İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 36. BİRLEŞİM · PAZARTESİ

2006 merkezi bütçe kan.tas.(adalet bak.,ceza ve infaz kur.ile tutukevleri iş yurtları kur.,türkiye adalet akademisi başk.,yargıtay başk.) 9 uncu tur

Mevlüt Akgün

Karaman Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 36. Birleşim · 4. yasama yılı · 19 Aralık 2005 · 1.015 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mevlüt Akgün (AK Parti), 19 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2006 MERKEZİ BÜTÇE KAN.TAS.(ADALET BAK.,CEZA VE İNFAZ KUR.İLE TUTUKEVLERİ İŞ YURTLARI KUR.,TÜRKİYE ADALET AKADEMİSİ BAŞK.,YARGITAY BAŞK.) 9 UNCU TUR); konuşma 1.015 kelime.

Mevlüt Akgün (AK Parti, Karaman). “2006 merkezi bütçe kan.tas.(adalet bak.,ceza ve infaz kur.ile tutukevleri iş yurtları kur.,türkiye adalet akademisi başk.,yargıtay başk.) 9 uncu tur”. TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim tutanağı, 19 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mevlut-akgun-22-2005-12-19-2006-merkezi-butce-kan-tas-adalet-bak-ceza-ve-infaz-kur-ile-tutukevl (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AK PARTİ GRUBU ADINA MEVLÜT AKGÜN (Karaman)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye Adalet Akademisi bütçesi üzerinde AK Parti Grubu adına söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Dünyada, her alanda çok hızlı bir değişim ve gelişim yaşanmakta, her beş yılda, dünyada var olan tüm bilginin ikiye katlandığı ifade edilmektedir. Böyle bir ortamda, hukukî sorunlar ve uyuşmazlıklar da, nitelik ve nicelik yönünden değişim göstermekte, daha karmaşık bir hal almakta, bu sorunlara ve uyuşmazlıklara çözüm üretmek, yeni bilgiler edinme ihtiyacını ortaya koymaktadır.

Günümüzde, lisans düzeyinde eğitim veren hukuk fakültelerinde, genelde, uygulamadan kopuk, teorik ve akademik eğitim verilmektedir. Hukuk fakültelerinden mezun olanlar, meslek alanlarına göre yaptıkları staj eğitimleriyle, seçtikleri meslek dalında yetiştirilmektedir. Özellikle, ülkemizde, son yıllarda ve gelişigüzel şekilde çok sayıda hukuk fakültesi açılmış olması ve hukuk eğitiminin kalitesinin giderek düşmesi, yargı sistemimizi de olumsuz etkilemiştir. Bu durum karşısında, hukuk ve adalet alanında görev üstlenenlere hukuk fakültelerinde verilen teorik ve akademik eğitim ve öğretimin yanında, meslek öncesi ve meslekiçi eğitimde uzmanlık programları, seminer, sempozyum, konferans ve benzeri etkinlikler düzenlemek yoluyla yeni bilgilerin kazandırılmasının bu meslek mensuplarını daha verimli ve üretken kılacağı kuşkusuzdur.

Bu ihtiyacı karşılamak üzere yeni bir eğitim kurumunun kurulması zorunluluğu ortaya çıkmış ve diğer gelişmiş ülkelerdeki örnekler de dikkate alınarak Türkiye Adalet Akademisi kurulmuştur. 31 Ekim 2003 tarihinde; yani, AK Parti iktidarı döneminde yürürlüğe girmiş olan 4954 sayılı Türkiye Adalet Akademisi Kanunuyla kurulmuş olan Türkiye Adalet Akademisinin görevleri kanunla sayılmıştır.

