İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 84. BİRLEŞİM · PAZARTESİ

Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle

Muhammet Naci Cinisli

Erzurum Milletvekili · İYİ Parti

Genel Kurul, 84. Birleşim · 3. yasama yılı · 13 Nisan 2020 · 531 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Muhammet Naci Cinisli (İYİ Parti), 13 Nisan 2020 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 531 kelime.

Muhammet Naci Cinisli (İYİ Parti, Erzurum). “Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim tutanağı, 13 Nisan 2020. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muhammet-naci-cinisli-27-2020-04-13-ceza-ve-guvenlik-tedbirlerinin-infazi-hakkinda-kanun-ile-bazi-kanunlar (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=87730

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

MUHAMMET NACİ CİNİSLİ (Erzurum)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; aziz milletimizi ve Genel Kurulumuzu saygıyla selamlarım.

İnfaz kanununda yapılmasını görüştüğümüz değişiklikler, toplumun yapısını, yaşantısını doğrudan etkileyeceği için üzerinde daha itinalı, uzlaşmacı, kapsayıcı görüşmelerin partilerüstü öngörüyle yapılması gerekmekte, sağlıklı demokrasilerde ve adaletli yönetimlerde de olması gereken budur. Ayrıca, infaz kanunu gibi toplumun tümünü ilgilendiren türde yasal düzenlemelerin, ilgili ihtisas komisyonlarında geniş bir katılımla, uzlaşarak tartışılması demokratik kültürümüzün gereği. Oysa hâlihazırda, kanun teklifleri, sağlıksız yeni bir uygulamayla komisyonlarda göstermelik görüşülüyor, hâliyle Genel Kurulumuzdaki görüşmeler uzun tartışmalarla ve dayatmalara karşı mücadeleyle geçiyor. Hâlbuki, bu mücadelelerin komisyonlarda olması gerekirdi. Bu emrivaki, keyfiyet dolu anlayış, kuruluşunun 100'üncü yılını kutlayacak Gazi Meclisimizin felsefesine yakışmıyor ve uymuyor. Bu mukaddes Gazi Meclis çatısı altında yapılan yasama ve denetim faaliyetlerinin ana meselesi, ülkemiz insanının potansiyeline inanan, saygı gösteren, vatanperver, demokrat ruh sahibi bir yönetim anlayışı ihdas etmek olmalı. Yasama faaliyetlerimizin kalitesini artırıp Meclisimizin saygınlığını korumak tüm milletvekillerinin sorumluluğundadır. İçinde bulunduğumuz yeni yönetim sistemi, ortak aklın egemen olmasına maalesef engel oluşturuyor. Bu tarifsiz sistemin Meclisimizi işlevsiz hâle getirmesini önlemek, milletimizin devletiyle olan mesafesini açmamak için, yüz elli yıllık bir tecrübeye sahip olduğumuz iyileştirilmiş parlamenter sisteme acilen dönmeliyiz.

Değerli milletvekilleri, ülkemizin temel sorunlarından biri, belki de ilki, keyfîliğin kamu düzeninde ciddi bir şekilde yer edinmesi ve mazur görülmesidir. İktidar tarafından beslenerek güçlenen, hukuk tanımayan bu anlayışı, adaletin tesisinde, eğitimin niteliğinde, ülke kalkınmasında, sosyal ve siyasi hayatın içerisinde görüyoruz. Bu anlayışa, iki senelik milletvekilliği tecrübemle yasama alanında da yakinen şahit oluyorum, maalesef. Ülkemiz demokratik yönetim sisteminden uzaklaşarak Orta Asya modeline doğru itiliyor. Böyle bir anlayışla görüştüğümüz kanunun konusu olan hükümlüler topluma kazandırılamaz, toplumsal refah iyileştirilemez, ülkemizin kalkınması gerçekleştirilemez. Takdir edersiniz ki kalkınma sadece ekonomiyle sınırlı olmayan siyasi, sosyal, kültürel refahın da gelişimidir. Kalkınmacı, milliyetçi, demokrat İYİ PARTİ olarak bizlerin anlayışı kaliteli kalkınmadır. Her vatandaşımız için ulaşılabilir sağlık ve eğitim hizmetleri, hukukun üstünlüğü, basın ve ifade özgürlüğü olursa hem toplumsal refahı hem de hükümlülerin topluma kazandırılmalarını sağlayabiliriz. Aslına bakarsanız bunların gerçekleşmesi için tek önemli şart var: Demokrasi. Demokrasi, kurallar içinde tahammüldür, ortak fedakârlıklardan özgürlük alanlarının açıldığı bir kurallar rejimidir; kuralsızlık, dilediğini yapmak demek değildir. Biz ise Mecliste kuralları ve teamülleri baypas edecek kanunlar çıkartıyoruz.

Sayın milletvekilleri, vatandaşlarımızın gözünde siyaset kurumu değerini tamamen kaybetmeden, gelin yönetim tarzı, teamüller boyutu gibi ülkemizde maalesef detay kalan bu gibi hadiseleri hep beraber önemseyelim lütfen. Son zamanlarda üzülerek görüyoruz ki devlet etme hususunda örselenmeler yaşanıyor. Devleti bir şekilde yönetenler var ama devlet adamı vasfını haiz kaç yöneticimiz mevcut? Devlet adamlığı eksikliği, ciddi siyasetçi noksanlığı her geçen gün kendini hissettiriyor. Lütfen, unutmayalım ki çok ciddi devlet ve siyasi teamüllerin yaşatıldığı bir siyasi geleneğin mensuplarıyız. Geleneklerimizi yaşatmazsak kuralları, kanunları da yaşatamayız. Son zamanlarda yaşadığımız bazı gayriciddi kandırmacalara ve her krizi fırsata çevirme çabalarına üzülerek şahit olunca aklıma ister istemez eski devlet adamları geliyor. Gaddar 27 Mayıs mahkemelerinde zalim Hâkim Salim Başol’un, İskenderun Limanı’ndan kalkan teknelerde bulunan silahların nereye gittiğine dair ısrarlı sorularına, idamla yargılanan merhum Başbakan Adnan Menderes’in her seferinde verdiği “Reis Bey, devlet sırrıdır, açıklayamam.” cevabı ders gibidir. Seneler sonra kamuoyuna mal oluyor ki cephaneler Kıbrıs mücahitlerine ve Cezayir’e yollanmıştır. Yine, merhum Menderes oğullarına özel iş yapmayı yasaklamıştı. “Devletin kurumlarının imtihanlarına girin, çalışacaksanız devlette çalışın. Hariciyeyi tavsiye ederim. Ben siyasetteyken siz özel iş yapamazsınız.” demişti.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

99 konuşma daha · 13 Nisan 2020

99 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook