İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 99. BİRLEŞİM · SALI

(2/1453) esas numaralı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/146) münasebetiyle

Meral Danış Beştaş

Erzurum Milletvekili · DEM Parti

Genel Kurul, 99. Birleşim · 4. yasama yılı · 9 Haziran 2026 · 513 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma · Günün kaydı →

Kaynak göster

Meral Danış Beştaş (DEM Parti), 9 Haziran 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 99. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: (2/1453) esas numaralı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/146) münasebetiyle); konuşma 513 kelime.

Meral Danış Beştaş (DEM Parti, Erzurum). “(2/1453) esas numaralı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/146) münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 99. Birleşim tutanağı, 9 Haziran 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/meral-danis-bestas-2026-06-09-2-1453-esas-numarali-saglik-hizmetleri-temel-kanununda-degisiklik-ya (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=145678

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Erzurum)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum. Ekranları başında bizi izleyen herkesi de aynı duygularla selamlıyorum.

Evet, ana dilinde kamu hizmeti, verdiğimiz kanun teklifinin konusu bu. Korkarım ki bu konuşmanın sonunda, oylamada yine reddedilecek; hep bunu yaşadık, aksini hiç görmedim ama yine de anlatmaktaki ısrarımızı ortaya koymak istiyorum.

Evet, aslında ana dili insanın dünyaya açılan ilk penceresi, varoluşu ve şu anda Türkiye'de ana dilinde eğitim yasak, ana dilinde kamu hizmeti verilmiyor. Anayasa'ya göre, ana dilinde eğitimin önünde zaten anayasal bir engel var. Oysaki Türkiye çok dilli, çok kimlikli, çok kültürlü ve farklı inançlara sahip yurttaşların olduğu büyük bir ülke ve bu bir toplumsal realite olarak önümüzde duruyor.

Asimilasyon politikaları, cumhuriyetle yaşıt politikalar. Nice nice kanunlar çıkarıldı; ana dilinde Kürtçe konuşanlar ceza aldılar, para cezaları aldılar, tutuklandılar. Kürtçe şarkılar için yüzlerce, binlerce insan cezaevlerinde yattı ama asimilasyon politikası iflas etti. Asimilasyon politikasında tek dil kabul ettirilemedi ve bir halkın, bir toplumun -başta 10 milyonu aşkın, 25 milyona yakın bir nüfustan söz ediyoruz- ana dili kuşaktan kuşağa yaşamaya devam ediyor. Dünyada da sıralamalarda Kürt dili edebiyatta, sanatta, birçok alanda ilk derecelere girmiş vaziyette. Asimilasyon iflas etti. Peki, neydi tek dilde ısrarın gerekçesi? Güvenlik politikaları ve bölünme tehdidi olarak, bir heyula olarak bugünlere kadar getirildi; oysaki ana dili ya da çok dillilik bir bölünme değil tam tersine birlikte yaşamın, bir arada yaşamın olmazsa olmaz olgularından bir tanesidir.

Yani kamu hizmeti açısından şöyle bir şey düşünün: Ben Türkiye vatandaşıyım, Kürt'üm, askerlik yapıyorum, vergi ödüyorum, her türlü vatandaşlık görevimi yerine getiriyorum ama bana hizmette tek dil veriliyor. Ben hastayım, hastaneye gidiyorum, doktora hastalığımı anlatamıyorum. Mahkemeye bir icra dosyası için ya da başka bir dava için gidiyorum, ben kendi dilimde derdimi anlatamıyorum ve o ülkenin yurttaşıyım. Belediyeye gidiyorum, belediyede de anlatamıyorum, kaymakamlıkta da anlatamıyorum ve bana o hizmet verilmiyor. Hava yollarında bile -işte, Diyarbakır'dan bu sabah geldim- İngilizce anons yapılıyor; büyük bir utanç, büyük bir garabet. Diyarbakır, Van, Mardin; Kürt kentlerinin uçaklarında İngilizce anons var ama Kürtçe yok, o toplumun yüzde 90 üzeri Kürtçe konuşuyor. Şimdi, bu hizmet neden yapılmaz? İşte, kanun teklifimiz tam da bunu söylüyor. Ben, ana dilinde hizmetin birleştirici, bütünleştirici ve demokratik entegrasyon açısından çok hayati bir yerde durduğunu ifade etmek istiyorum.

Dillerin özgürlüğü insanların özgürlüğünün en önemli parçalarındandır. Dilimiz özgür değilse biz de özgür değilizdir, özgür değilsek o ülkede demokrasi yoktur, o ülkede hukuk yoktur. Anayasa’nın 10'uncu maddesi boşuna yazılmış, herkes kanun önünde eşit ama benim dilim yüz yıldır inkâr edildi, asimilasyon için her türlü yasa çıkarıldı, tedbir alındı, "güvenlik" dendi ama ben dilimi yaşatmayı başardıysam, bu politika iflas etmişse bu çoğulculuğun gereğini devlet ve iktidarlar yerine getirmek zorundadır. İnsanlar, hizmete uyum sağlamaz yurttaşlar, devlet hizmette yurttaşlara uyum sağlar. Yani neticede Kürtçe bilen bir doktor bulmak, bir kaymakam bulmak bu kadar zor mu? Geçen yıl büyük bir utanç yaşandı, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi "..."[2] yazdı "yavaş" demek, onu 10 kere, kaç kere bilmiyorum, abartmak da istemiyorum Valilik sildi. "..."[3] yazıldı, "önce yaya" o da silindi. Neden? "Yasalara aykırı." Ya insaf, yaşam hakkı, savunma hakkı, sağlık hakkı ve bütün temel haklar ana dilinde kamu hizmeti almayı gerektirir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

98 konuşma daha · 9 Haziran 2026

Günün kaydı →
98 konuşmanın tamamı →