İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 46. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Yüksek öğretim kurumları teşkilatı kanunu ile 78 ve 190 sayılı khk lerde değ.yap.hk.kan.tas.(ss. 1039) 15 ilde üniversite kurulması hakkında

Muharrem İnce

Yalova Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 46. Birleşim · 4. yasama yılı · 29 Aralık 2005 · 991 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Muharrem İnce (CHP), 29 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 46. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YÜKSEK ÖĞRETİM KURUMLARI TEŞKİLATI KANUNU İLE 78 VE 190 SAYILI KHK LERDE DEĞ.YAP.HK.KAN.TAS.(SS. 1039) 15 İLDE ÜNİVERSİTE KURULMASI HAKKINDA); konuşma 991 kelime.

Muharrem İnce (CHP, Yalova). “Yüksek öğretim kurumları teşkilatı kanunu ile 78 ve 190 sayılı khk lerde değ.yap.hk.kan.tas.(ss. 1039) 15 ilde üniversite kurulması hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 46. Birleşim tutanağı, 29 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muharrem-ince-22-2005-12-29-yuksek-ogretim-kurumlari-teskilati-kanunu-ile-78-ve-190-sayili-khk-ler (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA MUHARREM İNCE (Yalova)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Eğer bir ülkede 17-25 yaş arasında 5 000 000 genç varsa ve her yıl 1 000 000 çocuk ilköğretime başlıyorsa ve 2 000 000 genç üniversite sınavına girip 1 500 000'i geri dönüyorsa, o ülkede yeni üniversitelerin açılması kaçınılmazdır. Bu, doğrudur; ancak, tıpkı, 21 inci Dönem Van Milletvekili bir arkadaşımızın dediği gibi, bunlar tabela üniversitesi olmasın. Van Milletvekili Sayın Hüseyin Çelik "bugün, maalesef, üniversitelerimizin birçoğu, üzülerek söylüyorum; ama, tabela üniversiteleridir; 40 tane cerrah olacağına 2 tane şifa dağıtan cerrah olsun" diyor. Böyle bir açıklaması var. Ben de kendisine katılıyorum, 21 inci Dönem Milletvekili Sayın Hüseyin Çelik'e.

Değerli arkadaşlarım, bir bardakta, şu bardakta 10-15 santimetre yüksekliğinde su olsa, bunu alsak, bir tepsiye döksek, çoğaltmış oluruz suyun tabanını; ama, gerçek miktarda suyu değiştirmemiş oluruz. Bence, biraz öyle yapıyoruz gibime geliyor. Bir bardak suyu alıp, bir tepsiye döküyoruz ve suyu çoğalttığımızı zannediyoruz.

Bu konuşmam, hiçbir şekilde bir milletvekili olarak değildir, bir öğretmen olaraktır. Bu ülkede yıllarca çocukları üniversiteye hazırlamış birisi olarak yapıyorum bu konuşmamı. Tabiî ki destekliyoruz, tabiî ki arkasındayız; ancak, kalkınma için gayri safî millî hâsıla tek başına bir gösterge değildir; kalkınma, toplumdaki bütün kurumların bir orkestra gibi çalışmasıyla olur. Eğitim, kalkınma için sihirli bir güçtür. Bu ülke, ulus olarak, ilköğretimi henüz bitirememiştir. Ulus olarak, ortalamamız 4,6 yıldır. Biz, bunu bir yıl artırdığımızda, Türk Ulusunun eğitim düzeyi 5,6 yıl olursa, gayri safî millî hâsılamız yüzde 10 artıyor. Bütün bunları biliyorum, bütün bunların farkındayım; ancak, ülkedeki gerçekler de ortada. Eğer, daha 1992 yılından beri Sütçü İmam Üniversitesinin 4 fakültesinin kadro sorunu çözülmemişse, Eskişehir'deki Osmangazi Üniversitesinin kadro sorunları çözülmemişse, otuz yıllık Malatya İnönü Üniversitesinin sorunları çözülmemişse, ciddî sıkıntılarımız, ciddî problemlerimiz var demektir.

Ülkemizdeki yükseköğretimin, maalesef ki, çok köklü bir geleneği yok. İstanbul Üniversitesinin kuruluş tarihi 1933. Üniversiteleri 3'e bölersem, 77 üniversiteyi, 53 devlet, 24 vakıf üniversitesini 3'e bölersem, ilk 24 üniversitenin, kuruluş sıralamasına göre ilk 24 üniversitenin yaş ortalaması 32'dir, ikinci 24 üniversitenin yaş ortalaması 14'tür, üçüncü 24 üniversitenin yaş ortalaması 10'dur. Ortada böyle bir durum var; ama, Paris ve Oxford Üniversitelerinin kuruluş tarihi ise 11 inci, 12 nci Yüzyıllardır.

Böyle bir ortamda üniversiteleri tartışıyoruz biz ve ben isterdim ki, bu Mecliste illerin tarihçeleri tartışılacağına, seçmene mesaj verileceğine şunu tartışsaydık keşke: Biz, hangi tür üniversite istiyoruz; Amerikan modeli mi, Alman modeli mi, İngiliz modeli, Rus modeli mi; hangisini istiyoruz? Yani, biz…

ALİM TUNÇ (Uşak)Türk modeli…

MAHFUZ GÜLER (Bingöl)Rus modeli!..

MUHARREM İNCE (Devamla)Ya da bunların bir karması, hangisi ise…Tabiî ki, neden olmasın.

MAHFUZ GÜLER (Bingöl)Rus modeli!..

MUHARREM İNCE (Devamla)Neden olmasın…

MAHFUZ GÜLER (Bingöl)Ne olacak?! Öyle bir model mi var?!

MUHARREM İNCE (Devamla)Siz, Cidde modeli mi istiyorsunuz, Rus modeli mi? Ben ikisini de istemiyorum.

MAHFUZ GÜLER (Bingöl)Kafandan uyduruyorsun; yok öyle bir şey.

MUHARREM İNCE (Devamla)Böyle bir model varsa ne yapacaksınız?!

MAHFUZ GÜLER (Bingöl)Yok kardeşim.

MUHARREM İNCE (Devamla)Yoksa…

Bakın, üniversitelerle ilgili modelleri yazan hocaların kitaplarını okuyarak geldim ben buraya. Diyor ki: "Bir yetişme ortamı olarak üniversite, kişiliği geliştirmek yanında, teknik bilgi sağlamak." Bu bir İngiliz modeli.

Araştırıcılar topluluğu, öğretimin yanında araştırmaya da önem veren Alman modeli ya da toplumun hizmetinde üniversite, bilim, kamu yaşamını etkileyecek, kamu yaşamı da bilimi etkileyecek Amerikan modeli bir üniversite; entelektüel bir yapı olarak Fransa'ya özgü bir üniversite ya da üretim faktörü olarak üniversite, eski Rus, Sovyet modeli.

Biz neyi tartışacağız; biz, belki de bunları tartışmalıydık burada. Hangi tip üniversite modeli istiyoruz. İhtisas üniversitesi mi istiyoruz; yani, siz, Anadolu'nun bir sağlık ocağında sıradan bir hekimlik görevi yapan kişiyle, bir üniversitenin araştırma hastanesinde çok ciddî çalışmalar yapan bir hekimi, bir doktoru aynı üniversiteden mezun ederseniz, bu işte yanlış yapıyorsunuz demektir. Eğer Anadolu'nun bir köyünde sadece çocuklara okuma yazma, dört işlem öğreten bir öğretmenle, öğretmenleri yetiştirecek bir öğretmeni aynı okulda yetiştiriyorsanız, aynı üniversitede yetiştiriyorsanız, yanlış yapıyorsunuz demektir. Ben bunları tartışmak isterdim burada.

Değerli arkadaşlarım, bu ülkede üniversite sınavına giren öğrenciler birinci tercihlerine girmiş olsalardı, bakınız, Yüzüncü Yıl Üniversitesinin -Sayın Bakanın seçim bölgesidir- sadece yüzde 12'si dolacaktı. Birinci tercihlerine göre yerleştirme yapılsaydı, Boğaziçi Üniversitesinin 7,5 katı daha öğrenci alması gerekirdi. ODTÜ'de bu oran 3'tür, Bilkentte bu oran 2,5'tir; yani, arada müthiş farklar var; yani, Yüzüncü Yıl Üniversitesi 100 öğrenci alacaksa, birinci tercihine göre yerleştirdiğimizde 12 öğrenci, 88 tanesi boş kalacak. Oysa Boğaziçi Üniversitesinin 100 öğrencisini düşündüğümüzde 750 öğrenci alması gerekirdi. Üniversiteler arasında böylesine ciddî dengesizlikler var.

Sayın milletvekilleri, bu ülkede, ne yazık ki, üniversitedeki gençlerimizin barınma sorunları hâlâ çözülmedi; ama, ne yazık ki, ne yazık ki, hiçbir politikacı bunları tartışmıyor. Biz katsayıyı da tartışıyoruz, her şeyi tartışıyoruz; ama, bunları tartışmıyoruz.

Araştırma görevlileriyle ilgili çok ciddî sıkıntılar var. Biz bu oranı yüzde 50 artırsak bile, altı yıl sonra ancak oranı çözebiliyoruz.

Değerli arkadaşlarım, bir de, üniversitelerde görevlendireceğimiz hocaların eksikliği… Bakınız, şöyle yapsak; ülkenin kaynaklarını iyi kullansak.

Değerli arkadaşlarım, biz doğal kaynaklarımızı çok kötü kullandığımız gibi, ne yazık ki, insan kaynaklarımızı da çok kötü kullanıyoruz. Son on yılda yurt dışına gönderilen öğrenci sayısı 5 000; bunlardan 2 100 tanesi geri dönüyor, 2 900 tanesi geri gelmemiş. Kişi başına 25 000 dolar harcadığımızı düşündüğümüzde bize 1 kişinin maliyeti 210 000 dolara geliyor. Oysa, ODTÜ, öğretim üyesi yetiştirme programı düzenliyor; yurt dışına gidip gelmesi dahil 20 000 dolara mal ediyor bunu. Neden biz 210 000 dolara mal ediyoruz; bunları tartışmalıydık burada.

Yine, Aksaray'da kurulacak Aksaray Üniversitesinin hayırlı olmasını diliyorum Aksaraylılara ve bu arada da, siz değerli milletvekillerine şunları söylemek istiyorum: Yakında Kurban Bayramı var, hepiniz Yalova'ya geleceksiniz ya da sırayla geliyorsunuz, termal tesislerinden yararlanıyorsunuz.

ALİ RIZA ALABOYUN (Aksaray)Misafir oluruz...

TEVHİT KARAKAYA (Erzincan)Hiç gelmedik ki…

MUHARREM İNCE (Devamla)Yakında geleceksiniz.

Eğer bugün, ek madde olarak verdiğimi kabul etmezseniz, hepinizin suyunu bulandıracağım, bulanık suda yüzeceksiniz havuzda; sizi uyarayım. (CHP sıralarından alkışlar)

Yalova'yı teşvik kapsamına almadınız, altı yıldır kalıcı konutların sorununu çözmediniz, termalle ilgili yönetmeliği iki yıldır çıkarmadınız, Hyundai'yi pas geçtiniz, OSB'yi yapmadınız, üniversiteyi de bu akşam elinizin tersiyle iterseniz, sanırım, Termal'den iyi yararlanamayacaksınız.

Hepinize teşekkür ediyorum, hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

118 konuşma daha · 29 Aralık 2005

118 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook