İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

GENEL KURUL · 99. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

İYİ Parti Grubu önerisi münasebetiyle

Mesut Doğan

Ankara Milletvekili · Saadet Partisi (konuşma tarihinde; bugün Yeni Yol)

Genel Kurul, 99. Birleşim · 2. yasama yılı · 4 Temmuz 2024 · 315 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma · Günün kaydı →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

SAADET PARTİSİ GRUBU ADINA MESUT DOĞAN (Ankara)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Hepimizin malumu, ülke olarak çok büyük sıkıntılarımız, çok büyük sorunlarımız var ama belki de bu var olan tüm sorun ve sıkıntılarımızın en büyüğü toplumu direkt etkileyen ekonomik krizin doğurmuş olduğu fakirlik ve yoksulluk. Gerçi iktidarın var olan tüm sorun ve sıkıntılara yönelik geliştirmiş olduğu bir formül var, o da görmezlikten gelmek ama şunu hatırlatmak isterim ki dünyanın hiçbir yerinde, hiçbir sorun görmezlikten gelindiği için kendiliğinden küsüp de yok olmaz. Hepimiz biliyoruz ki büyük bir sorun olarak yoksulluk önümüzde ve yoksulluk da bir ülke için en tehlikeli sorun ve en tehlikeli virüstür; toplumun maneviyatına, değerlerine zarar veren bütün hastalıkları doğuran en büyük virüstür. Bir ülkede fakirlik var ise, yoksulluk var ise o ülkede boşanmalar artacak demektir ki bunu zaten yaşıyoruz; bir ülkede fakirlik ve yoksulluk var ise o ülkede intiharlar artacak demektir ki bunu da yaşıyoruz; bir ülkede fakirlik ve yoksulluk var ise o ülkede gençlerin devlete, ülkesine aidiyet duygusu azalacak demektir ki bunu da yaşıyoruz. Kısaca ve özet olarak ifade etmek gerekirse yoksulluğun ve fakirliğin doğurduğu sorunları hep beraber zirvede yaşıyoruz. On yıl önce, yirmi yıl önce sadece ve sadece Amerikan filmlerinde görmüş olduğumuz sahneleri üzülerek ifade ediyorum ki artık köylerimizde, mahallelerimizde ve şehirlerimizde yaşıyor bir hâle geldik. Bir toplumun sosyal hayatta çürümesini engelleyen 3 tane el freni vardır: Bunların birincisi kanunların beslemiş olduğu yasak el freni, ikincisi inancımızın beslemiş olduğu günah el freni, üçüncüsü ise örf, âdet ve geleneklerimizin beslemiş olduğu ayıp el freni ama görüyoruz ki maalesef ne günahı önemseyen kaldı ne ayıbı önemseyen kaldı ve bunun yanında ne yazık ki ne de kanunları takan kaldı. Bu anlamda, eskiden, özellikle ama özellikle ekonomik krizi yaşayanlar işi olmayanlardı; bugün öyle bir hâle geldi ki artık, işi olanlar da ekonomik sıkıntı yaşıyorlar. Bugün iş sahibi olmanın da tabiri caizse bir karşılığı, bir anlamı kalmadı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

115 konuşma daha · 4 Temmuz 2024

Günün kaydı →
115 konuşmanın tamamı →