İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 105. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

On Birinci Kalkınma Planı'nın (2019-2023) Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına Sunulduğuna Dair Cumhurbaşkanlığı Tezkeresi münasebetiyle

Genel Kurul, 105. Birleşim · 2. yasama yılı · 18 Temmuz 2019 · 272 kelime · yaklaşık 1 dakikalık okuma

Kaynak göster

Murat Çepni (Halkların Demokratik Partisi), 18 Temmuz 2019 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: On Birinci Kalkınma Planı'nın (2019-2023) Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına Sunulduğuna Dair Cumhurbaşkanlığı Tezkeresi münasebetiyle); konuşma 272 kelime.

Murat Çepni (Halkların Demokratik Partisi, İzmir). “On Birinci Kalkınma Planı'nın (2019-2023) Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına Sunulduğuna Dair Cumhurbaşkanlığı Tezkeresi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim tutanağı, 18 Temmuz 2019. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/murat-cepni-27-2019-07-18-on-birinci-kalkinma-plani-nin-2019-2023-turkiye-buyuk-millet-meclisi (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=80158

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

MURAT ÇEPNİ (İzmir)Teşekkürler Başkan.

Evet, kalkınma planında, aslında bu kalkındırma planında iki şey yok; bir tanesi demokrasi, bir tanesi de milyonlarca işçi ve emekçi. Evet, demokrasinin olmamasının bir mantığı var. Çünkü bu planın işçi sınıfının, emekçilerin çok daha azgın koşullarda sömürüsü olmaksızın gerçekleşmesi mümkün değil çünkü daha fazla açlık, daha fazla işsizlik ve yoksulluk gerekiyor. Evet, Hükûmetin de bu durumu yönetmesinin tek yolu çok daha fazla güvenlikçi yasalar, antidemokratik uygulamalar ve faşizme ihtiyacı var. Niye bunlara ihtiyacı var? Çünkü halk korkusu hiçbir korkuya benzemez. Evet, iktidar esas olarak bu korkuyla hareket ediyor.

Şimdi, bu plan aslında saray şirketlerinin kâr oranlarını artırma planıdır, başka hiçbir anlama gelmez. Bu plan şunu söylüyor bize, Türkçesi şu: “Çok daha fazla işsizlik, ekonomik krizin işçi sınıfının üzerine yıkılması, esnek ve güvencesiz çalışma.” Yani bir kriz var, gemi batıyor fakat buradan çıkmanın yani gemiyi kurtarmanın tek yolu milyonlarca işçi ve emekçiyi çok daha fazla sefalete sürüklemekten geçiyor. Peki, buraya çıkıp planı savunan arkadaşlarımız ne diyor? “Köprü yaptık.” diyor. Ne diyor? “Hastane yaptık.” diyor. Hastaneler hasta garantili hastaneler, köprüler araç garantili, tüneller araç garantili. Şimdi, Hitler’in Propaganda Bakanı Goebbels şöyle söylüyor: “Asla kendinizden başka birine hareket alanı bırakmayın.” Yine şöyle söylüyor: “Yalan söyleyin, mutlaka inanan çıkacaktır; olmazsa, yalana devam edin.” Şimdi de tam olarak aslında bunu yaşıyoruz.

Türkiye'de en varsıl yüzde 20, millî gelirden yüzde 47’den fazla pay alırken en yoksul yüzde 20 ise yüzde 6,3 pay alıyor. 10 milyon işçi asgari ücretle yaşıyor yani açlık sınırında yaşıyor. Peki, Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu çok yüksek bir istişare kurulu, çok önemli siyasetçilerden oluşuyor; bunlardan birisi Bülent Arınç. Bu kurul ilk toplantısında maaşlarına yüzde 40 zam yapıyor, yüzde 40.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

92 konuşma daha · 18 Temmuz 2019

92 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook