En düşük emekli maaşına yapılacak zamma ve kök maaş uygulamasına, bugün görüşülecek torba yasada Akkuyu Nükleer Santrali’yle ilgili maddeye, sonuçlanan üniversite sınavlarına ve ODTÜ’nün diploma törenine, cezaevlerinde bir sürgün dalgası yaşandığına ilişkin açıklaması
Ankara Milletvekili · CHP (konuşma tarihinde; bugün Yeni Parti)
Genel Kurul, 112. Birleşim · 4. yasama yılı · 21 Temmuz 2026 · 889 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Murat Emir (CHP), 21 Temmuz 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 112. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: En düşük emekli maaşına yapılacak zamma ve kök maaş uygulamasına, bugün görüşülecek torba yasada Akkuyu Nükleer Santrali’yle ilgili maddeye, sonuçlanan üniversite sınavlarına ve ODTÜ’nün diploma törenine, cezaevlerinde bir sürgün dalgası yaşandığına ilişkin açıklaması); konuşma 889 kelime.
Murat Emir (CHP, Ankara). “En düşük emekli maaşına yapılacak zamma ve kök maaş uygulamasına, bugün görüşülecek torba yasada Akkuyu Nükleer Santrali’yle ilgili maddeye, sonuçlanan üniversite sınavlarına ve ODTÜ’nün diploma törenine, cezaevlerinde bir sürgün dalgası yaşandığına ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 112. Birleşim tutanağı, 21 Temmuz 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/murat-emir-2026-07-21-en-dusuk-emekli-maasina-yapilacak-zamma-ve-kok-maas-uygulamasina-bugu (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=147013
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)MURAT EMİR (Ankara)Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Getirdikleri torba yasayla emekli maaşını nasıl, ne kadar artıracağımızı konuşacağız; enflasyonu güya TÜİK rakamlarıyla 17 küsur buldular, onu da kök maaşa ekliyorlar, 3.500 liralık bir zammı konuşacağız oysa emekli, karnını doyursa sokakta kalıyor, kirasını ödese karnı aç; torunlarına harçlık vermeyi çoktan unutmuş durumda. 23.552 lirayla bir emeklinin yaşayabilmesi olanaksız ve bu sadaka gibi maaşı asla kabul etmiyoruz. Emeklilerimiz bu ülke için çalıştılar, uğraştılar, prim ödediler, yıllarca beklediler ve emekli olduktan sonra da insanca yaşamı elbette hak ediyorlar. Dolayısıyla biz bu sadaka zammını asla kabul etmiyoruz. Milyonlarca emeklinin gözü, kulağı Meclistedir, Meclis kendisine yakışanı, doğru olanı ve emeklinin hak ettiğini vermek zorundadır ve biz de burada bu hafta boyunca bu mücadeleyi vereceğiz, herkes bunu böyle bilsin.
Aslında emeklinin dramı çok öncelerden başladı; bir kök maaş sorunu var, enflasyon oranında artırdığınızda birçok emeklinin maaşı kök maaşın altında kaldığı için kök maaş belirleniyor ve kök maaş kadar emekli maaşı alan emekli sayımız giderek artıyor. Aslında artık, emeklinin ortalama maaşı neredeyse kök maaş olmuş durumda. Kök maaş uygulaması 2019'da başladı, bin lira olarak başladı. Başladığında belki 1 milyon emeklinin kök maaşı vardı, diğerleri daha makul maaşlar alıyorlardı ama 2024 yılında 4 milyon emeklimiz kök maaş alırken 2026 yılında 5 milyonu geçen emeklimizin kök maaş aldığını görüyoruz. Ortalama emekli maaşı 24 bin lira düzeyinde yani sadece kök maaşı 20 bin-23 bin lira olan emekli değil milyonlarca emeklimiz, 15 milyon emeklimiz inim inim inliyor ve bu sese kulak vermiyor maalesef siyasi iktidar ama kimlerin sesine kulak veriyor? Mesela, yine bu torba yasaya gecenin bir vakti sokuşturdukları maddelerle Akkuyu Nükleer Santralinde Rusların yapacakları yatırımlara, ucu açık olan, etki analiziyle bilmediğimiz, kaç milyar dolar peşkeş çekildiğini öngöremediğimiz ama ilk hesaplamalarda 4-5 milyarı geçen -yıllık için söylüyorum bunu- peşkeş çekilen miktarlar emeklilerden esirgeniyor. Bir zamanlar büyük strateji uzmanı olarak, dış savunma uzmanı olarak "Siz anlamazsınız, bunu anlamayan haindir, bırakın F-35'i, S-400 beka meselesidir. S-400'ü almazsak Türkiye savunmasız kalır." diye burada böbürlenenler -Sayın Hulusi Akar burada, o iş bitti, biz aldık onu demişti- şimdi "O sorunu çözdük." diyorlar. S-400 bir sorundu, biz ilk günden beri "O sorun." dedik, şimdi, "O sorunu çözdük." diyorsunuz.
AKP iktidarı bir kuyu eşti, S-400 kuyusu; o kuyuya kendisini attı, şimdi çıkmaya çalışıyor. Sırf kendisini atmış olsa sorun yok; F-35'ten dışlandık, teknolojiden dışlandık, milyarlarca dolar para kaybettik, S-400'lere verdiğimiz 2,5 milyar dolar havaya gitti ve hâlâ bir yandan bütün kaynaklarımızı Amerika'ya peşkeş çekiyoruz, Rusya da S-400'leri göndermemizi kabul etsin diye Akkuyu'da ona imtiyazlar sağlıyoruz ama bu arada emekli inim inim inlerken onun feryadını da duymuyoruz; işte, sizin AKP zorba düzeninizin gerçeği.
Değerli arkadaşlar, üniversite sınavları sonuçlandı ama hepimizin bildiği, yaşadığı, hissettiği gibi evlerin çoğunda bir mutluluk, bir neşe, bir umuttan çok bir kaygı başladı. Bu çocuklar hangi yurtlarda kalacaklar? Ev tutmaya kalksalar enflasyon oranının çok daha üstünde kira artışları var. Karınlarını nasıl doyuracaklar? Kitap nasıl alacaklar? Nasıl sosyalleşecekler? Ayda bir kere sinemaya gidebilecekler mi? Aileler, veliler, öğrenciler bunu düşünmeye başladılar. Öğrenci bursu 4 bin lira, bir karton kahve 150 lira, bir simit 20 lira; öğrenciye verdiğiniz 4 bin lira daha ilk haftadan tükeniyor. Daha gülünç rakamlar var, içimizi sızlatan rakamlar var; doktora öğrencisine 12 bin lira veriyorlar ve bu maaşlarla, bu burslarla öğrencilerin okuyabileceğini düşünüyorlar.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun, toparlayın.
MURAT EMİR (Ankara)Zaten ailelerin kaynakları tükenmiş durumda, maaşlar mutfağı bile çevirmeye yetmezken üniversite öğrencilerinin ve üniversiteyi kazanan çocukların ailelerinin durumu gerçekten içler acısı.
Tabii, üniversiteyi kazanmakla da bitmiyor Sayın Başkan, üniversiteyi bitirseniz de gençlerin umutsuzluğu, iş bulamaması gibi birçok sorun var ama aynı zamanda mezuniyetler de bir problem olmaya başladı. ODTÜ'nün dönem birincisi -4.00'la bitiren- 9 gencin diploma töreninde konuşma hakkını son anda kısıtladılar. "Vakit yok." dediler; yirmi dakika beklemişler, ondan sonra yetmiş dakika konser verdirmişler, filmler göstermişler ama dönem birincisi öğrenciye üç dakika konuşmayı çok görmüşler. Niye biliyor musunuz? ODTÜ'lüden korkuyorlar.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun, tamamlayın.
MURAT EMİR (Ankara)Sınavla ODTÜ'nün kapısından içeri giremeyecek insanlar ODTÜ'de yönetici oluyor, rektör oluyor ve ODTÜ'lünün "Acaba bizi üzecek, bizi sıkacak, Cumhurbaşkanını rahatsız edecek bir şeyler söyler mi bu gençler?" diye söz hakkını bile ellerinden alıyorlar. Öğrencilerden korkmayın; sizin iktidarınız çatır çatır çatırdıyor, gidicisiniz ve sizin için en yalın gerçeği, en doğru tespiti en önce gençler yapıyorlar, ODTÜ'lüler yapıyorlar, aynen apar topar cezaevine koyduğunuz ODTÜ'lü kardeşimiz Deniz Göktaş gibi. Ve Deniz Göktaş için diyorlar ki: "Dışarıda tutsak değil içeride özgür olan arkadaşımız Deniz'e selam olsun. Neşemizi çalamayacaklar." Bu söz de size gelsin.
Değerli arkadaşlar, cezaevlerinde büyük bir sürgün dalgası yaşanıyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun, son dakikayı veriyorum.
MURAT EMİR (Ankara)Gezi tutukluları Çiğdem Mater, Mine Özerden gerekçesiz bir biçimde Şakran Cezaevine gönderildiler İstanbul'dan. Aynı şekilde, Kuşadası Belediye Başkanımız Ömer Günel Silivri Cezaevinden Tekirdağ'a sevk edildi. Murat Çalık tekrar İzmir Buca'ya sevk ediliyor. Fatih Keleş, Necati Özkan, Serdal Taşkın, Melih Geçek aslında yargılamaları İstanbul'da olmasına rağmen ve hâkim de "İstanbul'da kalsınlar." demesine rağmen gerekçesiz, gerekçe dahi göstermeden başka cezaevlerine sevk ediliyorlar. Hüseyin Can Güner ve Emre Doğan arkadaşlarımız, kardeşlerimiz Ankara'dan Kırşehir Yüksek Güvenlikli Cezaevine gönderildiler. Bunun gerekçesi yok. Bunun adı zulümdür, bunun adı zorlamadır. Bu sindirmedir, bu eziyet çektirmedir. Bunun adı düşman hukukudur. Tutukladınız, tutuksuz yargılanması gereken belediye başkanlarının, seçilmişlerin hiç olmazsa savunma hakkına saygı gösterin; ailesinden, avukatlarından koparmayın.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
MURAT EMİR (Ankara)Ve bu akılla giderseniz zulmünüz arttıkça sonunuz da yaklaşıyor.
Çok teşekkür ederim Sayın Başkan. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
99 konuşma daha · 21 Temmuz 2026