Genel Kurul gündemindeki İklim Kanunu Teklifi’ne, yaşanan don olayına ve tüm partilerin ortaklaşa vereceği araştırma önergesiyle kurulacak komisyona, proje okullarına yapılan öğretmen atamalarına ve Millî Eğitim Bakanının açıklamalarına, sağlık alanındaki skandalların bitmediğine, dün gece açıklanan Merkez Bankasının bu yılki zararına, Gazeteci Fuat Uğur’un Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş'a yönelik söylemlerine ilişkin açıklaması
Ankara Milletvekili · CHP (konuşma tarihinde; bugün Yeni Parti)
Genel Kurul, 76. Birleşim · 3. yasama yılı · 15 Nisan 2025 · 529 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Murat Emir (CHP), 15 Nisan 2025 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 76. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Genel Kurul gündemindeki İklim Kanunu Teklifi’ne, yaşanan don olayına ve tüm partilerin ortaklaşa vereceği araştırma önergesiyle kurulacak komisyona, proje okullarına yapılan öğretmen atamalarına ve Millî Eğitim Bakanının açıklamalarına, sağlık alanındaki skandalların bitmediğine, dün gece açıklanan Merkez Bankasının bu yılki zararına, Gazeteci Fuat Uğur’un Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş'a yönelik söylemlerine ilişkin açıklaması); konuşma 529 kelime.
Murat Emir (CHP, Ankara). “Genel Kurul gündemindeki İklim Kanunu Teklifi’ne, yaşanan don olayına ve tüm partilerin ortaklaşa vereceği araştırma önergesiyle kurulacak komisyona, proje okullarına yapılan öğretmen atamalarına ve Millî Eğitim Bakanının açıklamalarına, sağlık alanındaki skandalların bitmediğine, dün gece açıklanan Merkez Bankasının bu yılki zararına, Gazeteci Fuat Uğur’un Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş'a yönelik söylemlerine ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 76. Birleşim tutanağı, 15 Nisan 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/murat-emir-2025-04-15-genel-kurul-gundemindeki-iklim-kanunu-teklifine-yasanan-don-olayina (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=134208
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)MURAT EMİR (Ankara)Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Geçen hafta Genel Kurulda görüşülmeye başlanan iklim yasası hem muhalif partilerin etkili direnci hem sivil toplumun bu yasayı kabul etmeyişi, sonrasında bugün iklim kanununun tekrar Komisyona çekilecek olması olumlu bir gelişmedir. Bir yanlıştan dönmek erdemdir ama burada yapılması gereken ortak aklı çalıştırmak, sivil toplumun, üniversitelerin, muhalefet partilerinin, sözü olan herkesin sözünü dinlemek ve gerçekten de Türkiye'nin hak ettiği bir iklim yasasını yaşama geçirmektir. Bu yönüyle de komisyon çalışmalarından başlayarak yeniden elde edilen fırsatın etkili bir şekilde değerlendirilmesini ümit ediyorum. Çünkü bugün yaşadığımız don olayı da iklim krizi de onun arkasındaki tarımsal kriz de birbirine son derece bağlı durumlar.
Yine, bugün bütün partilerin ortak tutumuyla, kendi araştırma önergelerimiz olmakla birlikte, yaşadığımız yaygın don hadisesinin Meclisteki tüm partilerin ortaklaşacağı ve ortaklaşa vereceği bir araştırma önergesiyle bir komisyon kurulması kararı da doğrudur ve özellikle de Meclisimizin bu zor gününde borç batağı altında inim inim inleyen ve ürünlerinin büyük bir kısmını kaybetmiş olan çiftçiye bir ses yükseltmesi açısından da son derece değerlidir. Yalnız yeri gelmişken ifade edelim, Sayın Bakan daha tespitler yapılmadan bu don sonucunda ne kadar tarımsal ürünü kaybettiğimiz dahi belli değilken "Arz açığı olmayacak." gibi bir yaklaşımda bulundu. Bu bilimsel değil, doğru değil, altı dolu değil; dolayısıyla bir Sayın Bakanın böylesine bir büyük afet söz konusuyken daha ciddi ve daha gerçekçi olmasını beklerdik ama bundan sonra hiç olmazsa kurulacak komisyona Sayın Bakanın ve Bakanlık bürokratlarının da olumlu katkı vermesiyle umuyoruz ki hem çiftçimizin yanında duracak hem de Türkiye'deki, yanı başımızda tehlike olarak beliren tarımsal krizi önlemeye dönük önlemler alınacaktır.
Değerli arkadaşlar, bir Millî Eğitim Bakanımız var, bu Millî Eğitim Bakanı proje okullar üzerinden kadrolaşma; proje okullar üzerinden, hiçbir kritere bağlı kalmaksızın, hiçbir gerekçesi olmaksızın "proje okul" diye adlandırdığı 2 binin üzerindeki, cumhuriyetin biriktirdiği, birikimi anlamına gelen köklü, geleneği olan okullarda bir kadro kıyımına gidiyor ve EĞİTİM-BİR-SEN'li öğretmenleri veya AKP teşkilatlarında hazırlanan listelerle atanan öğretmenleri bu okula atıyor; oranın deneyimli öğretmenlerini de norm fazlası gerekçesiyle açığa, il millî eğitim müdürlüklerine çekiyorlar. Bu, hem bu okullardaki eğitim kalitesini düşürmesi açısından hem de okullardaki böylesine siyasi kadrolaşmayı fütursuzca yapma olanağını açması bakımından son derece tehlikelidir. Ama, Sayın Bakan, yani proje bakan, yani Türkiye'de millî eğitimi çökertmekle sorumlu, onun projesi olan Sayın Bakan dönüp kendi alanıyla ilgili sorulara cevap veremeyince Cumhuriyet Halk Partisine ve Sayın Genel Başkanımıza sataşmaya kalkacak kadar da fütursuzdur. Sayın Bakanın Genel Başkanımıza ve Cumhuriyet Halk Partisine söz söyleme hakkı da yoktur, haddi de yoktur. (CHP sıralarından alkışlar) Kendisi okulların niye temizlenemediğini, niye okullarda bir öğün bile yemek verilemediğini, niye okullara giden çocuklarımızın en az üçte 1'inin okula aç gidip gelmek zorunda kaldığını, niye 1 milyon öğretmen ataması beklerken hâlâ öğretmen atanamadığını, niye sözleşmeli öğretmenlik üzerinden öğretmeni köleliğe mahkûm ettiğini, niye yirmi beş yıllık bir öğretmenin 41 bin lira maaşa mahkûm edildiğini söylemek yerine, kendi çağ dışı kafasına uygun ve gerici bir akılla güya "Maarif Yüzyılı" adı altındaki eğitim sistemini gençlerimize dayatma peşinde. Bunu şiddetle kınıyoruz. Türkiye'nin ihtiyacı olan, bilimsel, çağdaş, laik eğitimdir ama kendileri başka bir müfredatın peşindeler. Kendisinin doçentliği şaibelidir, profesörlüğü şaibelidir, rektör olabilmesi için KHK'yle bir günlüğüne bir madde değiştirilmiştir, o bile hülledir ve hesap vereceği onca şey varken Cumhuriyet Halk Partisinin kurultayına, delegelerine dil uzatmıştır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
123 konuşma daha · 15 Nisan 2025