İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 36. BİRLEŞİM · PAZAR

2011 yılı merkezi yönetim bütçe kanunun tasarısı ile 2009 yılı merkezi yönetim kesinhesap kanunu tasarısı hakkında

Mustafa Demir

Samsun Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 36. Birleşim · 5. yasama yılı · 19 Aralık 2010 · 2.437 kelime · yaklaşık 12 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mustafa Demir (AK Parti), 19 Aralık 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2011 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNUN TASARISI İLE 2009 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİNHESAP KANUNU TASARISI HAKKINDA); konuşma 2.437 kelime.

Mustafa Demir (AK Parti, Samsun). “2011 yılı merkezi yönetim bütçe kanunun tasarısı ile 2009 yılı merkezi yönetim kesinhesap kanunu tasarısı hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim tutanağı, 19 Aralık 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-demir-23-2010-12-19-2011-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunun-tasarisi-ile-2009-yili-merkezi (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI MUSTAFA DEMİR (Samsun)Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; Bayındırlık ve İskân Bakanlığının 2010 yılı faaliyetleri ile 2011 yılı bütçe tasarısı hakkında bilgi sunmak üzere huzurlarınızdayım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Bakanlığımız, şehirleşme ve yapılaşma alanlarında kuruluşundan beri gerçekleştirdiği planlama, alt ve üst yapı hizmetleriyle ülkemizin kalkınmasında önemli işlevler yerine getirmiştir. İnsanlık tarihi kadar eski olan inşaat faaliyetlerinin yapım teknolojileri açısından ulaştığı seviye, çağı yakalama ve dışa açılma çabası içinde olan ülkemizi yakından ilgilendirmektedir. Hükûmetimizin görevde olduğu süre zarfında gerek Bakanlığımızın çalışmaları ve gerekse Hükûmetimizin diğer icraatları sonucunda Türk inşaat ve yapı sektörü ile yapı malzemeleri sektöründe çok önemli gelişmeler yaşanmıştır. Yıllar boyu durgunluk yaşayan, hatta bazı yıllarda gerileme içine düşen inşaat sektörü Hükûmetimizin görevde olduğu dönemde âdeta bir dönüm noktası yaşamıştır. Geçmiş dönem verileri de dikkate alındığında inşaat sektörünün bizim dönemimizde altın çağını yaşadığını söyleyebiliriz. Ekonomik büyüme, inşaat sektörünü 2005 yılından itibaren bütün sektörler içerisinde birinci sıraya yükseltmiştir. İnşaat sektöründe yaşanan gelişmeler, ülkemizi yapı malzemeleri alanında pek çok ürünün üretiminde ve ihracatında da dünyanın ve Avrupa’nın ön sıralarına taşımıştır.

Bu gelişmelere paralel olarak Bayındırlık ve İskan Bakanlığı, merkezî hükûmet teşkilatı içinde şehirleşme ve yapılaşma konuları çerçevesinde yürüttüğü çalışmalarını yeniden yapılandırmaktadır. Dolayısıyla Bayındırlık ve İskân Bakanlığı artık bugün mimarlık, mühendislik konularında mevzuat geliştirerek sektörün daha sağlıklı gelişimine yön veren; proje, müşavirlik ve mühendislik hizmetlerinin ulusal düzeyde bir bütünlük içinde yürütülmesini sağlayan; ülkemizdeki imar, yapı ve planlama hizmetlerindeki görev ve yetki karmaşası ile görev boşluklarını önleyerek daha etkili, verimli ve ekonomik hizmet ürütebilme imkânına kavuşmuş, bütüncül bir anlayışla ülke düzeyinde planlama ve yapılaşma alanlarında uygulama birliği sağlayan, imar hizmetleri konusunda mahallî idarelerle işbirliğini artırarak onlara rehberlik eden ve yol gösteren bir Bakanlık olarak yoluna devam etmek durumundadır. Bu sebeple, yerleşme ve şehirleşme ve yapılaşma konularında deneyimi ve birikimi bulunan Bakanlığımızın, yeni yapısıyla bu alanlardaki üst kamu otoritesi olma vasfına kavuşturulması gerekmektedir.

Planlamayla ilgili yetkilerin farklı kurumlarda bulunması planlamada yetki karmaşasına, zaman ve kaynak israfına ve plan bütünlüğünün bozulmasına sebebiyet vermektedir. Planlama sistemindeki bu dağınıklık aynı zamanda kentsel ve kırsal yerleşme problemlerine de yol açmakta, her düzeydeki plan ve içeriğinin bölgesel ve yerel koşullar da dikkate alınarak yeniden tanımlanması ve planlama konusunda dil birliğinin sağlanması büyük önem arz etmektedir. Ayrıca, kentleşmenin yasal sorunlarının çözümüne, sağlıklı, dengeli, yaşanabilir kentsel gelişmenin sağlanmasına yönelik ilke, strateji ve eylemlerin ortaya konması, bunların uygulama esaslarının belirlenmesi ve bir eylem programına bağlanması gerekmektedir. Bu amaçla ulusal bir doküman olan ve kısaca “KENTGES” olarak isimlendirilen Kentsel Gelişme Stratejisi hazırlanmış, Yüksek Planlama Kurulunun onayıyla ve Resmî Gazetede de yayınlanarak şu anda yürürlüğe girmiştir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; birçok kez, Bayındırlık ve İskân Bakanlığının özellikle içinin boşaltıldığı, önemini kaybettiği şeklinde ifadeyi, muhalefet partimizin çok değerli sözcüleri bunu hem Plan Bütçe Komisyonundaki görüşmelerde hem burada ifade ettiler. Biz orada da… Plan Bütçe konuşmasında da ben ifade ettim, burada da tekrar ifade ediyorum: Bayındırlık ve İskân Bakanlığı geçmişte, özellikle cumhuriyetin kurulduğu yıllardan itibaren gelişerek büyüyen, kamu adına her türlü planlama, projelendirme, yapım ve denetim işlerini yapan bir bakanlık idi ama ülkenin gelişmesi, sektörün gelişmesi, mühendislik alanlarındaki elemanlarımızın, mühendislerimizin sayısının artması, bu alandaki sektörel kurumsallaşmanın sağlanmasıyla birlikte geldiğimiz noktada artık görüyoruz ki, Türkiye, özellikle bu alanda çok büyük miktarlarda, hem özel sektörde hem kamu alanlarında yatırımları hızla devam ettiren bir ülkedir. Artık bir kamu otoritesinin geçmişte olduğu gibi hâlâ uygulama planlarına varana kadar plan yapıp, özellikle yapımların projelerini yapıp, bunları ihale edip yaptıran, denetleyen -eski kontrollük mekanizmasını ifade ediyorum- bu hüviyetini sürdürme imkânı kalmamıştır. Aslında, bugün, Bayındırlık ve İskân Bakanlığından başka kurumlara devredildiği ifade edilen kuruluşlar; Karayolları, Devlet Su İşleri, DHMİ, DLH, Devlet Demiryollarına bir baktığımızda bu alandaki tüm iş ve işlemlerini de artık kendilerinin yapmadığını görüyoruz aslında.

Planlama çalışmaları… Evet, yetki devri söz konusudur gibi biz de buna Bakanlık olarak katılmıyoruz. Eğer bir plan yetkisi olabilecekse merkezî, yüksek, tek bir otoritede toplanmasında çok büyük yarar var ama esası itibarıyla tüm uygulama planlarının üst ölçekleriyle birlikte mutlaka yerel yönetimlerde bulunması gerekir, bunu bir kere daha burada ifade etmek istiyorum. Ama buna rağmen merkezde bazı plan yetkilerinin bulunması gereği de vardır, bu plan yetkilerinin de tek bir kurumda toplanması çok daha yaralı olacaktır ki KENTGES Belgesi bunu açık ve net bir şekilde ifade etmiştir. Artık o diğer kurumların da tüm imar planlarını dışarıdaki plan bürolarına yaptırdığını, projelerin sektördeki proje müelliflerine yaptırıldığını, kurumların yalnız ihaleleri gerçekleştirerek hatta oradaki denetim görevini bile müşavirlik firmalarına, ihale şartnamesine yerleştirerek yaptırdığını görüyoruz. Bunların artık, Bayındırlık ve İskân Bakanlığında bizzat yapım işlerinin kalması diye bir durum söz konusu olmadığını geldiğimiz bu durumda görüyoruz ama Bayındırlık ve İskân Bakanlığının aslında tüm mimarlık ve mühendislik uygulamalarının, tüm planlama, plan çalışması yapan sektör aktörleri başta olmak üzere, projelendirme, yapım, kamu adına yapım süreçlerini, politika üreten, mevzuatlarını hazırlayan, o sistemi sağlıklı bir şekilde destekleyen ve bir sistem dâhilinde sağlıklı bir şekilde işleten bir kurum olmak durumunda olduğunu bu KENTGES Strateji Belgesi bir kere daha ortaya koymuştur.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; şunu net bir şekilde ifade etmek istiyorum: Bu KENTGES Strateji Belgesi’nde 151 kurum, kuruluş, plan yetkilerini de elinde bulunduran tüm kamu kuruluşlarının da temsilcileri dâhil olmak üzere, sektör temsilcileri, meslek odaları, özel sektör temsilcileri, yerel yönetimler, tüm taraflardan 500’e yakın uzman bizzat iki yıl içerisinde çalışmış ve çok nitelikli, çok nitelikli, çok özel, çok toparlayıcı, çok güzel bir üst politika belgesi olarak önümüze bugün konmuş olan, Resmî Gazete’de de yayımlanarak hayatiyete geçmiş olan bir KENTGES Strateji Belgesi’ne sahip olmuş bulunuyoruz. Aslında, birçok konuda konuşulan, ifade edilen, bugüne kadar geçmişte mimarlık ve mühendislik uygulamalarından şikâyet ettiğimiz birçok konuya kesin çözüm üreten, tam bir çatı, tam bir hedef ve yol gösteren bir belgeye sahip olduğumuzu ifade etmek istiyorum.

Bildiğiniz gibi, bu Belge, geçtiğimiz iki ay içerisinde yayınlandı. Tüm sayın milletvekillerimize bu Strateji Belgesi’nden ben ulaştırmayı burada ifade etmek istiyorum. Sayın milletvekillerimizin bu Strateji Belgesi’ni çok iyi incelemelerini, bundan sonra, özellikle bu Strateji Belgesi’yle ortaya çıkabilecek olan yeni uygulamalarda da tüm sayın milletvekillerimizin desteğini bir kere daha arkamızda, yanımızda görmek istediğimizi ifade etmek istiyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; özellikle bu KENTGES Strateji Belgesi’ni biz ayrıca -şu anda izleme komitesini oluşturduk- Bayındırlık Bakanlığının başkanlığında, Devlet Planlama Teşkilatının da yer aldığı kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileriyle birlikte ilgili eylemlerin sorumlu kuruluş olarak ifade edilen kamu kurum ve kuruluşlarını, bu eylemlerin uygulama planlarını onlardan alacağız. Ocak ayında bir toplantı yapıyoruz. Bir yıllık programlar hâlinde bunları temin edip hayata, o programlara uyup uymadıklarını bu izleme komitesi aracılığıyla takip etmeye çalışacağız.

Bir şeyi daha yapmayı planlıyoruz. Özellikle her yıl bu KENTGES Strateji Belgesi’ne katkı sağlayan, bu Belge’nin ortaya çıkmasına emek veren 500 uzmanla birlikte her yıl toplanarak Strateji Belgesi’nin öngördüğü eylem planlarının uygulama safhalarını da bizzat değerlendirmeye tabi tutmayı planlıyoruz.

Yine bir çalışmayı öngörüp, yaklaşık üçer yıllık dilimler hâlinde, statik bir belge olmadığını ifade etme açısından, yeni ilave eylem ve politikaları öngörülme noktasında yeni teknik çalışmalarla birlikte Strateji Belgesi’ni her üç yılda bir yenilemeyi planladığımızı ifade etmekte çok büyük fayda görüyorum. Aksi takdirde, böyle bir politika belgesi olmadan, eğer, bazen Bakanlık olarak, bazen Hükûmet olarak da bazı uygulamaları, stratejileri ortaya koyduğunuzda, özellikle mimarlık ve mühendislik alanında uygulamaları gerçekleştirememek durumuyla karşı karşıya kalınabiliyor. Çünkü bu alan tamamen nitelikli bir meslek alanıdır. Bir tek meslek mensuplarının ancak tarafından icra edilebilecek bir alan olduğu için. Böyle bir üst politika belgesi çatısı altında bu çalışmaları yürütmekte çok büyük fayda olduğunu ifade etmek istiyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; planlama yetkileri Bakanlığımızda bulunan kıyı alanlarındaki sorunlar burada ifade edildi. Biz Plan Bütçe konuşmasında da ifade ettik. Özellikle Türkiye’de tüm kıyı kenar çizgilerini 2014 yılı sonuna kadar tamamlamayı şu anda programımıza aldık, çalışmalarımızı devam ettiriyoruz.

