Oturum Başkanı TBMM Başkan Vekili Ayşe Nur Bahçekapılı'nın, tutuklu HDP milletvekillerinin 447 ve 447'ye 1'inci Ek sıra sayılı Anayasa Değişiklik Teklifi'nin tümünün oylamasında oy haklarını kullanabilmelerinin sağlanmasıyla ilgili dilekçeleri hakkında bir işlem yapmamasının Anayasa ve İç Tüzük hükümlerine uygun olup olmadığı hakkında usul görüşmesi münasebetiyle
Adana Milletvekili · Halkların Demokratik Partisi
Genel Kurul, 62. Birleşim · 2. yasama yılı · 19 Ocak 2017 · 364 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Meral Danış Beştaş (Halkların Demokratik Partisi), 19 Ocak 2017 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Oturum Başkanı TBMM Başkan Vekili Ayşe Nur Bahçekapılı'nın, tutuklu HDP milletvekillerinin 447 ve 447'ye 1'inci Ek sıra sayılı Anayasa Değişiklik Teklifi'nin tümünün oylamasında oy haklarını kullanabilmelerinin sağlanmasıyla ilgili dilekçeleri hakkında bir işlem yapmamasının Anayasa ve İç Tüzük hükümlerine uygun olup olmadığı hakkında usul görüşmesi münasebetiyle); konuşma 364 kelime.
Meral Danış Beştaş (Halkların Demokratik Partisi, Adana). “Oturum Başkanı TBMM Başkan Vekili Ayşe Nur Bahçekapılı'nın, tutuklu HDP milletvekillerinin 447 ve 447'ye 1'inci Ek sıra sayılı Anayasa Değişiklik Teklifi'nin tümünün oylamasında oy haklarını kullanabilmelerinin sağlanmasıyla ilgili dilekçeleri hakkında bir işlem yapmamasının Anayasa ve İç Tüzük hükümlerine uygun olup olmadığı hakkında usul görüşmesi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim tutanağı, 19 Ocak 2017. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/meral-danis-bestas-26-2017-01-19-oturum-baskani-tbmm-baskan-vekili-ayse-nur-bahcekapili-nin-tutuklu-hd (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=57273
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Adana)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; doğrusu neyi tartışıyoruz, niye çözüm bulamıyoruz hâlâ anlamış değiliz. Burası Türkiye Büyük Millet Meclisi değil mi? Burası halkın temsil edildiği en üst organ değil mi? Buranın üyeleri, milletvekilleri, şu anda cezaevinde hukuksuz bir şekilde -hadi, siz hukuka uygun diyorsunuz- tutulmuyor mu? Bunlar vakıa mı? Vakıa. Başbakan Davutoğlu, bir mucit yarattı, bir formül, bir kuyuya taş attı bütün devlet aygıtı, Meclis, bütün mekanizmalar buna çözüm üretemiyor; böyle bir şey olamaz, bunu kabul edemeyiz.
Bugün dilekçeler gelmiş, tek bir talep var: “Oy kullanmak istiyorum.” Bu arkadaşlarımız, sizler gibi, bizler gibi, bu halkı temsil ediyor mu etmiyor mu? Ediyor değil mi? Şu anda haklarında hüküm var mı? Yok. Kesinleşmiş bir ceza var mı? Yok. “Mahkeme karar verecek.” diyor Sayın Kubat. O kadar hukuku biliyoruz. Bu kadar da dar yorumlayıp, gerçekten, aleyhe dönüştürmeyin. Tabii ki mahkeme tahliyeye karar verecek ama biz kimden neyi talep ettiğimizi biliyoruz. Biz, Meclisten, milletvekillerimizin tahliye kararını talep etmiyoruz. Bu tarihî günlerde, bu tarihî değişiklikte milletvekillerinin gelip burada oy kullanmasının sağlanması gerektiğinin anayasal ve İç Tüzük’ün emredici hükümlerinin gereği olduğunu söylüyoruz.
Sayın Başkan Vekili diyor ki: “Benim yapabileceğim bir şey yok.” Lütfen Sayın Başkan Vekilim, madde 13’ü açıp bir bakın, başkan vekilinin görevlerine bakın. Burada, arkadaşlarımız tutuklandığında, bir iki hafta Meclise gelmediğimizde yoklamalar alarak bizi Meclisten atmayı tartışabiliyordu başkan vekilleri. Peki, şu anda tutuklu, cezaevinde bulunan milletvekillerinin oy kullanmasına neden yetkili değil?
İç Tüzük çok açıktır, madde 13 ve madde 15’te başkan vekilinin görevleri nettir. Şu anda siz Meclis Başkanının sahip olduğu bütün yetkilere sahipsiniz. Bunun bekletici mesele yapılması gerekiyor. Oy kullanma konusunda Meclis bir çare üretemiyorsa hepimiz istifa edelim, Meclis istifa etsin. Burada uçaklarla götürüp, gözaltına alıp, emniyetlere almak kolay. Getirilip burada oy kullanacaklar çünkü siz Türkiye’nin kaderini değiştiriyorsunuz. Gerçekten “Bu Meclis bitmiştir.” lafını duymak istemiyorsanız 11 üyenizin gelip burada oy kullanmasını sağlamanız lazım. Koca devlet aygıtı bunu nasıl çözemez? Böyle bir şey olabilir mi? 13’te “Genel Kuruldaki oylamalarda ve seçimlerde önemli bir yanlışlık olduğu iddia edilirse” diye başlayan bir cümle var. “Önemli yanlışlık” değil, kasten ve taammüden halkın iradesine oy kullandırılmıyor ve bu, kesinlikle bu Anayasa değişikliğini kökten etkileyebilecek bir sonuçtur. Anayasa Mahkemesi bunu değerlendirirse iptale kadar gidebilir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
73 konuşma daha · 19 Ocak 2017