Su Ürünleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Siirt Milletvekili · Halkların Demokratik Partisi
Genel Kurul, 12. Birleşim · 3. yasama yılı · 31 Ekim 2019 · 985 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Meral Danış Beştaş (Halkların Demokratik Partisi), 31 Ekim 2019 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 12. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Su Ürünleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 985 kelime.
Meral Danış Beştaş (Halkların Demokratik Partisi, Siirt). “Su Ürünleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 12. Birleşim tutanağı, 31 Ekim 2019. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/meral-danis-bestas-27-2019-10-31-su-urunleri-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi-munase (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=81338
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)HDP GRUBU ADINA MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Su Ürünleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin birinci bölümü üzerine söz almış bulunmaktayım.
Doğrusu, geneli üzerine Komisyon üyemiz ayrıntılı olarak muhalefetimizi ifade etti, ayrıca muhalefet şerhimiz de dosyada mevcut, onlara katılıyorum ve şunu belirtmek istiyorum: Gerçekten, şu an, günümüzde ekolojik krizin özellikle denizlerin ekosistemi üzerindeki yok edici etkisi hızla yayılıyor ve çok tehlikeli, çok vahim bir noktaya doğru ilerliyoruz. Denizler ve okyanuslar, özellikle plastik atıklar sebebiyle ciddi bir şekilde yine hızla kirleniyor ve suyun kirlenmesi, insanın, doğanın, hepimizin birlikte kirlenmesi anlamına geliyor ve bunun paralelinde deniz canlıları da tükeniyor tabii ki.
Bu alanda, maalesef, burada bile, yine tek adam, tek insan rejiminin etkisi açıkça ortaya çıktı. Su ürünleriyle ilgili verilecek kararlarda bütün yetkiler kooperatiflerden alınarak Tarım Bakanlığına devrediliyor. Bunu da kabul edilemez bulduğumuzu ifade etmek istiyorum.
Evet, değerli milletvekilleri, geçen hafta, Halkların Demokratik Partisi Grubu olarak, kayyum atamalarına, kayyum darbesine her gün yenisinin eklendiği bir ortamda, uyarı amaçlı, Genel Kurul çalışmalarına katılmama kararını yetkili kurullarımız aldı ve biz gittik. Tabii, izledik Genel Kurulu, milletvekiliyiz. Gerçekten gıyabımızda böyle güçlü beddua seansları yapılmış burada. Gülümsedim izleyince ben kendi adıma. Allah’tan epeyce şey niyaz edilmiş bizimle ilgili. Ben de bütün Türkiye’nin huzurunda “Allah’tan istediğiniz her şeyin bin katını size versin.” diyorum, gerçekten yürekten istiyorum ve bunu hiç etik bulmadığımızı da ifade etmek istiyorum.
Evet, değerli milletvekilleri, gerçekten ne yaşıyoruz Türkiye olarak, bunu söyleyeyim. Geçen haftayı geçtik ama şu anda bütün dünya Türkiye’yi konuşuyor. Neden? Çünkü biz konuşamıyoruz çünkü Türkiye Büyük Millet Meclisi konuşamıyor. Biz konuşamıyoruz ama Kürt meselesi, Türkiye’nin Suriye’ye saldırı savaşı, Suriye’de ÖSO çetesinin yaşattığı insanlık dışı suçlar, savaş suçları, bütün dünya parlamentolarının gündeminde.
Biz ne diyoruz? Mecliste konuşalım. Bizim Mecliste konuşamayacağımız hiçbir şey yok, çözemeyeceğimiz hiçbir şey yok diyoruz, “Hayır.” diyorsunuz ama Trump ve Putin’le konuşuyorsunuz. Burada HDP Meclis Grubuyla konuşmadığınız meseleleri gidip altı saat, yedi saat Cumhurbaşkanı müzakere ediyor, tartışıyor ve kararları canlı yayınlarda yayınlanıyor. “Gelin şu Kürt meselesini çözelim; diyalogla, müzakereyle çözelim. Burada bir deneyim yaşadık.” diyoruz, “Hayır.” diyorsunuz ama şimdi Kürt meselesi Türkiye’nin değil, dünyanın sorunu. Artık dünya Kürt meselesini konuşuyor. Şu anda bizim uluslararası seyahatlerimizde, Amerika’dan Avrupa’nın herhangi bir ülkesine kadar, gittiğimiz her yerde, Türkiye'nin Kürtlere yönelik yaklaşımı, karşıtlığı ve düşmanca tutumları görüşülüyor. “Meclis savaş tezkeresini reddetsin.” dedik. Burada konuşmalar yaptık “Bu Meclis savaş kararı değil barış kararı alsın, bizler barış için buraya gelelim.” dedik. “Hayır.” dediniz ama şu anda Fransa’dan ABD’ye, ABD’den Uzak Doğu ülkelerine kadar neredeyse her yerde milyonlarca insan bu savaş kararına ve Kürtlere yönelik bu düşmanlık politikasına karşı çıkıyor. Burada çözemedik dünyada tartışılmaya devam ediyor.
CEMAL ENGİNYURT (Ordu)Dünyanın öyle bir derdi yok.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla)Dün… Dün… Dün önerge verdik değerli arkadaşlar “Şu IŞİD meselesini gelin, araştıralım.” dedik. Bakın, IŞİD’le ilgili bütün dünya…
CEMAL ENGİNYURT (Ordu)Türk’ün düşmanı her yerde düşmandır. Alayına gider.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla)Lütfen, kürsüden konuşursunuz.
CEMAL ENGİNYURT (Ordu)Tamam da…
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla)Lütfen sözlerime müdahale etmeyin.
CEMAL ENGİNYURT (Ordu)Ne demek bütün dünya bize düşman?
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla)Sözlerimi dinleyin, sonra yanıt verirsiniz.
CEMAL ENGİNYURT (Ordu)Dünya bize düşmanmış. Mutlu musun dünyanın bize düşman olmasından?
MAHMUT TOĞRUL (Gaziantep)Başkanım, lütfen müdahale edin.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla)Dedik ki: “Gelin, şu IŞİD meselesini konuşalım.” “Hayır.” dediniz, dün “hayır” oyları verdiniz. Şu anda bütün dünya Türkiye'nin IŞİD’le ilişkisi nedir, hangi boyutlardadır, Bağdadi’ye ne oldu -ona geleceğim- bunları tartışıyor. Bütün dünya basını, New York Times’tan Financial Times’a bütün uluslararası basın “Türkiye IŞİD’i koruyor.” diye sayfa sayfa, bütün manşetlerinde bunları atıyor.
Şimdi biz burada, ilk gün “Bu IŞİD’i koruma kollama meselesine düşmeyin. Türkiye bunu hak etmiyor. Türkiye'nin yurttaşları kendi arasında barış yapabilir. Başka güçler kullanmayın.” dedik. Ama IŞİD’in lideri burnumuzun dibinde vuruluyor, 5 kilometre mesafede ve bütün dünya “Bağdadi’nin orada ne işi vardı?” diyor. 2018 yılından bu yana Türkiye'nin gözlem noktaları var orada ve üstelik böyle bir evde falan değil ha, bir sarayda vuruluyor. Lütfen görüntüleri izleyin. Tabii buradaki asıl mesele şu: Türkiye orada olduğunu biliyorsa da büyük bir mesele, bilmiyorsa da büyük bir mesele. Yani buna cevabı biz Türkiye Büyük Millet Meclisinde tartışamıyoruz. Neden? Çünkü hemen cevaplar veriliyor.
Şimdi diğeri, ya ABD’nin İncirlik Üssü var yanı başımızda. Bağdadi nerede vurulmuş? 5 kilometre yanı başımızda. “İncirlik Üssü’nü niye kullanmıyor?” diye soruyor dünya. Neden Erbil’e kadar gitti Bağdadi’yi vurmak için timler? Ve bu sorulan soruya ilişkin Trump diyor ki: “Türkiye karşı çıksaydı vururduk.” Bütün dünyanın gözü önünde ABD, Türkiye'nin karşı çıkma ihtimalini ve “Vuracağız.” demesini… Neden diyor? Çünkü burada konuşamıyoruz, konuşuyoruz ama bize farklı bir muamele, sanki bu ülkenin düşmanıymışız muamelesi yapılıyor. Hâlbuki düşman olan, bu ülkeyi bu hâle getirenlerdir.
FAHRİ ÇAKIR (Düzce)Ne alakası var!
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla)Bölücü olan, bu ülkeyi bütün dünyanın gözü önünde Kürt düşmanı yapan, Türkiye'nin düşmanı olan, ÖSO’ya savaş suçu işletenlerdir.
Türkiye yurttaşlarına söylüyorum: Bu savaş sizin yararınıza değil, bu savaş sizin savaşınız değil; bu, yönetimin, iktidarın, kendi iktidarını devam ettirmek için yürüttüğü bir savaştır.
CEMAL BEKLE (İzmir)Telaşlanmayın!
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla)Şimdi, biz dedik ki: “Kuzeydoğu Suriye’den Türkiye’ye –ya sınırlar düz, dağ bile yok- bir saldırı yok.” Dün Erdoğan da bunu doğruladı, “Taciz var.” dedi; taciz nedir bilmiyorum. Şimdi bütün dünya diyor ki: “Ya, saldırı yok. Niye oraya girdiniz?”
Şimdi, değerli arkadaşlar, lütfen, burası çok önemli; ÖSO çetesinin kadınları nasıl kaçırdığını bütün dünya izliyor.
METİN YAVUZ (Aydın)Çete değil, ordu ordu, Özgür Suriye Ordusu.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla)ÖSO çetesinin nasıl işkence, taciz ve tecavüze karıştığını görüyor ama burada “ÖSO, Kuvayımilliye’dir. ÖSO, millî orduyla omuz omuzadır.” deniliyor.
METİN YAVUZ (Aydın)Aynen, öyle.
HABİBE ÖÇAL (Kahramanmaraş)YPG unsurlarının lafı bu.
MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Devamla)Uluslararası Ceza Mahkemesi Eski Başsavcısı savaş suçundan Türkiye'nin yargılanması gerektiğini söylüyor. Gelin, yol yakınken bu ÖSO çetesinden ilişkinizi koparın. İşte, bu itirazlardır bizi ÖSO çetesiyle yan yana gösteren, Türkiye’yi savaş suçuyla andıran ve dünyanın her yerinde bunu söyleyen. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)
Evet, değerli arkadaşlar, şimdi, dünya Türkiye’nin…
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
130 konuşma daha · 31 Ekim 2019