Yine bir başka proje özellikle kıyı alanlarıyla ilgili. Antalya ilinde ve Kocaeli Körfez bölgesinde, Samsun’da biz bu çalışmaları, bütünleşik plan çalışmalarını yaptık. Çok güzel bir katılım sağlayarak bunu gerçekleştirdik, ki, o illerimizin milletvekilleri de bu konuda bilgilendirildi. Bizzat bu çalışmaların bilgilendirme toplantılarına da katılarak bana şunu, bu çalışmaların niteliğini, katılımcılığı ve ortaya konan plan anlayışı noktasındaki takdirlerini ilettiler. Ben de sayın milletvekillerimize ve çalışmayı yapan tüm Bakanlık çalışanlarımıza teşekkür etmeyi bir kere daha borç biliyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; biz bu çalışmayı yaparken tüm kıyı alanlarıyla ilgili hem onayladığımız planlarda hem diğer kurum ve kuruluşların yaptığı o kıyı alanlarındaki yatırımlarla alakalı plan çalışmalarında hem bizim kıyı kenar çizgisi tespitlerini bir elektronik ortamda, web ortamında bir kayıt altına alıp tüm ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının kullanımına sunmayı hedefledik. Bu konuda çalışmalarımız devam ediyor. Bu çalışmayı da 2014 yılı sonuna kadar bitirmeyi planlıyoruz.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yine Bakanlığımızın, özellikle yüce Meclisin de kabulüyle, takdiriyle birlikte yasalaşan Kooperatifler Kanunu’nda bir değişiklikle Sanayi ve Ticaret Bakanlığı yetkisinde olan yapı kooperatifleri, bildiğiniz gibi, özellikle 13 Aralık itibarıyla Bakanlığımızın yetkisine geçmiş bulunuyor. Yaptığımız çalışmalarla birlikte şu anda bu konuda yetkilerimizi kullanmaya başladık. Önümüzdeki 2011 yılı içerisinde, yapı kooperatifçiliği alanında geçmişte kaybedilen güven olgusunu yeniden kazandıracak çalışmaları tamamlamayı planlıyoruz. Özellikle tüm yapı kooperatiflerini elektronik ortamda kayıt altına alacağız, genel kurullarda alınan kararların nasıl uygulandığını, hangi seyirde uygulandığını, yönetim kurulunun bu konudaki icraatlarından tüm kooperatif üyelerini haberdar edecek bir sistemin şu anda yazılımına başladık. Yani bu konudaki en önemli problem neydi yapı kooperatifleri alanında? Özellikle yönetim kurullarının, genel kurullarda alınan kararlarla, kooperatifin kuruluş amacına uygun insanların -gerek sanayi yapısı olabilir gerek konut kooperatiflerinde konut edinme amacıyla olabilir- daha çok orada, üyelerin kooperatife üye oluş amaçları doğrultusunda faaliyet yapılmaması en büyük problem alanı idi. Bu konuda, aidatların ödenip ödenmediğini artık her üye, kooperatifteki o oluşturulan ortamda, kendisine şifre verilerek, bir tek kendi kooperatif üyelerinin görebilecek olduğu bir sistem üzerinden kooperatifin faaliyetlerini izler hâle gelecek. Dolayısıyla, kooperatifin kuruluşu, ferdileşme ve tasfiye işlemlerini kolaylaştırıcı düzenlemeleri de 2011 yılında tamamlamayı planlıyoruz. Ümit ediyorum, 2012 yılı içerisine geldiğimizde artık yapı kooperatifçiliğinin, hafızalarımızda bulunan o güven yok etmiş olan veya güven bunalımını oluşturan problem alanlarını tamamen çözme noktasında çalışmalarımızı yürütmeyi planlıyoruz.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu arada Bakanlığımızın en önemli görevlerinden bir tanesi mahallî idarelere imar hizmetleri konusunda onlara yol gösterilmesi ve mahallî idarelere rehberlik edilmesi amacıyla dört yıldan beri yerel yönetimlerin imar hizmetleri projesi konusunda da çalışmalarımız hızla devam ediyor. Bu çalışmalarımızın hedef kitlesi, özellikle il özel idare genel sekreteri, ilgili teknik personeldir. Bu projeyle, imar ve yapı konularında yapılan yasal ve idari düzenlemeler hakkında yerel yönetimlerde görevli uygulayıcıların bilgilendirilmesi yoluyla, mevzuatın ülke genelinde uygulanabilirliğinin ve uygulama birliğinin sağlanması hedeflenmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; özellikle Bakanlığımızın yetki alanı içerisinde olan kıyı yapılarıyla ilgili plan onaylarında yeni bir tebliğ yayımlayarak, yaklaşık iki buçuk yıl süren plan onay süreçlerini üç aya indirdiğimizi huzurlarınızda ifade etmekte çok büyük fayda görüyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yine yaptığımız bir çalışmayı da hatırlarsanız, özellikle bu kat irtifakından kat mülkiyetine geçişle alakalı bir düzenleme yapmıştık. Artık Türkiye’de yapı kullanma izin kâğıdı alındığında, tapu kadastro müdürlüklerine gönderildiğinde resen kat mülkiyetine geçişini temin ettik. Bu alan çok büyük bir problem alanıydı. Yine bürokrasiyi azaltma noktasında yaptığımız çok önemli çalışmalardan bir tanesi, yapı kullanma izin kâğıdını inşaat itibarıyla hak etmiş, tamamlamış ama müteahhidin sigorta ve vergi borçlarından dolayı yapı kullanma izin kâğıdı alamayan vatandaşlarımızın bu problemlerini çözücü… İmar Kanunu’nda -yine sizin oylarınızla kabul edilen- yapılan değişiklikle birlikte vatandaşı artık o sigorta ve vergi borcunun ödenip ödenmemesine bakmaksızın yapı kullanma izin kâğıdını alır hâle getirdiğimizi de ifade etmekte çok büyük fayda görüyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tabii süre çok az, aslında konuşulacak çok şey var. Ben hemen şu anda Bakanlığımızın geçtiğimiz yıl bütçe görüşmelerinde ifade ettiğimiz ama bu sene artık uygulama safhasına geçtiğimiz iki konuyu da ifade edip sözlerimi tamamlamak istiyorum.

Bunlardan bir tanesi, Sayın Ağyüz de burada konuşmasında ifade etti Yapı Denetimi Kanunu’yla alakalı… Sayın Ağyüz, tabii bu, kanunla, değişiklikle yaygınlaştırılmıyor, Bakanlar Kurulu kararıyla yaygınlaştırılabildiği için yasadaki hüküm gereği, Yedinci ayda Bakanlar Kurulu kararı yayımlandı ve 1/1/2012 tarihinden itibaren on dokuz pilot ilde uygulanan Yapı Denetimi Kanunu’nu tüm ülke sathına yaygınlaştırmış bulunuyoruz.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; burada çok sağlıklı bir sistem işlettiğimizi düşünüyoruz. Müracaatlar alındı kuruluşlarla alakalı, noter huzurunda kuralar çekilerek asil ve yedek yapı denetimi firmalarının her ilde sıralaması yapıldı. Tabii bu kurayı çekmeden, her ilde ne kadar yapı denetiminin… Oradaki inşaat ruhsat alma potansiyeline bakarak tespit edilmiş bir yapı denetimi bürosu sayısı her ile göre belirlendi. Şu anda yapı denetim bürolarının yetki belgeleri veriliyor, denetim elemanlarının yetki belgeleri hızlı bir şekilde veriliyor ve Ocak 1 itibarıyla tüm ülke sathında Yapı Denetimi Kanunu gereği yapı denetimini gerçekleştirmeyi başarmış olacağız.

Yine çok önemli konulardan bir tanesi, enerji verimliliği noktasında, bildiğiniz gibi Temmuzun 1’i itibarıyla Enerji Performans Yönetmeliği yürürlüğe girdi. Fakat orada bir önemli olgu var, aslında bu işin can damarlarından bir tanesi, yeni inşaat ruhsatı alacak olan yapılara enerji kimlik belgesi vermeyi 1/1/2011’den itibaren başlatıyoruz. Bu konudaki elektronik yazılım tamamlandı, eğitimler tamamlandı. Yani Ocak 1’den itibaren her ruhsat alacak yapı, o yapının enerji performansı noktasındaki özelliklerini ve niteliklerini gösteren enerji kimlik belgesine sahip olacak.

Bu belge ne önem arz edecek? Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye’de “yapı” kavramı, “yapı” dediğimizde, “daire” dediğimizde, “bina” dediğimizde artık insanlarımızca fiyatından, yerinden, mevkisinden daha önce enerji alanındaki verimliliğini ifade eden bu belge aranır hâle gelecek dolayısıyla ülkemizdeki kıt enerji kaynaklarımızı da göz önüne aldığımızda, tüketilen enerjinin, tüm enerjinin yüzde 40’ının konutlarda ve yapılarda tüketildiğini düşündüğümüzde bu konudaki, tasarruf noktasındaki millî ekonomiye katkısını takdirlerinize sunuyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; çok önemli bir çalışmamız da, özellikle 1/1/2012’de yürürlüğe girecek olan ama geçtiğimiz perşembe günü de Resmî Gazete’de yayınlanan, özellikle “Yap-sat müteahhitliği.” diye ifade ettiğimiz ve şantiye şefleri ve belgeli usta çalıştırmayla alakalı yönetmeliktir. Tüm Türkiye’deki özel müteahhitlik alanını kayıt altına alıp, ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapan sektör aktörlerinin yani müteahhitlerin o eksikliği gidermedikçe, bir de kamuya sigorta ve vergi borçları anlamında mali mükellefiyetlerini yerine getirmedikçe artık Türkiye’de inşaat yapma imkânı kalmayacak, bu düzenlemeyi başarmış oluyoruz.

Bayındırlık ve İskân Bakanlığı -tam bu noktada şunu ifade etmek istiyorum ki aynen konuşmamın başında da ifade ettiğim gibi- mimarlık ve mühendislik hizmetlerinin ülkede -kamuda ve özel sektörde- her alanda sağlıklı uygulanmasını temin edecek bir kamu otoritesi olma noktasında 2011 yılı içerisinde inşallah tüm yapılanmasını tamamlamış olacaktır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; süre az kaldı, aslında söylenecek çok şey var, İller Bankası çok verimli bir çalışma içerisinde, 2009 yılında 1 milyar lira kaynak kullandırırken 2010 yılında 2 milyar liranın üzerine çıktı. 2011 yılında 1,5 milyar lira hedefimiz var, ümit ediyorum yine 2 milyar liranın üzerine çıkmayı planlıyoruz.

Bu arada Tapu Kadastro -söz bitti ama burada da çok değerli konuşmacılar ifade ettiler- artık dünyada alanı itibarıyla en kapasiteli, en seri hizmet veren, bilgi ve iletişim teknolojilerini en üst düzeyde kullanan kuruluş hâline gelmiş oldu ve tüm parti gruplarının, tüm sayın milletvekillerimizin desteğiyle de, üç saatlik bir zaman dilimi içerisinde yeni teşkilat kanunu yasalaştı. Ben tüm sayın milletvekillerimize, tüm heyetinize en derin şükranlarımı ve saygılarımı sunuyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Bayındırlık ve İskân Bakanlığı yeni bir yola girmiştir. Bayındırlık ve İskân Bakanlığının kendi gelişimi içerisindeki kat ettiği her mesafe, 73 milyon insanımıza, çocuklarımıza ve torunlarımıza çok sağlıklı, hayırlı hizmetlere vesile olacaktır diye düşünüyorum.

2011 yılı bütçemizin Bakanlığımıza ve ülkemize hayırlı olmasını diliyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

82 konuşma daha · 19 Aralık 2010

82 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook