İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 2. BİRLEŞİM · SALI

Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle

Mustafa Canbey

Balıkesir Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 2. Birleşim · 6. yasama yılı · 4 Ekim 2022 · 594 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mustafa Canbey (AK Parti), 4 Ekim 2022 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 2. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 594 kelime.

Mustafa Canbey (AK Parti, Balıkesir). “Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 2. Birleşim tutanağı, 4 Ekim 2022. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-canbey-27-2022-10-04-basin-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tek (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=109265

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

MUSTAFA CANBEY (Balıkesir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sizleri ve aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum.

Teknolojinin hızla geliştiği ve dünyanın küresel bir köye dönüştüğü günümüzde, dijital dünyanın hayatımızın bir parçası hâline gelmesi ve sosyal medya platformlarının bu denli çeşitlenmesi vatandaşlarımızın haklarının bu mecralarda nasıl korunacağı sorununu ortaya çıkarmıştır. Dijital dünyada da vatandaşlarımızın onur, şeref ve saygınlığının, kişisel haklarının, özel hayatlarının dokunulmazlığının ve kişisel verilerinin korunması gerekmektedir. Bu noktada oluşacak hak ihlallerine verilecek cezaların belirlenmesi zaruri hâle gelmiştir. Ülkemizin hukuki altyapısını değişen bu şartlara uyumlu hâle getirmek ve oluşan yeni sorunlara hukuki çözümler bulmak da bu Parlamentonun yani biz milletvekillerinin vazifesidir.

Görüştüğümüz kanun da tam olarak bu amaçla hazırlanmış, vatandaşlarımızın hak ve menfaatini her ortamda korumayı hedefleyen bir kanundur. Kitle iletişim araçlarının baş döndürücü bir hıza eriştiği günümüzde, yapılan araştırmalara göre, yalan ve dezenformasyon, doğru bilgiye göre 8 kat daha fazla yayılmaktadır. Yine, araştırmalara göre, Türkiye dünya genelinde yalan haberlere en çok maruz kalan ülke durumundadır. Her 100 haberin Almanya’da sadece 9’u, Fransa'da 12’si, İngiltere’de 15’i yalan iken ülkemizde 100 haberden 50’sinin yalan haber olduğu bir hakikattir. Yani bu ne demek oluyor? Türkiye'de yapılan haberlerin yarısı yalan, bu çok ciddi bir rakam arkadaşlar. Bizim milletvekili olarak bu alanda düzenleme yapmamız kadar normal ne olabilir? Almanya yapıyor, Fransa yapıyor, “gelişmiş” dediğimiz ülkeler yapıyor da bunu biz niye yapmayalım?

Yaptığımız düzenlemenin özeti şudur: Karşındaki insana yüz yüze söyleyemeyeceğin şeyi klavyenin arkasına saklanarak internet üzerinden de söyleyemezsin. Sahte hesap açıp insanlara küfürler, hakaretler edemezsin. Yalan haberler yaparak milletimizi yanlış yönlendiremezsin. Sahte isimle açılan hesaplar üzerinden yasa dışı içerikler paylaşmak, küfür, iftira ve hakaret etmek, insanları karalamak ya da itibarsızlaştırmaya çalışmak, nefret ve ayrımcılığa zemin oluşturmak suçtur. Bu bütün hukuk yapısında suçtur, bunları yaparsan ceza alırsın. Siz bundan niye rahatsız oluyorsunuz? Sanki her paylaşım yapana ceza gelecekmiş gibi bu konuda bile çarpıtarak eleştiriyi yalan üzerinden kurguluyorsunuz.

Bu bağlamda yalan haberi kasıtlı bir üretme ve yayma eyleminin birey ve toplum iradesini ipotek altına alan ve vatandaşlarımızın gerçek bilgiye ulaşma hakkını engelleyen ciddi bir tehdit hâline nasıl getirilebildiğini sayısız örnekle biz gördük. Gelişen teknolojiyle birlikte dezenformasyonun ulaştığı nokta temel hak ve özgürlükleri korumak adına bu tehditle mücadeleyi zorunlu kılmıştır.

Ben az önce burada muhalefetin hatiplerini dinledim, kendilerini ve eleştirilerini de dikkatle izledim. Burada gerçekten ilgi çekici, dikkat çekici hikâyeler anlattılar, özgürlüklerden bahsettiler. “Özgür Basın Susturulamaz!” diye yazıyorlar. Biz de özgürlüklerden bahsediyoruz, bizim de özgürlüklere dair hikâyelerimiz var, bizim de demokrasiye dair hikâyelerimiz var. Hani “Siciliniz temiz.” diyor ya az önceki hatip, vallahi bizim sicilimiz temiz.

BÜLENT TEZCAN (Aydın)“Temiz.” demedim, “Siciliniz bozuk.” dedim.

MUSTAFA CANBEY (Devamla)Siz bir tarihinize bakın, sizin yaptıklarınıza bakın, atılan manşetlere bakın, insanların yaşadığı mağduriyetlere bakın, önce kendi sicilinize bakın siz, sonra bizi eleştirin. (AK PARTİ sıralarından alkışlar). Burada “Özgürlük istiyoruz, demokrasi istiyoruz!” diye bağırıyorsunuz. Hak ve hukuk çerçevesinde, evet, özgürlüklere can feda. İstediğiniz kadar bağırabilirsiniz, biz de bağırırız ama hak ve hukuk çerçevesinde. Bakın, özgürlüklerin bu ülkede çok mağdur edildiği dönemler yaşandı, o hikâyelere çok girmek istemiyorum ama özgürlükler size varken var, bize varken özgürlükler yok.

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde)Siz tam da öyle yapıyorsunuz.

MUSTAFA CANBEY (Devamla)Özgürlük öyle savunulmaz. Özgürlük herkese var, biz bunu savunuyoruz. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

MEHMET RUŞTU TİRYAKİ (Batman)Tabii, tabii, o yüzden hep muhalifler cezaevinde!

MUSTAFA CANBEY (Devamla)Arkadaşlar, bu millet daha 28 Şubatı unutmadı, o dönemde atılan başlıkları unutmadı. Burada az önce “oligark” diye konuşan hatip o günleri unutmasın, o günlerde atılan başlıkları biz unutmadık, binlerce insanın mağduriyetini unutmadık.

MAHMUT TOĞRUL (Gaziantep)Ya, siz milyonları mağdur ettiniz.

MUSTAFA CANBEY (Devamla)Bu iş o kadar kolay değil.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

86 konuşma daha · 4 Ekim 2022

86 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook