İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 80. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)

Muharrem Doğan

Mardin Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 80. Birleşim · 1. yasama yılı · 15 Mayıs 2003 · 587 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Muharrem Doğan (CHP), 15 Mayıs 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 80. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İŞ KANUN TASARISI VE SAĞLIK AİLE ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER (S,S, 73)); konuşma 587 kelime.

Muharrem Doğan (CHP, Mardin). “İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)”. TBMM Genel Kurulu, 80. Birleşim tutanağı, 15 Mayıs 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muharrem-dogan-22-2003-05-15-is-kanun-tasarisi-ve-saglik-aile-calisma-ve-sosyal-isler-s-s-73 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA MUHARREM DOĞAN (Mardin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan İş Kanunu Tasarısının 101 inci maddesi üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi adına söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Bu arada, mazot fiyatları altında ezilen fedakâr çiftçilerimizin çiftçiler gününü kutluyorum.

Söz konusu olan 101 inci maddede "...30 uncu maddesindeki hükümlere aykırı olarak özürlü ve eski hükümlü çalıştırmayan işveren veya işveren vekiline çalıştırmadığı her özürlü ve eski hükümlü ve çalıştırmadığı her ay için yediyüzelli milyon lira para cezası verilir" denilmektedir. Getirilen madde, esas itibariyle olumlu ve sosyal boyutu olan bir düzenlemedir. Bugün, üzerinde çalıştığımız İş Kanunu Tasarısı, işçi ve işverenin huzur ve refahının sağlanması, çalışma barışını hedefleyen temel bir kanun tasarısıdır. Gündemdeki tasarı, milyonlarca işçi ve işvereni ilgilendirmektedir. İşçi de işveren de birer velinimettir: İşçi olmasa, işveren olmaz; işveren de olmasa işçi olmaz; her ikisi de birbirini tamamlayan, vazgeçilmez birer unsurdur. Kalkınmanın ve sanayileşmenin temel taşları işçilerden ve motor görevini üstlenen fedakâr işadamlarımızdan devlet desteğini esirgememeliyiz. İş alanlarımızı ve istihdamımızı ancak bu şekilde artırabiliriz düşüncesindeyim.

Tasarının 101 inci maddesiyle getirilen 750 000 000 TL para cezası, piyasa şartlarına göre çok azdır, caydırıcı tarafı yoktur. Amaç, gelir sağlamak değil, yasalara uygun hareket etmek, caydırıcılığı sağlamaktır.

Ülkemizde özürlü ve eski hükümlü sayısı 10 000 000'un üstündedir, yüzde 90'ı da işsizdir. Sosyal devlet olmanın gereği, gelişmiş ülkelerde olduğu gibi, özürlü ve eski hükümlüleri işsiz bırakmamaktır; aksi takdirde, var olan özürlüleri ve eski hükümlüleri açlığa mahkûm etmiş oluruz.

Cumhuriyet Halk Partisi olarak üstlenmiş olduğumuz muhalefet anlayışımız, iktidara zorluk çıkarmak değildir; işçi ve işverenin hak ve sorumlulukları arasında, adalet ve hakkaniyet ölçüleri dahilinde, dengenin kurulmasını sağlamaktır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yirmi yıldır doğu ve güneydoğu bölgelerimizde terörün yaptığı tahribat, açtığı yaralar sorunları oldukça ağırlaştırmış ve insanca yaşam koşullarını tamamen ortadan kaldırmıştır; binlerce insanımızı sakat bırakmış olup, eski hükümlü ve terör mağduru yaratmıştır.

Seçim bölgem olan Mardin İlinde, kayıtlı 5 300 özürlü bulunmakta ve buna, eski hükümlü ve terör mağdurlarını eklersek 8 000'i geçmektedir. Bugüne kadar bunlardan yalnız 310 kişiye iş imkânı sağlanabilmiştir.

Köye dönüş projesi çerçevesinde bugüne kadar köyüne dönüş yapabilen nüfus sayısı 12 000'dir. Halihazırda 118 köye ve 68 mezraya dönüş izni verilmişse de, çoğunda elektrik yoktur. Bunlar yaşamlarını karanlıkta sürdürürlerken, bizler, burada kavga etme hakkına hiç sahip değiliz. 12 000 köylü vatandaşımız, doğal hakkı olan buzdolabı, çamaşır makinesi ve televizyon kullanamadığı gibi, sondaj kuyularına ait su pompaları çalışmadığından dolayı, su ihtiyaçları tankerlerle karşılanmaktadır.

Mardin'de fotoğraf bu ise, doğu ve güneydoğu illerimizdeki fotoğraf aynıdır. Bizler, bu vatandaşlarımızın, insanca yaşam koşullarını hafifletmek için seçildik. Geleceğimizin teminatı olan gençlerimize, tam eğitimi ne zaman vereceğiz? "İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın" anlayışını tesis ettirmek ve bunların gereklerini yerine getirmek için seçildik; halkın, bizden beklentisi bunlar değil midir?

Ülkenin en büyük sorunu işsizlik ve yoksulluk değil midir; bunları neden konuşmuyoruz?

Ülkemizde özürlü, eski hükümlü ve terör mağduru en fazla Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerimizde bulunmaktadır. En az yatırım ve istihdam yapılan bölgelerimiz, yine Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerimizdir. Doktoru, hemşiresi, ebesi, öğretmeni en az olan, yine doğu ve güneydoğu değil midir?

Bu nedenle, bu bölgeye özel bir yatırım planı yapılması şarttır diyorum. Hükümet olarak yapmanız gereken, piyasayı canlandırmak, inşaat sektörünü harekete geçirmek; yatırım yaparak, işsizliği ve yoksulluğu yenmek; istihdam yaratarak, gençlerimizi işsizlikten kurtarmaktır. Bugün, inşaat ve mimarlık fakültelerinden, hukuk fakültelerinden, işletme fakültelerinden mezun olan gençlerimize iş bulunamıyorsa değerli arkadaşlarım, bu konu üzerinde hepimizin çok düşünmemiz gerektiğine inanıyorum.

Bu maddeyle ilgili olarak verdiğimiz önergede, tasarıda 750 000 000 lira olan para cezasının "asgarî ücretin 4 katı" olması önerilmiştir. Ben, bir işadamı olarak destekliyorum, sizlerin de desteğini bekliyorum.

Yüce Meclisi en derin saygılarımla selamlıyorum.

Teşekkür ediyorum. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

41 konuşma daha · 15 Mayıs 2003

41 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook