Amme alacaklarının tahsil usulü hakkında kanun ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı ile denizli milletvekili hasan erçelebi'nin; kastamonu milletvekili mehmet serdaroğlu ve milliyetçi hareket partisi grup başkanvekili izmir milletvekili oktay vural'ın; trabzon milletvekili mehmet akif hamzaçebi ve 15 milletvekilinin; kahramanmaraş milletvekili mehmet akif paksoy ve 17 milletvekilinin; bartın milletvekili muhammet rıza yalçınkaya'nın; antalya milletvekili osman kaptan ve 2 milletvekilinin; zonguldak milletvekili ali ihsan köktürk ve 8 milletvekilinin; kahramanmaraş milletvekili veysi kaynak ve adıyaman milletvekili ahmet aydın'ın benzer mahiyetteki kanun teklifleri (s.s.:463)
İstanbul Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 53. Birleşim · 4. yasama yılı · 27 Ocak 2010 · 1.113 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mithat Melen (MHP), 27 Ocak 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 53. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUN İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI İLE DENİZLİ MİLLETVEKİLİ HASAN ERÇELEBİ'NİN; KASTAMONU MİLLETVEKİLİ MEHMET SERDAROĞLU VE MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ GRUP BAŞKANVEKİLİ İZMİR MİLLETVEKİLİ OKTAY VURAL'IN; TRABZON MİLLETVEKİLİ MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ VE 15 MİLLETVEKİLİNİN; KAHRAMANMARAŞ MİLLETVEKİLİ MEHMET AKİF PAKSOY VE 17 MİLLETVEKİLİNİN; BARTIN MİLLETVEKİLİ MUHAMMET RIZA YALÇINKAYA'NIN; ANTALYA MİLLETVEKİLİ OSMAN KAPTAN VE 2 MİLLETVEKİLİNİN; ZONGULDAK MİLLETVEKİLİ ALİ İHSAN KÖKTÜRK VE 8 MİLLETVEKİLİNİN; KAHRAMANMARAŞ MİLLETVEKİLİ VEYSİ KAYNAK VE ADIYAMAN MİLLETVEKİLİ AHMET AYDIN'IN BENZER MAHİYETTEKİ KANUN TEKLİFLERİ (S.S.:463)); konuşma 1.113 kelime.
Mithat Melen (MHP, İstanbul). “Amme alacaklarının tahsil usulü hakkında kanun ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı ile denizli milletvekili hasan erçelebi'nin; kastamonu milletvekili mehmet serdaroğlu ve milliyetçi hareket partisi grup başkanvekili izmir milletvekili oktay vural'ın; trabzon milletvekili mehmet akif hamzaçebi ve 15 milletvekilinin; kahramanmaraş milletvekili mehmet akif paksoy ve 17 milletvekilinin; bartın milletvekili muhammet rıza yalçınkaya'nın; antalya milletvekili osman kaptan ve 2 milletvekilinin; zonguldak milletvekili ali ihsan köktürk ve 8 milletvekilinin; kahramanmaraş milletvekili veysi kaynak ve adıyaman milletvekili ahmet aydın'ın benzer mahiyetteki kanun teklifleri (s.s.:463)”. TBMM Genel Kurulu, 53. Birleşim tutanağı, 27 Ocak 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mithat-melen-23-2010-01-27-amme-alacaklarinin-tahsil-usulu-hakkinda-kanun-ile-bazi-kanunlarda-deg (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
MİTHAT MELEN (İstanbul)Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sıra sayısı 463 olan Kanun Tasarısı hakkında şahsım adına söz almış bulunuyorum. Yüce heyeti saygıyla selamlıyorum.
Her şeyden önce bir noktayı belirtmek istiyorum: Türkiye Büyük Millet Meclisinden bir milletvekili ilk defa Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisine seçilmiştir; bu çok önemli bir olay, kutlamak istiyorum kendisini. Buradan da bunu belirtmekte yarar görüyorum.
Sayın milletvekilleri, bu yasayla ilgili önemli bir nokta var, o da şu: Dün burada ısrarla, defalarca şu tekrarlandı ve gayet üzülerek ben şahsen baktım: Bir torba yasası meselemiz var bizim. Torba yasası aslında, Hükûmetin “Bazı işleri yapamıyorum.” demesi, sık sık torba yasası çıkarmaya kalkmak “Sistemi bozuyorum, sistemi anlayamıyorum.” demesi demek; artı bunun yanında, “Bürokrasili işleri takip edemiyorum, korkuyorum.” demesi ve onun için on bir tane yasayı, otuz üç tane önergeyi, yönergeyi, genelgeyi birleştirip kendini kurtarmak için bunu ileri sürmesi demek.
Şimdi, bakın, nasıl kabul edilebilir bir şey bu? Harçlar Kanunu, Grev ve Lokavt Kanunu, yabancılara çalışma izni verilmesiyle ilgili kanun, Teşvik Yasası, yatırım istihdam teşviki, Türkiye İş Kurumuyla ilgili kanunları, belediyelerle, emekli aylıklarıyla ve mali, sosyal güvenlik konularıyla ilgili kanunları, bunun gibi bir sürü kanunu bir araya getirip bir tane yasayla buradan çözüyoruz. Hatta bir sayın milletvekili -ki hakikaten ekonomi bilgisine de güvendiğim- bunun da çok doğru olduğunu söyledi ve şaşkınlıkla baktım. Çünkü, burada, her gün, her geçen gün gayet becerikli bir biçimde, ekonomik gündemin dışına taşmaya çalışıyoruz ve daha doğrusu Hükûmet -Parlamento da buna uyuyor- ekonominin dışında her şeyi konuşuyor, her şeyi küçümsüyor, basite indirgiyor, ekonomi konuşmuyoruz. Hâlbuki ekonominin aslı, ruhu burada ama bunları torba kanunlarla, belirli maddeleri değiştirerek… Belirli maddelerin değiştiğini burada birçoğumuz anlamıyoruz on kere okusak bile, vatandaş zaten anlamıyor doğru dürüst ve ne olduğunu bilmeden yasalar çıkarıp sonra da uygulamada “Ekonomik çok önemli önlemler aldık.” gibi iddialarda bulunuyoruz.
Bir de bakın, geçmişe hep atıfta bulunuyoruz: “Geçmişte şöyle iyiydi, şimdi böyle çok kötü veya tersi oldu, geçmişte iyi değildi, şimdi daha iyi götürüyoruz işleri…” O zaman, şunu düşünmek lazım: Dünya, tarihinin en önemli küresel krizinden geçiyor. Öyle bir kriz ki Amerika Birleşik Devletleri Başkanı bile yeni bir kanun sevk etmek zorunda kaldı, kurtarmaya çalıştığı bankaları vergilendirmeye çalışıyor. Biz sanki bütün bunlar olmamış gibi “Ekonomimiz çok iyi, ülkenin durumu çok iyi ve hakikaten belirli işler yaptık…” Tabii, belirli işler yapılacak, yapılmaması mümkün değil ama ekonominin sürmesi lazım. Ama ayrıca ekonomi Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine bir türlü gelmiyor -bugün çok büyük tesadüf, Sayın Maliye Bakanı burada var- sanki ekonomi konuşulmuyor gibi, anlatılmıyor gibi.
Piyasalar yanıyor. Piyasada şikâyetçi olmayan ben kimseyi görmedim. Ya o zaman benim bildiğim ekonomi başka, sizin başka bildiğiniz bir ekonomi var ve burada ısrarla bunun çok iyi gittiğini söylüyorsunuz yahut da hakikaten bazı şeyleri saklıyorsunuz, bazı şeyleri saklayıp göz göre göre bunları öyle göstermek istemiyorsunuz. Bu, iyi bir taktik olabilir ama bu ekonomi hepimizin ekonomisi. Yarın bizim de elimize bu işler geçtiği zaman biz de böyle davranmamak zorundayız. Çünkü gerçekten Türk piyasasında bir yangın var. Türk piyasasındaki yangın her geçen gün artıyor. Böyle geçici kanunlarla, böyle birkaç tane şeyi değiştirerek sistemin tamamını değiştirmeden, sistemde çok önemli önlemler almadan bu yasalarla veya bu yollarla bazen yönetmelik değişikliğiyle yapacağımız şeyleri Türkiye Büyük Millet Meclisi üzerinden yaparak bu işi çözemeyiz, çözmememiz lazım. Niye lazım biliyor musunuz? Hakikaten bu ekonomide ciddi sıkıntılar olursa ki 2010 yılı çok ciddi bir yıl, çok sıkıntılı geçmeye mahkûm bir yıl… Çünkü dünyada sıkıntılar bitmedi. Efendim, bir de burada oturup bir şey iddia etmemekte çok büyük bir yarar var. O da şu: “Yani bizde zaten bir şey yoktu, biz dünyadaki krizden etkilendik.” Hayır. Bizim önce altyapı sorunlarımız var ekonomide. Altyapı sorunlarımızı düzenlemediğimiz sürece, yapmadığımız sürece, çok basit… Altyapı sorunlarımızdan, bir doğru dürüst Sosyal Sigortalar Kanunu’nu bile halledemedik, vergi meselelerini halledemedik, kamusal hukuki düzenlemeleri yapamadık, ekonomi hukuku konusunda, finans hukuku konusunda ciddi işler yapamadık. Parlamentonun görevleriydi bunlar; yapamadık. Ama hâlâ diyoruz ki: “İşte, dünyadaki kriz, biz az etkilendik.” Hiç az etkilenmedik. Bakın, bu sene bankalar da sıkıntıda, bugün piyasalarda da çok ciddi sıkıntılar var. Türkiye daha fazla borçlanmak zorunda bu yıl. Daha fazla borçlandığımız sürece -çünkü kamu açıklarımız büyüyor- serbest piyasaya giren kamu yüzünden faiz yükselecek, faizi tutmak mümkün olmayacak. Faizi tutamadığımız sürece kur sıkıntı çıkaracak.
Bu işle uğraşanlar bilir, bu parametrelerden, parasal politikada iki parametreden ancak birini tutabilirsiniz, ya faizi ya kuru, ikisini birden tutmanız mümkün değil. Bunlardan birini tuttuğunuz zaman öbürü çatlarsa Türkiye yine sorunlarını çözemez. Niye çözemez? Yatırım yapamaz Türkiye. Şu anda da olan odur. Sabit sermaye yatırımlarının -hem özel sektörün hem devletin- çok ciddi biçimde düştüğü bir ortamdayız. Sabit sermaye yatırımları düştüğü zaman istihdam meselesini çözemezsiniz. İstihdam meselesini çözemezseniz de sosyal sorunları indiremezsiniz sıfıra.
Bugün Türkiye'nin her yerinde kaynayan, başta suç unsuru, dikkat edin, bir türlü çözülemeyen istihdam meselesiyle ilgili. İstihdam için de önce güvence vermeniz lazım. Hiçbir iş adamının yatırım yapması için… Yani kimse kimsenin gözlerindeki rengini severek yatırım yapması mümkün değil, ileriye dönük güven duyması lazım. Türkiye'de iş adamı ileriye dönük güven duyamıyor, onun için yatırım yapamıyor, sabit sermaye yatırımları bunun için çok aşağıya düşmüş durumda.
Ama bunları hiç buralarda konuşmak istemiyoruz. Bunlar, sanki, arada sırada, böyle, sanki ekonomi varmış gibi, kendi kendimize oyalanıp, kendi kendimiz içerisinde bunları konuşmadan götürmeye çalışıyoruz.
Belki bu bir taktiktir, belki bir şeydir, gayet akıllı bir stratejidir ki ekonomiyi basite indirmek ve gündemi başka şeylerle doldurmak. Belki biz de muhalefet olarak bunlara kanıyoruz arada, o gündemi, o diğer gündemi, yalan gündemi sizin arkanızdan yanlış bir biçimde takip ediyoruz, ama dikkat edin, bakın; ekonomide bir çöküntü olarak iktidara geldiniz, yine bir çöküntü olarak ekonomide gitmeyin. Niye gitmeyin diyorum? Çünkü, ondan sonra onu temizlemesi çok zor iş gerçekten. Onun için, ekonomi çökmesin ve piyasadaki sıkıntı hakikaten dinsin. Eğer, İstanbul’daki her konuştuğum insan bana yalan söylüyorsa o zaman bu halkımız doğruyu söylemiyor demektir ama herkes sıkıntıda. Düşünün ki bir muhasebeci bile 100 milyar liralık alacağını tahsil edemiyor çünkü görüyor verecek kimsesi yok. Efendim, bir avukat alacaklarını tahsil edemez duruma gelmiş Türkiye’de, avukat ve bunlar şaka gibi geliyor.
Burada bir Çek Kanunu çıkarıyoruz borçluları affediyoruz, alacaklılar hakkında bir şey düşünmüyoruz. Oturup, onun için de torba kanunlarla bu işi çözdük zannedip, üç beş tane madde ekleyip birkaç kişiyi tatmin ettiğimizi zannedip sistemi kaçırıyoruz. O sistem bir kaçtı mı bir daha düzelemez. Ayrıca da bunun düzelmemesinden hepimiz etkileniriz çünkü ileriye güvenle bakamayız ve bugün Türkiye’de, hepimiz, içimizde birçoğunuz iş adamı olanlar da var, piyasada olanlar da var, güvenle bakamıyor. Bir parça daha fazla ekonomiyle ilgilenmek lazım, Hükûmetin daha fazla burada izahat vermesi lazım. İki konuda izahat vermiyor Hükûmet: Bir dış politika, bir ekonomi çünkü bunlar konuşulmuyor. Diğer her konuda konuşuyoruz ve bu Meclis kürsüsünü de bana sorarsanız, bazen boş yere işgal ediyoruz. Onun için, oturalım da başta bu vergi reformu olmak üzere bazı konuları burada biraz tartışmayı düşünelim.
Bu duygu ve düşüncelerle yüce heyeti saygıyla selamlıyorum.
Teşekkür ederim. (MHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
86 konuşma daha · 27 Ocak 2010