İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 93. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Taksim'de 21 gencin gözaltına alınmasına, Diyarbakır'da surlara İmamoğlu posteri asılmasına, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörüne, Beykoz İlçe Millî Eğitim Müdürüne ve Antalya Milletvekili Serap Yazıcı Özbudun'a ilişkin açıklaması

Murat Emir

Ankara Milletvekili · CHP (konuşma tarihinde; bugün Yeni Parti)

Genel Kurul, 93. Birleşim · 3. yasama yılı · 29 Mayıs 2025 · 538 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma · Günün kaydı →

Kaynak göster

Murat Emir (CHP), 29 Mayıs 2025 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 93. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Taksim'de 21 gencin gözaltına alınmasına, Diyarbakır'da surlara İmamoğlu posteri asılmasına, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörüne, Beykoz İlçe Millî Eğitim Müdürüne ve Antalya Milletvekili Serap Yazıcı Özbudun'a ilişkin açıklaması); konuşma 538 kelime.

Murat Emir (CHP, Ankara). “Taksim'de 21 gencin gözaltına alınmasına, Diyarbakır'da surlara İmamoğlu posteri asılmasına, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörüne, Beykoz İlçe Millî Eğitim Müdürüne ve Antalya Milletvekili Serap Yazıcı Özbudun'a ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 93. Birleşim tutanağı, 29 Mayıs 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/murat-emir-2025-05-29-taksim-de-21-gencin-gozaltina-alinmasina-diyarbakir-da-surlara-imamog (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=135452

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

MURAT EMİR (Ankara)Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Gerçekten, Türkiye'de her gün olağanüstü hukuksuzluklara, haksızlıklara tanık oluyoruz, zaman zaman gündeme getiriyoruz. Biz gündeme getirmekten yorulduk, bıktık ama failler yorulmuyorlar, bıkmıyorlar; her gün şaşıracağımız yeni uygulamalar, hukuksuz, dayanaksız işlemlerle karşı karşıya kalıyor vatandaşlarımız.

Taksim'de 21 genci tutmuşlar "Niye yan yana geldiniz, niye Ekrem İmamoğlu posteri taşıyorsunuz?" diye almışlar gözaltına! Değerli arkadaşlar, kanunlar açık, Anayasa açık ve kimden bu yetkiyi aldıkları belli olmaksızın, yasalara dayanmaksızın vatandaşlar, 21 kişi yan yana geldi, durdu diye, "duran adam" oldular diye, durmak suçundan almışlar gözaltına! Böylesine yetkisiz, böylesine haksız, hukuksuz uygulamaları şiddetle protesto ediyoruz, bunları asla kabul etmeyiz. Ekrem İmamoğlu'ndan korkuyorsunuz, anladık; bacaklarınız titriyor, anladık; onunla yarışmaya cesaretiniz yok, biliyoruz ama bütün bunlara rağmen 21 kişi, 21 vatandaşımız yan yana geldi diye onları gözaltına almak nedir? Böyle bir yasa yok Türkiye Cumhuriyeti'nde. Bakın, yasama Meclisinden, buradan isyan ediyorum, böyle bir yasa yok, 2911 sayılı Yasa böyle bir yasa değil.

Devam edelim... Diyarbakır'da surlara İmamoğlu posteri asılmış, şu poster: "Free İmamoğlu" Ne var bunda? Savcılık diyor ki... İstanbul Savcılığı Emniyete yazıyor, İstanbul Emniyetine yazıyor, Diyarbakır'a ne bundan? Diyarbakır Emniyeti nereden bu yetkiyi alıyor, hangi hakla? Yok. Peki, Sayın Başkan, soruyorum size: Bu resmi görünce siz kışkırtılıyor musunuz; siz kışkırtılıyor musunuz arkadaşlar, bunun nesi kışkırtıcı? Buna "kışkırtıcı" derseniz olur ama böyle bir şey yok. O hâlde, bu savcı bu yasal olmayan işlemi nasıl yapabiliyor, hangi cesaretle yapabiliyor, böyle bir hukuksuzluğa nasıl göz yumulabilir?

Devam ediyoruz... Bu kişilere, bizim arkadaşlarımıza, tabii, gözaltına alınınca 2911'den ceza kesemeyeceklerini anlıyorlar, bu sefer Kabahatler Kanunu'na gidiyorlar. Ne yapmışlar? 2.953 lira para cezası kesmişler, bunu asmanın cezası. Ne peki bu? Ya söyledim, dilimde tüy bitiyor, bakın, Kabahatler Kanunu'nun ilgili yasa maddesini okuyorum, 42'nci madde yani savcılığın dayandığı madde, diyor ki: "...rızası olmaksızın özel kişilere ait alanlara bez, kâğıt ve benzeri afiş ve ilân asanlar..." diye gidiyor. Yani "İmamoğlu'nun rızası yok, sen onun resmini asıyorsun, posterini asıyorsun, o yüzden 2.953 lira vereceksin." diyor ya Diyarbakır Valiliği. Ya, bu kadar aptalca -açık söylüyorum, bakın, nezaketimi koruyorum- bu kadar gülünç, bu kadar çaresiz bir işlem olabilir mi, devletin kurumları bu hâle düşürülebilir mi? İsyan ediyoruz! Bu saçma sapan uygulamalardan vazgeçin.

İmamoğlu için miting yapıyoruz. Yaparız. Hakkımız mı? Evet. İmamoğlu'na özgürlük mitingi yapıyoruz, millî iradeye sahip çıkma mitingi yapıyoruz, millî iradenin gasbedilmesine isyan ediyoruz. Evet, Cumhurbaşkanı adayımızın hapiste tutulmasına isyan ediyoruz, bunu kabul etmiyoruz ve miting yapıyoruz "O mitinge İmamoğlu posteri getiremezsin." diyorlar. Tamam, ne yapalım? İmamoğlu'na özgürlük mitingine Tayyip Erdoğan'ın posterini mi götürelim, bunu mu istiyorsunuz? Ya, İmamoğlu'nun posterinden niye bu kadar korkuyorsunuz? Kendisinden korkuyorsunuz, anladık; diplomasından korktunuz, iptal ettiniz; mal varlığına el koydunuz, X hesabına el koydunuz, özgürlüğüne el koydunuz, şimdi resimlerinden kurtulmaya çalışıyorsunuz. Kurtulamayacaksınız. Onun hayali, onun resimleri, onun düşünceleri, onun korkusu sizi asla bırakmayacak, geceleri sayıklamaya devam edeceksiniz.

Devam edelim... Bakın, Türkiye bunları ilk defa yaşamıyor, hukuksuz bir biçimde diploması iptal edildi ama idari yargıda. İdari yargı cevap vermemek için, davayı uzatmak için 36 ayrı belge istemiş. İstesin, veririz. Eninde sonunda bir karar verecek. Peki, hukukçu olarak konuşuyorum: Eğer o iptal gerçekleşirse -ki gerçekleşmesi lazım- İmamoğlu bizim Cumhurbaşkanı adayımız, nasıl olacak? Türkiye bu örneği yaşadı. Bakın, Demirtaş... Demirtaş, 2018'de... Buradan kendisine selam gönderiyorum. Bir parti Genel Başkanı sekiz yıldır tutuklu ve hüküm bekliyor arkadaşlar, yeri gelmişken söyleyelim.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

97 konuşma daha · 29 Mayıs 2025

Günün kaydı →
97 konuşmanın tamamı →