2013 yılı merkezî yönetim bütçesi ve 2011 yılı merkezî yönetim kesin hesap kanunu tasarısı
Mersin Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 40. Birleşim · 3. yasama yılı · 14 Aralık 2012 · 486 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Zafer Çağlayan (AK Parti), 14 Aralık 2012 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 40. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2013 YILI MERKEZÎ YÖNETİM BÜTÇESİ VE 2011 YILI MERKEZÎ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI); konuşma 486 kelime.
Mehmet Zafer Çağlayan (AK Parti, Mersin). “2013 yılı merkezî yönetim bütçesi ve 2011 yılı merkezî yönetim kesin hesap kanunu tasarısı”. TBMM Genel Kurulu, 40. Birleşim tutanağı, 14 Aralık 2012. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-zafer-caglayan-24-2012-12-14-2013-yili-merkezi-yonetim-butcesi-ve-2011-yili-merkezi-yonetim-kesin-h (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=20173
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)EKONOMİ BAKANI MEHMET ZAFER ÇAĞLAYAN (Mersin)Sayın Başkanım, saygıdeğer milletvekilleri; öncelikle yüce heyeti saygıyla selamlıyor, Ekonomi Bakanlığı bütçemizin ve diğer tüm bütçelerin, 2013 bütçelerinin ülkemize, milletimize hayırlar getirmesini Yüce Allah’tan niyaz ediyorum.
Ve yine, hemen konuşmamın başında, başta siz Saygıdeğer Değerli Başkanım olmak üzere -birkaç gün evvel geçirmiş olduğum rahatsızlık sonucunda bana bir operasyon yapılmıştı, bundan dolayı- geçmiş olsun dileklerini ileten herkese gönül dolusu teşekkürlerimi, şükranlarımı iletiyor ve Allah hepimize sağlık, sıhhat, afiyet versin diyorum.
Değerli Başkanım, saygıdeğer milletvekilleri; öncelikle bugün burada Bakanlığımla ilgili konuşma yapan herkese teşekkür ediyorum.
Her zaman olduğu gibi, yapılan eleştirileri, yapıcı eleştirileri, bir kere Bakanlık olarak ve Bakan olarak en iyi şekilde değerlendireceğimizi ve bunlarla kendimize bir yön vereceğimizi bilhassa ifade ederek konuşmama başlamak istiyorum.
Biliyorsunuz, Plan ve Bütçe Komisyonunda da yapmış olduğumuz komisyon toplantısında zaman darlığı dolayısıyla sorularına cevap veremediğim tüm milletvekillerimizin sorularının tüm cevaplarını -zaten buraya gelmeden, bütçe öncesinde- büyük bir kitapçık hâlinde gönderdim. Zannediyorum ki sayın vekillerimiz sordukları soruların cevaplarını da büyük oranda almışlardır.
Evet, öncelikle, konuşulan birkaç konu üzerinde, ben bilhassa zihinlerdeki karışıklığı gidermek adına birkaç konuyu dikkatlerinize sunmak istiyorum.
Şu anda dünyanın içinden geçmiş olduğu durum, bilhassa gelişmiş olan ekonomilerin, gelişmekte olan ülkelerin ve en az gelişmiş ülkelerin bu ekonomik performanstan zaman zaman etkilendikleri durum ve gerek Türkiye’de gerek dünya ekonomisinde yaşanan büyüme gelişmeleri milletvekillerimiz tarafından çeşitli zaviyelerde çeşitli bakış açılarıyla değerlendirildi. Ancak şunu çok net ifade etmek istiyorum ki ortada duran rakamları herhangi bir şekilde değiştirmek, onlara müdahil olmak mümkün değil.
Türkiye, 2003-2011 arasında yıllık ortalama yüzde 5,25 büyüme başarısını göstermiş olan bir ülkedir ve bilhassa bu büyümenin son çeyrekler itibarıyla artık ihracat odaklı bir büyüme performansı göstermesi, Türk sanayisinin, Türk ekonomisinin bilhassa uluslararası alanda göstermiş olduğu başarısının en önemli, en nitelikli detayıdır.
Bu noktada, sizleri rakamlara boğmayacağım. Hangi ülkelerin ekonomik büyümelerinin ne olduğunu, bugün, bilhassa Maastricht Kriterleri’ni ciddi anlamda uygulamaya çalışan ama Maastricht Kriterleri’nde, uygulamış olduğu kriterlere bu kriterleri koyanların dahi uyamadığı, uyum gösteremediği bir ortamda ben sizleri rakamlarla, gecenin bu saatinde boğmak istemiyorum. Ancak şunu çok net ifade etmek istiyorum ki Türkiye bir taraftan, ekonomik gelişmesi büyürken bir taraftan kişi başına geliri artan ve diğer taraftan dünya ekonomisinde önemli özelliklere sahip olan bir yeri kaplamakta ve her geçen gün bu başarısı devam etmektedir.
Size, siyaseten değil, eski bir sanayici olarak, bu ülkenin bir ferdi olmaktan şeref duyan, onur duyan bir arkadaşınız olarak biz geçmişte birçok ülkenin büyüme masallarıyla, ekonomik gelişme başarı öyküleriyle büyüdük. Hatırlayın, bize geçmişte Güney Kore’nin başarı hikâyeleri anlatıldı. Almanya’nın, 1945’teki, İkinci Dünya Savaşından sonra yerle bir olmuş Almanya’nın başarı hikâyeleri anlatıldı. Bize, biraz evvel ifade ettiğim gibi, birçok ülkenin gelmiş geçmiş başarı öyküleri anlatıldı. Ancak bizim kendi alanımızda, ülkede, kendi ülkemizde ekonomik anlamda bir başarı hikâyemiz yoktu. Şükürler olsun, hakikaten şükrederek söylüyorum ki artık Türkiye’nin de bir başarı hikâyesi var ve 2008’de bir küresel krizin ardından ortaya çıkmış olan, Sayın Başbakanımızın ifade ettiği gibi, bir küresel krizin teğet geçmesinin daha ötesinde önemli başarı elde etmiş olan bir Türkiye var.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
94 konuşma daha · 14 Aralık 2012