İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
MECLİS’TE BUGÜN
GENEL KURUL · 13. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Genel Kurul · Açıklamalar

Murat Emir

Ankara Milletvekili · Yeni Parti

Genel Kurul, 13. Birleşim · 5. yasama yılı · 4 Kasım 2026 · 805 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma · Günün kaydı →

Kaynak göster

Murat Emir (Yeni Parti), 4 Kasım 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: AÇIKLAMALAR); konuşma 805 kelime.

Murat Emir (Yeni Parti, Ankara). “Genel Kurul · Açıklamalar”. TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim tutanağı, 4 Kasım 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/murat-emir-2026-11-04-aciklamalar (erişim: 4 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=149513

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

MURAT EMİR (Ankara)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ben de Sayın Temelli'nin bıraktığı yerden devam etmek isterim.

Sayın Demirtaş, Sayın Yüksekdağ on yıl önce bugün gözaltına alındılar, tutuklandılar ve on yıldır cezaevinde tutuluyorlar. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin -3 kez- bu tutukluluğun ve bu sözde hükümlülüğün siyasi amaçlarla yapıldığı, siyasi rakiplerine siyaset yaptırmamak üzere hukukun kullanıldığı yönünde kararları var. Biz, toplumsal barışı konuştuğumuz, Komisyon raporunu konuştuğumuz bir süreçte, Komisyon raporumuzun gereği olarak da artık hiç olmazsa bundan sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararlarına uyulmasını ve Demirtaş, Yüksekdağ ve buna benzer tutukluların Anayasa ihlal edilerek tutukluluklarının devam etmesine son verilmesini bekliyoruz, talep ediyoruz. Türkiye'nin bugün acilen demokrasiye, temel hak ve özgürlüklerin sonuna kadar kullanılmasına, Anayasa'ya saygı duyulmasına ve toplumsal barışa ihtiyacı var.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; nasıl on yıl önce siyaseti dizayn etmek üzere yargı kullanılıp tutuklamalar yapıldı ise aynı şekilde Sayın Ekrem İmamoğlu ve seçilmiş belediye başkanı arkadaşlarımız da cezaevine konuldu. O sırada AKP Grup Başkan Vekilleri, defalarca şu kürsüye gelip o gizli tanıkların aslında gizli olan soruşturmada kimsenin bilmemesi gereken iftiralarını burada boy boy anlattılar, servis ettiler. Biz de bunların iftira olduğunu ifade etmiştik. Bizim arkadaşlarımız bir buçuk yıldır bu iftiralar üzerinden cezaevinde tutuluyorlar ve bunun da siyasete ve halk iradesine darbe yapmaktan başka hiçbir anlamı yok.

Bugün, Silivri'de, Sayın İmamoğlu'yla ilgili iftira atan iftiracıların ifadelerinin alınacağı duruşma vardı. Bakın, aynen tutanaklardan okuyorum: Gizli tanık Gürgen'e soruyorlar "Bizzat şahitliğin, görmüşlüğün var mı?" diye. "Görmüşlüğüm yok ama konuşulanlar hep öyleydi." diyor Gürgen. Gürgen bütün iddialarından vazgeçti, Gürgen hiçbir şey görmediğini, duyumları ifade ettiğini söyledi. Aynı şekilde gizli tanık Zeytin'e "Bir menfaat teminine ilişkin doğrudan bir görgün, bilgin, şahitliğin var mı?" diye soruyor hâkim, verdiği cevap: "Yok, piyasadan duyumlarımı anlattım." Yine bir gizli tanık vardı, anımsarsınız; Meşe. Meşe'ye ne olduysa artık, öldü mü kaldı mı vaz mı geçti; Meşe'nin aynı ifadesini -noktasıyla, virgülüyle- "İlke" denen gizli tanık da ifade etmeye başladı nasıl olmuşsa. "İlke" denen gizli tanık sonradan gizli tanıklıktan vazgeçtiğini ifade etti; bugün çağırdılar, henüz ortada yok. Biz o gizli tanığı da bekliyoruz.

Değerli arkadaşlar, atılan iftiraların hiçbir maddi temele dayanmadığını, tamamen İstanbul'u ele geçirmek, tamamen koltuğuna sahip çıkmak, tamamen partinin yükselişini önlemek üzere yapılmış siyasi bir darbe olduğunu, 4 bin sayfalık iddianamede bir kuruşluk rüşvet bulunamadığını, gizli tanık ifadelerinin de artık tel tel çöktüğünü odunlar bile anladı, odunlar bile anladı. Artık bu dosyaların kapanmasını, bir an evvel yargının, bağımsız yargının doğru bir karar vermesini talep ediyoruz.

Değerli arkadaşlar, ekonomik program tamamen çöktü. Enflasyon hedefleri hiçbir şekilde tutmadı, tutmuyor, tutmayacak. Dün açıklanan enflasyon verisi 2,58; yıllık enflasyon TÜİK'e inanırsanız 29,77; gerçek enflasyon çok daha ağır. Mesela, bir başka enflasyonu hesaplayan kurumun belirttiği 45,12 ENAG, ENAG 45,12 diye açıklıyor ve aradaki fark 15.35. O ne biliyor musunuz? O, sahte enflasyon rakamlarına güvenerek zam yapıp işçinin, emeklinin, memurun sofrasından çaldıkları fark. Bu siyasi iktidar hâlâ dar gelirlinin, sabit gelirlinin sofrasından çalmaya devam ediyor. Öyle "hırsız" deyince bozulmayacaksınız çünkü gerçek enflasyon başka, sizin enflasyonunuz başka.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun, tamamlayın.

MURAT EMİR (Ankara)Sizin enflasyonunuza inansak dahi milyonları perişan ettiniz, ekmeğe muhtaç ettiniz.

Yeniden değerleme oranını açıkladılar: 27,83. Ehliyetler, harçlar, pasaportlar, trafik cezaları, hepsi bunun üzerinden alınacak. Zam vermeye gelince "Biz hedeflediğimiz enflasyona göre yapacağız." Niye? "Çünkü biz yoksulu, sabit gelirliyi, emekliyi, işçiyi düşünmüyoruz." diyorlar. Kimi düşünüyorsunuz? Vurgununuzu düşünüyorsunuz. Siz soyguncunun peşindesiniz, soyguncuyu destekliyorsunuz; ya soygunun içindesiniz ya soygunu yapanların, soygunu seyredenlerin atamasında siz varsınız ya da soyguncu listesini saklayan siz varsınız. Bakın, eğer bir örgüt varsa... İlk defa "örgüt" diyorsunuz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun, tamamlayın.

MURAT EMİR (Ankara)Biz başından beri "Böyle bir hırsızlık, asrın soygunu siyasi destek olmadan, bürokratik destek olmadan, organize olunmadan, denetimler böylesine etkisizleştirilmeden yapılamaz, bu mümkün değil. Siz bu akılla bu sorunu çözemezsiniz." dedikçe "Merak etmeyin, her şey kontrol altında." diyordunuz ama bu krizin altında ezildikçe eziliyorsunuz çünkü faili sizsiniz ve baktığınızda artık siyasi iktidarın kaçacağı bir yer kalmamıştır. O 241 kişi kimdir? VIP listesindeki bu vurgunu vuran, soygunu soyan 241 kişi kimdir? Bunu açıklamadığınız sürece ya o hırsızlığın içindesiniz ya da o hırsızlığı yapanlara destek oluyorsunuzdur. İçinizde bu ithamı hak etmeyenler olduğunu biliyorum, olması gerektiğini elbette anlıyoruz ama öyle olanların artık ses çıkarması lazım. Artık bundan sonra mızrak çuvala sığmamaktadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun, son dakikayı veriyorum.

MURAT EMİR (Ankara)Seyretmişler... O 404 kişi 400 milyar lirayı alıp kaçırırken yani 1 Eylül ile 16 Eylül arasında seyredenler kimler? Kimler onun arkasında? Ve o şirketler hangileri? Ve değerli arkadaşlar, medya ayağı kim? Bu örgütün başı kim? Bu örgütün emir vereni kim? Suç örgütünü kuran kim? Örgüt lideri kim? 241 VIP listesinde kimler var? O on beş günlük sürede yetkililer, ilgililer düdüğü çalmadığı için 400 milyar lirayı yurt dışına kaçıran kim? Tera Fonun böylesine vurgun vurmasına, bir hissesini 72 kat artırırken buna seyirci kalanlar kimler? Bunların bir an evvel açıklanmasını bekliyoruz.

Teşekkür ederim. (Yeni Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

65 konuşma daha · 4 Kasım 2026

Günün kaydı →
65 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook