Küçük ve orta ölçekli sanayi geliştirme ve destekleme idaresi başkanlığı kurulması hakkında (s.s.330) kosgeb
Ankara Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 78. Birleşim · 3. yasama yılı · 16 Nisan 2009 · 633 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Zafer Çağlayan (AK Parti), 16 Nisan 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 78. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLİ SANAYİ GELİŞTİRME VE DESTEKLEME İDARESİ BAŞKANLIĞI KURULMASI HAKKINDA (S.S.330) KOSGEB); konuşma 633 kelime.
Mehmet Zafer Çağlayan (AK Parti, Ankara). “Küçük ve orta ölçekli sanayi geliştirme ve destekleme idaresi başkanlığı kurulması hakkında (s.s.330) kosgeb”. TBMM Genel Kurulu, 78. Birleşim tutanağı, 16 Nisan 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-zafer-caglayan-23-2009-04-16-kucuk-ve-orta-olcekli-sanayi-gelistirme-ve-destekleme-idaresi-baskanli (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
SANAYİ VE TİCARET BAKANI MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN (Ankara)Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; hepinizi, yüce heyeti saygıyla selamlıyorum.
Yani sorulan sorulara yine mümkün olduğunca sürem içinde cevap vermeye çalışayım ama daha cevap vermediğim varsa bunları da yazılı olarak cevaplandırmaya gayret edeceğim.
Efendim, teşvik konusunu dün de ifade etmiştim. İlk uygulanacak olan ilk teşvik sektörel, bölgesel ve proje bazlı. Böyle bir teşvikin uygulanabilmesi için de elde sağlıklı bir veri seti olması gerekiyordu. Cumhuriyet tarihinde bugüne kadar maalesef bir sanayi envanteri yapılmamıştı. Sanayi envanteri olmadan da böyle bir teşvik mekanizmasını sektörel, bölgesel ve proje bazlı yapma imkânı da yoktu. Bu, 60’ıncı Hükûmete nasip oldu, benim bakanlığıma nasip oldu. 2007 sayımıyla söylüyorum, 2 milyon 10 bin 377 işletmenin -dün de birkaç konuşmacı, değerli milletvekillerimiz bahsettiler- 3.800 sektördeki sektörel faaliyetlerini tek tek inceledik, irdeledik. Onlar tabii statik değerler değil.
Dün yine bir milletvekilimiz sormuştu -Evet, görüyorum kendisini- dün aslında cevap verdim ama o anda beni dinlemiyordu, ben tekrar cevaplamış olayım. Bu sanayi envanteri her sefer sayım yapılacak bir şey anlamına gelmiyor. Sektörel bazda tüm firmaların girdileri girmiştir, yeni bilgiler geldiği zaman hemen otomatik olarak veri setinde güncelleniyor ve yeni hâle geliyor. Yani bilgiler Sanayi ve Ticaret Bakanlığına geldiği zaman -biliyorsunuz belli dönemlerde, SSK bildirimleri, belli dönemlerde vergiyle ilgili bildirimler yapılıyor- hemen veri setine girerek bunlar güncelleştiriliyor ve bir sefere mahsus yapıldı bu. Sonra bir statik değil, yani canlı bir sistem, bir mekanizma olarak çalışacak ve bunun üzerine teşvik sisteminin monte edilmesi de yani kabul edersiniz ki öyle çok kolay bir iş değil. Ama bu çerçevede, vermiş olduğumuz taahhüt çerçevesinde 2009 yılı itibarıyla sıfır kilometre bir teşvik sistemini sektörel, bölgesel ve proje bazlı yapacağımızı ifade etmiştik.
Bununla ilgili çalışmalarımız bitmiştir. Ekonomi Koordinasyon Kurulunda bu çalışmalar yapılacak ve bu çalışmaları Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği başta olmak üzere, bütün meslek kuruluşlarıyla, iş âleminin TÜSİAD, MÜSİAD bütün temsilcileriyle beraber etüt ettik, onlarla beraber çalıştık ve neticede Ekonomi Koordinasyon Kurulunda görüşüldükten sonra Bakanlar Kurulunda görüşülecek.
Biliyorsunuz, bunun kanunu zaten seçim öncesinde torba yasada çıkarıldı ve bu konuda Bakanlar Kuruluna yetki alındı. Bakanlar Kurulu sektörel, bölgesel ve proje bazlı çalışmayı yapacak, yani kanuni altyapısı bitmiştir. Bunun da zaten 5084 sayılı Kanun bir yıl daha uzatıldı böyle bir geçiş döneminde... Dolayısıyla teşvik konusunun özellikle böyle olduğunu ifade etmek istiyorum.
Bu, sektörel, bölgesel, proje ve bölgelerarası gelişmişlik farkları dikkate alınarak yüksek katma değer, Türkiye’deki önemli olan yerli kullanım alanının en fazla olduğu sektörler, uluslararası rekabet gücünün en fazla olduğu sektörler, istihdam ve yörelerin ve bölgelerin kendi altyapı özellikleri dikkate alınarak, pazara uzaklığı yakınlığı ve ham maddeye uzaklığı yakınlığı dikkate alınarak yapılacak olan bir çalışmadır.
Bunun yanı sıra fiyatlarda bu indirim… Var mı vaktim Sayın Başkanım? Çünkü efendim ben kanun bir an önce çıksın diye uğraşıyorum, süreyi kısaltmaya çalışıyorum.
Fiyatlarda indirim, KDV ve ÖTV indiriminden bahsedildi.
Şunu çok net ifade edeyim: Sadece otomotiv sektöründe bu ÖTV indiriminin getirmiş olduğu, çok önemli bir psikolojik getiri getirmiştir ve kriz psikolojisini kırmıştır, çünkü araba alanların yüzde 80’i, kendi “yastıkaltı” tabir ettiğimiz birikimleriyle veya altınlarıyla veya bankalardaki birikimleriyle araba alımlarını yapmışlardır. Bankalara kredi için gidenler yüzde 20’dir, yüzde 20 de on iki ay sıfır faizli olduğu için gidilmiştir. Dolayısıyla, bu yapılan ÖTV indirimiyle otomotiv sektöründe işçi çıkartılması bırakılmıştır ve kısa çalışma ödeneğinden faydalanmak isteyen şirketler bile başvurusunu geri almıştır ki TOFAŞ ve Fiat bunun örneğidir. Ve Toyota’ya gitmiştim, Toyota’da 3 bin kişi çalışıyor, bir tek kişi çıkartmayacağını söylemişti.
Zam konusuna gelince: Tabii ki serbest piyasa kuralları işliyor, yani zam yapın veya yapmayın deme yetkisine sahip değiliz, tüketici bilinci var. Ancak haksız bir rekabet veya bir monopol oluşturma durumunda Rekabet Kurulu başta olmak üzere birçok sektör, birçok kurumun incelemesi ve benim Bakanlığım Tüketici Genel Müdürlüğü bünyesinde çalışmalarını yapıyor, şikâyetleri değerlendiriyor. Evet, tüketicimiz, zam yapan varsa zam yapan firmadan almayacak, cezayı verecek, bunun en güzel yöntemi budur. Maliye Bakanlığı da ÖTV uygulamasını yapmayanlar hakkında istediği zaman bir soruşturma açabilecek güce sahip.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
37 konuşma daha · 16 Nisan 2009