İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 130. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Dısişleri bakanlıığının kuruluş ve ve görevleri hakkında (s.s.524)

Mithat Melen

İstanbul Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 130. Birleşim · 4. yasama yılı · 7 Temmuz 2010 · 614 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mithat Melen (MHP), 7 Temmuz 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 130. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DISİŞLERİ BAKANLIIĞININ KURULUŞ VE VE GÖREVLERİ HAKKINDA (S.S.524)); konuşma 614 kelime.

Mithat Melen (MHP, İstanbul). “Dısişleri bakanlıığının kuruluş ve ve görevleri hakkında (s.s.524)”. TBMM Genel Kurulu, 130. Birleşim tutanağı, 7 Temmuz 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mithat-melen-23-2010-07-07-disisleri-bakanliiginin-kurulus-ve-ve-gorevleri-hakkinda-s-s-524 (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MİTHAT MELEN (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; değişiklik önergesi üzerinde Milliyetçi Hareket Partisinin görüşlerini arz etmek üzere söz almış bulunuyorum. Yüce heyeti saygıyla selamlıyorum.

Çok önemli bir konu var aslında, sadece bu maddenin değişikliğiyle ilgili değildi. Genelde Dışişleri Bakanlığı bütçesi konuşulurken çok dikkatimi çekiyor, hep de dikkatle izlemeye çalıştım. Dünyada bu kadar önemli ekonomik değişiklikler olurken, küreselleşme çok hızlı bir biçimde sonuna gelmişken, belki o krizlerle dünya sarsılırken, biz Dışişleri Bakanlığının yeni teşkilat kanununu yaparken dünyadaki bu gelişmelere ayak uyduracak hiçbir konuda önemli önlemler de almadık. Yani hep esas meselemiz ileriyi görmemekle ilgili. Yani hep burada tartıştığımız konular geçmişle ilgili ve ne yazık ki bir kanun hazırlıyorsunuz, dünyaya uymaya çalışıyorsunuz ve dünyayı izlemekle görevli bir bakanlığın, çok önemli bir bakanlığımızın geleceğe dönük ekonomiyle ilgili hiçbir konusuna da değinmiyorsunuz.

İki tane genel müdürlük var orada, İkili ve Çok Taraflı İlişkiler, ama onun dışında dünyada da çok ciddi bir değişme var. Yani bugün G20’ler -yakında gitti Başbakanımız- arkasından G8’ler… Dünyada yeni bir ekonomik düzen, yeni bir yapı oluşmaya başladı ve öyle bir yapı ki biz de bu yapının içine şiddetle düştük çok aşırı borçlanarak. Yani aslında dış ilişkilerde yeni bir düzen de başladı, o ekonomiyle başlıyor.

Biz 1980’li yıllardan sonra dış ilişkilerdeki ekonominin önemini kavramaya başladık. Yani hakikaten benim büyükelçimin en önemli görevi, Türkiye'yi, Türk malını satmakla ilgili olacak bir mesele ve bundan sonra da artık uluslararası alanda Türkiye'yi koruyabilmek, Türkiye'yi temsil edebilmek, Türkiye'nin ekonomik gücünü temsil edebilmekle ilgili. Ve yine biz kendimiz bu işleri yapmadan, uluslararası kuruluşlar içerisinde, dünya bizi belirli bir yere getirmeye çalışıyor. Mesela bir IMF kanunu var ki hâlâ geçiremiyoruz. Niye geçiremiyoruz? Orada da çünkü biz kademe atladık, Dünya Bankasıyla ilgili kanunu geçirdik. Çünkü niye? Yapıda hâlâ Türkiye içerisinde belirli sıkıntılar var. 1173 sayılı Kanun’da da var aynı sıkıntı. Hâlâ görev tanımları çok net bir şekilde tanınmamış. Yani biz ekonomiyle uğraşırken, piyasayı düzenlemeye çalışırken, ekonomi hukukunu fazla düzenleyemiyoruz. Ekonomi hukukunu içeride düzenleyemediğimiz için dışarıda da kimin bu işlerle uğraşacağı hâlâ tartışmalı. Yani Hazine mi uğraşacak? Hakikaten, Planlama bir müddet uğraşıyordu, şimdi Dışişleri Bakanlığı ve bu çatışma hakikaten gittikçe de artıyor. Ama öyle bir hâle geldi ki iş, çok ciddileşti.

Bakın, stratejiyle ilgili bir yeni genel müdürlük var. Çok önemli bir şey strateji geliştirme, keşke Türkiye Büyük Millet Meclisinde de olsa. O stratejiyi geliştirirken şu saatlerimize de dikkat etsek nasıl çalışacağımız konusunda, geleceğe dönük işler yapmak açısından, ama hayır, hep günlük işlerle uğraşmak bizim işimiz ve acı bu. Ama dünyanın çok önemli biçimde değiştiği, liberal ekonominin, piyasa ekonomisinin tartışıldığı, yeni düzenlerin geldiği dünyada işleri sadece dış politika gibi görmek, dış politika içerisinde yorumlamak da yanlış. Ben Türkiye televizyonlarına da çok dikkatli bakıyorum. Herkes dış politika uzmanı Türkiye’de. İki konuyu çok kolay konuşuyoruz Türkiye’de, futbol ve politika ama çok becerebildiğimizi de zannetmiyorum.

Türkiye, çok küçümsenecek bir ülke değil hem nüfusuyla -73 milyon- hem alt ve üst kaynaklarıyla ve çok önemlisi, insan yapısıyla. Türkiye, gerçekten çok insan yetiştirmiştir. Ama bugün o çıkardığımız kanuna, Dışişleri Bakanlığına bile bu insanları kullanabilme hakkını çok vermemişiz. 19’uncu madde yeterli değil, ona çok dikkatle bakın. Dünyada Türkiye’yi temsil edebilecek, hakikaten Türkiye’yi temsil edecek sadece Dışişleri Bakanlığı değil, hepimiziz.

Çok ilginçtir, bir Hollanda, basit bir ülke gibi görünüyor ufaklık açısından -öyle küçümsemek açısından söylemiyorum- ama yılda 100 tane memurunu parasını vererek uluslararası kuruluşlara gönderir ki, orada eğitim alsın ve orada, gelsin hakikaten yarın bir iş kapsın diye. Öyle bir politikamız da yok. Yani, dünyayı yönlendirebilmek için, yeni ekonomiyi, yeni dünyayı yönlendirebilmek için yeni bir politikaya ihtiyaç var. Onu da herhâlde yapacak başta Dışişleri Bakanlığı diğer bakanlıkların yardımıyla.

O strateji geliştirme konusunda hiç kimse de konuşmuyor, hiç kimse de bir şey söylemek istemiyor. Çok önemli bir dönüm noktasına geliyoruz. Çünkü, dünya gerçekten yakalayamadığımız bir biçimde değişiyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

64 konuşma daha · 7 Temmuz 2010

64 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook