş yapmanın önündeki engellerin kaldırılması öncelikli hedefleridir.

Değerli arkadaşlarım, küreselleşen dünyayla bütünleşmede ve dış pazarlara açılmada, KOBİ'ler, esnek yapılarıyla ön plana çıkmakta ve önemlerini daha da artırmaktadır.

KOBİ'ler, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye ekonomisinin de dinamik ve sürükleyici unsurlarından biri olup ülkemizin sosyoekonomik gelişmesi açısından çok büyük bir öneme sahiptirler, fakat, ülkemizdeki gidişata baktığımız zaman, ekonomik büyümenin ana unsuru olan KOBİ'ler, kendi kaderleriyle baş başa bırakılmışlardır, ihmal edilmişlerdir. Bugüne kadar harikalar yaratmakta olan, "Anadolu kaplanları" olarak isimlendirilen KOBİ'lerimiz, giderek, rekabet güçlerini kaybetmektedirler.

Ülkemizde işletmelerin yüzde 98'i KOBİ'lerden meydana gelmektedir. Türkiye ekonomisinde yaratılan katma değerin yüzde 30'unu, toplam istihdamın yüzde 60'ını KOBİ'ler omuzlamaktadırlar.

Sadece ekonomik yaşamda değil, sosyal yaşamda da önemli işlevler üstlenmektedirler. Bölgeler arası kalkınmada dengelerin bozulmasını önleyici bir role sahiptirler. Gelir dağılımına olumlu etkileri olup, ferdî tasarrufları teşvik eder, yönlendirir ve hareketlendirir. Büyük sanayi işletmelerinin vazgeçilmez destekleyicisi ve tamamlayıcısıdırlar.

KOBİ'ler, ülkemiz için önemli sorunlardan biri olan işsizliği azaltma özelliğine de sahiptirler. Bu nedenle gerçekten desteklenmesi gereken kurumlardır. İstikrarlı büyümenin geliştirilmesine ve değişen dünya koşullarına olumlu katkılar sağlayacak olan işletmelerimiz KOBİ'lerdir. Bu işletmelerimize çok daha fazla kaynak ayırmamız gerekmektedir.

KOBİ'lerimizin, ülkemizin ekonomik ve sosyal yapısında çok önemli yerleri olmasına rağmen, birçok da sorunları bulunmaktadır. KOBİ'lerimiz, büyük rakamlara ulaşmış ithalatın baskısı altındadırlar. Her ne kadar, Hükümet "ihracatımız arttı" dese de, ne yazık ki, bizim ihracatımızın önemli bir kısmı ithalatla karşılanmaktadır. Yani, ihraç ettiğimiz malların içinde ithal girdileri büyük bir paya ulaşmıştır. Türk lirasındaki aşırı değerlendirme, ihracatçımızın ve KOBİ'lerimizin nispi fiyat avantajını erozyona uğratmaktadır. Bu durum, özellikle ara malı ithalat talebini kamçılamaktadır. Üretim, istihdam ve büyük ölçüde cari işlemler açığı da bu politikadan olumsuz etkilenmektedir. Düşük kur, hammadde ithalatını artırırken, içeride ise, kendi üreticimiz için, iş yapamaz durumuna getirmiş bulunmaktadır. İhracatın içindeki ara malların ve tüketim mallarının payı artarken, sermaye ve yatırım malları ithalatının payını düşürmüştür. İthalatın yüzde 83,7'si ara mallan ve tüketim mallarından oluşmaktadır.

Ekonomimizin büyümesine rağmen işsizliğin neden azalmadığı da bu verilerle açık ve net olarak ortaya çıkmaktadır. Ülkemiz, önemli miktarda ara malı ithal etmeden ihracat yapmayan bir ekonomik yapı içerisine girmiş durumdadır. Türkiye, daha çok ithalatı özendirmektedir. Düşük kur politikası ve alınmayan idari önlemler, KOBİ'lerin, yatırım yapmasını, üretim yapmasını engellemekte, ayrıca, ihracatın caydırılmasına yol açmaktadır. İthalatın patlamasıyla KOBİ'lerin zayıflamasına, fabrikaların kapasitelerini azaltmalarına veya kapanmalarına yol açmaktadır. Ekonomimiz, giderek daha kırılgan bir yapıya bürünmektedir.

KOBİ'leri etkileyen bir diğer önemli husus, değerli arkadaşlarım, enerji fiyatlarıdır. Enerjiyi, rekabet ettiğimiz ülkelerdeki işletmelere göre, en pahalı kullanan biziz değerli arkadaşlarım. Sanayicilerimiz, işletmelerimizin üzerindeki durdukları ve her platformda dile getirdikleri enerji fiyatlarının düşürülmesine yönelik herhangi bir girişim, bugüne kadar, olmamıştır değerli arkadaşlarım.

Dikkatinizi çekmek istiyorum: Elektrik üzerinden, 4628 sayılı Yasa'ya aykırı olarak, yüzde 2'lik bir TRT payı alınmaktadır. Üstelik, TRT payı üzerinden yüzde 18 tutarında KDV alınmaktadır. Bir kere, bu alınan pay 4628 sayılı Yasa'ya aykırıdır. TRT'nin gelir-giderlerini düzenleyeceğiz diye, işletmelerimiz, rekabet gücünü azaltmaktadır. KOBİ'lere destek vermemiz, onları avantajlı duruma getirmemiz gerekirken, elektrik maliyetlerinin piyasa dışında bir etkenle artırılması kabul edilemez değerli arkadaşlarım. En kısa zamanda, elektrik fiyatlarına eklenen TRT payı, belediye vergisi başta olmak üzere, fiyatları artıran maliyet unsurlarının ayıklanması, enerji maliyetlerinin rekabet edilen ülke fiyatlarına çekilmesi gerekmektedir.

Burada, KOBİ'ler, ekonomimiz, kalkınmamızın gözbebeği diyoruz, ama, onlara gereken desteği vermiyoruz. İşte, borçlarını yapılandırıyoruz denilecek. Değerli milletvekilleri, KOBİ'lerin borçlarının yapılandırılması olumludur, ancak, bu yapılandırma neticesinde, KOBİ'lerin yapılandırma taksitlerini ödeyebilmeleri önemlidir, bir daha borç içerisine düşmemeleri önemlidir. Bunu sağlayacak önlemleri alabiliyor muyuz değerli arkadaşlarım? Her şey eskisi gibi, şartlar onların aleyhine. "Zamanı gelince bir tane daha yapılandırma kanunu çıkarırız" mı diyorsunuz veya bu, son derece yanlış bir yaklaşım tarzıdır.

Değerli arkadaşlarım, 21'inci yüzyıl bilgi çağıdır. Sanayileşme devrimini kaçırmış olan ülkemizin, bilgi çağını yakalaması gerekmektedir. Bilgi toplumu sürecinde, işletmelerimizi, KOBİ'lerimizi ar-ge çalışmalarıyla hızlandırmaya teşvik ederek onları teknolojik ürünler üretmeye yönlendirmeliyiz. Türkiye'nin sanayileşmesi ve kalkınması açısından, ulusal sanayimizin önünü açmalıyız. Bir plan ve program çerçevesinde, hammadde ve ara malı üreten sanayilerin gelişmesini desteklemeliyiz.

Burada tekrar yinelemek istiyorum: Sanayicimiz, dünyanın en pahalı ikinci enerjisini kullanmaktadır. İstihdamdan en yüksek vergi alınan ve prim kesintisi yapılan ülkelerin başında Türkiye gelmektedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun.

MEHMET VEDAT YÜCESAN (Devamla)Ülkemizde, kayıt dişiliği arttırıyor, bu, haksız rekabete neden oluyor. Bunlarla ilgili önlemlerin acilen alınması gerekmektedir. KOBİ'lere hak ettikleri değer verilmeli, zorluklar yaratan etmenler iyileştirilmelidir. KOBİ'ler, özellikle fınansal açıdan desteklenip onlara çeşitli vergiler, çeşitli vergi kolaylıkları sağlanmalıdır. KOBİ'lere yönelik, bugüne kadar gösterilen üvey evlat muamelesine son verilmelidir.

Bu duygu ve düşüncelerle hepinizi saygılarımla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

21 konuşma daha · 26 Aralık 2006

21 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook