İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 84. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Anayasa Mahkemesinin Hayvanları Koruma Kanunu'na ilişkin kararına, Genel Başkanlarına yapılan saldırıya, Cumhurbaşkanının söylemlerine, enflasyona ve eski Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'ya ilişkin açıklaması

Murat Emir

Ankara Milletvekili · CHP (konuşma tarihinde; bugün Yeni Parti)

Genel Kurul, 84. Birleşim · 3. yasama yılı · 7 Mayıs 2025 · 557 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma · Günün kaydı →

Kaynak göster

Murat Emir (CHP), 7 Mayıs 2025 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Anayasa Mahkemesinin Hayvanları Koruma Kanunu'na ilişkin kararına, Genel Başkanlarına yapılan saldırıya, Cumhurbaşkanının söylemlerine, enflasyona ve eski Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'ya ilişkin açıklaması); konuşma 557 kelime.

Murat Emir (CHP, Ankara). “Anayasa Mahkemesinin Hayvanları Koruma Kanunu'na ilişkin kararına, Genel Başkanlarına yapılan saldırıya, Cumhurbaşkanının söylemlerine, enflasyona ve eski Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'ya ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim tutanağı, 7 Mayıs 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/murat-emir-2025-05-07-anayasa-mahkemesinin-hayvanlari-koruma-kanunu-na-iliskin-kararina-gen (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=134686

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

MURAT EMİR (Ankara)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; biraz önce Anayasa Mahkemesinin adı Hayvanları Koruma Kanunu olan ama gerçekte hayvanların katledilmesinin önünü açan yasa teklifine karşı Cumhuriyet Halk Partisinin iptal davasını reddettiği bilgisi geldi. Biz bu karara hem üzüldük hem de Anayasa'ya açıkça aykırı olan bu kanunun iptal edilmemesinin hukuk dünyamızda ağır bir tahribat yaratacağını da buradan ifade etmek isterim. Ama bilinmelidir ki bizler, Cumhuriyet Halk Partililer, Cumhuriyet Halk Partili belediyeler her zaman hayvanların korunmasından yana ve hayvan haklarını en üst seviyede hassasiyetle koruyan ve tercihlerini yaşamdan yana yapan bir tutum içerisinde olacağız.

Değerli arkadaşlar, bu pazar günü -diğer parti sözcülerinin de ifade ettikleri gibi- Sayın Genel Başkanımıza alçakça bir saldırı yapıldı. Birçok yönden konuşulabilir ama bu saldırının bir kişinin ani bir kızgınlığıyla olmadığı, mutlaka arkasında azmettirenler, sırtını sıvazlayanlar, cesaretlendirenler ve bu saldırıdan bir mesaj vermek isteyenler olduğu apaçık ortada. Tartışmasız, bu konuda geniş bir görüş birliği olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla, elbette birçok yönü var bu olayın ama en önemli yönü, üzerinde titizlikle durulması, nereye kadar gidiyorsa gereğinin yapılması ve bir daha böyle bir olay hiç kimseye yapılmasın diye de gerekli tedbirlerin etkili bir şekilde alınmasıdır. Bu yönüyle biz Sayın Cumhurbaşkanı başta olmak üzere, söz veren, "Geçmiş olsun." diyen herkesi takip de edeceğiz çünkü bu sözlerin tutulması gerekiyor.

Özellikle bu kişinin daha iki ay önce İstanbul Büyükşehir Belediyesine gelip, "İmamoğlu'na saldıracaklar." deyip iki saatlik bir polis görüşmesinden, soruşturmasından sonra âdeta üstü örtülürcesine evine gönderilmesinin de asla kabul edilemeyecek olduğunu burada tutanaklara geçirmek isterim. Bir kişi gelip, "İmamoğlu'na saldıracaklar, öldürecekler; ben cezaeviyle bağlantı hâlindeyim, ziyaret ediyorum onları, onların böyle bir hazırlığı var." dediği zaman polisin bu kişi kimdir, nasıl bir suçludur, sabıkası nasıldır -bu, bir evlat katili- ve bu kişi cezaevinde kimlerle bağlantılıdır, kimlerle görüşmektedir; bunlara ayrıntılı bakmadan, değerlendirmeden üstünü örtmüş olması ağır bir kusurdur ve belki de bir kasıttır dolayısıyla burada ciddiyetle durulması gerektiğini ifade etmek isteriz.

Burada Sayın Cumhurbaşkanının tutumunu bir yönüyle de eleştirmek gerekir. Kendisi söylemleriyle Türkiye'deki siyasal ortamı zehirleyen, şiddeti provoke eden, şiddeti özendiren bir tutum içerisindedir. Bir kez daha söylemeliyiz ki "Cumhurbaşkanlığı yolunda daha kaç CHP'li telef olacak." sözünü biz yutmadık, sindirmedik ve asla kabul etmiyoruz. Bir Cumhurbaşkanının ağzına yakışmayacak kelimeler bunlar ve telef edeceğinin de açık itirafı olarak kabul edilmesi gereken sözler. Şimdi biz söylesek, "Sayın Cumhurbaşkanı telef olacak." desek buna ne dersiniz? Kabul eder misiniz Sayın Akbaşoğlu? Yani bunu mu söyleyelim illa? O zaman siz çıkın, özür dileyin "Bu kelime doğru değildir, bu kelime amacını aşmıştır. Böyle bir söz hiçbir kişi için kullanılamaz." deyin. Başka türlü, ben konuşmamın bir yerinde "Cumhurbaşkanı da bu yolla telef olacak." dersem ne yapacaksınız Sayın Meclis Başkanı? Tutanaklardan mı çıkaracaksınız? Bana uyarı verecek misiniz mesela? Açıkça sizi provoke ediyorum ve bir sonuç istiyorum sizden.

Değerli arkadaşlar, Sayın Cumhurbaşkanı diyor ki: "Umarım gereken ders alınmıştır." Bakın, gereken ders şu, gereken ders şu: Bir daha bir parti liderine, bir siyasetçiye veya kimseye böyle bir saldırı yapılmasın diye herkes tedbir almalıdır. Efendim, beyefendi, Özgür Özel'in halkı sokağa çağırmasından rahatsız olmuş -alçak için söylüyorum- ama burada -üzülerek söylüyorum- Cumhurbaşkanıyla paralel bir noktaya geliyor. Cumhurbaşkanı da sokağa davet etmeyi şiddete davet etmek olarak algılıyor. Oysa Anayasa açık, kanunlarımız açık ve bizim tutumlarımız açık. Dolayısıyla akla karayı birbirine karıştırıp oradan CHP'yi kriminalize edip alanlardaki vatandaşlarımızı peşinen suçlayıp "Şiddet övgüsü yapıyorsunuz." deyip işin içinden çıkılamaz. Ve şiddete başvurmamış olmasına rağmen hâlâ gençlerimizin cezaevinde tutuluyor olmasını da ayrıca protesto ediyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

106 konuşma daha · 7 Mayıs 2025

Günün kaydı →
106 konuşmanın tamamı →