2013 yılı merkezî yönetim bütçesi ve 2011 yılı merkezî yönetim kesin hesap kanunu tasarısı
Kayseri Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 36. Birleşim · 3. yasama yılı · 10 Aralık 2012 · 761 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mustafa Elitaş (AK Parti), 10 Aralık 2012 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2013 YILI MERKEZÎ YÖNETİM BÜTÇESİ VE 2011 YILI MERKEZÎ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI); konuşma 761 kelime.
Mustafa Elitaş (AK Parti, Kayseri). “2013 yılı merkezî yönetim bütçesi ve 2011 yılı merkezî yönetim kesin hesap kanunu tasarısı”. TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim tutanağı, 10 Aralık 2012. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-elitas-24-2012-12-10-2013-yili-merkezi-yonetim-butcesi-ve-2011-yili-merkezi-yonetim-kesin-h (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=19788
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)AK PARTİ GRUBU ADINA MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
2013 Yılı Merkezî Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı üzerinde AK PARTİ Grubu adına söz aldım. AK PARTİ Grubunun 2013 yılı bütçesini nasıl değerlendirdiği konusunda fikirlerimi sizlerle paylaşmayı arzu ediyorum.
Burada, çıkan bütün konuşmacıların ifade ettiği gibi teknik ve temel bilgi, anayasalarda, gelişmiş ülkelerin anayasalarında, demokrasilerde en önemli etkenlerden birisi, merkezî idarenin denetlenmesi açısından en büyük haklardan bütçe hakkı. Anayasa’da da teminat altına alınmış bu hak, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından, Parlamentoya sunulan bu süreç içerisinde, milletvekilleriyle siyasi parti gruplarının yaptığı değerlendirmeler, Hükûmet tarafından hazırlanan bu çalışmaların bir siyasi söylem içerisinde, hem politikalarını hem geçmişle ilgili yaptığı değerlendirmeleri hem de gelecekle ilgili yeni perspektiflerini ortaya koyması açısından çok önemli.
Özellikle, bütçenin hazırlanmasında başta Sayın Maliye Bakanına, tüm bakanlıklarımızın personeline ve bakanlarımıza ve uzun bir maraton içerisinde Plan ve Bütçe Komisyonunda çalışan komisyon üyelerine, Başkanına ve komisyon personeline sizler adına teşekkürlerimi borç biliyorum.
Değerli milletvekilleri, bu, bizim AK PARTİ iktidarı döneminde hazırladığımız 11’inci bütçe. 10 bütçeyi hazırladık, 10 bütçenin sonuçları milletimiz tarafından takdir edildi, bu noktaya doğru getirildi.
Bütçeler, güvenli olmalı. Bütçeler, kullanıcıları tarafına itimat verici olmalı. Bakın, eskiden bütçeler yapılırken tüm piyasa, iş âlemi, sivil toplum örgütleri, sendikalar “Türkiye Büyük Millet Meclisindeki bütçe nasıl yapılır? Acaba, sonuçları ne olacak?” diye değerlendirmeye tabi tutarlar ve bütçeler “Bütçe içerisinde gizli, bizim daha erken görebildiğimiz takdirde buradan menfaat elde edebileceğimiz bir sonuç var mı?” diye ince eleyip, sık dokunan araçlardı. Niye? Çünkü bütçeyi yaptıkları zaman sonuçlarının ne olacağını ne hükûmetler bilirdi ne de piyasadaki bu bütçeden faydalanmaya çalışan, bütçeyi okuyup ona göre kendisiyle ilgili değerlendirmelerini yapanlar ona göre kanaatlerini oluşturmaya gayret ederlerdi. Ama AK PARTİ iktidarı döneminde, on yıllık yaptığımız bütçe içerisinde, sadece bir veya birkaç yıl hariç olmak üzere, bütçe hedefleriyle bütçe gerçekleşmeleri arasında çok büyük bir uyumun olduğunu görürsünüz.
Nitekim, on yıldır, AK PARTİ iktidarı süreci içerisinde, piyasa yapıcıları, sivil toplum örgütleri ve kanaat önderleri AK PARTİ iktidarının yaptığı bütçeye güven duyduğundan dolayı “Bu rakamlar afaki olmuştur, şu söylenenlerin hiçbiri gerçekleşmez, bunu söylediler ama sadece bunlar vitrinlere, tribünlere konuşmak anlamındadır.” diye ifadeleri, düşünceleri silmişlerdir. AK PARTİ iktidarının hazırladığı, Türkiye Cumhuriyeti hükûmetlerinin hazırladığı bütçeye güven ileri bir seviyeye gelmiştir. Bütçelerin en büyük özellikleri, bu bütçede toplanan kaynakların adil bir şekilde dağıtılması gerekmektedir.
Bizim bütçelerimiz içerisinde 2003’teki yaptığımız bütçe ile 2013 bütçesi arasındaki bütçeleri kıyasladığınızda, değerlendirmeye kalktığınızda sağlığa, adalete, eğitime, emniyete ve toplumun her kesimine fayda sağlayacak, refah seviyesini artırmaya yönelik bütçe olduğunu hep beraber takdir edersiniz. Özellikle, bütün dünyanın Türkiye Cumhuriyetindeki son on yıldaki gelişmeleri sitayişle, takdirle karşıladığı bir dönemde, hatta daha önce başka ülkeler örnek alınırken, şu anda Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak, Türkiye Büyük Millet Meclisinin bir üyesi olarak gururla ifade ediyorum ki başka ülkeleriden bütçe yapmalarıyla ilgili bizim bakanlarımızdan, bizim hükûmetlerimizden bu gerçekleşmenin, bu başarının altındaki sır nedir diye bizden bilgi alma noktasına doğru gelenlerin var olduğunu görüyoruz ama bunu muhalefete anlatmak mümkün değil.
On yıllık süreci izledim, on yıllık bütçe konuşmalarında siyasi parti genel başkanları neler söylemişler diye baktım. Hepsi ilk konuşmalarında ve son konuşmalarında “Bu bütçe sosyal adaleti gerektirmiyor, bu bütçe rakamları gerçekleri ifade etmiyor, bu bütçede şöyle söylemişsiniz ama bunlar tutmayacak.” demişler, bugün de aynısını duyduk. Yani on yıldır, AK PARTİ hükûmetleri zamanında hazırlanan bütçeyi kamuoyu anlamış fakat maalesef, muhalefet partileri bundan zerre kadar nasibini almamış, zerre kadar değerlendirmelerini yapamamışlar. Kendilerine de tavsiye ediyorum, önceki genel başkanları, şimdiki genel başkanları döneminde veya parti sözcülerinin grupları adına yaptıkları konuşmalarda bütçeyle ilgili yaptıkları değerlendirmelerine bir baksınlar, bir de bütçe gerçeklerinin sonuçlarını değerlendirsinler, hangi noktaya geldiğini, nerelerde yanlış söylediklerini ve milletten karşılığını niye alamadıklarını herhâlde daha iyi bir şekilde bulmuş olurlar.
Bakın, değerli milletvekilleri, on yıldır Türkiye’yi idare ediyoruz, on yılı bir ay geçtik. bu süre içerisinde seçimler gördük, genel seçim yaptık, mahallî idareler seçimleri yaptık, 2 Anayasa referandumuna gittik. 2002 yılı 3 Kasımında yüzde 34’le iktidara geldik, 2004 yılında mahallî idarelerde yüzde 42’ye çıktık. 2007 yılında yüzde 47 oy aldık, 2011 yılında yüzde 49 küsur oy aldık. Bugün de anketlere baktığınızda anketlerin büyük bir kısmı AK PARTİ’nin oyunu yüzde 51 ile yüzde 55 arasında gösteriyor. Yani bu bütçe halka refah getirmiyorsa, halkın ihtiyaçlarına karşılık vermiyorsa, onların istekleri doğrultusunda bir sonuç ulaştırmıyorsa herhâlde -buradan bir tarafta ifade edilen bir iddia varsa- burada biri yanlış anlıyor ama o yanlış anlayan halk değil, halk gerçekleri görüyor, sandık başına gittiği zaman Türkiye Büyük Millet Meclisini sandıkta denetliyor, diyor ki…
KAMER GENÇ (Tunceli)Sayın Başkan, TRT şimdi yayını kesti, Mustafa’nın konuşmasını veriyor.
MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla)Yayını kesmedi, sen farkında değilsin.
KAMER GENÇ (Tunceli)Bana bak, niye veriyor senin konuşmanı?
MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla)Kamer Genç, sen farkında değilsin.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
20 konuşma daha · 10 Aralık 2012