Belediyeler kanununda değişiklik yapılması hakkında (s.s.509)
Samsun Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 118. Birleşim · 4. yasama yılı · 16 Haziran 2010 · 662 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mustafa Demir (AK Parti), 16 Haziran 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 118. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BELEDİYELER KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.509)); konuşma 662 kelime.
Mustafa Demir (AK Parti, Samsun). “Belediyeler kanununda değişiklik yapılması hakkında (s.s.509)”. TBMM Genel Kurulu, 118. Birleşim tutanağı, 16 Haziran 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-demir-23-2010-06-16-belediyeler-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-s-s-509-3 (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI MUSTAFA DEMİR (Samsun)Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.
Sayın Nalcı’nın sorusu… Bildiğiniz gibi, İller Bankasının 2008 ve 2009 yılı kârının yüzde 59’u hibe, belediyelerin, nüfusu 10 binin altında olan belediyelerin içme suyu, kanalizasyon ve bunların arıtmalarıyla ilgili projelerine hibe olarak kullandırılıyor. Hibe oranı yüzde 50, tüm belediyelerde, tüm projelerde yüzde 50. Bu hibe oranının dışındaki yüzde 50’yi, eğer belediyelerin kredi alma imkânı şayet yok ise -şu anda bilemiyorum, her belediye için farklı farklıdır- ama mümkün mertebe İller Bankası yönetim kurulu kararıyla geri dönüş taksitini ödemesini garanti altına alarak bu krediyi karşılamaya çalışıyor. Eğer kredi alma imkânı yoksa, taksitlerini geri ödeme imkânı da yoksa, belediye bunu da ifade edemiyor ise dolayısıyla İller Bankası diğer kalan yüzde 50’siyle kredi kullandıramamış oluyor.
Ayrıca, bu projelerin seçiminde de, bildiğiniz gibi İller Bankası bir yönetmelik hazırladı, orada bir puanlama esası var. Projenin maliyet büyüklüğüne göre, belediyenin nüfusuna göre ve yapılacak olan altyapı hizmetinin niteliğine, cinsine göre bir puanlama sistemi var. Çok sağlıklı bir şekilde bu süreci İller Bankası işletiyor.
Sayın Asil’in sorusu, Eskişehir’de bir kısım belediyelere, Maliye Bakanlığı tarafından, sorudan anladığım kadarıyla iktidar partisi belediyelerine daha fazla yardım yapıldığı şeklindeydi. Bu konuda bir bilgim yok. Sanıyorum bir belediyeye yardım yaparken mutlaka bir kriteri vardır, yoksa rastgele, Maliye Bakanlığının herhangi bir şekilde belediyeye… Bir proje ihtiyacı, bir afet kanalıyla olabilir, başka kanalla olabilir, talebi olur. Bu soruyu biz Maliye Bakanımıza iletelim Sayın Asil, size yazılı olarak cevaplandırsın.
Sayın Işık’ın sorusu “Ankara ve İstanbul Belediye Başkanlıklarının uygulamalarıyla ilgili davalarla acaba bu yasanın bir ilişkisi var mı?” Bu söz konusu olamaz. Ayrıca tabii, İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediye uygulamalarıyla ilgili ne tür davaların olup olmadığını da benim burada değerlendirme şansım yok. Mutlaka, icra makamında olan, çok yoğun ve etkin, geniş hizmet ağına sahip olan bu belediyelerin yaptığı iş ve işlemlerle ilgili mutlaka davalar açılabilir. Önemli olan, yargının bu konuda verecek olduğu kararlar ve oradaki gerekçelerdir. Ama bu yasanın… Kentsel dönüşüm yasasında, eğer metne baktığımızda, orada çok önemli bir şey var: Tüm iş ve işlemleri büyükşehir belediye meclisi kararıyla yürütüyor. Burada münferiden belediye başkanına veya herhangi bir bürokrata ilave bir yetki verilmiyor. Çok önemli bir nokta daha var: Tüm uygulamaları, planlamaları, yapılaşmaları, ruhsatları mevcut 3194 sayılı İmar Kanunu hükümlerine ve belediye kanunlarındaki hükümlere göre icra ediyor. Dolayısıyla, bu yasalara, buradaki hükümlere göre görevi, bu kentsel dönüşümü gerçekleştirecek olduğuna göre, eğer burada ifade edildiği gibi bir haksız, bir yanlış uygulamaya gidildiğinde mutlaka yargıya vatandaşın gitme imkânı var. İcranın tüm iş ve işlemleri yargı denetimine zaten tabi ama kentsel dönüşümün doğasında zaten olumsuz bir kent dokusunun yıkılarak, yeniden planlanarak, yeniden yapılması söz konusu.
Bu soruya karşılık şunu da ifade etmekte çok fayda görüyorum: Mevcut belediyenin hiç yapılaşma olmayan bir alana plan yapıp, orada projeleri onaylayıp, ruhsatları verip yapılaşması, yönlendirmesi çok farklıdır; dönüştürülmesi gereken alanlarda kullanacak olduğu yetkiler çok farklıdır; verilmesi gereken yetkiler çok farklıdır. Dolayısıyla zaten “kentsel dönüşüm” adı altında bunu ifade ediyor olmamızın en büyük nedeni bu.
Yapı stokumuz da, bizim, burada ifade edildiği gibi yüzde 50’nin üzerinde. Ciddi anlamda, depreme ve afetlere karşı dayanıksız bir yapı stokumuz var. Muhtemelen bu yapı stokunun tamamına yakını da insanlarımızın sağlıklı şartlarda yaşayamaması durumuyla da karşı karşıya. Onun için, burada tabii birçok şey ifade ediliyor ama birazcık da seçilmiş insanlarımıza ve seçilmiş meclislere güvenmemiz gerekir. Onlar da mutlaka halka seçimden seçime hesap veriyorlar. Yargı denetimi de bunun üzerinde. Bu verilen yetkilerin -tüm komisyon çalışmalarında, burada da ifade edildi birçok noktada sözcülerimiz tarafından- oldukça amacına uygun, seri ve hızlı bir şekilde bu dönüşümü sağlamaya katkı sağlayacağını ümit ediyoruz.
Sayın Asil’in sorusu yine aynen bu açıklamamın içerisinde. Mevcut kentlerdeki yeşil alanlar, halkın sosyal ihtiyaçlarını karşılayan alanlar azalmayacağı gibi bilakis artacağını umuyoruz. Mevcut uygulanan kentsel dönüşüm projeleri var ülkemizin çeşitli yerlerinde -Ankara’da var, İstanbul’da var, birçok kentlerde var- kentsel dönüşüm uygulanarak yeni oluşturulan kent dokularında bu alanların çok daha fazlasıyla oluşturulduğu, insanların çok daha sağlıklı bir, yeni oluşturulan kentsel mekânlarda yaşamasına katkı sağladığını görüyoruz.
Sayın Aslanoğlu’nun sorusu… Bunun notunu aldık Sayın Aslanoğlu ama münferiden orada bir haksızlık yapılmış olma ihtimalini ben şahsen zayıf görüyorum.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
88 konuşma daha · 16 Haziran 2010