Meclis emekçilerine aşı yapılmasıyla ilgili verilen sözün yerine getirilmesi gerektiğine ve bu konunun Başkanlık Divanı tarafından ele alınarak gerekli görüşmelerin yapılmasını önemle istediklerine ilişkin açıklaması
Siirt Milletvekili · Halkların Demokratik Partisi
Genel Kurul, 65. Birleşim · 4. yasama yılı · 30 Mart 2021 · 328 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Meral Danış Beştaş (Halkların Demokratik Partisi), 30 Mart 2021 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 65. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Meclis emekçilerine aşı yapılmasıyla ilgili verilen sözün yerine getirilmesi gerektiğine ve bu konunun Başkanlık Divanı tarafından ele alınarak gerekli görüşmelerin yapılmasını önemle istediklerine ilişkin açıklaması); konuşma 328 kelime.
Meral Danış Beştaş (Halkların Demokratik Partisi, Siirt). “Meclis emekçilerine aşı yapılmasıyla ilgili verilen sözün yerine getirilmesi gerektiğine ve bu konunun Başkanlık Divanı tarafından ele alınarak gerekli görüşmelerin yapılmasını önemle istediklerine ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 65. Birleşim tutanağı, 30 Mart 2021. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/meral-danis-bestas-27-2021-03-30-meclis-emekcilerine-asi-yapilmasiyla-ilgili-verilen-sozun-yerine-getir (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=96427
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)HDP GRUBU ADINA MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt)Teşekkürler Sayın Başkan.
Değerli milletvekilleri, evet, İstanbul Sözleşmesi’ni bir kere daha konuşalım çünkü biz “Bitti.” demeden İstanbul Sözleşmesi’nin tartışmaları bitmeyecek, bu sözleşme yürürlüktedir; ilk başta bunu söylemiş olayım.
İstanbul Sözleşmesi niye imzalandı? Niye ilk imzacı Türkiye’ydi? Çünkü Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Nahide Opuz davasında Türkiye’yi mahkûm etti ve dünyada ilk mahkûmiyet kararıydı. Neydi o karar biliyor musunuz Opuz davasında? Türkiye’yi yaşam hakkını korumadığı için mahkûm etti ve Türkiye’ye dedi ki… Kadın cinayetleri karşısında ailenin kutsallığı takıntısından da mahkûm etti. Bu ne demek? Şu demek: “Aile içi şiddet özel yaşamdır.” diye savunmalar yapıyordu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Türkiye ve “Biz karışamayız.” diyordu özel yaşama ama AİHM ne dedi? “Özel yaşama şiddet olduğu zaman müdahale etmek senin, devletin görevidir.” dedi ve “Türkiye’de kadına yönelik ayrımcılık vardır.” dedi. İlk defa Türkiye’de… Türkiye’yi mahkûm eden karar dünyada bir ilktir ve Nahide Opuz’un avukatıyım ben. O davayı yıllarca takip ettim Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde. 36 defa şiddete uğrayan Nahide Opuz’un, annesinin öldürülmesinden sonra eşi tutuklandı ancak, kendisi her an ölüm tehdidi altındaydı.
Peki, İstanbul Sözleşmesi’nden neden Cumhurbaşkanı çekildi? Uzun süredir hedef alıyordu çünkü “Kadın kırımına artık ses çıkarmayalım.” dedi. Kadın özgürlüğü perspektifine, kadınların istihdamda, yaşamda, hayatın her alanında var olmasına AKP tahammül etmiyor. AKP iktidarı, kadın düşmanı bir iktidardır. İstanbul Sözleşmesi’nden tek imzayla çekildiğini ilan etmek “Kadınlar öldürülmeye devam etsin, kadınlar şiddet görsün, kadınlar tecavüze maruz kalsın, kadınlar istismara maruz kalsın; devlet bunu korumayacak.” demektir. Uluslararası bir sözleşmeden, ilk imzacı olduğu sözleşmeden Meclisin iradesine rağmen “Çekildim.” diyor. Hukuki bölüme gelmeyeceğim. Bu kararname geçersizdir. Türkiye Büyük Millet Meclisinin onayladığı bir uluslararası sözleşmeyi bir adam kaldıramaz; adam olduğu için değil, bir kadın da kaldıramaz, herhangi bir vatandaş kaldıramaz. O buraya gelir, o sözleşme nasıl onaylandıysa onun ortadan kaldırılması usulü de aynı yönteme tabidir. Geçenlerde bir yerde okumuştum. Şu anda Türkiye’nin taraf olduğu birçok uluslararası sözleşme var. Bu durumda, biz “Lozan’dan bilmem başka sözleşmelere kadar Recep Tayyip Erdoğan kararname imzalayıp çekilebilir.” mi diyeceğiz?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
80 konuşma daha · 30 Mart 2021