Türkiye Adalet Akademisi, kurulduğu günden bugüne kadar, özellikle 1987 yılından bu yana, adlî yargı hazırlık dönemi eğitiminde 6 799, son dönem eğitiminde 6 543, idarî yargı hazırlık dönemi eğitiminde 620, son dönem eğitiminde ise 564 hâkim ve savcı adayına meslek öncesi eğitim vermek suretiyle, bunları mesleklerine hazırlamıştır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; kaliteli ve iyi bir yargı bakımından gerekli olan, kaliteli ve yeterli sayıda hâkim ve savcı ile adalet personelinin istihdam edilmesidir. Bunların mesleğe alınmalarında gerekli titizlik her zaman gösterildiği gibi, ayrıca, meslek öncesi ve meslekiçi eğitim yoluyla da günün şartlarına göre değişebilen kalite standardının altında kalınmamasına da özen gösterilmesi gerekmektedir.

Burada, adalet hizmetlerinde görev alan yargıç ve savcılar ile yardımcı adalet personelinin meslek öncesi ve meslekiçi eğitim hizmetlerinin en iyi şekilde yürütülmesi ve en iyi şekilde yetiştirilmeleri asıl amaç olup, bu amacın gerçekleşmesi için öncelikle adlî ve idarî yargı yargıç ve savcılarının çok iyi yetişmeleri gerekmektedir. Adaletin daha hızlı, etkin ve doğru şekilde gerçekleşmesi için hem uzmanlık mahkemelerine hem de bu mahkemelerde görev yapacak yetişmiş uzman hukukçulara ihtiyaç bulunmaktadır. Kuruluş amacı doğrultusunda çalışmakta olan Adalet Akademisi, özellikle yargıç ve savcıların ve yardımcı adalet personelinin uzmanlık alanlarında yetiştirilmelerine katkı sağlaması bakımından önemli bir sıkıntıyı çözmektedir.

Değerli milletvekilleri, hukuk ve adalet, toplumun ve devletin temelidir; hukuk ve adalet, devletin amaçlarıdır; hukuk ve adalet, devlet yönetiminin egemen unsurlarıdır. Bu özdeyişler, hukukun ve adaletin en önemli güvencesi olan yargıyı ve yargının işlevselliğini önplana çıkarmaktadır. Bu çerçevede, yargının işlevselliğinin sağlanması ise devletin en önemli görevleri arasındadır. "Yargıda işlevsellik" kavramı, Anayasanın 141 inci maddesindeki ifadeyle, adalet hizmetlerinin hızlı, güvenli, etkin ve ekonomik olarak yürütülmesini ifade etmektedir.

Demokratik hukuk devletinde, bağımsız ve hızlı bir yargı, devletin ve toplumun güvencesidir. Devlete olan güvenin temel kaynağını yargı oluşturur. Yargıya karşı güvensizlik duyulması, aynı zamanda, devlete olan güven duygusunu da zaafa uğratacaktır. Geciken adaletin, devletin temel değerlerini yıpratacağı, halkın adalete karşı güven duygusunu zayıflatacağı kuşkusuzdur. Sağlıklı bir yargılama sisteminin oluşturulması, hızlı ve etkin bir adalet işleyişinin gerçekleştirilmesi, devlet ve toplum arasındaki bağları da güçlendirecektir.

Bu bağlamda, yargının işlevselliğini sağlayacak üç önemli araç bulunmaktadır. Bunlardan ilki, kaliteli yasal düzenlemeler; ikincisi, hâkim, savcı ve yardımcı personelin kaliteli eğitimi ve özellikle meslekiçi eğitimde sürekliliğin sağlanması; sonuncusu ise, yargının kaliteli fizikî altyapı ihtiyaçlarının karşılanmasıdır.

Avrupa Birliği üyelik sürecimizde yol haritamız olan Türkiye Ulusal Programında "Yargının İşlevselliği ve Verimliliği" başlığı altında, adalet hizmetlerinin modern toplumun gereklerine uygun şekilde etkili hale gelmesinin önemi vurgulanarak, yargı reformunun, demokratikleşme sürecinin temeli olduğu belirtilmektedir.

Bu tarihî görevin bilincinde olan Adalet Bakanlığımız, Türkiye'de bir hukuk ve yargı reformu gerçekleştirme çabası içindedir. Bu çaba, hem Anayasamızın gereklerine uygun hem Avrupa Birliği müktesebatının üstlenilmesine ilişkin Türkiye Ulusal Programında öngörülen hedefler doğrultusundadır. Adalet Akademisi de bu hedefler doğrultusunda kurulmuştur.

Ülkemizde ekonomik krizlerin de etkisiyle artan ağır iş yükü, personel sayısındaki yetersizlik, haberleşme ve bilgi alışverişinde yaşanan aksaklıklar, harici birimlerden gelmesi gereken bilgilerin geç gelmesi ve teknolojik imkânlardan yoksun olması gibi nedenlerle yargı faaliyetinin işleyişi yavaşlamaktadır. Bütçeden yargıya ayrılan pay, mutlaka, daha yükseğe çıkarılmalıdır.

Aynı zamanda, Adalet Akademisinin bütçesinin de tek başına yeterli olduğunu söylemek mümkün değildir. Bu nedenle, akademinin ihtiyaçlarının mutlaka karşılanması gerekmektedir.

Yine bir plan dahilinde, adalet binaları, yargının saygınlığına yakışır olanaklara ve düzeye kavuşturulmalıdır. Adliyeler, başta bilgisayar ve faks olmak üzere, çağın teknolojisine en kısa zamanda kavuşturulmalı, her adliyede ihtiyaca yeterli kütüphaneler mutlaka kurulmalı, idarî sınırlara bağlı kalınarak, en küçük ilçelerde adliye açılması yerine, düzenli ve düzeyli yargı dağıtımı yapılabilecek merkezî yerlerde adliye açılması yolu tercih edilmelidir. Bu anlamda, Adalet Bakanlığımızın tüm adliyeleri bilgisayar altyapısıyla donatması, küçük yerlerde verimsiz hale gelen, işlevini yitirmiş olan adliye binalarının kapatılması suretiyle, merkezî ilçelere, merkezî yerlere adliyelerin toplanması düşüncesi, çok doğru bir adımdır.

Geç kalınmış adalet adalet değildir ilkesi esas alındığında, devletin, vatandaşına zamanında adalet dağıtabilmesi, en önemli görevlerinden biridir. Bu görevi yerine getirebilmenin yegâne yolu da bilgi toplumu içerisinde yer alabilmektir.

Hukukun evrensel ilkelerine saygı, kanun önünde eşitlik, bireysel hak ve özgürlüklerin korunması ile hak arama yollarının açık tutulması ve yönetimin hukuka bağlılığının sağlanması, tüm demokratik ülkelerde olduğu gibi, devletimizin de temel değerleri arasındadır ve ancak, bu değerlerin hayata geçirilmesiyle hukuk devleti anlayışı yerleşebilecektir.

Türkiye Cumhuriyetinin kanunlarını hukuka, hukukunu evrensel adalet ve insan hakları esaslarına dayandıran bir devlet olması ve adalet hizmetlerinin etkin, verimli ve hızlı bir biçimde yürütülmesi Adalet Bakanlığımızın önde gelen görevleri arasındadır.

Adalet Bakanlığımızın, bu dönemde, Avrupa Birliği müktesebatına uyum çerçevesinde çıkarmış olduğu uyum yasaları, diğer taraftan, toplumun yıllardan beri beklediği Ceza Yasası, Ceza Usul Yasası gibi çok temel, ana yasaları Meclisin gündeminden geçirmesi, toplum hayatına sunması ve devrim niteliğinde sayılabilecek birçok uygulamayı hayata geçirmesi sebebiyle, başta Bakanımız olmak üzere, tüm Bakanlık personelini, ben, huzurlarınızda kutlamak istiyorum.

Devletin, toplum ve bireylere, hiçbir ayırım gözetmeksizin, eşit ve adil bir biçimde yaklaşmasını sağlamak temel hukuk ve adalet anlayışımızdır.

Bu düşüncelerle, Adalet Akademisi Başkanlığının bütçesinin hayırlara vesile olmasını temenni ediyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

42 konuşma daha · 19 Aralık 2005

42 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook