2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2021 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin Tümü münasebetiyle
Kayseri Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 40. Birleşim · 6. yasama yılı · 16 Aralık 2022 · 2.504 kelime · yaklaşık 13 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mustafa Elitaş (AK Parti), 16 Aralık 2022 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 40. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2021 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin Tümü münasebetiyle); konuşma 2.504 kelime.
Mustafa Elitaş (AK Parti, Kayseri). “2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2021 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin Tümü münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 40. Birleşim tutanağı, 16 Aralık 2022. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-elitas-27-2022-12-16-2023-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-teklifi-ile-2021-yili-merkezi-y (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=112513
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)AK PARTİ GRUBU ADINA MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda 5 Aralıkta başlayan 2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ve 2021 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi görüşmelerini, bugün, 16 Aralık itibarıyla inşallah tamamlayacağız. Bu süreçte, millî iradenin tecelligâhı Gazi Meclisimize bütçeyi sunan Sayın Cumhurbaşkanımıza, burada bütçeyle ilgili görüşlerini açıklayan Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımıza, görüşmelerde yoğun mesai harcayan Plan ve Bütçe Komisyonumuzun Değerli Başkan ve üyelerine, tüm milletvekillerine, sürecin verimli bir şekilde geçmesine katkı sağlayan Sayın Bakanlarımıza, kamu kurumlarımızın değerli temsilcilerine, Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında bütçe süreci boyunca emek veren değerli arkadaşlarımıza bir kez daha teşekkür ediyor; bütçe görüşmelerinin bu yıl da en hayırlı şekilde tamamlanmasını temenni ediyorum.
Değerli milletvekilleri, ülkemiz, Gezi olaylarıyla başlayan süreçte, 17-25 Aralık yargıda darbe girişimi, terör saldırıları, 15 Temmuz menfur darbe girişimi gibi pek çok iç ve dış hain saldırıyla mücadele etmekteyken Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemiyle istikrarı sağlamış, tüm bu olumsuzluklara rağmen 2011-2021 yılları arasındaki dönemde yıllık ortalama 5,8 oranında büyümeyi başarmıştır. Küresel finansal krizlere rağmen Türkiye, 2020 yılının ikinci yarısından itibaren alınan önlemler neticesinde olumlu yönde büyüyerek olumsuz yönde gerileme yaşayan diğer ülkelerden net bir şekilde ayrışmıştır.
2019-2021 yılları arasında Covid-19 salgınının etkileri tüm dünya ülkelerinde şiddetli bir şekilde görülmesine rağmen, ülkemizde gerçekleşen büyüme oranı yüzde 4,2 seviyesinde gerçekleşmiştir. Bu büyüme üretim faktörleri açısından incelendiğinde, yatırım artışlarının sürüklediği sermaye birikimi ve özellikle faktör verimliliğinin büyümeye önemli ölçüde katkı sağladığı görülmektedir. Ülkemiz güçlü sağlık altyapısı, aşılamanın hız kazanması, yılın ikinci yarısından itibaren kontrollü normalleşme dönemine geçilmesi; sanayileri, çarkları durdurmadan üretime ve ihracata hızlı devam edilmesiyle, firmalara ve hane halkına verilen desteklerin etkisiyle 2021 yılında Türkiye, OECD ve AB ülkelerinden 2 kat daha fazla büyüme göstererek yüzde 11,4’le son elli yılın en yüksek büyüme hızına ulaşmıştır. 2022 yılında kesintisiz büyüme ivmesinin devamıyla yüzde 5 civarında büyüme hızına ulaşmayı öngörüyoruz. Ukrayna'daki savaşının olumsuz etkileri pandemi tarafından hâlihazırda zarar görmüş dünya ekonomisinin toparlanmasını engellerken 2022 yılının üçüncü çeyreğinde yüzde 3,9, yılın ilk dokuz ayında ise yüzde 6,2 oranında büyüyen Türkiye ekonomisi, orta vadeli program hedeflerine büyük ölçüde uyumlu hareket ederek tüketim, makine, teçhizat yatırımı harcamalarının sürüklediği sabit sermaye yatırımları harcamaları ve net mal ve hizmet ihracat kalemlerinin öncülüğünde iç ve dış talebin beraber büyümesiyle harcamalar yönüyle dengeli bir görünüm sergilemiş ve güçlü duruşunu korumaya çalışmıştır. Sağlıklı ve sürdürülebilir temel yapı taşlarından olan ve özel önem verdiğimiz makine, teçhizat yatırım harcamaları on iki çeyrektir kesintisiz büyümeye devam etmiş, bu dönemde ortalama yüzde 1dokuz,6 artış hızıyla güçlü bir performans göstermiş, yılın ilk dokuz ayında büyümeye yüzde 1,72 oranında katkı sağlamıştır.
Diğer önem verdiğimiz ve ekonomi politikalarımızın temel yapı taşlarından biri olan net mal ve hizmet ihracının yılın ilk dokuz ayında yüzde 6,2 oranındaki büyümeye katkısı ise başta ihracatımızın, turizm sektörünün üstün performansıyla 2,04 puan olmuştur. Böylece yılın ilk dokuz ayında makine, teçhizat yatırım harcamaları ile net mal ve hizmet ihracatının büyümeye katkıları toplam 3,8 puanla, yüzde 6,2 oranındaki büyümenin yüzde 60,5’ini oluşturmuşlardır. 2022 yılının ilk dokuz ayında üretim yönüyle büyümede öne çıkan, yaptığı 5,2 puanlık katkıyla hizmetler sektörü olmuştur. Turizm gelirlerindeki ve bağlı hizmet gelirlerindeki artış sayesinde hizmetler sektörü yılın bahse konu döneminde yüzde 8,3 oranında büyüme kaydetmiştir.
Jeopolitik sorunların gündemi meşgul ettiği ve küresel durgunluk endişelerinin hâkim olmaya başladığı 2022 yılı genelinde Türkiye ekonomisinin orta vadeli program tahminlerimizle uyumlu olarak yüzde 5 civarında dengeli bir büyüme sergilemesi beklenmektedir. Türkiye ekonomisi mevcut dönemdeki zorlu sınamalara rağmen hedeflerine ulaşma kararlılığını sürdürmektedir.
Ülkemizin büyüme performansındaki güçlü eğilime paralel olarak istihdamda da önemli artışlar yaşanmıştır. Salgının işsizlik oranı üzerindeki negatif etkisi tüm dünyada diğer krizlere göre çok daha hızlı ve keskin olmuş, Amerika Birleşik Devletleri’nde işsizlik oranı salgın sürecinde 5 kata yakın artmıştır. Türkiye ise bu süreci diğer ülkelere kıyasla çok daha başarılı şekilde yönetmiş, 2019 yılı dördüncü çeyreğinden 2022 yılı ikinci çeyreğine kadarki dönemde 2 milyon 554 bin ilave istihdam artışı sağlayarak salgın öncesi döneme göre istihdam artışında ülkemiz OECD ülkeleri arasında ilk sırada yer almıştır. 2022 yılı yıl genelinde de yaklaşık 1,9 milyon istihdam gerçekleştirmeyi öngörmekteyiz. Son açıklanan verilere göre 2022 yılı Ekim ayında işsizlik oranı ise yüzde 9,9 olarak tek haneli seviyeleri kaydetmiştir.
2022 yılında tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de enflasyon en temel sorunlardan biri olmuştur. Bu eğilimde kur gelişmelerinin birikimli etkileri, Rusya-Ukrayna savaşına bağlı olarak yüksek oranda artan enerji ve gıda fiyatlarının yansımaları ve tedarik zincirlerindeki aksaklıklar belirleyici olmuştur. Diğer taraftan uygulanan vergi indirimleri ve sübvansiyonlar aracılığıyla temel ürünlere erişim kolaylaştırılmış, başta gıda olmak üzere dış ticaret tedbirleriyle arz kısıtlamaları hafifletilmiş, enflasyonla mücadele önlemleri koordineli bir şekilde kararlılıkla alınmıştır. Enflasyonla mücadelede bugüne kadar yönetilen, yönlendirilen fiyatlar, vergi indirimleri ve sübvansiyonlar vasıtasıyla gerekli adımları hızla hayata geçirmiş, bundan sonra da aynı yaklaşımımız çerçevesinde vatandaşlarımızın alım gücünü koruyacak şekilde adımlarımızı atmaya devam edeceğiz. Enflasyon beklentilerinin artık kontrol altında olması, fiyat istikrarı ve finansal istikrara yönelik uygulanan önlemler ve enflasyonla mücadeleye yönelik kararlı duruşla bu aydan itibaren enflasyon oranında kesintisiz bir düşüşün yaşanacağı bir dönem başlamıştır. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Enflasyon dinamikleri her geçen gün iyileşmekte ve aylık veriler geçmiş yıl ortalamalarına benzer gerçekleşmeye başlamaktadır. Böylece, yılın ikinci yarısında ilk yarısına kıyasla belirgin şekilde aylık enflasyonun gerilediği görülmektedir. Bu çerçevede, enflasyon oranının 2022 yılı sonunda yüzde 65’e, 2023 yılı sonunda ise yüzde 25’e gerilemesi beklenmektedir.
Küresel ticaret, salgın ve jeopolitik gelişmelerden en fazla etkilenen alanların başında gelmektedir. Küresel ekonomik aktivite koşullarındaki değişim dış talep üzerinden mal ihracatımızı; dünya genelindeki salgın hastalıklar ve jeopolitik gerilimler turizm gelirlerimizi; yine, küresel ekonomik ve gelişmeler ise emtia fiyatları üzerinden ithalatımızı doğrudan etkilemektedir. Tüm bu dışsal faktörler ve şoklara karşı doğru stratejiler çerçevesinde gerekli tedbirleri hızlı ve işlevsel bir şekilde alıp mal ve hizmet ihracatımızı nitelik ve nicelik bakımından geliştirmeyi amaçlıyoruz. Bu kapsamda, esasen salgının ihracatımız üzerindeki baskılayıcı etkileri kısa zamanda bertaraf edilmiş, 2020 yılının ikinci yarısı itibarıyla başlayan ve 2021 yılında da devam eden ihracat artış eğilimi sonrası ihracatımız tarihî yüksek seviyelerine yükselmiş ve ilk kez 225 milyar doların üzerine çıkmıştır.
Değerli milletvekilleri, burada biraz önce, çok değerli, kıymet verdiğim 2 milletvekili arkadaşımız görüşlerini ifade ettiler. Sayın Kesici 2012 yılından bu tarafa herhâlde bütçelerle ilgili görüşmeler yapıyor, ilk girişinde de dedi ki: “AK PARTİ iktidarının… Türkiye genelinde, belki cumhuriyet tarihinde olduğu kesin ama dünya tarihinde de böylesine bir süreklilik arz ettiği olmamıştır, takdire şayandır ama bundan sonra bu süreç devam etmeyecek.” 2012 yılında da Sayın Kesici’nin nasıl konuştuğu bir film şeridi olarak gözümün önüne geldi, aynı ifadeleri kullandı ama şunu açık ve net ifade ediyorum ki 2012’de sizin söylediğiniz nasıl tutmadıysa inşallah 2028 yılında da 26’ncı bütçeyi yapmak nasip olacak. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Bugün 21’inci bütçeyi gerçekleştiriyoruz, 2028 yılında da inşallah AK PARTİ, Cumhur İttifakı 26’ncı bütçesini gerçekleştirmek üzere burada sizlerin huzurunuza gelecek. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
TÜRABİ KAYAN (Kırklareli)Türkiye dayanır mı acaba buna?
MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla)O zaman da tahmin ediyorum, 2024 yılının bütçesini yaparken yine inşallah, Allah nasip ederse, Sayın Kesici milletvekili olduğu takdirde, nasip olur biz de milletvekili olursak herhâlde yine aynı konuşmaları yapacağız diye tahmin ediyorum.
Bakın, Sayın Kesici’ye, kendisine teşekkür ediyorum; çok naif bir konuşma yaptı, teknik bilgilerle ifade etmeye çalıştı, gerçekten keyifle dinliyoruz bazı eleştirilerine katılmasak bile. Kendisinin Planlama Müsteşarı olduğu dönemde yakından takip ettiğimiz; Anavatan Partisi döneminde belediye başkanı adayı olduğu, daha sonraki süreçlerde de milletvekili olduğu dönemleri de biliyoruz. 1991 yılında Planlama Müsteşarı iken o zaman rahmetli Demirel'in “Kim ne verdiyse 5 fazla vereceğim.” dediği ve emeklilik yaşını 38’e düşürdüğü dönemde Sayın Kesici Müsteşardı. O zaman müsteşar olurken Türkiye'nin aktüeryal dengesini olağanüstü derecede olumsuz etkileyecek bir süreçte maalesef bir müsteşar olarak, bir teknik adam olarak ne itiraz etmiş ne de olumsuz sonuçlarıyla ilgili herhâlde Sayın Demirel'i uyarmamıştır diye tahmin ediyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Bugün bizim gelecekle ilgili yaptığımız rakamları, 2023 yılında Strateji ve Bütçe Başkanlığının çıkardığı Cumhurbaşkanlığı 2023 Programı’yla ilgili, oradaki rakamlar çerçevesinde alıp değerlendirmeleri… Ben de hem öğrencilik yıllarımda hem iş âleminde yıllık programları çok yakından takip ederdim. Çünkü yıllık programlar devletin, hükûmetin bir sonraki yıl ne yapacağı, hane halkı gelirlerinin nasıl olacağı, o gelirler çerçevesinde piyasada, iş âleminde ne tür yatırım yapılıp yapılmaması gerektiği konusunda karar alınması için çok önemli unsurdur. Çünkü program, Türkiye Büyük Millet Meclisinin çıkardığı bütçe doğrultusunda hükûmetlere verilmiş bir yetkidir, o yetki çerçevesinde de 85 milyon insanı ilgilendiren önemli bir unsurdur. Programa bütçe çerçevesinde uyabilmek en önemli kriterlerden biridir.
Şimdi, Sayın Kesici veya Sayın Hamzaçebi 2002 yılındaki asgari ücret karşılaştırması ile bugünkü karşılaştırmayı yaptı. 2002 yılına girerken net asgari ücret…
MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul)2002’ye gitmedim ben.
MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla)Girmediniz, peki; ben o zaman gireyim. Net asgari ücret 2002 yılına girerken yani Aralık veya Kasım 2002’de 164 liraydı yani 98 dolardı.
MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul)183 liraydı, 183.
MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla)O 184 lira 2002’deydi. 2021 yılındaki net asgari ücret… 2002 yılının Aralık ayını söylüyorum Sayın Hamzaçebi.
MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul)Düşüktü, düşük.
MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla)2002 yılının Aralık ayını söylüyorum.
MEHMET AKİF HAMZAÇEBİ (İstanbul)Düşüktü tabii ki.
MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla)2022 yılının Aralık ayında, bugün, net asgari ücret 300 dolar civarında yani dolar cinsinden 3 misli asgari ücrette bir artış var.
ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde)Asgari ücret taban ücret değildi.
BURCU KÖKSAL (Afyonkarahisar)Bu yanlış bir karşılaştırma.
MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla)Hem Sayın Hamzaçebi’nin hem Sayın Kesici’nin ifadelerinde… “Ben müsteşarken Türkiye ekonomisi 18’inci sıradaydı.” dedi; doğru.
ÖZGÜR ÖZEL (Manisa)17.
MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla)“17’nci sırada” demiş, evet.
Şimdi, bakın, değerli arkadaşlarım, size Euronews’in bilgilerini ifade etmek istiyorum. Türkiye ekonomisi satın alma gücü paritesine göre 2000 yılında 18’inci sırada, 2001 yılında 18, 2011 yılında 16, 2013 yılında 14, 2016 yılında 13, 2022 yılında satın alma gücü paritesine göre 11’inci sırada. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
ERHAN USTA (Samsun)Siz 2023 hedeflerinizi satın alma gücü paritesi üzerinden koymadınız.
MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla)Şimdi, dünya ülkelerinin, satın alma gücü paritesine göre gayrisafi yurt içi hasılaları -Euronews’in rakamlarına göre- 2021 verilerini söylüyorum: Çin Halk Cumhuriyeti 27,2 trilyon dolar -1’inci sırada- Amerika Birleşik Devletleri 22,996 trilyon dolar, Hindistan 10 trilyon dolar -küsuratlarını okumuyorum- Japonya 5,6 trilyon dolar, Almanya 4,9 trilyon dolar, Rusya 4,5 trilyon dolar, Endonezya 3,56 trilyon dolar, Brezilya 3,43 trilyon dolar, İngiltere 3,40 trilyon dolar, Fransa 3,35 trilyon dolar, Türkiye 2,59 trilyon dolar; satın alma gücü paritesine göre ülkemizin bulunduğu durum. Şimdi, bu süreç içerisinde baktığımızda bu neyi gösterir? Nominal olarak gayrisafi yurt içi hasılalarını artıran ülkelerde fiyatlar çok fazla yükseldiğinden dolayı insanların izafi olarak gelirleri artarken ihtiyaçlarını karşılamak, refah seviyelerinin kontrol edebilmek için aldıkları harcamaların gelirleri oranına göre çok daha fazla arttığını gösterir ama bu, Türkiye'de gelirleri seviyesinde belirli bir oranda normal bir artışın da beraberinde getirdiğini gösteren en önemli unsurlardan biridir.
Bakın, değerli arkadaşlar, AK PARTİ’nin 3 Kasım 2002 seçimlerine gelirken önce en önemli yaşadığı sorunlardan biri 1994 yılında Belediye Başkanı -ki herhâlde siz de o zaman birlikte adaydınız Sayın Cumhurbaşkanımızla beraber- olduktan itibaren dört buçuk yıl Belediye Başkanlığı yaptı ve bir yargı darbesiyle Belediye Başkanlığı elinden alındı, 2002 yılına girerken “Muhtar bile olamaz.” dediler ama bu millet bağrına bastı, bugün Türkiye'nin en büyük makamı Cumhurbaşkanı yaptı. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) 3 Kasım 2002 seçimlerine girerken alelacele Diyarbakır mahkemesinden alınan “Seçimlere girebilir.” kararı başka bir üst mahkemeden bozdurularak “Seçimlere girilemez.” kararı hâline getirildi. Yine millet buna dersini verdi, 3 Kasım 2002 seçimlerinde AK PARTİ'yi Türkiye Büyük Millet Meclisinde yüzde 66 oranında milletvekiliyle temsil edecek bir sayıya ulaştırdı.
TÜRABİ KAYAN (Kırklareli)Yüzde 34’lede...
MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla)O günden bu tarafa, başarılarla imza atan Sayın Cumhurbaşkanımızın “çıraklık dönemi” dediği, “kalfalık dönemi” dediği, “ustalık dönemi” dediği süreçlerden bugün, dünyada satın alma gücü partisine göre 11’inci sıraya getirdiysek, inşallah -sizin ifadenizle de- “ustabaşılık” döneminde Türkiye'yi daha da ileriye götürüp belki ilk 10 konum arasına girdirmek için gayret edeceğiz. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
BURCU KÖKSAL (Afyonkarahisar)Bu dönem emeklilik dönemi olacak.
MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla)Tekrar ifade ediyorum: İnşallah, 2028 yılında 26’ncı bütçeyi hazırlamış olacağız.
Bugüne kadar, rütbeliler, demokrasiyi balans ayarı vererek idare etmeye çalıştılar, dizayn etmeye çalıştılar. Bir dönem yargı, ülkeyi, siyasileri yargısal kararlarla idare etmeye, dizayn etmeye çalıştı.
ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde)Aynısını siz yapıyorsunuz.
BURCU KÖKSAL (Afyonkarahisar)Siz de dizayn ediyorsunuz.
MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla)Bugüne kadar bütün meseleleri hep olumsuz güçlerin, ülke demokrasinin önündeki engelleri hep omzunda rütbesi olanların dizayn etmeye çalıştığı, yargıyı baskılayıp siyaseti dizayn etmeye çalışılan sürecin hepsini geçtik. Hep beraber biliyoruz; yargı mensuplarının Genelkurmay Başkanlığında esas duruşta bekleyip ayakta alkışladıkları dönemi de biliyoruz ama hamdolsun, artık rütbeli demokrasiden, dizayn edilen demokrasiden değil, milletin kayıtsız şartsız egemenlik hükümranlığına doğru gelmiş olduk. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Bunu AK PARTİ iktidarı döneminde yakalamış olduk.
TÜRABİ KAYAN (Kırklareli)Yargı diktatörlüğünü unutuyorsunuz, siyasi diktatörlüğü unutuyorsunuz.
MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla)Şimdi, Sayın Hamzaçebi hadislerle, ayetlerle hakikaten çok güzel açıklamalar yapıyor; kendisine de teşekkür ediyorum. Dün Sanayi Komisyonunda görüştüğümüz kanun tekliflerinde, çok değer verdiğim, birlikte Sanayi Komisyonunda çalıştığımız Müzeyyen Şevkin Hanımefendi vardı -o herhâlde yok- o da Nur suresinin 65’inci ayetinden güzel örnekler verdi, bazı surelerin de ayetlerinden verdi. Şimdi, gözümün önüne film şeridi gibi geldi. Bundan yıllar önce -şurada- başörtüsüyle giren hanımefendilere -sanıyorum şu sıralarda bir yerde oturuyordu- “Haddini bildirin bu Hanım’a.” denilen bir kürsüyü gördük, Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsünü gördük. O günden bu tarafa neler çektiğimizi çok iyi biliyorsunuz. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Bakın, değerli milletvekilleri, ben, 14 Mart 2008 tarihindeki AK PARTİ’nin kapatılma davasında yargılanan milletvekillerinden biriyim. Toplam 79 kişi sanıktı, 39’u milletvekiliydi, o 39 milletvekilinden 1’isi bendim. Niye yargılandım biliyor musunuz? Sayın Hamzaçebi çok iyi bilir. Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 2’nci maddesine değişiklik önergesi verdiğim için yargılandım. Orada ne geçiyor? Sayın Hamzaçebi herhâlde ezbere bilir. “Bu Kanunun tatbikatında sendikalar dernek; cemaatler vakıf hükmündedir.” Biz bunu aldık “Bu Kanunun uygulanmasında sendikalar dernek; cemaatler ise vakıf sayılır.” ifadesini koyduk. Başsavcı ne demiş biliyor musunuz? “İlk defa bir milletvekili, bir kanuna, Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ‘cemaat’ ifadesini yerleştirmiştir.” diye beni yargıladılar.
İkinci suçum neydi biliyor musunuz? Hani, 411 kaosa kalkan el var ya, o 411 kaosa kalkan… Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli ve tüm Milliyetçi Hareket Partisi arkadaşlarımızla birlikte getirdiğimiz başörtüsüyle ilgili Anayasa değişikliği teklifiyle ilgili biz bir kanun teklifi verdik, 5 Grup Başkan Vekili imza attık. Kanun teklifinde başörtüsünün nasıl bağlanacağıyla ilgili tarif ediyorduk. O kanun teklifi, biraz önce Sayın Hamzaçebi’nin bahsettiği… Şimdiki Genel Başkan Yardımcımız Sayın Nurettin Canikli, şimdiki Adalet Bakanımız Sayın Bekir Bozdağ, ben ve diğer 2 arkadaşımız birlikte Anayasa Mahkemesinde yargılandık. Şimdi hatırlayın, 2008 yılında Anayasa Mahkemesinde bir arkadaşımız yine yargılandı. Niye yargılandı biliyor musunuz? Belediye başkanlığı adaylığı sürecinde, seçim sürecinde, ramazanda teravih namazını kıldırıp imamlık yaptığı için Anayasa Mahkemesinde yargılandı ama Cenab-ı Hakk’a lütfediyorum, biz milletvekillerine 2002-2007 döneminde “Aman, buradan ayet, hadis söylemeyin.” Niye? Başkaları “Laiklik ilkesine aykırı hareket ediyorsunuz.” diye bize itiraz ederken, bizi birilerine şikâyet ederken, bizi birilerine, yargıya şikâyet etmesi için “Ne olur fırsat vermeyin.” derken bugün, burada, daha önce de birkaç kez yaptığı gibi hem Sayın Hamzaçebi’nin hem de değerli milletvekili arkadaşımız Sayın Müzeyyen Şevkin’in dün Sanayi Komisyonunda 2 tane ayeti çok güzel de ifade etti; kendilerine de katılıyorum. Söylemesi, gerçekten Müslüman bir Türkiye’de, inanan bir Türkiye’de insanların artık ruhuna tercüman olma noktasına Cumhuriyet Halk Partisinin de gelmesi bizim için çok önemli bir gelişmedir. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
GÖKAN ZEYBEK (İstanbul)Biz kalubeladan beri Müslümanız ya, kalubeladan beri ya. Başkan, yapma Allah’ını seversen.
MUSTAFA ELİTAŞ (Devamla)Değerli arkadaşlar…
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
15 konuşma daha · 16 Aralık 2022