İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 46. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Yüksek öğretim kurumları teşkilatı kanunu ile 78 ve 190 sayılı khk lerde değ.yap.hk.kan.tas.(ss. 1039) 15 ilde üniversite kurulması hakkında

Muharrem Doğan

Mardin Milletvekili ·

Genel Kurul, 46. Birleşim · 4. yasama yılı · 29 Aralık 2005 · 767 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Muharrem Doğan, 29 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 46. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YÜKSEK ÖĞRETİM KURUMLARI TEŞKİLATI KANUNU İLE 78 VE 190 SAYILI KHK LERDE DEĞ.YAP.HK.KAN.TAS.(SS. 1039) 15 İLDE ÜNİVERSİTE KURULMASI HAKKINDA); konuşma 767 kelime.

Muharrem Doğan (Mardin). “Yüksek öğretim kurumları teşkilatı kanunu ile 78 ve 190 sayılı khk lerde değ.yap.hk.kan.tas.(ss. 1039) 15 ilde üniversite kurulması hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 46. Birleşim tutanağı, 29 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muharrem-dogan-22-2005-12-29-yuksek-ogretim-kurumlari-teskilati-kanunu-ile-78-ve-190-sayili-khk-ler-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ANAVATAN PARTİSİ GRUBU ADINA MUHARREM DOĞAN (Mardin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan kanun tasarısının 68 inci maddesi üzerinde, Anavatan Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; sözlerime başlarken, sizleri sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

Sayın milletvekilleri, Adıyaman Üniversitesinin kurulması beni ve tüm Anavatan camiasını mutlu etmiştir; çünkü, Adıyaman İli, GAP'ın gözbebeği, aynı zamanda inanç ve kültür turizminin odak noktasıdır Şanlıurfa ve Mardin illerinden sonra. Bu nedenle, burada bir iki fakültenin İnönü Üniversitesinden alınması, Gaziantep Üniversitesinden alınarak Adıyaman'da tek bir üniversite haline getirilmesi ve orada daha önemli bir konuma getirilmesi, elbette, bizi mutlu etmiştir.

Biraz önce yaptığım konuşma da, herhalde, yanlış anlaşılmış olabilir. Biz, Anavatan olarak yatırım ve proje partisiyiz. Türkiye'ye çağ atlatan partiyiz. Teknolojiyi ve bilimi Türkiye'ye getiren partiyiz. Biz bunlara karşı değiliz; ancak, Allah'ın size verdiği bir iktidar lütfunu iyi değerlendiremediğiniz için ben karşı geldim ve bu yaptığınız hizmetleri de az buluyorum.

Bu nedenle, benim istediğim 15 üniversite değil, en azından, bugün Türkiye'de en az 20 tane ilimiz altyapı bakımından üniversite olma hakkını kazandığı halde yapılmamış; fakat, Anavatan olarak isteklerimiz, yarının gelişmiş ve çağdaş bir Türkiye'si için, Millî Eğitim, YÖK ve üniversiteler kendi eğitim sistemlerini mutlaka masaya yatırarak sorgulamalı ve sorgulama bir bütün olarak ele alınmalıdır.

Neresinden tutarsanız tutun, bugünkü eğitim sistemimiz baştan sona her yönüyle plansız, programsız ne aradığını bilmeyen bir yapıdadır. Bunun doğal sonucu olarak sistemin çatısı olan mezunları da, aynı şekilde plan ve program yapamamakta, toplumda öncü rol alamamakta ve kendi başlarına üretime katkı sunamamaktadırlar. Her yıl yüzbinleri bulan mezunlarının büyük çoğunluğunun aldıkları ezberci eğitimin bir yansıması olarak, sağlıklı düşünme ve üretme yeteneklerini sergileyemedikleri görülmektedir.

Bugün bütün dünyada yükseköğrenimin eğitim ve öğretimdeki temel amacı salt bir öğretim kurumu değil, aynı zamanda hedefi, işlevi ve yükümlülüğü bir ülkenin nitelikli, yetişmiş insan gücünü sağlamak, insan gücünü yetiştiren bilim insanı veya öğretim üyesi yetiştirmek, evrensel ölçekte araştırma faaliyetleriyle bilgi üretmek, üretilen bilgiyi teknolojiye dönüştürmek ve topluma aktarabilmektir. Üniversite eğitimi veya yükseköğretimin amacı, kişiye bir mesleğin gerektirdiği bilgileri sağlamaktan önce ve onun ötesinde, bir bütün olarak kişiyi hayata hazırlamak ve geliştirmek için bulunduğu coğrafyadaki toplumu, dünyayı ve evreni tanıması, öğrenmesi olanağı sağlayan bir ortamdır.

Bütün dünyada yükseköğretimde temel hedef, daha kaliteli bir eğitim vererek yarının iyi beyinlerini yetiştirmektir. Kaliteli eğitim, bir yerde kurumun, doğrudan öğretim üyelerinin kalitesi, öğrenci kalitesine yansımaktadır. Doğal olarak, sorun çözmeye dayalı eğitim sistemi, beraberinde öğretim elemanı kalitesi ve potansiyelini gündeme getirecektir. Bu bakımdan, öğretim üyelerinin statüleri değişmek zorunda kalacak; araştırmacı, öğretici, hem araştırıcı hem de öğretici öğretim üyesi yanında, yalnızca yönetici öğretim üyesi kadrosunda öğretim üyesinin oluşturulması gerekir. Bu konu ileride tartışılır. Gelecekte ülkede yetişkin ve çok yönlü düşünen ve üreten bireyler yetiştirmek için mutlaka çok boyutlu olarak eğitilmeleri gerekir. Bunun için de üniversitelerimizde yan dal eğitimi sağlanmalıdır. (Anavatan Partisi sıralarından alkışlar)

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; yapılması gereken şunlardır:

1- Eğitim ve öğretim bir bütünlük içerisinde her türlü kaygıdan ve art düşünceden uzak olarak masaya yatırılmalı ve her yönüyle sorgulanmalıdır.

2- YÖK Yasası çağdaş bir Yükseköğretim Yasasına dönüştürülecek şekilde geleceğin eğitim modeline göre yeniden ele alınmalıdır.

3- Ezberci eğitim sistemi yerine, düşünen, sorgulayan, araştıran ve üreten bir yapıda probleme dayalı aktif eğitim sistemine geçilmesi tartışılmalıdır.

4- Ülkenin ihtiyaç duyduğu iş alanlarına yönelik yükseköğretim programları yapılmalıdır.

5- Öğretim üyesi yetiştirme programı yeniden ciddî olarak ele alınmalı ve öğretim üyeliği bir iş kapısı değil, bir yaşam biçimi olacak standartlara kavuşturulmalıdır.

Değerli milletvekilleri, fırsat eşitliğinin sağlanması ve bölgesel adaletsizliğin olmaması için, ülkemizin tüm bölgelerinin yoklukta değil varlıkta, fakirlikte değil zenginlikte rekabet edebilmesi için, bazı illerimizde de, altyapının hazır hale gelmesi bakımından, birçok fakültenin ve yüksekokulun kurulması gerektiğine inanıyorum. Bu nedenle, bu yasayla birlikte, Sayın Bakanımız, birkaç tane ilde, yani, hakikaten, birkaç tane fakültenin ve yüksekokulun da kurulmasını getirselerdi, bizi daha çok mutlu edeceklerdi diye düşünüyorum.

Şimdi, değerli arkadaşlar, bugün, bu kanun inşallah yasalaşacak ve yasalaştıktan sonra, ülkemizde, üniversitesi olan il sayısı 59'a çıkacaktır; ama, üzülerek söylüyorum, 22 ilimiz bunların dışında kalacaktır; ama, Allah'ın izniyle, umut ediyorum ve Allah'tan dua ediyorum, Anavatan Partisi iktidara geldiği ilk döneminde, başta Mardin, Bitlis, Iğdır, Siirt, Bartın, Batman, Şırnak, Muş, Ağrı, Sinop, Kilis, Bilecik, Karabük, Yalova, Ardahan, Nevşehir, Karaman, Bingöl, Tunceli, Artvin, Kırklareli ve Osmaniye İllerinde…

AHMET YENİ (Samsun)Biz açacağız, biz…

MEHMET ÖZYOL (Adıyaman)Çankırı da var…

MUHARREM DOĞAN (Devamla)Hakikaten, illere ve…

AHMET YENİ (Samsun)O zaman hiç açılamayacak demektir!..

MUHARREM DOĞAN (Devamla)Hayır, hayır… Şunu demek istiyorum değerli arkadaşlar: Buralara fakülteler ve yüksekokullar açılacak ve hakikaten, altyapısı hazır hale gelen illeri de üniversiteye dönüştüreceğiz. (Anavatan Partisi sıralarından alkışlar) Buna, biz, Anavatan olarak kararlıyız; buradan da ben söz veriyorum.

Bu duygu ve düşüncelerle, Adıyaman Üniversitesinin, bölgemize, milletimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum; sizleri ve bizleri izleyen aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum. (Anavatan Partisi sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

118 konuşma daha · 29 Aralık 2005

118 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook