Değişik adlar altında ilave ödemesi bulunmayan memurlara ve sözleşmeli personele ek ödeme yapılması hakkında (s.s.1103)
Denizli Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 76. Birleşim · 4. yasama yılı · 16 Mart 2006 · 960 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mustafa Gazalcı (CHP), 16 Mart 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 76. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DEĞİŞİK ADLAR ALTINDA İLAVE ÖDEMESİ BULUNMAYAN MEMURLARA VE SÖZLEŞMELİ PERSONELE EK ÖDEME YAPILMASI HAKKINDA (S.S.1103)); konuşma 960 kelime.
Mustafa Gazalcı (CHP, Denizli). “Değişik adlar altında ilave ödemesi bulunmayan memurlara ve sözleşmeli personele ek ödeme yapılması hakkında (s.s.1103)”. TBMM Genel Kurulu, 76. Birleşim tutanağı, 16 Mart 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-gazalci-22-2006-03-16-degisik-adlar-altinda-ilave-odemesi-bulunmayan-memurlara-ve-sozlesmeli-2 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA MUSTAFA GAZALCI (Denizli)Teşekkür ederim Sayın Başkanım.
Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; kimi kamu çalışanlarına eködenek verilmesine ilişkin tasarı üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz aldım; tümünüzü saygıyla selamlıyorum.
Bugün 16 Mart, öğretmen okullarının 158 inci kuruluş yıldönümü. Biz, her 16 Martta mesleğimizin saygınlığı için güzel toplantılar yapardık. Maalesef, 158 yıl sonra mesleğimiz hak ettiği saygınlıkta değil. Ülkemizin imza koyduğu ILO ve UNESCO ortak sözleşmesiyle öğretmen haklarını düzenleyen öğretmen statüsüyle ilgili ilkeler yaşama geçmemiştir. Bırakın öğretmenlere yeni haklar vermeyi, toplusözleşmeli grevli sendika hakkını -geçen gün, Başbakan, siyaset yapma hakkı verelim falan diyordu, ondan sonra hiç ses çıkmadı- öğretmenlerin temel hakları bile alınmıştır.
Değerli arkadaşlar, bakın, ben biraz önce Maliye Bakanına iki soru sordum. Dedim ki, öğretmenlerin ekders ücretinde ortalama 88 000 000 artış var dedi Bakan biraz önce, bunu nasıl buldunuz? Bu soruya hiç yanıt yok. Sormamışım gibi davrandı. İkinci soruyu da yanlış anlayarak yanıt verdi. Hani "beni bir kişi anladı, o da yanlış anladı" diye bir ünlü söz var, tam buraya uydu. Ben dedim ki, Sayın Bakan, yükseköğretimde bulunan öğretim elemanlarının ders ücretlerini niçin artırmıyorsunuz; bu yasada var mı? Örnek de verdim, dedim ki, bir okutman, yaklaşık, net 5 000 000 alıyor, profesör de 10 000 000 alıyor. Bana dedi ki: "Öteki öğretmenlerin ders ücretleri, saat başına verilenden her zaman fazla onlarınki." Yani, bu şu demektir: Profesörsen 10 000 000 alıyorsun, ne zaman öğretmenin ders ücreti 10 000 000 oldu, o zamana kadar seninkinde bir artış yapmayacağız; çünkü, yasa elinde, belirli bir yasaya göre ücret artışı var; okutmanınki 5 000 000…
Değerli arkadaşlar, birbirimizi doğru anlayalım. Yazılı soru önergelerine de, Sayın Bakan kimilerine hiç yanıt vermiyor, 8 soru soruyoruz, 8'ine bir tek paragraf veriyor. Özelleştirme İdaresine gönderdiği sorunun yanıtı için yazıyı, olduğu gibi, hiç incelemeden bize gönderiyor. Sayın Bakanım, yapmayın. Biz, burada, gerçekten denetim görevimizi yapmaya çalışıyoruz. Bakın "bu tasarı, kamu çalışanlarıyla toplugörüşme sonucunda, kısmen uzlaşmaya varılma sonucunda getirildi" diyorsunuz hükümet olarak. Şimdi, o zaman, ben size soruyorum: Orada uzlaşma tam sağlanamadı; örneğin, KESK'in karşı görüşleri vardı; ama, 40+40 zam yapacağınızı söylediniz. Memurların başka eködenek istemelerine karşı durdunuz, kaynak yok dediniz. Şimdi, buraya geldi, birtakım önergelerle, kimi memurlarımıza, yani, din görevlilerine ve emniyet görevlilerine verilsin, daha çok verilsin; ama, bir kısmına, o zaman kaynak yok dediğiniz halde şimdi veriyorsunuz, bir kısmına da vermiyorsunuz. Örneğin, öğretmenler, kamu çalışanlarının üçte 1'i yaklaşık.
Maliye Bakanı gitmiş, ben boşuna söylüyorum. Orada Maliye Bakanı varmış gibi konuştum; ama, olsun…
FAHRİ KESKİN (Eskişehir)Fark etmez!
İZZET ÇETİN (Kocaeli)Memurları önemsemiyorlar!
MUSTAFA GAZALCI (Devamla)Olsun, tutanaklar var, inşallah inceler.
Değerli arkadaşlar, öğretmenler, kamu çalışanlarının, bakın, üçte 1'inden fazla.
Şimdi, değerli arkadaşlar, öğretmenlerin de ekders ücretini artırıyoruz deniliyor; yani, onlara 100 000 000 veriyoruz; ama, ötekilerininkini de artırıyoruz. Peki, ne kadar artırıyorsunuz; 1,5 milyon lira; yani, zaten 3,5 milyondu. Bu yıl başında dedi ki Millî Eğitim Bakanı, Müsteşar da öyle söyledi -Plan ve Bütçe Komisyonundaki arkadaşlarımız anımsarlar- 10 000 000 yapacağız; kamuoyuna da açıkladılar. Sonra ne oldu, ne girdi işin içerisine de bu yarı yarıya çekildi?
Şimdi, değerli arkadaşlar, madem öğretmenlere bir şey yapılmak isteniyorsa -burada, eğitimin önemi, öğretmenin önemi, nutuk atmaya gelince bol bol var- onların da tazminatlarını yüzde 25 artıralım; ekders ücretinde hiç artış yapmayın; zaten, sanıldığı gibi ekders ücretlerini birçok öğretmen almıyor; öğretmenlikten gelenler bilir.
Değerli arkadaşlar, yani, özellikle kentlerde çalışan öğretmenler ekders ücreti bulamıyorlar zaten ya da bulsalar bile, 3 saat, 5 saat alıyor. Bir de, bu ekders ücretlerini, biliyorsunuz, izinliyken, raporluyken, okul tatilken, yaz aylarında öğretmen yine alamaz. Yani, o artışlara denk bir artış olmuyor. 10 000 000 diye müjde veriyorsunuz ya da kamuoyunu öyle oluşturuyorsunuz; dağ fare doğuruyor, 5 000 000 çıkıyor. Burada da, sanki ayda 88 000 000 artıyormuş gibi bir izlenim yaratıyorsunuz. Doğru değil. Hani, yalan söylüyorsunuz demek istemiyorum; ama, doğru söylemiyorsunuz. Öğretmenler, eğer… Kamu federasyon başkanları, konfederasyon başkanları, bugün, televizyonda daha açıklama yapıyorlar, "hükümet, sözünde durmuyor" diyorlar. Öğretmen sendikaları açıklama yapıyor.
Değerli arkadaşlarım, bu, öğretmenlerin kimilerinden hakları alan bir tasarı. Bırakın yeni haklar vermeyi, haklarını buduyorsunuz. Keşke Maliye Bakanı burada olsaydı. Örneğin, bakın, master yapmış ve doktora yapmış öğretmenler, yüzde 25-yüzde 40, ekders ücretlerini fazla alırlardı. Bu tasarı, bunu önlüyor şimdi. Bu tasarı, bunu buduyor. Yani, siz, kazanılmış bir hakkı buduyorsunuz.
Ayrıca, bakın, değerli arkadaşlarım, öğretmenlerin… Biliyorsunuz, öğretmenlik, yalnız derse girip çıkmak değildir, derse hazırlıktır, sosyal faaliyetlerdir. Şimdi, burada, bu görüştüğümüz maddede diyorsunuz ki "haftada 3 saati geçmemek üzere, 10 saate 1 saat karşılığı, size ücret vereceğim." Ama, şimdi, var olan durumda, bundan fazla. Yani, Anadolu lisesinde ve fen lisesinde, bir yabancı dil öğretmeni, 2 saate karşılık 1 saat ücret alıyor. Siz, bu hakkı buradan götürüyorsunuz, alıyorsunuz. Yani, bu tasarı, yeni haklar vermiyor, buduyor ve üstelik, bir eşitliği sağlamıyor, bir adaleti sağlamıyor. Bizi, bakın, milyonlarca kamu çalışanı izliyor.
Değerli arkadaşlar, bir şey yaparken, hak, hukuk ve adalet içinde yapalım. Olanaklar kıtsa, bu kıt olanakları doğru kullanalım. Bu tasarıda, eşitlik temelli bozulmuştur. Zaten aralarında bir uçurum vardı; yani -657- o kadar değişik ücret alıyor, o kadar değişik tazminat alıyor ki, biri sürünüyor, açlık sınırında, biri -yeni kurulan bu dokunulmaz komisyonlarda görev alanlar- milyarlar alıyor. Peki, bu adaleti getiriyor musunuz değerli arkadaşlar?! Bunlardan niçin söz etmiyorsunuz?!
Bakın, birkaç tane daha size örnek vermek istiyorum. Sözleşmeli öğretmenlerle ilgili. Şimdi sözleşmeli öğretmenleri ben sordum geçen gün Sayın Bakana. Danıştay bu genelgeyi iptal etti dedim. Mehmet Ali Şahin dedi ki: "Sözleşmeli memurluğu kaldırıyoruz; çünkü, Anayasaya aykırı olma olasılığı var." Ama, bu yasanın içine bir ek madde koyuyorsunuz, sözleşmeli öğretmeni buraya ekliyorsunuz. Ama, sözleşmeli öğretmen de ders ücreti başına ücret aldığı halde, ona verilen sözü yerine getirmiyorsunuz. Bakın, Ardahan'dan öğretmen bana yazıyor: "Size Bakanın söylediği 800-900 milyon lira maaşı ben almıyorum; çünkü, Bakanlar Kurulu kararıyla, branş dışı girdiğim derslerde ders ücretleri düşürüldü" diyor. 10 saat ders ücreti alsa bu adam, 500 000 000 lira maaş almıyor. Değerli arkadaşlar, kamuoyuna yapılan açıklama başkaydı.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
51 konuşma daha · 16 Mart 2006