Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Ordu Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 70. Birleşim · 3. yasama yılı · 18 Mart 2020 · 488 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mustafa Adıgüzel (CHP), 18 Mart 2020 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 70. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 488 kelime.
Mustafa Adıgüzel (CHP, Ordu). “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 70. Birleşim tutanağı, 18 Mart 2020. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-adiguzel-27-2020-03-18-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi-munasebetiyl (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=86705
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)MUSTAFA ADIGÜZEL (Ordu)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; ben de sözlerimin başında 18 Mart nedeniyle Çanakkale’de bu zaferi bize yaşatan şehitlerimizi ve gazilerimizi saygı ve minnetle anıyorum, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere. Çanakkale, Türkiye Cumhuriyeti’nin ön sözüdür, Çanakkale Mustafa Kemal’in Atatürk olduğu yerdir. Sözlerimin sonunda vakit kalırsa biraz da o bölgeyle ilgili birkaç konuya değinmek istiyorum.
Sayın milletvekilleri, ben, teklifin 19’uncu maddesi üzerinde konuşacağım. Bu madde yurt dışındaki vatandaşlarımızın bireysel emeklilik sistemine dâhil edilmesindeki ödemelerin döviz-TL ilişkisinde yetkiyi Cumhurbaşkanına devretmektedir. Ekonomi Bakanlığının Türk lirası üzerindeki değer kaybında bir öngörüsü olmadığı için, günü geldiğinde her şeyde olduğu gibi bu yetki Cumhurbaşkanına paslanmaktadır, üstüne çok konuşmaya gerek yok. Zaten biz reddetsek de siz kabul edeceksiniz. O yüzden, ben, kalan vaktimde vicdanlarınıza seslenip belki bir şeyleri değiştirme imkânı bulacağımı umduğum başka konulara getirmek istiyorum.
Sayın milletvekilleri, size bugün doğaya ve insana yapılan zulmü ve ardından gelişen bir doğa katliamını, bir hukuk cinayetini anlatacağım. Ordu İlküvez’de, Çaybaşı, İkizce ve Ünye’yi içeren su kaynaklarının doğduğu doğa harikası bir alana çöp alanı yapılmak isteniyor. Yöre halkı su kaynaklarının tam ortasında -bunu engellemek için, hayat hakkını, su hakkını korumak için- eksi 5-10 derecede tam seksen gündür orada, kırın ortasında bekliyor. Çöp alanının çevresindeki akarsulardan resmî yetkililerin aldığını söyledikleri tahliller için güya, sözüm ona “Temiz çıktı.” dediler fakat simsiyah su. Bu sudan köylüler, muhtarları ve jandarma eşliğinde numune aldılar ve yine bir kamu kurumunda, Samsun Halk Sağlığı Laboratuvarında -şu resmî analiz raporu elimdedir- analiz ettiler ve normalin 40-50 katı seviyesinde organik ve sanayi atık maddesi suya karışmış vaziyette. “Yaylanın başında sanayi atığının suda ne işi var?” diyeceksiniz. Sudaki zararlı maddenin -letal doz diyoruz biz buna- litredeki miktarı bir büyükbaş hayvanı öldürecek düzeydedir. Halk itiraz edince devlet yolları kapattı, âdeta İlküvez’in üstüne çöktü. Köylüler terörist ilan edilip karakollarda sorguya çekildi. Bu da yetmedi, Türk hukuk tarihine kara bir leke olarak geçecek, şeytanın aklına bile gelmeyen bir yöntem izlendi. Köylülerden belirlenen 37 kişi -burada listesi var- çöp alanındaki belediye işçilerine şikâyet ettirilerek normal kanunlarla değil, Türkiye’ye özel, kadını koruma, aileyi koruma kanunu kapsamında, hiç şikâyet edenlerden kadın olmadığı hâlde, bu şikâyet edenler ve edilenler arasında bir aile hukuku olmadığı hâlde, sorgusuz sualsiz uzaklaştırma kararı alındı çünkü normal kanunlarla yapılsaydı kanıt istenecekti. Burada açıkça belgenin üzerinde yazıyor “Kanıt aranmaksızın uzaklaştırma verildi.” diye. Hukukçular ayağa kalktı, itiraz edildi fakat yine vali zoruyla reddedildi. Ardından İlküvez‘de bir gece baskınıyla güvenlik güçleri müdahale etti, evlatlara anneleri coplatıldı. Türkiye’de böylece, ilk defa, kadını koruma kanunuyla kadınlar coplatıldı sevgili arkadaşlar. Ceren Özdemir’i koruyamayan Ordu Valisi, İlküvez’de kadını koruma kanunuyla çöp alanını koruyor. İlküvez’de bu insanlar eksi 10 derecede, kar altında beklerken devletin kendilerini görmesini istedi, yerel televizyonların görmesini istedi, görmediler. Ulusal medyaya yalvardılar “Gelin bizi çıkarın diye.” Benim çağrım üzerine sadece FOX TV haber yaptı. Madem bu güzel insanların sesini devlet duymuyor, medya görmüyor, ben de onların sesini bu milletin kürsüsünden, mikrofondan sizlere dinletmek istiyorum. Aylar sonra oraya giden Valiye, köylülerin hitabını buradan dinletmek istiyorum:
(Hatibin cep telefonundan bir ses kaydı dinletmesi)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
58 konuşma daha · 18 Mart 2020