İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 23. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Sanayi ve ticaret bakanlığının teşkilat ve görevleri hakkında kanun tasarısı (s:s:236)

Mehmet Zafer Çağlayan

Ankara Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 23. Birleşim · 3. yasama yılı · 27 Kasım 2008 · 1.110 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mehmet Zafer Çağlayan (AK Parti), 27 Kasım 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SANAYİ VE TİCARET BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN TASARISI (S:S:236)); konuşma 1.110 kelime.

Mehmet Zafer Çağlayan (AK Parti, Ankara). “Sanayi ve ticaret bakanlığının teşkilat ve görevleri hakkında kanun tasarısı (s:s:236)”. TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim tutanağı, 27 Kasım 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-zafer-caglayan-23-2008-11-27-sanayi-ve-ticaret-bakanliginin-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-kanun-ta (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

SANAYİ VE TİCARET BAKANI MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN (Ankara)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Efendim, öncelikle verilen katkılara, eleştirilere, önerilere teşekkür etmek istiyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tabii ki Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, biraz evvel değerli konuşmacıların da ifade ettiği gibi çok geniş hizmet yelpazesi olan bir bakanlık. Tüketici haklarının korunmasından, yani 70 milyonun hakkının korunmasından üretimin, ticaretin, tarım satış, kredi ve kefalet kooperatifleri birlikleri başta olmak üzere bütün birliklerin ve kendisine bağlı olan ilgili kuruluşların beraber oluşturduğu çok önemli sanayi ve ticaret hayatının düzenleyicisi bir bakanlık.

Tabii bu Bakanlığın şu andaki mevcut kadrosunun yaklaşık yarısı merkez teşkilatında, yaklaşık yarısı da seksen bir ilde konuşlanmış olan seksen bir il müdürlüğü vasıtasıyla yapılmaktadır.

Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, bir taraftan ithalatta bazı kalemlere izin verirken, bir taraftan bunların bakım, modernizasyon, tevsisi ile ilgili kararları, uygulamaları, denetimleri yaparken, diğer taraftan da piyasa gözetim ve denetimi çalışmasıyla akaryakıt başta olmak üzere birçok alandaki denetimleri başarılı bir şekilde yapmaktadır.

Bu çerçevede, Sanayi ve Ticaret Bakanlığının tabii ki mevcut Yasası’yla mevcut şartlarda hizmet vermesi yetersiz hâle gelmiştir. Bundan dolayı böyle bir değişiklik yapılması öne çıkmıştır. Çünkü Sanayi ve Ticaret Bakanlığı şu anda sanayi ve ticaret uzmanlarının olmadığı, sadece tüketici rekabet uzman ve uzman yardımcılığının olduğu bir çalışma durumu içindedir. Oysa bu Bakanlığın gerek kendisine verilmiş olan görevleri gerek yetkileri gerek -özellikle değerli konuşmacıların belirttiği- nasıl bir Sanayi ve Ticaret Bakanlığı olmalı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı neler yapmalı noktasından hareket ettiğimiz zaman çok önemli uzmanlaşmış kadrolara ihtiyacı var.

Ben tabii her fırsatta söylüyorum. Yirmi yedi yıl sanayicilik yapmış, bizzat bu işin içinden gelmiş bir insanım. Gerek sanayiyi gerek üretimi gerek yatırımı fiilen yaşamış bir arkadaşınızım. Bunların nasıl işlediğini, ne yapılması gerektiğini, hangi sorunlarla, nelerle karşılaşıldığını net yaşayan, gören biriyim. Geçmiş dönemlerde de benim Sanayi Odası Başkanı olduğum dönemde hep hayalimde olan bir konu vardı. “Bu ülkede ne zaman bir sanayi envanteri olacak, sanayi stratejisi olacak ve teşvik sistemi bunun üzerine monte edilecek?” diye bir beklentim vardı, bir hayalim vardı. Şunu çok net ifade edeyim ki bugün bunun mutluluğu içindeyim. Cumhuriyet tarihinde ilk defa Sanayi ve Ticaret Bakanlığı çok dar imkânlarla, çok kısıtlı kadro imkânlarıyla “girişimci bilgi sistemi” dediğimiz, aslında eski adıyla “sanayi envanteri” dediğimiz ama “sanayi envanteri” dediğimiz zaman çok dar kapsamda kalacak bir sistemi cumhuriyet tarihine kazandırmış ve bunun adı “girişimci bilgi sistemi” olmuştur. Bu sistemle şu anda 2 milyon 10 bin 377 işletmenin oluşturduğu 3.800 sektörün incelemesini ve analizlerini yapabilecek duruma geldik ve yapmış olduğumuz bu çalışmaların hemen arkasından yine ilk defa Sanayi Stratejisi Belgesini hazırladık. Sanayi Stratejisi Belgesini hazırlayıp bunun hemen arkasından 22’si imalat sektöründe, 5’i hizmet sektöründe olmak üzere 27 sektörde yine ilk defa sektörel rekabet gücü analizlerini hazırladık.

Yine, buna ilaveten, biraz evvel söylendiği için ifade ediyorum: Evet, şu anda küresel bir krizin hangi sektörümüzü hangi ilde nasıl etkileyeceği konusunda elimizde çok önemli bir veri portalına sahibiz ve bunu da 3.800 sektörümüzde yapabilecek imkâna sahibiz. Ancak şu anda Sanayi ve Ticaret Bakanlığı olarak toplam 224 sektörde küresel krizin sektörlerimizi nasıl etkileyeceği konusunda elimizde hazırlıklarımızı yapmış durumdayız. Zaman zaman söyleniyor yani bu konuda hazırlıklı mıyız, zaman zaman söyleniyor Hükûmet acaba bu konuyu hafife mi alıyor, Hükûmet bu konuda çalışma mı yapıyor diye… Şunlar çok net, emin olun ki 224 sektörü dört ana başlıkta:

1) İç satışlarıyla,

2) Dış satışlarıyla,

3) Kur riskiyle,

4) Finansman riskiyle beraber olmak durumunda bütün sektörlerimizi inceliyoruz, irdeliyoruz ve şu anda bizim sektörlerimizin yapmış olduğu cirolar, yapmış olduğu iç satışlar, yapmış olduğu dış satışlar, borçları, borçlarının kısa vadesi, uzun vadesi, yabancı para cinsinden, yerli para cinsinden bütün yapılarını görebilecek olan bir veri setine sahibiz. Evet, bundan dolayı, yapmış olduğumuz çalışmalarla işin sonunda, önümüzdeki günlerde yapılacak olan Ekonomi Koordinasyon Kurulunda, Sayın Başbakanımızın da -biraz evvel sizlerin de ifade ettiği gibi- açıklayacağımız paketle ilgili bir veri seti, altyapı olması noktasında -sektörlerimizin tabii ki isimlerini bugüne kadar hep sır tuttuk, sır tutmaya devam edeceğiz, çünkü bunlar açıklandığı zaman sektörler üzerinde mutlaka olumsuz etkileri olabilecektir- küresel krizde hangi sektörlerin hangi noktadan nasıl etkileneceğini görürken sektörlerimizin bu krizden en az nasıl etkileneceği konusunda, hangi tedbirleri alabileceğimiz noktasında bu bize bir radar görevi görecek. Yani şunu çok net ifade ediyorum ki elimizde bir radar var, elimizde bir pusulamız var. Bu radar ve pusulayla sektörlerimizle ilgili, içinde bulundukları mevcut durumları… Bunları, eskiden, ben de Sanayi Odası Başkanı olduğum dönemde, üyelerimden veya komitelerden gelen veya sivil toplum kuruluşlarından gelen önerilerle, onların vermiş olduğu bilgilerle koyardık ama bugün bizim elimizde, devletin kayıtlı sisteminde bizzat, bire bir sistemin kendisin de sektörleri görerek bu değerlendirmeleri yapıyoruz ve bunu yaparken de hangi sektörümüzle ilgili, gerek iç satış gerek dış satış noktasında, neleri almamız gerektiği noktasında çok önemli veri seti var. Şunu çok net ifade edeyim: Geçen yıl yapmış olduğumuz bu Girişimci Bilgi Sistemi’yle Türkiye’de toplam 2 milyon 10 bin 377 işletmenin yapmış olduğu ciro 1,7 trilyon YTL’dir. Geçen yıl yapılan ihracat yaklaşık -Türk lirasına, o günkü rakamlara çevirecek olursak- 145 milyar YTL’dir. Türkiye 1,5 trilyonluk iç pazardan net satış hasılatı oluşturmuş bir yapıya sahiptir, yani Türkiye, çok kuvvetli iç pazara, dinamik, doymamış bir iç pazara sahiptir. Bunlar, gerek elimizdeki veriler gerek Girişimci Bilgi Sistemi ve küresel rekabet gücü analizlerinde çok net bir şekilde görünüyor ve şunu bilin ki bütün politikalarımızı bunun üzerine inşa ederek yapacağız. Yani bir kere elimizde bir radar var, bir pusula var, bir rehber var. Şimdi geliyorum sizin sormuş olduğunuz soruya: Sicil affı konusu. 2003 yılında -benim olmadığım, sizlerin birçoğunuz olduğu geçen dönemde- çıkartılmış olan bir kanun var. Yani mevcut Kanun zaten şu anda meriyette, işlemde ama burada sıkıntı, yeni bir sicil kanunu çıkarmak yerine mevcut Sicil Kanunu’nda bankalarımızın zaman zaman uygulamadığı, bankalarımızın gerek esnafa gerek sanatkâra gerek sanayici ve tüccara zorluk çıkardığı noktadır. Bu konuda Bakanlık olarak ben bugüne kadar gerek Merkez Bankasının gerek Bankalar Birliğinin gerek BDDK’nın gerek bankaların bu konuda hep dikkatlerini çektik ve bu konuda çekini, senedini bir şekilde ödemiş olanların mutlaka sicil affı kanunundan faydalanması gerektiğini söyledik. Yani şu anda yeni bir kanuna ihtiyaç yoktur.

MEHMET ŞANDIR (Mersin)Rakam söylüyorum Sayın Bakan. Bakın, 15 bin esnaftan 35 kişi ancak sizin can suyunuzdan faydalanacak.

SANAYİ VE TİCARET BAKANI MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN (Ankara)Efendim, söyleyeceğim. Bakın, o deminki soruların da cevabı.

Şimdi, burada karıştırılmaması gereken bir husus var. Mevcut KOSGEB Kanunu gerek KOBİ gerek esnaf ve sanatkârdan sadece imalatçı olanlarına kredi verilmesini öngörüyor. Dolayısıyla, bu çerçevede baktığımız zaman sizin bahsettiğiniz rakamlar doğrudur ama biz mevcut Kanun’la sadece imalatçı esnaf ve sanatkâra kredi verme imkânına sahibiz. Ben daha evvel açıkladım, hizmet sektörünü, kadın girişimlerini destekleme noktasında beyanatım var, doğrudur. Bu konuyla ilgili KOSGEB Kanunu’nda bir değişiklik yapmamız gerekiyor. KOSGEB Kanunu’ndaki değişikliğimizi de hazırladık ve KOSGEB Kanunu inşallah gelir gelmez, süratle Meclisimizden geçtikten sonra, KOSGEB Kanunu’yla beraber, değişen maddesiyle beraber, gerek hizmet sektörüne gerek kadın girişimcilerimize vereceğimiz desteklerimizi artıracağız.

Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

74 konuşma daha · 27 Kasım 2008

74 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook