Ankara milletvekili bülent gedikli?nin, şahsına sataşması nedeniyle
Yalova Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 31. Birleşim · 2. yasama yılı · 8 Aralık 2011 · 237 kelime · yaklaşık 1 dakikalık okuma
Kaynak göster
Muharrem İnce (CHP), 8 Aralık 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 31. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ANKARA MİLLETVEKİLİ BÜLENT GEDİKLİ?NİN, ŞAHSINA SATAŞMASI NEDENİYLE); konuşma 237 kelime.
Muharrem İnce (CHP, Yalova). “Ankara milletvekili bülent gedikli?nin, şahsına sataşması nedeniyle”. TBMM Genel Kurulu, 31. Birleşim tutanağı, 8 Aralık 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/muharrem-ince-24-2011-12-08-ankara-milletvekili-bulent-gedikli-nin-sahsina-satasmasi-nedeniyle (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=13355
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)MUHARREM İNCE (Yalova)Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Önce şunu söylemek lazım: Bir gazete röportajımda çocukluk anılarımı söyledim. Sekiz yaşındayken televizyonu görmeden arkadaşlarıma görmüş gibi anlattığımı, büyük bir samimiyetle sekiz yaşındaki hâlimi söyleyince, onu buraya ancak sekiz yaşındaki bir zihniyet taşıyabilir; birincisi bu. (CHP sıralarından alkışlar)
İkincisi: Üniversite yıllarımda yine o röportajda şöyle dedim: “Ben sol grubun içerisindeydim ama dinî duyarlılıkları yüksek bir çocuktum. Arkadaşlarım bana ‘hacı’ derlerdi.” dedim, röportaj da böyleydi. Bu da doğru. [(AK PARTİ sıralarından “Bravo(!) sesleri ve “alkışlar(!)”] İkincisi: Bazıları gitmeden oldu gibi görünür ama bazıları gitse de hacı olamaz. İsterse 10 kere gitsin hiç hacı olamaz onlar. Bak, Keçecizade İzzet Molla şöyle diyor: “İnsan hacı olsaydı gitme ile Mekke’ye, eşek derviş olurdu taş çekmeyle tekkeye.” (CHP sıralarından alkışlar)
Şimdi, bakın, bunlar, bu siyaset değil. Burada kırk yaşın üzerinde, elli yaşında, altmış yaşında insanlar, çocukluk anıları bir röportajı alıp buralara… Kimseye böyle bir sahtekârlık yaptığımız falan yok, kimseye de böyle bir şey demedik. Arkadaşlarımızın bir lakabını bir gazetede dürüstçe, içtenlikle, samimiyetle söylemişiz. Yani anlayamadım ne söylediğini, yukarıya çıktım, tutanakları da alamadım, izleyen arkadaşlarımızdan aldım çünkü bozuk bir Türkçeyle konuşulduğu için ne dediğini anlayamadım. Ya tutanaklardan ya televizyonlardan izleyenlerden söylemem gerekiyordu onun için bir süreliğine ayrıldım yoksa buradan kaçmadım yani. Bunu söylemek istiyorum.
Ayrıca, bir de düzeltme yapayım: Deprem 98’de olmadı Sayın Gedikli, 17 Ağustos 1999’da oldu. O, yüzyılın büyük acısının tarihini bile bilmiyorsunuz, doğrusu çok yadırgadım.
Yüce Meclise saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
26 konuşma daha · 8 Aralık 2011