İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 59. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Çalışma saatleri ve konuları hk.

Mustafa Elitaş

Kayseri Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 59. Birleşim · 4. yasama yılı · 10 Şubat 2010 · 1.064 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Mustafa Elitaş (AK Parti), 10 Şubat 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 59. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇALIŞMA SAATLERİ VE KONULARI HK.); konuşma 1.064 kelime.

Mustafa Elitaş (AK Parti, Kayseri). “Çalışma saatleri ve konuları hk”. TBMM Genel Kurulu, 59. Birleşim tutanağı, 10 Şubat 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-elitas-23-2010-02-10-calisma-saatleri-ve-konulari-hk (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye Büyük Millet Meclisinin değerli üyelerini saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarımız, İç Tüzük’ün 19’uncu maddesine göre bugün Danışma Kurulunu toplantıya çağıran muhalefet partisi milletvekili arkadaşlarımızın, grup başkan vekillerinin verdikleri önerge çerçevesinde görüşmelerimize devam ediyoruz.

Aslında, bizim, Türkiye Büyük Millet Meclisinin açıldığı ilk günden itibaren, yani 3 Ekim 2007 tarihinde, 23’üncü Dönemin başladığı andan itibaren aldığımız bir Danışma Kurulu önerisi var. Danışma Kurulu önerisinde, salı günlerini denetim konularına ayırmak, salı ve çarşamba günleri de bir saat sözlü soruları görüşmek üzere bir karar aldık. Ne zaman? İki buçuk seneye yakın bir süre önce aldığımız karar çerçevesinde.

Siyasi partiler, muhakkak ki bu görüşlerini, önerilerini her zaman gündeme getirebilirler. İç Tüzük’ün bu şekilde kendilerine verilmiş bir hakları olduğunu düşünüyorum ancak İç Tüzük, siyasi partilerin bazı meseleleri gündeme getirmekte zorlandığı, engellemelerle karşılaşıldığı takdirde kendilerine verilen bu imkânı kullanma amacıyla yapıldığını var sayarak, düşünerek iyi niyetle ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin çalışması, Türkiye Büyük Millet Meclisinin kısır çekişmelerle değil, Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündemi daha önceden belirlenmiş konularla oyalanması, engellenmesi amacıyla değil, sadece iyi niyetle, gündemdeki çok önemli bir konuyu tartışmak amacıyla Danışma Kurulunun toplantıya çağrılıp, eğer birlikte hareket edilemezse grup önerileri hâlinde getirilmesini ifade ediyor.

Bakınız, ilk defa 22’nci Dönemde Danışma Kurulu önerileri hep burada görüşülmeye başlanmış. Biz, daha önce Danışma Kurulu önerileri nasıl oluyor diye bir inceleme yaptık. 21’inci Dönemde altı yedi siyasi partinin olduğu bir süre içerisinde, Danışma Kurulu önerileri üzerinde konuşulmadan, sadece iktidar partisinin önerilerinin gerekçeleri ne olduğu anlatılır ve lehte-aleyhte oylarla birlikte devam edermiş. Ama İç Tüzük’ün hangi maddesiyle ilgili olduğunu pek bilemiyorum. Çünkü 19’uncu maddede, eğer Danışma Kurulu arasında oy birliği sağlanamazsa görüşmesiz oylanacağı ifade edilmesine rağmen, biz, burada, 22’nci Dönemde başlattığımız, ki iyi niyet ilişkileri çerçevesinde başlattığımız o zamanki Cumhuriyet Halk Partisinin grup başkan vekili olan arkadaşlarımızla birlikte “İlk defa sizin öneriniz konuşulsun, ondan sonra iktidar partisinin önerisi konuşulsun…” Niye? O konuyla ilgili muhalefet partisinin önerilerine tartışma imkânı sağlansın amacıyla yapılan bir durumdu. Fakat herhâlde Parlamento tarihinde ilk defa grup önerileri çerçevesinde Parlamentonun asıl gündeme geçemeyip de kapatıldığını biz 23’üncü Dönemde görüyoruz. Başkanlık Divanının bu konuyu incelemesi, irdelemesi gerekir. Eğer bunlar grup önerisi olarak geliyorsa, bunun da bir önerge çerçevesi içerisinde değerlendirilmesi lazım. Yani geliş sırasına göre okutulup, aykırılık sırasına göre de işleme alınması gerekir. Bizim, iyi niyet çerçevesinde, iki partili bir sistemde gösterdiğimiz iyi niyet çerçevesinde ana muhalefet partisinin ve diğer siyasi partilerin kendi konularıyla ilgili meseleyi gündeme getirme noktasındaki uzlaştığımız sürecin bugün istismar edildiğini, kötü bir şekilde kullanıldığını üzülerek ifade ediyorum. Açıkçası, Başkanlık Divanına tekrar bunu ifade ediyorum. Bu yapılan işlemin tekrar gözden geçirilerek önerge anlamında alınıp, en aykırı ve geliş sırasına göre değerlendirilip, oylandıktan sonra gündeme geçilmesinin doğru olacağını düşünüyorum.

