Chp grubunun, aydın milletvekili metin lütfi baydar ve arkadaşları tarafından adalet ve kalkınma partisi tarafından başlatılan kanal istanbul, üçüncü havalimanı ve üçüncü köprünün yaratacağı doğa tahribatının gerçek boyutlarının araştırılması amacıyla 12/6/2013 tarihinde türkiye büyük millet meclisi başkanlığına verilmiş olan meclis araştırması önergesinin, genel kurulun 12 haziran 2013 çarşamba günkü birleşimde sunuşlarda okunmasına ve görüşmelerinin aynı tarihli birleşiminde yapılmasına ilişkin
Aydın Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 119. Birleşim · 3. yasama yılı · 12 Haziran 2013 · 559 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Metin Lütfi Baydar (CHP), 12 Haziran 2013 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 119. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: CHP GRUBUNUN, AYDIN MİLLETVEKİLİ METİN LÜTFİ BAYDAR VE ARKADAŞLARI TARAFINDAN ADALET VE KALKINMA PARTİSİ TARAFINDAN BAŞLATILAN KANAL İSTANBUL, ÜÇÜNCÜ HAVALİMANI VE ÜÇÜNCÜ KÖPRÜNÜN YARATACAĞI DOĞA TAHRİBATININ GERÇEK BOYUTLARININ ARAŞTIRILMASI AMACIYLA 12/6/2013 TARİHİNDE TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA VERİLMİŞ OLAN MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİNİN, GENEL KURULUN 12 HAZİRAN 2013 ÇARŞAMBA GÜNKÜ BİRLEŞİMDE SUNUŞLARDA OKUNMASINA VE GÖRÜŞMELERİNİN AYNI TARİHLİ BİRLEŞİMİNDE YAPILMASINA İLİŞKİN); konuşma 559 kelime.
Metin Lütfi Baydar (CHP, Aydın). “Chp grubunun, aydın milletvekili metin lütfi baydar ve arkadaşları tarafından adalet ve kalkınma partisi tarafından başlatılan kanal istanbul, üçüncü havalimanı ve üçüncü köprünün yaratacağı doğa tahribatının gerçek boyutlarının araştırılması amacıyla 12/6/2013 tarihinde türkiye büyük millet meclisi başkanlığına verilmiş olan meclis araştırması önergesinin, genel kurulun 12 haziran 2013 çarşamba günkü birleşimde sunuşlarda okunmasına ve görüşmelerinin aynı tarihli birleşiminde yapılmasına ilişkin”. TBMM Genel Kurulu, 119. Birleşim tutanağı, 12 Haziran 2013. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/metin-lutfi-baydar-24-2013-06-12-chp-grubunun-aydin-milletvekili-metin-lutfi-baydar-ve-arkadaslari-tar (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=24150
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)METİN LÜTFİ BAYDAR (Aydın)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Cumhuriyet Halk Partisi olarak vermiş olduğumuz Meclis araştırma önergesi hakkında söz almış bulunmaktayım.
Değerli milletvekilleri, Başbakanın hazırlattığı projelerin çevre dengesini bozacağı yönünde birçok görüş ve rapor bulunmaktadır. Son olarak Gezi Parkı’ndaki ağaçların sökülmesi protestolarıyla başlayan süreç tüm yurda yayılmıştır. Başbakanın kışkırtıcı konuşmaları bu olayların üzerine âdeta benzin dökmüştür. Başbakan tarafından olaylara katılanların “çapulcu, ayyaş ve marjinal” olarak tarif edilmesi, sanatçılara karşı nereden geldiğini bilemediğimiz nefretini meydanlarda sürekli dile getirmesi, kendi isteğine göre alışveriş merkezi, kışla ya da opera binasının yapılacağını söylemesi, Atatürk Kültür Merkezinin tadilat hâlinde olduğu açıklandıktan sonra, bir anda yıkılacağının açıklanması, o şehrin belediye başkanını takmaması gibi olaylar bizim bu araştırma önergemizin verilme nedeni olmuştur.
Bir başbakan düşünün ki gönlünde başkanlık sisteminin yattığını söyleyip aynı programda dakikalar içerisinde öyle bir şey söylemediğini iddia edebilmiştir. Bir başbakan düşünün ki: “Camiye ayakkabılarıyla girdiler, içki içtiler.” söylemini, doğru olmadığını bile bile, sırf halkı kışkırtmak için meydanlarda dile getirebilmektedir. Ben “bile bile” diyorum çünkü Yeni Şafak Yazarı Süleyman Gündüz’ün ifadesine göre Egemen Bağış konu hakkında detaylı bilgiyi cami müezzininden almış, yüce Allah’ın evinde hiçbir zaman içki içilmediği ve caminin polisin gaz bombalarından kaçanların, yaralananların sığındığı bir hastaneye dönüştürüldüğü bilgisini birinci ağızdan dinlemiştir. Ya Bağış bu konuda bilgiyi Başbakana vermedi ya da Başbakanın tehlikeli bir planı var. Bu konuda yakında bir inkâr gelirse hiç şaşırmamak gerekir. Bir başbakan düşünün ki Ankara’da önceden kendi belediyelerine hazırlattığı, belediye çalışanlarının taşınması yöntemiyle yapılan habersiz mitinglerde iktidarlarının ülke genelinde yüzde 76’nın hizmetkârı olduğunu söyleyebilmekte, arkasında bulunan kurmaylarının eşi üzerinden müdahalesiyle 76 milyona dönüş yapabilmektedir. Başbakanın bir söylediğini başka bir zaman inkâr etmesi tüm Türkiye için artık bilindik bir gerçektir. Bir başbakan düşünün ki Wall Street’te 17 kişinin öldüğünü iddia edebilmekte. Amerika Birleşik Devletleri Ankara Büyükelçiliğinden anında gelen “Hiçbir polis müdahalesi ölümle sonuçlanmamıştır.” açıklamasıyla açığa düşebilmektedir. Bir başbakan düşünün ki, Adana’da olaylar sırasında düşerek şehit olan polisimizi bile “Göstericiler tarafından öldürüldü.” diyerek vatandaşlarımızı tahrik edebilmektedir. Bir başbakan düşünün ki halkın tepkisi üzerine kendisinin de “çapulcu” olduğunu açıklayan bir bankanın genel müdürüne ayar verebilmekte. Bir başbakan düşünün ki “faiz lobisi” diye bir şey keşfedip Borsa İstanbul’da yaşanan işlemlerin geri alınmasını, teknik arızadan dolayı –nedense- açılmamasını, insanların gözünün önünden çekebilmektedir. Bir başbakan düşünün ki ümüğü sıkmayı kendisi için bir görev sayabilmekte ve açıkça herkesi tehdit edebilmektedir.
OSMAN AŞKIN BAK (İstanbul)Marjinal gruplar molotof atıyorlar.
METİN LÜTFİ BAYDAR (Devamla)Bir başbakan düşünün ki Taksim eylemcileriyle görüşeceğini açıkladıktan sonra…
OSMAN AŞKIN BAK (İstanbul)Çiçek atmıyorlar, taş atıyorlar.
METİN LÜTFİ BAYDAR (Devamla)Taksime polis müdahalesi yaptırabilmekte ve de bir tiyatro oyunu gibi küçük bir gruba 3 TOMA ile bir ileri, iki geri şeklinde hareketlerle canlı yayın yaptırarak psikolojik savaşın tekniklerini kullanabilmektedir. Bir başbakan düşünün ki ana muhalefet partisini bir pislik olarak tanımlayabilmektedir. Başbakan, pislik görmek istiyorsa Pensilvanya’nın dahi Bülent Arınç’ı uyardığı gibi uzaklara değil Adalet ve Kalkınma Partisi Hükûmetindeki yolsuzluk iddialarına bakması yeterlidir. Ve böyle bir başbakanın ortaya koymuş olduğu projeler ve bu projelerle ilgili olarak anlattıklarının ne kadar doğru, ne kadar gerçek dışı olduğunu ortaya koyabilmemiz yasama olarak bizim görevimizdir.
Değerli milletvekilleri, Taksim olaylarından sonra yaşanan gelişmelerle birlikte bir kavram Adalet ve Kalkınma Partisi yetkilileri tarafından sıkça kullanılmaya başlanmıştır “Vandalizm.” Vandalizm kısaca, başkasının ya da kamunun sahiplendiği, önemsediği ve değerli bulduğu bir maddeye çeşitli yöntemlerle zarar verilmesidir. Her ne kadar AKP yöneticileri tarafından meydanlarda hakkını arayanlar “Vandal” olarak nitelendirilse de asıl Vandalların kimler olduğunu yaşanılan birkaç örnekte görebilirsiniz.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
65 konuşma daha · 12 Haziran 2013