Değerli arkadaşlar, bakınız, Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun önerisi… Konuşan arkadaşımız da gerçekten güzel, olumlu bir konuşma yaptı; Sayın Sevigen’e de buradan teşekkürlerimi sunuyorum. Önergesinin başlangıcında 21 Eylül 2009 tarihinde Ramazan Bayramı’nda Kayseri’de kaybolan 3 çocukla ilgili gündeme gelen meseleyi anlattı. Bakınız, Tekin ailesinden 2 yavru kaybolmuş, Ay ailesinden de 1 yavru kaybolmuş. Bunlardan bir tanesi 11 Ocak 2002 doğumlu, daha yedi yaşını doldurmamış. Bir tanesi doğum gününden bir gün önce, 22 Eylül 2003 tarihli, altı yaşında, bir gün sonra doğum günü olacak yavru kaçırılmış. Öbürü de 4 Kasım 1999 doğumlu. Bununla ilgili, polis teşkilatının, emniyet teşkilatının yaptığı inceleme çerçevesinde, 21 Eylül tarihinde akşam 17.14’te çocukların kaybolduğuyla ilgili hem görgü tanıklarından hem ailenin ifadelerinden hem de MOBESE kamera kayıtlarından 17.14 itibarıyla kaçırıldığı, kaybolduğu şeklinde bir kanaate ulaşılmış. Aynı gün aile, 23.30’da, ailenin oturduğu Talas İlçe Emniyet Müdürlüğüne müracaat etmiş, “Bizim çocuklarımız bayram ziyaretleri sırasında şu saate kadar gelmediler.” diye o Talas İlçe Emniyet Müdürlüğüne müracaat etmiş. Demek ki altı saatlik bir gecikme sonucunda Emniyet Müdürlüğü derhâl aramalara başlamış. Biz, hem Sayın Emniyet Müdürümüzden hem Sayın Kayseri Valisinden, değerli arkadaşlarımızın bu konuyu gündeme getirmeleriyle birlikte, ne tür aramalar yapıldığını araştırdık. Değerli konuşmacı arkadaşlarımız da ifade ettiler, kaçırılan çocuklar kaçırıldığı takdirde nerelere gidebilirler? Kırsal alanlarda aramalar yapılmıştır. Bizim Kayseri’mizde “Yamula Barajı” dediğimiz bölgede, o bölgedeki yerleşim alanlarının tamamında, Talas ilçesinde mahalle üzerindeki bütün evlerde aramalar yapılmış, çocukların kaçırıldığı tarihten itibaren on gün önce Kayseri’ye gelen, MOBESE kameralarıyla teyit edilmiş araçlar Kayseri’yle ilgili çıkışlarında hangi yerlere gitmişler; başka vilayetlerde de aramalar yapılmış. Yine, on gün öncesinden başlamak üzere Kayseri’ye uçakla gelen insanların hangi şartlarda, ne zaman terk ettikleri ve bunlarla ilgili gittikleri yerde aramalar yapılmış. Yine, ailenin şikâyeti üzerine, bir ilimizin plaka numarası verilerek “Biz bu plakadan şüpheleniyoruz.” demişler, hem o ilde hem de Kayseri ilinde araştırmalar yapılmış, o konuda da herhangi bir sonuca ulaşılamamış. Organ ticaretiyle ilgili yedi yaş ve üzerindeki çocukların tüm Türkiye’deki üniversitelerde organ ticareti, organ nakli yapılıp yapılmadığı ile ilgili araştırmalar yapılmış, bir noktaya ulaşılamamış. Sayın Bal’ın ifade ettiği pedofili ile ilgili çocukların izlenmesi konusunda da 7 şüpheli bulunmuş, o konuda da araştırmalar yapılmış, henüz bir sonuç alınamamış. Bir de bunların organ ticareti olmasında, bütün üniversitelerde kadavra olarak kullanılıp kullanılmadığıyla ilgili araştırmalar yapılmış, bir sonuca ulaşılamamış ve son beş yıl içerisinde ölen sıfır-on bir yaş grubundaki çocuklar ve nüfus müdürlüğünde eğer nüfus cüzdanları değiştirildiyse bunlarla ilgili de araştırmalar yapılmış ama bulunamamış. Bu hepimizi ziyadesiyle üzüyor. Ümit ediyorum, inşallah en yakın zamanda bu araştırmaların sonucunda bir şeyler bulunacak ve kederli aile, üzgün aile sevince boğulacaktır.

Değerli arkadaşlar, biraz önce burada konuşma yapan… Şunu da ifade etmek istiyorum: Bu konuda biz de bir araştırma önergesi verdik. Ben siyasi parti gruplarına buradan teklif ediyorum: Salı günü Danışma Kurulunda toplanalım, bu konuyla ilgili araştırma komisyonu kurulmasına karar verelim ve salı günü de kaybolan çocuklarla ilgili hem bizim önergemiz, eğer diğer siyasi parti gruplarının önergeleri varsa onların önergeleri, yoksa önerge vermek isteyen, bu konuda fikirlerini beyan etmek isteyen arkadaşlarımız varsa önergelerini versinler, salı günü bunu gerçekleştirelim, yapalım. Ama lütfen, rica ediyorum, gündemi tıkamak için, Türkiye Büyük Millet Meclisini tıkamak için bunları yapmayalım.

Dün Sayın Şandır’la bir konuşma yaptık, dedik ki: “Bugün sözlü soruları gündeme alalım ama önergeleri çekelim.” Şimdi saat 5. 13’te başladı, 17 oldu, dört saattir konuşuyoruz. Bugün denetim günümüz olmamasına rağmen bu önergeleri getiriyoruz. Yarın, rica ediyorum, önergeleri getirmeyin, gündemimizi götürelim ama salı ve çarşamba günleri bizim denetim günleri ve sözlü sorular konusundaki kanaatlerimizi, aldığımız kararları devam ettirip götürelim.

Buraya çıkan arkadaşlarımızın da hassasiyetleri çok ölçülü bir şekilde kullanmaları lazım. Buradan da söylediğimiz sözü, ağzımızdan çıkanı da kulağımızın duyması lazım. Umarım yanlış anlamışımdır, kayıtlardan, tutanaklardan çıkartıp Sayın Başkanlık Divanının, Başkanlık makamının bu konuyu incelemelerini istirham ediyorum. BDP adına konuşan sayın konuşmacı “Sayın Başbakan güvenlik güçlerine talimat veriyor: ‘Vurun, öldürün.’ talimatı veriyor…”

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

39 konuşma daha · 10 Şubat 2010

39 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook